Metin Atamer – Memleketim Üzerine (2010)

Metin Atamer, bilindiği gibi Türkiye’de yenilenebilir enerjinin yılmaz savunucularından biri.

Atamer, daha önce yayımlanan ‘Hem Nalına Hem Mıhına’ başlıklı eserinde, bu konudaki deneyimlerini ve görüşlerini okurlarıyla paylaşmıştı.

‘Memleketim Üzerine’ başlıklı kitap ise, Atamer’in söz konusu çalışmasının devamı niteliğinde.

Yazar burada, Türkiye mozaiğinin kendine has yönlerini, eleştirel ve eğlenceli bir üslupla kaleme getiriyor.

Atamer, yenilenebilir enerji konusundaki mücadelelerinin verdiği deneyimle, Türkiye’de ilkleri yapmanın zorluklarını, pek çok kimseyi karşısına almak zorunda kalışını ve önüne çıkarılan akla hayale gelmeyecek engelleri anlatıyor.

  • Künye: Metin Atamer – Memleketim Üzerine, Yeni İnsan Yayınevi, deneme, 154 sayfa

Kolektif – Tarih Nasıl Öğretilir? (2010)

Ele aldığı konuyla olduğu kadar kapsamıyla da dikkat çeken ‘Tarih Nasıl Öğretilir?’, tarih öğretmenleri için özel öğretim yöntemleri barındırıyor.

Türkiye’nin geçmişle, dolayısıyla tarihle kurduğu sıkıntılı ilişki, bilindiği gibi, en çok tarih eğitiminde kendini gösteriyor.

Tarih alanında birçok ismin katkılarıyla oluşan elimizdeki kitap, tarihin ne olduğundan, tarih öğretiminin amaçlarına kadar geniş bir yelpazede teorik tartışmaları ele alırken, aynı zamanda tarihin nasıl öğretileceği, öğretmenin kurduğu mikro iktidarın etkisinin azaltılarak doğrudan demokrasinin sınıf ortamında nasıl yaratılacağı gibi uygulamaya yönelik bakış açıları da geliştiriyor.

  • Künye: Kolektif – Tarih Nasıl Öğretilir?, editör: Mustafa Safran, Yeni İnsan Yayınevi, eğitim, 384 sayfa

Kolektif – Kadınlar Ekolojik Dönüşümde (2010)

‘Kadınlar Ekolojik Dönüşümde…’, feminist değerleriyle kültürel ve ekolojik dönüşüme katkıda bulunan Türkiyeli ve yabancı ülkelerden kadınların metinlerini bir araya getiriyor.

Mücadelelerini, görüşlerini ve deneyimlerini okurlarıyla paylaşan kadınların yazılarında, nükleer tehdit, kadın ve toprak ilişkisi, köylü kadın, Andlar’ın yerli kadınları, genetik olarak değiştirilmiş tohumlar ve Kars’ın Boğatepe Köyü’nde tıbbi aromatik yaşam bahçelerine kadar birçok konu irdeleniyor.

Kitapta ayrıca, kadınların, gıda egemenliğine dair görüşlerini ortaya koyan bir deklarasyon da yer alıyor.

Çalışmaya metinleriyle katılan isimler ise şöyle: Ayşen Eren, Nidia Bustillos, Fatmagül Berktay, Filiz Telek, Gamze Göker, Canan Kızılaltun, Arun Shrivastava, Latife Ebru Talum, Pervin Erbil, Serpil Odabaşı, Susan Hawthorne, Zeynep Kadirbeyoğlu ve Zübeyde Seven Turan.

  • Künye: Kolektif – Kadınlar Ekolojik Dönüşümde, editör: Emet Değirmenci, Yeni İnsan Yayınevi, kadın, 175 sayfa

Birol Çaymaz – Türkiye’de Vatandaşlığın İnşası (2019)

Türkiye’de vatandaşlık, genelde sürekli toplumsal mühendislikle yaratılmaya çalışıldı.

Doğal olarak bu da büyük bir gerilimi beraberinde getirdi.

Örneğin 200 yıldır Doğulu mu Batılı mı olduğuna tam karar verilemeyen vatandaşlık profili, bunun asıl sonuçlarından biri.

Peki, bizde makbul vatandaşın inşa sürecinde eğitim sistemi bir araç olarak nasıl kullanıldı?

Birol Çaymaz’ın elimizdeki kitabı tam da bununla ilgili.

Yazar, ülkenin eğitim mekanizmasının tarihsel dönüşümünü merkeze alarak eğitim bağlamında farklı yaklaşımların vatandaşlığa nasıl yaklaştığını kapsamlı şekilde ortaya koyuyor.

