George Orwell – Boğulmamak İçin (2015)

İkinci Dünya Savaşı’nın şafağında, yaklaşan büyük felaketten, açlıktan ve gizli polisin zorbalığından kurtulmak için çocukluğunu geçirdiği köye yerleşen pazarlamacı George Bowling’in trajikomik hayatı.

Yalnız köydeki yeni yaşam, evli ve çocuklu kahramanımızın hayal ettiğinden oldukça farklıdır.

Bowling bir süre sonra, dışarıdan bakıldığında sessiz, sakin görünen bu köyün kimi absürt olaylara beşiklik ettiğini fark edecektir.

‘Boğulmamak İçin’, Orwell’ın gölgede kalmış romanlarından.

  • Künye: George Orwell – Boğulmamak İçin, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları
Reklamlar

J. M. Coetzee – Kötü Bir Yılın Güncesi (2009)

Coetzee’nin ‘Kötü Bir Yılın Güncesi’, ilginç biçim denemesiyle dikkat çekiyor.

Burada, romanın başkahramanı yazar ile yazıları temize çeken kadının ve kadının sevgilisinin yaklaşımı, aynı sayfa içinde üç farklı bölümde sergileniyor.

Roman, başkahramanı olan yaşlı yazarın, ‘Çarpıcı Fikirler’ isimli kitaba katkı sunması için kendisine yapılan teklifi kabul etmesi ve devamında yaşadıkları üzerinden ilerliyor.

Yazar, kitaba katkıda bulunurken Makyavelizm, anarşizm, El Kaide, devlet ve vatandaş arasındaki ilişki, Avustralya’nın Ortadoğu’daki savaşa katkı sunması gibi birçok konuya uzanacak; özel hayatında da beklenmedik gelişmelere tanık olacaktır.

  • Künye: J. M. Coetzee – Kötü Bir Yılın Güncesi, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları, roman, 239 sayfa

Rachel Kushner – Küba’dan Teleks (2015)

Küba devriminin ardından, 1958’de adadan kovulan Amerikalıların romanı.

Annesi de Küba’daki Amerikan yerleşiminde büyümüş olan Rachel Kushner’in hikâyesi, bir kabare dansçısı ile Fransız bir provokatörün siyaset ve yeraltı dünyasına uzanan, tehlikeler ve entrikalarla örülü maceraları ekseninde, bu topluluğun ilginç dünyasına inmekte.

  • Künye: Rachel Kushner – Küba’dan Teleks, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları

Gil Scott-Heron – Zenci Fabrikası (2017)

Şair, müzisyen, yazar ve aktivist Gil Scott-Heron’dan, 1960’larda Amerika Virginia’da yaşanan üniversite öğrencileri ayaklanmasının çok katmanlı bir hikâyesi.

Sutton Üniversitesi’nden öğrenciler, ülkelerinde olup biten olumsuzluklara karşı isyan başlatır.

Bu ayaklanma, kısa sürede bütün üniversiteye yayılmakta gecikmez.

İlk başlarda üniversite yönetimi öğrencilerin taleplerine kulak asmaz, fakat olaylar düşündüklerinden daha tehlikeli bir boyut alınca ister istemez adım atmak için harekete geçerler.

Öte yandan Öğrenci Birliği de bu sorunu halletmek için iki taraf arasında arabuluculuk yapmaktadır.

Fakat öğrenciler, çok daha uç eylemleri göze almıştır ve ülkede iktidara, devletin baskılarına ve ayrımcılığa karşı mücadelelerinde bedel ödemeyi çoktan göze almıştır.

Gil Scott-Heron, toplumun farklı kesimlerini temsil eden karakterlerin yer aldığı romanında, özgür ruhlu yeni bir kuşağın ve yeni bir Amerika’nın doğduğu bu şafağın kapsamlı bir fotoğrafını çekiyor.

Bilmeyenler için söyleyelim: Gil Scott-Heron, Siyah Gücü hareketinin Amerika’da yükselişe geçtiği dönemde söylediği “The revolution will not be televised”, yani Türkçesiyle “Devrim televizyondan yayınlanmayacak” sözünün de sahibi.

  • Künye: Gil Scott-Heron – Zenci Fabrikası, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları, roman, 280 sayfa, 2017

Keith Donuhue – Çalınan Çocuk (2008)

Keith Donuhue, fantastik romanı ‘Çalınan Çocuk’ta, ifritler tarafından kaçırılan Henry Day isimli çocuk karakterinin maceralarını hikâye ediyor.

Evinden kaçan Henry Day, ormandaki bir ağacın kovuğuna saklanır.

Çocuk, herkesten gizlenerek yaşayan tuhaf ifritler tarafından kaçırılır ve adı da Aniday olarak değiştirilir.

Fakat ifritler aynı zamanda, Day’in ailesine de, onun kılığına girmiş bir arkadaşlarını bırakmışlardır.

Böylece Day, bir yandan ailesini unutmamak, öte yandan yerine geçen ifritin geçmişini ve geleceğini çalmasının önüne geçmek zorundadır.

  • Künye: Keith Donuhue – Çalınan Çocuk, çeviren: Suat Ertüzün, Turkuvaz Kitap, roman, 327 sayfa

Rachel Kushner – Alev Püskürtenler (2014)

Rachel Kushner ‘Alev Püskürtenler’de, hız tutkusunun sınır tanımadığı Reno’nun 1970’li yılların New York bohem sanat camiasında yaşadıklarını hikâye ediyor.

Yirmili yaşlarında genç bir kadın olan Reno, bir sanat faaliyeti olarak motosikletiyle Tuz Düzlüğü üzerinde bıraktığı izleri fotoğraflamıştır.

Genç kadının şimdiki amacı, bu fotoğrafları 1970’li yıllarda bohem hayatın öncülüğünü üstlenmiş New York’ta sergilemektir.

Bu amaçla şehre gelen Reno kendini, parıltılı bir sanat çevresinin içinde bulacaktır.

Burada karşılaştığı kişilikler ve bizzat cafcaflı bir şehir olarak New York, Reno’nun tekdüze hayatına renk katacak, onun için sıra dışı bir deneyim olacaktır.

  • Künye: Rachel Kushner – Alev Püskürtenler, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları, roman, 503 sayfa

Rudolfo Anaya – Alburquerque, Yılanın Dansı (2007)

  • ALBURQUERQUE, YILANIN DANSI, Rudolfo Anaya, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları, roman, 306 sayfa

alburquerque

Meksikalı edebiyatçı Rudolfo Anaya, daha önce aynı yayınevi tarafından yayınlanan ‘Kutsa Beni, Ultima’ isimli romanıyla hatırlanacaktır. Anaya yeni yayınlanan bu romanında da, kahramanı Abrán González’in inişli-çıkışlı hikâyesini anlatıyor. New Mexico’nun yoksul bir mahallesinde büyüyen González, hiç tanımadığı öz babasının gerçek kimliğini, annesi ölüm döşeğindeyken öğrenir. Bu arayış González’i, Alberquerque kentinin en zengin çevrelerine götürecek; onu açgözlü işadamları, hırslı politikacılarla yüz yüze getirecektir. Kahramanımız tam bu esnada, kendini kentin geleceği uğruna verilen bir savaşın içinde bulacak ve böylece ruhunu yeniden keşfedecektir.