Kolektif – Tarihselci Yöntem ve Bilim Tarihi (2017)

Türkiye’de evrim kuramının ders kitaplarından çıkarılmasıyla birlikte, eğitim daha gerici bir biçim almaya başladı.

Ki evrim kuramının müfredattan çıkarılmasıyla birlikte dini konular burada kendilerine daha fazla yer bulmaya başladı.

Bu kitap ise, bilimsel dünya görüşünün ortaya çıkışını, gelişimini ve yobazlığın tarih boyunca bilime neden düşman olduğunu ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitabın en önemli katkısı, tarih boyunca gericiliğin bilim karşısına hangi kisve, gerekçe ve bahanelerle çıktığını ve bilim insanlarınınsa bununla nasıl mücadele ettiğini kapsamlı bir şekilde ortaya koyması.

Bilimsel gelişme sayesinde toplumların nereden nereye vardıklarını ve bilimsel araştırmaların tarihte de bugün de neden vazgeçilmez olduğunu yeniden ve daha bilinçli kavramak için bu kitap okunmalı.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Erhan Nalçacı, Fırat Akat, Kutluhan Ertekin, Evrim Gökçe, Simge Aykan, Hazal Artuvan Korkmaz, Güvem Gümüş Akay, Hasan Çalışkan ve Sertaç Üstün.

  • Künye: Kolektif – Tarihselci Yöntem ve Bilim Tarihi, editör: Erhan Nalçacı, Yazılama Yayınları, bilim, 205 sayfa, 2017

 

Reklamlar

Fabián Escalante – Kennedy Cinayeti (2017)

Üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen, ABD Başkanı John F. Kennedy cinayetinin üstündeki sis perdesi, henüz tam anlamıyla kalkmış değil.

Bu cinayet, pek çok komplo teorisine ve tartışmaya neden oldu ve bunlar günümüzde de etkisini kaybetmeden devam ediyor.

Fabián Escalante ise bu önemli kitabında, Kennedy cinayetini, o dönem ABD’nin Küba karşıtı tavrı ekseninde okuyor.

Escalante, cinayete dair bilinen pek çok veriyi bir araya getirerek, suikast dosyasının, Küba’ya karşı girişilen sabotaj ve suikastları da barındıran kapsamlı bir ilişkiler ağından bağımsız düşünülemeyeceğini savunuyor.

Kitap, Kennedy’nin öldürülmesiyle ABD’nin dönemin politik, sosyal, askeri ve ekonomik yapısı bağlamında irdeliyor.

  • Künye: Fabián Escalante – Kennedy Cinayeti, çeviren: Celil Denktaş, Yazılama Yayınları, siyaset, 364 sayfa, 2017

Fidel Castro – Beni Tarih Aklayacaktır (2017)

Fidel ve Raul Castro kardeşlerin önderliğinde, 26 Temmuz Hareketi, 26 Temmuz 1953’te Santiago de Cuba’daki Moncada Kışlası’na saldırır. Saldırının hedefi darbeyle ülkenin yönetimini ele geçirmiş Fulgencio Batista’dır.

Fakat Moncada Kışlası saldırısı başarısız olur ve Castro da yakalanıp mahkemeye çıkartılır.

Castro burada, 16 Ekim 1953 günü savunmasını kendisi yapmış ve bunu da elimizdeki kitabın başlığı olan meşhur “La historia me absolverá”, yani “Beni tarih aklayacaktır.” cümlesiyle noktalamıştı.

Daha sonra 26 Temmuz Hareketi’nin en önemli belgesi haline gelecek bu metin, şimdi Celil Denktaş’ın özenli çevirisiyle Türkçede.

Kitaptan bir alıntı:

“Yasadışılığı yasaymış gibi gösteren, mantık dışılığı olağan saydıran, bir araya gelmesi mümkün olmayan ne varsa hepsini toplayıp aynı sepete tıkıştırmaya uğraşan bu şaklabanlıklar nereye kadar gider dersiniz? İş, ‘Haklıyız çünkü güçlüyüz!’ noktasını çoktan aştı.” (s. 101)

  • Künye: Fidel Castro – Beni Tarih Aklayacaktır, çeviren: Celil Denktaş, Yazılama Yayınları, 125 sayfa, siyaset, 2017

Kemal Okuyan – Ergenekon ve AKP Arasında Sıkışan Sol (2008)

Türkiye’de solun bazı kesimlerinin hem Ergenekon hem de AKP’ye karşı tavrı, öteden beri tartışma konusu olmuştur.