Konuyla ilgili rehber nitelikte bir kitap olarak okunabilecek çalışma, yalnızca vatandaşlık konusunda yaşadığımız ikilemleri ve bu konudaki farklı görüşleri ele almakla yetinmiyor.

Aynı zamanda iklim krizi, enerji, tarım ve ekolojik yurttaşlık gibi, aslında medeni bir vatandaşlığın olmazsa olmazı diyebileceğimiz olguları da tartışıyor.

  • Künye: Birol Çaymaz – Türkiye’de Vatandaşlığın İnşası, Yeni İnsan Yayınevi, siyaset, 196 sayfa, 2019

Herman Paul – Tarih Teorisi (2019)

Tarih teorisinin temel meseleleri üzerine, bilhassa alana sağlam bir giriş yapmak isteyenlerin kaçırmaması gereken bir kitap.

Herman Paul, tematik bir şekilde bölümlendirdiği kitabında, tarihin tam olarak ne anlama geldiğinden insanların geçmişle nasıl bağ kurduğuna ve geçmiş tarafından nasıl şekillendirildiklerine kadar pek çok konuyu tartışıyor.

Kitabın asıl katkılarından biri de, tarih teorisinin profesyonel tarih çalışmalarıyla sınırlı olmayıp otobiyografi yazımından kültürel miras ve geçmişle ilgili siyasi anlaşmazlıklara kadar pek çok önemli konuyu kavramak için ne denli değerli araçlar sunduğunu gözler önüne sermesi.

Kitapta,

  • Tarih, hafıza ve travma,
  • Tarihsel tecrübe ve anlatı,
  • Tarihin ahlaki ve siyasi boyutları,
  • Tarihsel akıl yürütme ve açıklama,
  • Ve hakikat, inandırıcılık ve nesnellik gibi pek çok konu ele alınıyor.

Sonuç olarak bu çalışmayı, tarih yazımı, tarih teorisi ve tarih felsefesi konularında anlaşılabilir kaynak arayanların ziyadesiyle aydınlanarak okuyacakları bir kitap olarak öneririz.

  • Künye: Herman Paul – Tarih Teorisi, çeviren: Büşra Helvacıoğlu, Yeni İnsan Yayınevi, tarih, 264 sayfa, 2019

Ramazan Alabaş – Cumhuriyet ve Çocuk (2019)

Gürbüz Türk Çocuğu, Çocuk, Çocuk Sesi, Yavrutürk, Çocuk Haftası…

Ramazan Alabaş’ın bu özgün çalışması, Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1950’ye kadar uzanan süreçte yayımlanmış çocuk dergilerini çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Bu dergilerde çocukluğun nasıl inşa edildiğini, tarihsel bilincin çocukluk algısına nasıl etki ettiğini ve ortak hafıza ile kimlik oluşturmada nasıl rol üstlendiklerini ele alan Alabaş,

Cumhuriyet’te ilk uzun süreli çocuk dergilerinin savunduğu ilkeleri, uygulamaları ve sayfalarında yer verdiği açık ve gizil mesajları açığa çıkarıyor.

Kitabın en önemli katkılarından biri de, çocuk dergileri aracılığıyla kurgulanan çocukluk algısının tarihsel süreçte geçirdiği aşamaları hakkında okuruna fikir vermesi.

  • Künye: Ramazan Alabaş – Cumhuriyet ve Çocuk, Yeni İnsan Yayınevi, inceleme, 276 sayfa, 2019

Ivan Illich – Geçmişin Aynasında (2019)

‘Geçmişin Aynasında’, her şeyden önce Ivan Illich’in ne denli zengin ilgi alanlarına sahip olduğunun en güzel örneklerindendir.

Illich’in bu kitapta odaklandığı zaman dilimi 12. yüzyıl.

Düşünür, bu yüzyıl bağlamında hayal gücü, algı, kavramlar ve imgelem konuları üzerine derinlemesine düşünüyor ve bu kavramları günümüzün sorunlarına nasıl yanıt olabileceğini tartışıyor.

Illich bununla da yetinmeyerek, 12. yüzyılın zihinsel dünyasının bugünkünden hangi yönlerden farklı olduğunu çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor.

Düşünür kitabına, müştereklerden ne anladığını ve bunun geleneksel toplum ve kıtlık algısıyla ilintisini yazarak başlıyor.

Illich’in burada, en önemli çalışmalarından biri olan ‘Şenlikli Toplum’da yazdıklarına kimi dikkat çekici özeleştiriler getirdiğini de belirtelim.

  • Künye: Ivan Illich – Geçmişin Aynasında, çeviren: Oya Tuğcu Özağaç, Yeni İnsan Yayınevi, felsefe, 224 sayfa, 2019