Kolektif – AKP Yeni Merkez Sağ mı? (2009)

Ümit Kurt tarafından hazırlanan ‘AKP Yeni Merkez Sağ mı?’, Türkiye sağında önemli görevlerde bulunmuş, Türkiye sağına hem siyasal hem entelektüel mecralarda mesai harcamış kişilerle, AKP’yi anlamaya ve bundan sonra yaşanacak gelişmeleri analiz etmeye çalışıyor.

Çalışmanın, AKP’nin siyasetteki yerine, nasıl bir parti olduğuna, Türkiye sağ siyasetinden nasıl bir miras devraldığına, yükselişinin nedenlerine ve dinamiklerine odaklanmasıyla dikkat çektiğini söyleyebiliriz.

Kitaba, Taha Akyol, Hüsamettin Cindoruk, Nazlı Ilıcak ve Aydın Menderes gibi sağ kesimden siyasetçi ve yazarlar yorumlarıyla, Tanıl Bora ve Yüksel Taşkın da analizleriyle katkıda bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – AKP Yeni Merkez Sağ mı?, hazırlayan: Ümit Kurt, Dipnot Yayınları, siyaset, 183 sayfa
Reklamlar

Ekin Kadir Selçuk – “Mücadeleciler” (2018)

Mücadele Birliği, diğer adıyla Yeniden Millî Mücadele Hareketi, 1960’ların başlarında tohumları atılan, on yılın sonlarına doğru kurumsallaşan ve 1970’ler boyunca da etkili olmayı sürdüren milliyetçi-muhafazakâr bir kadro hareketiydi.

İşte Ekin Kadir Selçuk’un bu kitabı da, sağcı Mücadele Birliği’nin tarihi, örgüt yapısı ve ideolojisi hakkında kapsamlı bir inceleme.

Kitabın en önemli katkılarından biri, Mücadele Birliği’ni incelerken, 1950’lerden itibaren olgunlaşmaya başlayan milliyetçi-muhafazakâr fikir dünyasının ve siyasi ikliminin iyi bir fotoğrafını çekmesi.

Mücadele Birliği, bir yönüyle bugünkü siyasete yön vermesiyle de dikkate değer.

Zira 2000-2010’lu yıllarda Türkiye’yi yönetenler 1960’lar ve 1970’ler boyunca siyasal sosyalleşmelerini örgüt etrafında yürüttü.

Örneğin Türkiye siyasetinde bugün halen etkili olan isimlerin bir kısmı bizzat Mücadele Birliği içinde yetişti.

Cemil Çiçek, Melih Gökçek, Hüseyin Gülerce, Ahmet Taşgetiren, Taha Akyol ve Ömer Ziya Belviranlı gibi isimler bu hareketin içinden çıktı.

  • Künye: Ekin Kadir Selçuk – “Mücadeleciler”: Mücadele Birliği (1964-1980), İletişim Yayınları, tarih, 264 sayfa, 2018

Kolektif – Osmanlı’dan Günümüze Darbeler (2017)

Türkiye’de demokrasinin kurumsal hale gelememesinin başlıca nedeni, askerin darbeler yoluyla siyaseti ve toplumu düzenleme çabasından kaynaklanıyor.

15 Temmuz’da yaşanan da, tamı tamına bu yönde bir girişimdi.

Üstelik bu durum, sadece çok partili dönemin sorunu da değil.

Bu kitabın da gösterdiği gibi, Osmanlı’da da darbe ve darbe girişimlerinden geçilmiyordu.

Alanında bilinen çok sayıda ismin katkıda bulunduğu bu kitap, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve günümüze darbe ve darbe girişimlerinin ardındaki dinamikleri inceliyor.

Hatırlanacağı gibi Toplumsal Tarih dergisi, özel bir sayıda bu toprakların darbe geçmişine odaklanmıştı.

İşte bu kitap da, derginin darbe özel sayısından yola çıkarak Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde yaşanan darbe ve darbe girişimlerinin siyasi, toplumsal kültürel yansımaları ile karikatürler ve şarkılar gibi popüler alandaki izdüşümlerini irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Altan Öymen, Aydan Çelik, Burak Onaran, Doğan Gürpınar, Edhem Eldem, Erden Akbulut, Evren Balta, Gülay Yılmaz, Güven Gürkan Öztan, İsmet Akça, Kaya Erdem, Levent Ünsaldı, M. Zafer Üskül, Mehmet Ö. Alkan, Murat Meriç, Noémi Lévy-Aksu, Selim Sezer, Taha Akyol, Turgut Çeviker, Y. Doğan Çetinkaya ve Zihni Çetiner.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı’dan Günümüze Darbeler, hazırlayan: Mehmet Ö. Alkan, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 352 sayfa

Taha Akyol – Bilim ve Yanılgı (2010)

  • BİLİM VE YANILGI, Taha Akyol, Doğan Kitapçılık, inceleme, 376 sayfa

Taha Akyol, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Bilim ve Yanılgı’da, bilimin izini tarihten günümüze uzanan bir perspektifle ele alıyor. Burada, Eski Yunan’da ve İslam’da kaydedilen bilimsel gelişmeler kadar, çağdaş bilimin geldiği nokta ve bilim adı altında dile getirilen zırvalar, hurafeler ve yanılgılar da mercek altına alınıyor. “İslam medeniyeti niye yükseldi, niye çöktü?” ve “Bilim devrimi niye Batı’da ortaya çıktı?” sorularının yanıtını arayan çalışma, önyargıların bilimi nasıl gerilettiğini; Türkiye’nin dünya bilim üretiminin neresinde durduğunu ve YÖK’ün bilimsel üretimdeki artı ve eksilerini inceliyor.