Hélène Carrère D’encausse – Dünyayı Değiştiren Altı Yıl (2018)

Sovyetler Birliği çökeli çok oldu.

Fakat bu konudaki tartışmalar hiç bitmedi, bilakis azalmak yerine daha da arttı.

Görünen o ki, çok yönlü sürdürülen bu tartışmalar uzun bir süre daha devam edecek.

Rus tarihi ve kültürü alanında uzman akademisyenlerden olan Hélène Carrère D’encausse de bu çalışmasında, kimi zaman ağır ağır ilerleyen, kimi zaman akıl almaz şekilde hızlanan, toplamda altı yılı bulmuş Sovyetler Birliği’nin çöküş sürecini başından sonuna izliyor.

D’encausse yalnızca Sovyetler’in çöküşüyle değil, bu sürecin başlı başına dünyayı kökten bir biçimde nasıl dönüştürdüğünü de irdeliyor.

Kitapta, Yuriy Andropov, Leonid Brejnev, Mihail Gorbaçov, Boris Yeltsin ve Vladimir Putin gibi, bu dönemde önemli ve kritik roller üstlenmiş isimlerle, Çernobil patlaması, ekonomik krizler, perestroyka ve bağımsızlık hareketleri gibi o dönemin gündemini oluşturan konularla karşılaşıyoruz.

  • Künye: Hélène Carrère D’encausse – Dünyayı Değiştiren Altı Yıl: 1985-1991 Sovyet İmparatorluğu’nun Yıkılışı, çeviren: Şehsuvar Aktaş, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 256 sayfa, 2018
Reklamlar

Metin Çulhaoğlu – Sovyet Deneyinden Siyaset Dersleri (2018)

Metin Çulhaoğlu’nun bu kitabı ilkin 1989 yılında, Sovyetler Birliği’nin çöküşüne iki yıl kala kaleme alınmakla birlikte, güncelliğini bugün de koruyan eserlerden.

Yazar burada, beş ayrı bölümde, glasnost ve perestroyka politikalarının hayata geçirilmesiyle birlikte sosyalizmin ve Sovyetler Birliği’nin gidişatını sorguluyor ve bundan ne gibi dersler çıkarabileceğimiz üzerine derinlemesine düşünüyor.

Çulhaoğlu ilk bölümde, 1917’den günümüze uzanan sürece nasıl bir “tarih anlayışı” açısından bakıldığını anlatıyor.

İkinci ve üçüncü bölümler, sanayileşme ve kolektivizasyon süreçleri başta olmak üzere, Sovyet deneyinin günümüzde en çok polemik konusu yapılan evrelerini irdeliyor.

Kitabın son iki bölümü de, doğrudan doğruya beş yıllık glasnost ve perestroyka süreçleri ile ve bu süreçlerin önemli bir aşaması olarak Gorbaçov dönemindeki “çözülüşe” doğru yön alan gelişmelerle ilgili.

Çulhaoğlu’nun çalışması, döneme dair iyi bir fotoğraf çekmesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Metin Çulhaoğlu – Sovyet Deneyinden Siyaset Dersleri, Yordam Kitap, inceleme, 256 sayfa, 2018

Mehmet İnanç Turan – Yaşanmamış Sosyalizm (2009)

Mehmet İnanç Turan ‘Yaşanmamış Sosyalizm’ başlıklı bu kitabında, SSCB deneyimi üzerinden, sosyalizmin başarısızlığında rol oynayan teoriyi ve politikayı inceliyor; solun bu çözülüşü uzun boylu düşünerek, tartışması ve bundan gerekli sonuçları nasıl çıkarabileceğini tartışıyor.

Turan, Sovyetler Birliği’nde, Marksist teorinin bir dönemden sonra bozulmaya, yozlaşmaya başladığını ve Sovyetler’in bu nedenle bir geçiş toplumu olduğunu iddia ediyor.

“Kökü görmek demek özü görmek demektir.” diyen yazar, yozlaşmaya neden olduğunu söylediği teorik ve politik etkenlerin kaynağına inmeye çalışıyor ve ardından, günümüz sol siyasetin bundan nasıl dersler çıkarılabileceğine odaklanıyor.

  • Künye: Mehmet İnanç Turan – Yaşanmamış Sosyalizm, Yordam Kitap, siyaset, 175 sayfa

Andrey Gromıko – Anılarım (2008)

Andrey Gromıko, Soyvetler Birliği’nin en önemli isimlerinden biri.

Henüz 34 yaşındayken SSCB’nin ABD Büyükelçisi olan Gromıko, aynı zamanda ülkesinin en uzun süre görev yapan Dışişleri Bakanı unvanına da sahip.

Fakat Gromıko’yu ayrıca önemli kılan husus da, 1985 yılında SBKP Politbüro’da Mihail Gorbaçov’u genel sekreterliğe öneren ve seçilmesini sağlayan isim olması.

İşte bu önemli aktörün emekliliğindeyken kaleme aldığı anıları, büyük dönüşümlerin yaşandığı bir döneme dair zengin ayrıntılar barındırmalarıyla öne çıkıyor.