‘Ergenekon ve AKP Arasında Sıkışan Sol’ kitabının yazarı Kemal Okuyan da, solun böylesi bir sıkışmışlık yaşadığından hareketle bu durumdan kurtulmak için ne yapılabileceğine odaklanıyor.

Okuyan, Ergenekon’un abartıldığı kadar tehlikeli bir örgüt olmadığını ve örgüt operasyonun da “ABD’nin AKP eliyle yürüttüğü bir operasyon olduğunu” söylüyor.

Okuyan, Ergenekon sürecinin Türkiye’nin, Türkiye’nin emekçi halklarının ve dolayısıyla Türkiye solunun zararına olduğunu ve Ergenekon soruşturmalarıyla birlikte Türkiye’de hukuksuzluğun arttığını iddia ediyor.

  • Künye: Kemal Okuyan – Ergenekon ve AKP Arasında Sıkışan Sol, Yazılama Yayınları, siyaset, 133 sayfa

Andrey Gromıko – Anılarım (2008)

Andrey Gromıko, Soyvetler Birliği’nin en önemli isimlerinden biri.

Henüz 34 yaşındayken SSCB’nin ABD Büyükelçisi olan Gromıko, aynı zamanda ülkesinin en uzun süre görev yapan Dışişleri Bakanı unvanına da sahip.

Fakat Gromıko’yu ayrıca önemli kılan husus da, 1985 yılında SBKP Politbüro’da Mihail Gorbaçov’u genel sekreterliğe öneren ve seçilmesini sağlayan isim olması.

İşte bu önemli aktörün emekliliğindeyken kaleme aldığı anıları, büyük dönüşümlerin yaşandığı bir döneme dair zengin ayrıntılar barındırmalarıyla öne çıkıyor.

Gromıko’nun ilk olarak 1988 yılında yayımlanan anıları, SSCB’nin güçlü olduğu dönemlerden Soğuk Savaş’a ve Sovyetlerin çöküşüne uzanan sürece ışık tutmasıyla önemli.

  • Künye: Andrey Gromıko – Anılarım, çeviren: Merve Arkan, Yazılama Yayınları, anı, 439 sayfa

Andrey Vladimiroviç Anikin – Marx Öncesi Siyasal İktisat (2008)

Sovyet İktisatçı Andrey Vladimiroviç Anikin’in, siyasal iktisat hakkında uzmanlık bilgisine sahip olmayan genel okura hitap eden çalışması ‘Marx Öncesi Siyasal İktisat’, köleci toplumun siyasal iktisadından 19. yüzyıl ortalarının siyasal iktisadına giden yolu anlatıyor.

Anikin’in çalışması, 1975 yılında yayınlandığından bu yana, bu alandaki en önemli eserlerden biri sayılıyor.

Bunun başlıca nedenlerinden biri de, yazarın kolay anlaşılabilir, popüler bir dil kullanması.

Bunun dışında, siyasal iktisadın tüm devrelerinin, ilk zamanlarından başlayarak derli toplu bir şekilde sunulması, kitabı nitelikli kılan başlıca etkenlerden.

  • Künye: Andrey Vladimiroviç Anikin – Marx Öncesi Siyasal İktisat, çeviren: Aydemir Güler, Yazılama Yayınları, siyaset, 418 sayfa

Osman Çutsay – “Şerefsiz Osmanlı”ya Dönüş (2008)

‘Şerefsiz Osmanlı’ya Dönüş’, gazeteci Osman Çutsay’ın daha önce Cumhuriyet Hafta’da yayınlanmış Türkiye yazılarını bir araya getiriyor.

Yazılar, gözlemlerin yanı sıra, yaşanan sorunlara dair somut öneriler demeti sunmalarıyla da dikkat çekiyor.

Önemli sorunlarla boğuşan Türkiye’nin hangi yollara itildiğini değerlendiren Çutsay’a göre, ülkenin bu sıkıntılarından kurtulmasının biricik yolunun sosyalizm olduğunu düşünüyor.

“Şerefsiz Osmanlı”, emperyalistler tarafından Osmanlı’ya son döneminde yakıştırılan adlardan biriydi.

Çutsay, bu yakıştırmadan yola çıkarak, ülkedeki sosyalist hareketin emperyalist kuşatmaya nasıl direnebileceğine odaklanıyor.

  • Künye: Osman Çutsay – “Şerefsiz Osmanlı”ya Dönüş, Yazılama Yayınları, siyaset, 255 sayfa