Jonathan Wilson – Yabancı: Kalecinin Tarihi (2018)

Kaleci, takımın yerinde duramayan diğer oyuncularına baktığımızda yalnız bir adamdır.

Jonathan Wilson’un bu güzel kitabı da, bu yalnız adamın kültürel tarihi hakkında dört dörtlük bir çalışma.

Kalecinin futbol sahasındaki evrimini kapsamlı bir bakışla irdeleyen Wilson, aynı zamanda Albert Camus, Arthur Conan Doyle, Yevgeny Yevtuşenko, Julian Barnes ve Nabokov gibi, edebiyat dünyasından isimlerin kalecilikle kesişen hikâyelerini bizimle paylaşıyor.

Kitabı alan için önemli kılan bir husus da, Wilson’un bu kitap için gerçekleştirdiği iki yolculuk.

Wilson, Afrika’nın en büyük iki kalecisinin yetiştiği Kamerun’un Bassa bölgesine ve 1986 Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde dört penaltı kurtararak tarih yazan Steaua Bükreş kalecisi Helmuth Duckadam’la konuşmak üzere Romanya’ya yolculuk etmiş.

Kitap bütün bunların yanı sıra, kaleciliğe dair pek çok taktik ve teknik bilgi sunarak bizi aydınlatmasıyla da önemli.

  • Künye: Jonathan Wilson – Yabancı: Kalecinin Tarihi, çeviren: Bora İşyar, İthaki Yayınları, futbol, 412 sayfa, 2018

Vladimir Nabokov – Vladimir Nabokov’la Konuşmalar (2018)

En büyük ününü ‘Lolita’ romanıyla kazanmış Vladimir Nabokov, hem kişiliği hem tavrı hem de edebiyatıyla şu ana kadar pek az yazara nasip olacak şekilde tartışılmış isimlerden.

Bu kitap da, Nabokov’la yapılmış en iyi söyleşileri bir araya getiriyor.

Robert Golla tarafından derlenen kitapta Nabokov, hem bir yazar olarak beslendiği kaynakları hem edebiyata ve okura bakışını hem de yazarlık üzerine düşüncelerini bizimle paylaşıyor.

Kitap, Nabokov’un dünyasına daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

Nabokov’un burada paylaştığı düşüncelerinden birkaçı:

“Bir yazarın, bir sanatçının en üstün değeri, başkalarının içinde heyecan uyandırmakta yatar.”

“Benim sağlamak istediğim, hakikaten sanatçı-okurun belkemiğinde hissedeceği o küçük ürperiş.”

“İyi okur da kendi uzaklığından keyif alır, ama iliğine dek titremekten ve gözyaşı dökmekten de heyecanlanır. Çoğu romanda bu ancak yeniden okumayla gerçekleşir. İlk okumada okur öğrenir ve kavrar, ikinci okumada romanın keyfini çıkartır.”

“Yaratıcı sanatçı kendi çalışma odasında, kendi yatak odasında, lambasının ışığının etrafında dolanan bir sürgündür. Orada tamamen yalnızdır. Bir yalnız kurttur. O yüzden birinci sınıf bir kurmaca eserde gerçek çatışma, karakterler arasında değil, yazar ile dünya arasındadır.”

“Zaten yazarlıkta tek kategori olabilir: özgünlük ve yetenek. Bunlar dışında ne bir ekole inanırım, ne bir akıma. Benim toplumsal bir amacım yok, ahlâki bir mesaj vermeye kalkışmam. Ben dille değil, imgelerle düşünür; zevk için, kendime zorluk çıkarmak adına yazarım. Yazarın sanatının, onun gerçek pasaportu olduğuna inanırım…”

  • Künye: Vladimir Nabokov – Vladimir Nabokov’la Konuşmalar, derleyen: Robert Golla, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, söyleşi, 320 sayfa, 2018

Vladimir Nabokov – Nikolay Gogol (2012)

  • NİKOLAY GOGOL, Vladimir Nabokov, çeviren: Yiğit Yavuz, İletişim Yayınları, biyografi, 159 sayfa

Rus edebiyatının en önemli kalemlerinden olan Nikolay Gogol, yarattığı karakterlerle aynı kaderi paylaştı. Zira kırk üç gibi genç denebilecek bir yaşta ölen Gogol’ün hayatı, karakterlerinin kaotik ve trajik dünyalarıyla büyük benzerlikler taşır. Rus edebiyatının bir diğer ünlü ismi Vladimir Nabokov bu kitabında, Gogol’ün hayatının ve eserlerinin izini sürüyor. Nabokov kitabını, Gogol’ün ölümüyle başlatıp, onun doğumuyla sona erdiriyor. Yazar burada, ağırlıklı olarak Gogol’ün belli başlı eserlerini ayrıntılı bir bakışla incelerken, Gogol’ün Rus yazını ve Rus toplumundaki kendine has konumunu da aydınlatıyor.