Gromıko’nun ilk olarak 1988 yılında yayımlanan anıları, SSCB’nin güçlü olduğu dönemlerden Soğuk Savaş’a ve Sovyetlerin çöküşüne uzanan sürece ışık tutmasıyla önemli.

  • Künye: Andrey Gromıko – Anılarım, çeviren: Merve Arkan, Yazılama Yayınları, anı, 439 sayfa

Jean-Robert Jouanny – Putin Ne İstiyor? (2017)

1999’dan beri iktidarda olan Vladimir Putin, ABD ve AB başta olmak üzere dünyanın büyük güçlerine kafa tutuşuyla göz kamaştırıyor.

Putin Rusya’yı yadsınamaz bir gerçeklik haline getirdi.

Fakat onu harekete geçiren güçlerin somut olarak neler olduğunu kimse anlamıyor.

Bunlardan birkaçına bakalım:

2008 Gürcistan savaşı, barış operasyonu dışında, 1979’daki Afganistan harekâtından beri Rus güçlerinin ilk kez yabancı bir ülkede mevzilenmesine sahne oldu.

İkincisi 2014’te, Ukrayna’nın doğusunda gerçekleşti.

Üçüncüsü ise, bir sonraki sene, eski Sovyetler Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) nüfuz alanının oldukça uzağında, Suriye’de gerçekleşti.

Ayrıca Putin, Kırım’ı ilhak ettikten ve kendini G8’den attırdıktan sonra, şimdi de Ortadoğu’da terörizme karşı savaşa girmiş durumda.

Özetle, Rusya her yerde.

Oysa herkes, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra Kremlin’in dünyaya hâkim olma iddialarından vazgeçeceğine inanmıştı.

İşte bu önemli kitap, Vladimir Putin’in, rejimini ve dış politikasını daha iyi anlamak için önemli kilit bilgiler veriyor.

Rusya’nın zayıflıklarını ve aynı zamanda Putin’in izlediği güzergâhı anlamak, dış politikasını kavramak için modern Rusya’nın iç politikasına bakarak başlayan kitap,

  • Vladimir Putin’in dünya görüşü ve idelojisini,
  • İktidar yıpranmasına karşı Putin’e bağışıklık kazandıran söyleminin şifrelerini,
  • Uluslararası ilişkilere karşı geleneksel yaklaşımının özelliklerini,
  • Ve 1991’den beri Rus diplomasisinin ana yönelimlerini açıklıyor.

Başta Putin olmak üzere, modern Rusya’ya dair bilinmeyen pek çok konuyu açıklayan, önemli bir çalışma.

  • Künye: Jean-Robert Jouanny – Putin Ne İstiyor?, çeviren: Merve Öztürk, İletişim Yayınları, siyaset, 174 sayfa

Marcel Liebman – Rus Devrimi: Bolşevik Zaferinin Kökenleri, Aşamaları ve Anlamı (2017)

Sosyalizm ve komünizmin tarihine ilişkin sayısız eser kaleme almış Marcel Liebman’ın bu kitabı, Bolşevik Devrimi’ne dair en önemli kaynaklardan biri.

Çarlık Rusya’sındaki siyasi ve toplumsal atmosferi serimleyerek çalışmasına başlayan yazar, Fransız Devrimi’nden bu yana olup biten toplumsal hareketlerin en önemlisi olan Rus Devrimi’ni hemen bütün yönleri ve tarihsel ortamıyla kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Rus Devrimi’nin başlıca aşamalarını anlamak, içinde cereyan ettiği havayı gözünde canlandırmak ve ona önayak olanların doktrin bakımından görüşlerini daha iyi kavramak isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

  • Künye: Marcel Liebman – Rus Devrimi: Bolşevik Zaferinin Kökenleri, Aşamaları ve Anlamı, çeviren: Samih Tiryakioğlu, Ayrıntı Yayınları, tarih, 416 sayfa

Yevgeniy Primakov – Politikanın Mayınlı Tarlası (2008)

Yevgeniy Primakov’un anıları, Rus politik ve toplumsal yaşamının çok katmanlılığını göstermesiyle dikkat çekiyor.

Primakov, Rusya’da Dış İstihbarat Servisi Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi önemli görevler üstlendi.

Gorbaçov ve Yeltsin dönemlerinde görev almış bir siyasetçi olan Primakov, Sovyetler Birliği’nin dağılmasına; toparlanma sürecinde yaşananlara; Çeçenistan ve Balkanlar’daki sıkıntılara; Körfez Savaşı’nda Rusya’nın diplomatik faaliyetlerine; Ortadoğu’daki gelişmelere ve Soğuk Savaş’ın ardından gelen yeni dünyaya tanık olmuş bir isim.

Kitap, bu çalkantılı dönemi yaşayan bir siyasetçinin birebir tanıklığını sunmasıyla önemli bir tarihi belge niteliğinde.

  • Künye: Yevgeniy Primakov – Politikanın Mayınlı Tarlası, çeviren: Fatma Arıkan, Selis Kitaplar, anı, 464 sayfa