Kolektif – Yazarın Odası (2009)

‘Yazarın Odası’nda, edebiyat tarihini etkilemiş pek çok yazar, kendi yazarlık deneyimlerine ait sırlarını okurla paylaşıyor.

Truman Capote, Ernest Hemingway, T. S. Eliot, Jorge Luis Borges, Rebecca West, Graham Greene, William Faulkner, Gabriel Garcia Marquez ve Stephen King, okurlarını odalarına davet ediyor; çalışma masalarının düzenlerinden yazma alışkanlıklarına, kendi çağdaşları hakkında düşündüklerinden etkilendikleri edebiyatçılara kadar pek konuyu tartışmaya açıyor.

Orhan Pamuk’un önsözüyle Türkçeye çevirisi yapılan söyleşiler, ünlü edebiyat eleştiri dergisi Paris Review’da yayımlandığında büyük ilgiyle takip edilmişti.

  • Künye: Kolektif – Yazarın Odası, hazırlayan: Philip Gourevitch, çeviren: Öznur Ayman, Timaş Yayınları, söyleşi, 302 sayfa
Reklamlar

Stephen King – Kim Bulduysa Onundur (2015)

Stephen King’in ‘Bay Mercedes’iyle başlayan korku macerası, bu romanla yeni bir aşamaya varıyor.

Karşımızda bu sefer, dünyadan elini eteğini çekmiş ünlü bir yazar, psikopat ruhlu, saplantılı bir okur ve bir cinayetin ardından izi kaybedilmiş, içi hazine değerinde defterlerle dolu bir bavul yer alıyor.

  • Künye: Stephen King – Kim Bulduysa Onundur, çeviren: Mehmet Gürsel, Altın Kitaplar

Stephen King – Karanlık Çökünce (2009)

Gerilim türünün usta isimlerinden Stephen King’in ‘Karanlık Çökünce’ isimli eseri, yazarın uzun bir aradan sonra kaleme aldığı on dört öyküsünden oluşuyor.

Bir öykü antolojisi için konuk editör olarak çalışan King, bu sürede okuduğu çok sayıda öyküden sonra yazarlığının ilk dönemlerinde yaptığı gibi öykü türünde eserler yazmaya karar vermiş, nihayetinde de elimizdeki öyküler meydana gelmiş.

Mutsuz bir pazarlamacının, arabasına aldığı dilsiz otostopçu ile yaşadıkları; kolesterolünü düşürmesi için egzersiz yaptığı bisiklet tarafından esir alınıp dehşet uyandıran bir yolculuğa çıkan adam ve küçük bir kızın sahip olduğu mucizevi güçler, King’in öykülerinden işlenen ilginç olaylardan birkaçı.

  • Künye: Stephen King – Karanlık Çökünce, çeviren: Esat Ören, Altın Kitaplar, öykü, 415 sayfa

Stephen King – Duma Adası (2008)

Stephen King, ‘Duma Adası’nda, zengin müteahhit karakteri Edgar Freemantle’ın şiddete eğilimli dünyasını ve bunun beraberinde getirdiği trajik sonu hikâye ediyor.

Bir iş kazası sonucu sağ kolunu kaybeden, ardından eşinden ayrılan Freemantle, her şeyi bir yana bırakarak hayatının geri kalan kısmını Duma adasında resim yaparak geçirmeye karar verir.

Freemantle bu dönemde kendisinde başlayan şiddet zaafını fark eder.

Bunu, kendine has tablolar yaparak aşmaya çalışan Freemantle’ın fırçası, gizemli bir şekilde, dışarıdan bir güç tarafından yönetilir. Bu kaynağın yönlendirmesiyle istemediği kötülüklere bulaşacak olan Freemantle, bunun bedelini de ağır bir şekilde ödeyecektir.

  • Künye: Stephen King – Duma Adası, çeviren: Esat Ören, Altın Kitaplar, roman, 687 sayfa

Stephen King – Korku Ağı (2017)

  • KORKU AĞI, Stephen King, çeviren: Esat Ören, Altın Kitaplar

korku_agi_kapak_35X50kalip

King’in ünlü romanı, 25 yıl aradan sonra yeni bir baskı ve tam metin olarak Türkçede! Yazar Ben Mears, sakin bir kasaba olan Jerusalem’s Lot’ta korkunç bir olay yaşamıştır. Mears, yıllar sonra, çocukluğunu konu alan bir roman yazmak amacıyla kasabaya döner. Fakat kasabada, tam da bu esnada kuşkulu ve oldukça gizemli bazı olaylar yaşanacaktır.

Stephen King – O (2016)

  • O, Stephen King, çeviren: Oya Alpar, Altın Kitaplar

o

Derry kasabasının kanalizasyonlarında, dehlizlerinde saklanmış, insanların rüyalarına girerek uykularını kâbusa çeviren korkunç bir yaratık yaşıyor. Yedi arkadaş, yıllar önce bu kasabadan kaçarak kendilerine yeni hayatlar kurmuştur. Fakat şimdi birer yetişkin olmuş bu yedi insan için, geçmişe gömdükleri bu canavarla hesaplaşma vakti gelmiştir.

Stephen King – Doktor Uyku (2013)

  • DOKTOR UYKU, Stephen King, çeviren: Zeynep Heyzen Ateş, Altın Kitaplar, roman, 542 sayfa

DOKTOR

Stephen King ‘Doktor Uyku’da, ‘Medyum’ romanında Torrance ailesinin küçük çocuğu olarak yer verdiği Danny Torrance’ı, bir ana karakter olarak karşımıza çıkarıyor. Danny, Overlook Oteli’nde yaşadığı kötü günlerin anısını zihninden atabilmek amacıyla bir şehirden diğerine savrulurken, Amerika’nın taşrasında bir bakımevinde iş bulmuştur. Danny burada, doğaüstü güçlerini kullanarak son günlerini yaşamakta olan yaşlıların, acısız bir şekilde göçüp gitmelerine yardım etmektedir. Günün birinde kahramanımız, hayatı tehlikede olan Abra Stone’la tanışır. Danny, büyük tehlikeleri göze alarak Stone’u iblislerden kurtarmaya çalışacaktır.