Sadakat Kadri – Dava (2019)

Uluslararası insan hakları davalarıyla tanınan avukat, yazar ve gazeteci Sadakat Kadri, bir hukukçu olarak şimdiye değin Karayipler’de idam cezasıyla yargılanan bazı sanıkların vekâletini üstlendi, Afrikalı bir diktatörü soruşturdu ve Fiji’deki bir askeri diktatörlüğün meşruluğuna meydan okudu.

Sadakat Kadri’nin elimizdeki kitabı ise, tarihin en ünlü ceza davalarını masaya yatırıyor.

Kadri, ceza davalarının tarihini yazarken teorilerden ziyade hikâyelerle anlatısını ileri taşıyor.

Kitap, zengin içeriğiyle hukukçular kadar sıradan okura da hitap ediyor demeliyiz.

❝Yeryüzünde hüküm verme hakkı tam olarak kime tanınmıştır?❞

Kadri bu sorunun yanıtını ararken,

  • Sokrates’in ünlü savunmasını,
  • Ortaçağ’ın acımasız engizisyon mahkemelerini,
  • Cadı avlarını,
  • Hayvanların, cesetlerin ve eşyaların yargılandığı akıl almaz davaları,
  • Nürnberg mahkemelerini,
  • Stalin döneminin düzmece duruşmalarını,
  • Savaş suçlarının yargılanmasını,
  • Ve bunun gibi önemli tarihi davaları, mizahı da ihmal etmeyen güzel bir üslupla irdeliyor.

Kitap, bu tür ceza davalarını takip edip cezalandırma yöntemlerini sorgularken, aynı zamanda bizi günümüze de damgasını vuran cadı avları, hukuksuz yargılamalar ve haksız kararlar üzerine yeniden düşünmeye sevk etmesiyle önemli.

Kitaptan birkaç alıntı:

❝Kukuletalı giysiler hukukçuların cüppesi haline gelse ve bütün o efsunlu laflar mesleki jargona dönüşse de antik zamanlardan kalan dürtüler hâlâ her duruşma salonunda varlığını hissettirir. Rasyonel kaygılar ve mantıklı tartışmalar her davanın belirgin özelliklerindendir, fakat bir zamanlar cadıların ölüme gönderilmesine neden olan bebek katilliği ve Şeytan’a tapınmanın yarattığı dehşet 1980’ler boyunca satanist cinsel istismar suçlamalarıyla hortlamıştır.❞

❝Acil yetkiler sapkınlık ve cadılık günlerinden beri korkunç suçlara karşı savaşmak için yardıma çağrılmıştır ancak 21. yüzyılın yorumcularının, engizisyoncuların 18. yüzyılda terk ettiği konuma yeniden sahip çıktı.❞

❝Hayvanlar ve cesetler artık mahkemeye çıkarılmıyor fakat akli durumları gözetilmeksizin sanıkları cezalandırmak için duyulan telaş, çocukların ve akıl hastalığından mustarip olanların kovuşturmalarında hâlâ görülüyor.❞

❝Gizlediği çeşitli mühürler ve kaideleriyle ruhban sınıfı yasaların sırlarını her zaman sadece kendilerinin yorumlayabileceğini ileri sürdü, ileride ihtiyaç duyulduğunda da yeni vahiylerle görüşlerini destekledi.❞

❝Göklerden gelen yasaların değişmezliği ve ilahi adaletin şaşmazlığı hususundaki tüm ısrara rağmen bir soru sürekli karışıklığa sebep oldu: Yeryüzünde hüküm verme hakkı tam olarak kime tanınmıştır?❞

  • Künye. Sadakat Kadri – Dava: Sokrates’ten O. J. Simpson’a Yargılamanın Tarihi, çeviren: Gökhan Arıkan, Kolektif Kitap, hukuk, 552 sayfa, 2019
Reklamlar

Francis Macdonald Cornford – Sokrates Öncesi ve Sonrası (2015)

Sokrates’in Eski Yunan ve tüm Avrupa uygarlığı içindeki emsalsiz yerinin nedenlerini büyük bir açıklıkla ortaya koyan bir kitap.

Sokrates’ten önce İyonya’daki bilim çalışmaları, Sokrates, Aristoteles ve Platon’un felsefi sistemleri, geniş bir alanda hareket eden kitabın ilgi çekici konularından bazıları.

  • Künye: Francis Macdonald Cornford – Sokrates Öncesi ve Sonrası, çeviren: Celal Şengör ve Senem Onan, İş Kültür Yayınları

Kojin Karatani – İzonomi ve Felsefenin Kökenleri (2018)

Felsefenin ve modern demokrasinin beşiğinin genellikle Antik Yunan, ya da daha doğru bir ifadeyle Atina olduğu söylenir.

Kojin Karatani de bu harika incelemesinde, Atina’nın felsefe ve demokrasideki bu rolünü teslim etse de, bu sistemin daha gelişmiş, yani daha eşitlikçi halinin İyonya’da yaşandığını söylüyor.

Atina’daki sistemin İyonya’daki sistemin yozlaşmış biçimi olduğunu savunan Karatani, İyonya’daki daha eşitlikçi sistemi “izonomi” kavramıyla tanımlıyor.

Düşünüre göre Atina’daki demokrasi sınıf eşitsizlikleri ve kölelik barındırırken İyonya’daki izonomi gerçek anlamda bir ekonomik ve siyasi eşitlik ile hareket özgürlüğü sunmaktaydı.

Karatani bu karşılaştırmayı yaparken, Yunan filozoflarının İyonya doğa felsefesi ve etiğiyle olan bağlarını açıklıyor.

