Walter Benjamin – Estetize Edilmiş Yaşam (2015)

Faşizm kuramını daha iyi kavramak açısından özgün bir bakış açısı sunan metinler.

Düşünür, faşizm ve modern toplumların kültür yaşamı arasındaki ilişkiyi irdelediği gibi, tarih felsefesinin sınırlarını da tartışıyor.

Benjamin, yaşadığımız tarihsel sürecin olumsuzlukları karşısında neler yapacağımızı, özgürleşmek ve tarihin akışına etkide bulunabilmek için neler yapılabileceğini irdeliyor ve bunu yaparken de Alman faşizminin kuramlarındaki “Faşizm” olgusunu açıklığa kavuşturmaya çalışıyor.

Benjamin’e göre, faşizmin oluşumu da, topluma kendini kabul ettirebilmesi de, modern toplumların kültür yaşamının kendi işleyişinden ve işlevlerinden yararlanarak olmaktadır.

Kitabın diğer zenginliği de Ünsal Oskay hocamızın kapsamlı giriş yazısı barındırması.

  • Künye: Walter Benjamin – Estetize Edilmiş Yaşam, derleyen ve çeviren: Ünsal Oskay, İnkılap Kitabevi, siyaset, 176 sayfa, 2015
Reklamlar

Walter Benjamin – Fotoğraf Yazıları (2019)

Walter Benjamin’in fotoğraf üzerine yazıları meşhurdur.

Fakat bizde, maalesef bu yazıların tümünün bir arada yer aldığı bir kitap bulunmuyordu.

İşte bu kitap, tam da bu ihtiyaca yanıt vermesiyle büyük öneme haiz.

Esther Leslie’nin derlediği çalışma, Benjamin’in fotoğrafa dair ve fotoğrafın yörüngesindeki yazılarını bir araya getiriyor.

Yazılar, okurunu, fotoğrafın bir araç olarak sahip olduğu potansiyeller ve fotoğrafın gerçekliği üzerine derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Benjamin’in de burada çok iyi ortaya koyduğu gibi, fotoğraf iktidardakiler ve geleneksel sanata gereğinden fazla önem duyanlar tarafından kötüye kullanılmıştır ve bu durum gelecekte de devam edecektir.

Esther Leslie’nin aydınlatıcı sunuş yazısıyla da dikkat çeken kitap, Benjamin’in ne denli güçlü bir fotoğraf eleştirmeni olduğunu bize bir kez daha hatırlatmasıyla da önemli.

  • Künye: Walter Benjamin – Fotoğraf Yazıları, derleyen: Esther Leslie, çeviren: Burcu Halaç ve Tevfik Turan, Kolektif Kitap, fotoğraf, 216 sayfa, 2019

Kurtul Gülenç – Frankfurt Okulu (2015)

Frankfurt Okulu, çağdaş sosyal bilimler felsefesinde bir dönüm noktasına tekabül eder.

Kurtul Gülenç’in kitabı, Frankfurt Okulu’nun önde gelen düşünürlerinden Max Horkheimer’ın fikirlerini merkeze alarak, bu ekolün görüşlerini ana çizgileriyle göstermekte, çağdaş sosyal bilimler felsefesinin kimi güncel sorunları konusunda kimi öneriler sunmakta.

Frankfurt Okulu’nun geleneksel felsefeye getirdiği eleştiri ve ekolün eleştirel toplum felsefesi; Frankfurt Okulu’nun toplum, kapitalist toplum, tarih, birey ve doğaya bakışı; Frankfurt Okulu’nun pozitivizm ve ampirik sosyal araştırmalar eleştirisi, Gülenç’in burada tartıştığı kimi konular.

  • Künye: Kurtul Gülenç – Frankfurt Okulu: Eleştiri, Toplum ve Bilim, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 288 sayfa, 2015

Enzo Traverso – Solun Melankolisi (2018)

Enzo Traverso’nun bu önemli çalışması, geçtiğimiz yüzyılın sol kültürünün melankolik boyutunu inceliyor.

Başka bir deyişle kitap, sosyalizm ve Marksizmin tarihini melankolinin ışığında baştan düşünüyor.

Yalnız burada Traverso’nun tanımladığı şekliyle sol melankoli, kendi içine kapalı bir ıstırap ve hatıra evrenine çekilmek anlamına gelmiyor.

Yazara göre, sol melankoli, tarihsel bir geçiş sürecini kuşatan hisler ve duygular bütünüdür ve ne geçmişe dönüktür ne de acz içindedir.

Yine Traverso’ya göre, sol melankoli geçmişin yükünü taşımaktan kaçınmamalı, yüzünü günün mücadelelerine çevirirken geçmiş başarısızlıklarına dair özeleştiriden sakınmamalıdır.

Kitapta, sol melankolinin izleri sosyalist imgelemin birçok dışavurumu üzerinden, başka bir deyişle sol kültürü biçimlendiren kavram ve imgeler üzerinden irdeleniyor, bu bağlamda pek çok klasik Marksist eserin resim, fotoğraf ve filmlerle ortak paydaları gösterilip kavramlarla imgeler birbirine bağlanıyor.

Kitabın birinci bölümü, solun yenilgi kültürüne genel bir bakış atıyor.

İkinci bölüm, Marksizmin bellek anlayışını resmediyor.

Üçüncü bölüm yas tutma anlayışına resim ve filmlerden hareketle yaklaşırken, dördüncü bölüm

devrimci Bohemya’nın tarihini şekillendiren coşkunluk ve keder arasındaki gerilimi masaya yatırıyor.

Traverso sonraki bölümlerde de, Marksist düşünürler arasındaki üretken, çelişkili, gecikmiş veya ıskalanmış karşılaşmaları ele alıp sol melankolinin şekillendiği patikaları ortaya seriyor.