Karatani bu bağlamda, Hippokrates, Hesiodos, Homeros, Heredotos, Herakleitos, Sokrates, Platon ve Pythagoras gibi filozofların düşüncelerinden hareketle İyonya toplumu ve düşüncesini, İyonya doğa felsefesinin arka planını ve İyonya doğa felsefesinin temel noktalarını açıklıyor.

Karatani öte yandan, Antik Yunan’daki demokrasi deneyimini, günümüzde demokrasinin karşı karşıya olduğu ciddi kriz bağlamında yeniden yorumluyor ve bugün reel demokrasinin potansiyel tehlikelerine karşı bizi daha uyanık olmaya davet ediyor.

Düşünüre göre, “Tiranlık ile demokrasi birbirinden göründüğü kadar farklı değildir.”

  • Künye: Kojin Karatani – İzonomi ve Felsefenin Kökenleri, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl, Metis Yayınları, felsefe, 200 sayfa, 2018

Costica Bradatan – Fikirler İçin Ölmek (2018)

Bir kişinin fikirleri uğruna ölmesi için nasıl bir filozof olması gerekir?

Tarih boyunca iktidarların gadrine uğramış tüm filozofların ortak noktası, felsefenin her şeyin ötesinde gerçeğe uygulanan bir şey olduğu fikrine duydukları derin sadakattir.

Buna çok sayıda örnek verebiliriz, ama en bilinenleri şöyle:

  • Sokrates, MÖ 399 yılında mahkeme tarafından ölüme mahkûm edilmesinin üzerine zehir içerek hayatını kaybetti.
  • İskenderiyeli pagan bir kadın filozof olan Hypatia MS 415 yılında şehrin patriği Cyril tarafından tahrik edilen Hıristiyan güruh tarafından işkence edilerek katledildi.
  • Sör Thomas More, 1535 yılında “krala ihanetten” suçlu bulunduktan sonra Londra Kulesi’nde kafası kesilerek idam edildi.
  • Giordano Bruno Katolik kilisesine bağlı engizisyon mahkemesi tarafından ölüme mahkûm edilmesinin ardından 1600 yılında Roma’da yakılarak idam edildi…

Costica Bradatan’ın bu önemli çalışması, felsefelerini reddedip sağ kalmak yerine felsefelerine bağlı kalıp ölmeyi tercih eden filozoflar üzerinden felsefenin ne olduğu hakkında zengin bir tartışma yürütüyor.

Yazar ilkin, fenomenolojik açıdan, “bir amaç uğruna ölmenin” ne demek olduğunu ve “bir amaç uğruna ölen” birinin bizde yarattığı karmaşık duyguları irdeliyor.

Bradatan devamında, sosyolojik bir bakış açısıyla, filozofun ölümünü, René Girard’ın kurban teorisi bağlamında tartışıyor.

Bradatan devamında da, filozofun ölümü ile entelektüel ve felsefi geleneklerin kuruluşu arasında nasıl bir ilişki olduğuna odaklanıyor.

‘Fikirleri İçin Ölmek’, aydınlatıcı, ufuk açıcı bir çalışma.

  • Künye: Costica Bradatan – Fikirler İçin Ölmek: Filozofların Tehlikeli Hayatları, çeviren: Kübra Oğuz, Can Yayınları, felsefe, 296 sayfa

Platon – Şölen (2014)

Platon’dan, insanlığın en temel duygularından olan sevgi ve aşk konulu bir diyalog.

Bu diyaloğun misafiri olan Sokrates, Aristophanes, Alkibiades ile dönemin diğer ünlü simaları, aşkın sanat, ahlak, siyaset, bilim ve felsefeyle ilişkisini ilginç hikâyelerle harmanlayarak tartışıyor.

Kitap, Platon felsefesine bir giriş niyetine de okunabilir.

  • Künye: Platon – Şölen, çeviren: Eyüp Çoraklı, Alfa Yayınları

Platon – Theaitetos (2014)

Theaitetos, Philebos ile birlikte Sokrates’in baş konuşmacı olduğu Platon’un iki diyalogundan biri.

Platon’un yaşlılık döneminde yazdığı ve bilhassa onun bilgi teorisiyle ilgili ipuçları barındıran eseri, temelde, algının bilgi olma iddiasından yola çıkarak “Bilgi nedir?” ve “Filozof kimdir?” gibi sorunları derinlemesine tartışıyor.

  • Künye: Platon – Theaitetos, çeviren: Furkan Akderin, Say Yayınları

Yan Marchand ve Yann Le Bras – Başkan Sokrates! (2017)

Çocuklara yönelik hazırlanmış, hem içeriği hem de görsel zenginliğiyle dikkat çeken Küçük Filozoflar dizisi ‘Başkan Sokrates!’ ile yirmi üçüncü kitaba ulaştı.

Şimdi hep birlikte Tartaros’un zindanlarına gidiyoruz ve dünyayı esir almış adaletsizliğe karşı insanoğlunun yaşadığı çaresizliğe tanık oluyoruz.

Şimdi tek çare, Sokrates’in gelip dünyaya başkan olmasıdır.

Zira Sokrates hem adaletli liderlik yapma ve hem de insanlara iyiliği öğretme becerisine sahip olarak başkanlık için biçilmiş kaftandır.

Sokrates’e başkanlığı sürecinde ona yardımcı olacak kişi de, ağzı iyi laf yapan, zehir gibi bir zihne sahip Gorgias olacaktır.

Yan Marchand’ın ABD Başkanı Donald Trump’a dokundurmalarla ilerleyen bu güzel hikâyesi, Platon’un retorik üzerine en iyi yapıtlardan biri olarak kabul edilen Gorgias diyalogundan esinlenmiş.

  • Künye: Yan Marchand ve Yann Le Bras – Başkan Sokrates!, çeviren: Orçun Türkay, Metis Yayınları, çocuk, 64 sayfa