Yazarın burada, sol melankolinin farklı biçimlerini örneklendiren belli şahıslar olarak ele aldığı isimler ise Marx, Adorno, C.L.R. James, Daniel Bensaïd, Rosa Luxemburg, Walter Benjamin, Gustave Courbet ve Troçki.

  • Künye: Enzo Traverso – Solun Melankolisi: Marksizm, Tarih ve Bellek, çeviren: Elif Ersavcı, İletişim Yayınları, siyaset, 348 sayfa, 2018

Walter Benjamin – Radyo Benjamin (2018)

‘Radyo Benjamin’, her şeyden önce, Walter Benjamin’in ne denli çok yönlü ve üretken bir düşünür olduğunu ortaya koymasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz.

Bu kitap, düşünürün 1929-1933 arasında Frankfurt ve Berlin radyolarında yaptığı 80’i aşkın yayınından yapılmış bir derleme.

Adı ekseriyetle fotoğraf hakkındaki yazılarıyla ve sinema, mimari, Yahudi teolojisi, Marksizm, çeviri çalışmaları, şiddet ve egemenlik alanlarına yaptığı katkılarla anılan Benjamin’in, radyo tarihinin ilk dönemlerindeki katkıları ise nispeten gölgede kaldı.

İşte Benjamin’in çoğu çocuklara yönelik yapılmış bu programları, hayranlık uyandıran genişlikte bir konu yelpazesine yayılıyor:

  • Hızla değişen Berlin’in tipolojileri ve arkeolojileri,
  • Çocukluk dünyasının değişen yüzünden sahneler,
  • Doğru ile yanlışın sınırlarını belirsizleştiren örnek üçkâğıtçılık, dolandırıcılık, sahtekârlık vakaları,
  • Vezüv’ün patlaması ve Missisipi Nehri’nin taşması gibi felaketler ve daha niceleri…

Benjamin’in konuşmaları, çocuklara yönelik olanlarına ek olarak, edebiyat zevki, okuma pratiklerinin popülerleşmesiyle ilgili Aydınlanma dönemi tartışmaları ve insanların mutsuz olma kapasitesi gibi konuları da ele alıyor.

Kitabın birinci bölümünde, Benjamin’in Berlin Radyosu ve Frankfurt Radyosu’nun “gençlik saati” için yazıp sunduğu “çocuklar için radyo hikâyelerinden” günümüze ulaşan metinler yer alıyor.

İkinci bölümde, Benjamin’in çocuklar için yazdığı radyo oyunları olan Kaspercik Hakkında Kuru Gürültü ve Soğuk Kalp bulunuyor.

Üçüncü bölüm, Benjamin’in “edebi radyo konuşmalarını”, derslerini, okumalarını, radyo sohbetlerinden ulaşılabilen metinleri, Hörmodelle yani ibretlik radyo oyunlarını ve çocuklar için hazırlanmamış iki radyo oyununu bir araya getiriyor.

Son olarak dördüncü bölümde ise, Benjamin’in radyoda yayınlanmak üzere kaleme alınmamış olmakla beraber radyo üzerine olan yazılarından bir seçki sunuluyor.

  • Künye: Walter Benjamin – Radyo Benjamin, hazırlayan: Lecia Rosenthal, çeviren: Cemal Ener ve Elif Okan Gezmiş, Metis Yayınları, deneme, 440 sayfa, 2018

Walter Benjamin ve Gershom G. Scholem – Mektuplaşmalar, 1932-1940 (2018)

Walter Benjamin’i, 20. yüzyılın önde gelen edebiyat ve sanat eleştirmeni olarak biliyoruz.

Gershom Scholem ise, bizde pek tanınmasa da, Yahudi mistisizmi ve Kabala üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen bir isim.

İşte bu kitap, bu iki entelektüel arasında, tamı tamına 8 yıla, Benjamin’in intihar ettiği 1940 yılına değin uzanan mektuplaşmalarını bir araya getiriyor.

Benjamin ve Scholem mektuplaşmaları, her şeyden önemlisi, onların eserlerinin yazılış süreçlerine dair bilinmeyen pek çok ayrıntıyı aydınlatması ve Avrupa’yı bir baştan diğer başa kuşatan faşizmin önlenemez yükselişinin kendileri üzerindeki yıkıcı etkilerine samimi bir şekilde ortaya koymasıyla değerli.

Mektuplarda ayrıca, dönemin edebiyat/sanat dünyası ve Yahudilik tartışmaları hakkında da önemli bilgiler ediniyoruz.

Mektuplar, bu iki önemli ismin kişisel ve entelektüel dünyasına daha yakından bakmak, bunun yanı sıra dönemin Avrupa’sının nitelikli bir panoramasını görmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Walter Benjamin ve Gershom G. Scholem – Mektuplaşmalar, 1932-1940, derleyen: Gershom G. Scholem, çeviren: Saliha Yeniyol, Kolektif Kitap, mektup, 376 sayfa, 2018

Gerhard Schweppenhäuser – Eleştirel Teoriye Giriş (2015)

Adorno, Benjamin, Horkheimer ve Marcuse gibi düşünürlerin öncülük ettiği eleştirel teori için bir kaynak çalışma.

Profesör Gerhard Schweppenhäuser, eleştirel teorinin burjuva-kapitalist topluma yönelik eleştirilerinin kökenlerine ve kuramın 20. yüzyıl boyunca kat ettiği gelişme ve dönüşümlere yönelik kapsamlı bir inceleme sunuyor.

  • Künye: Gerhard Schweppenhäuser – Eleştirel Teoriye Giriş, çeviren: Hülya Yaman, Avesta Yayınları