Tim O’Brien – Taşıdıkları Şeyler (2010)

Savaşa dair yetkin eserlerden biri olarak kabul edilen ‘Paris Yolunda’, Tim O’Brien’ın Türkçede daha önce yayımlanmış eserlerinden.

O’Brien ‘Taşıdıkları Şeyler’de de, savaşın yarattığı duygusal hasarı anlatmaya devam ediyor.

Metnini, kurgu ve gerçeklik arasında bulanık bir çizgide konumlandırmayı tercih eden yazar, savaşan tarafları bir kenara bırakarak, eylemin kendisini irdelemesi ve insanoğlunun yarattığı medeniyetin şiddetle örülü temellerini sorgulamasıyla dikkat çekici bir metne imza atmış.

Kendisi de Vietnam’da savaşmış O’Brien, insan doğasının sertliğini, yaşama uğraşının imkânsızlığını; yazma ve hazırlama eylemlerinin travmatik yönlerini ustaca tasvir ediyor.

Kitabın ilk baskısındaki kapağı da çok beğendik, o da şöyle:

  • Künye: Tim O’Brien – Taşıdıkları Şeyler, çeviren: Avi Pardo, Siren Yayınları, roman, 222 sayfa

Irvine Welsh – Trainspotting (2010)

Danny Boyle tarafından sinemaya da uyarlanan, Irvine Welsh’in ‘Trainspotting’i, yeraltı edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Roman, vaat edilenlerin hiçbir zaman yerine getirilmediği bir dünyada, hayatlarını dayanılabilir kılmaya çalışan gençlerin öyküsünü anlatıyor.

İskoçya’nın gettolarında işsizlik ve yoksulluğun pençesinde kıvranan gençler, Leith Merkez İstasyonu’na giren trenlerin numaraları üzerine, birasına bahse girerler.

İlk etapta masum görünen bu oyun, gerçekte onları mahvedecek büyük bir kumardır.

Dibe vurmuş, her daim kafası güzel gençler, ancak arabalarıyla son sürat hiçliğe giderken yaşadıklarını hissedebilmektedir.

  • Künye: Irvine Welsh – Trainspotting, çeviren: Avi Pardo, Siren Yayınları, roman, 349 sayfa

Dave Eggers – Müthiş Dâhiden Hazin Bir Eser (2009)

Amerikalı edebiyatçı ve dergici Dave Eggers, ‘Müthiş Dâhiden Hazin Bir Eser’de, popüler kültürün putlarıyla kıyasıya alay ediyor.

Yazarın hayatından izler taşıyan roman, annesi ve babasını kaybetmiş ve 7 yaşındaki kardeşinin sorumluluğunu üstlenen bir gencin ikilemini anlatıyor.

Gencin üstüne yüklenen sorumluluk, onun kendi hayallerinin peşinden gitmesinin, kendi dünyasını kurma çabasının da önüne geçmez.

Eggers, hayallerinden sorumlulukları için vazgeçmek istemeyen gencin, yaşadığı dünyaya karşı sonu gelmez muhalefetini hikâye ediyor.

  • Künye: Dave Eggers – Müthiş Dâhiden Hazin Bir Eser, çeviren: Duygu Günkut, Siren Yayınları, roman, 542 sayfa

Joshua Ferris – Makul Bir Saatte Yeniden Uyansam (2015)

Diş hekimi Paul O’Rourke, sanal âlemde adına açılan hesaplar olduğunu fark eder.

Bu hesapların peşinden giden kahramanımız, kadim bir dine mensup olduğunu öğrenecek ve daha da önemlisi kendini, Tanrı ile karşılaşma fırsatını sunan bir dünyada bulacaktır.

Günümüz bireyini acımasızca hicveden, trajikomik bir varoluş öyküsü.

Romanın 2014 Dylan Thomas Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Joshua Ferris – Makul Bir Saatte Yeniden Uyansam, çeviren: Begüm Kovulmaz, Siren Yayınları

Etgar Keret ve Samir El-Youssef – Gazze Blues (2009)

İsrailli Etgar Keret, dünya edebiyatının genç yıldızlarından biri olarak kabul ediliyor.

Türkiyeli okurlar onu ilk kez, ‘Nimrod Çıldırışları’ isimli öykü kitabıyla tanımıştı.

Bir Filistin mülteci kampında büyüyen Samir El-Youssef’in ise, doksanlı yıllardan beri pek çok Arap ülkesinde yazıları yayımlanıyor.

İşte bu iki ismin ortak çalışması ‘Gazze Blues’, İsrail ve Filistin arasındaki siyasi ve kültürel sınırlamaları reddeden, bireyi ve onun karmaşalarını ele alan öykülerden oluşuyor.

Savaş, savaşla beraber gelen iç sıkıntısı, ümitsizlik, sancılı insanlık tecrübesi, iki yazarın kimi zaman hüzünlü kimi zaman esprili metinlerinde okurun karşısına çıkıyor.

  • Künye: Etgar Keret ve Samir El-Youssef – Gazze Blues, çeviren: Avi Pardo, Siren Yayınları, öykü, 110 sayfa

Catherine O’Flynn – Kaybolan (2008)

Catherine O’Flynn, psikolojik gerilim türündeki ilk romanı ‘Kaybolan’da, bir kızın kayboluşunun, insanların yaşamlarında nasıl yansımalara yol açtığını hikâye ediyor.

Küçük kız çocuğu Kate Meaney, 1983 yılında bir alışveriş merkezinde ortadan kaybolur.

Bu olayın yaşandığı andan başlayıp 2004 yılına uzanan kurgu, yitip giden şeylerin, insanların yaşamlarında nasıl bir iz bıraktığını, zengin karakterleri; zeki, sürükleyici ve heyecanlı gerilimiyle anlatıyor.

Romanın özellikle, kapitalist, çılgın tüketim toplumuna getirdiği eleştiriyle dikkat çekeceğini söyleyebiliriz.

Ayrıca, O’Flynn’ın eserinin, Whitbread İlk Roman Ödülü aldığını da belirtmekte fayda var.

  • Künye: Catherine O’Flynn – Kaybolan, çeviren: Algan Sezgintüredi, Siren Yayınları, roman, 246 sayfa

Jonathan Safran Foer – Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın (2008)

Jonathan Safran Foer, ikinci romanı ‘Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın’da, Babasını 11 Eylül saldırısında kaybetmiş Oscar ile dedesinin bazen hüzünlü bazen gülünç maceralarını anlatıyor.

Kurguyu ilgi çekici kılan unsur, yaşanan bu trajedi üzerinden Hiroşima ve Dresden’in bombalanması gibi başka trajik olaylarla kurduğu bağlantılardır diyebiliriz.

Gerçeklik ile hayal dünyasını harmanlayan roman, işlediği konulara samimi yaklaşımı, eğlenceli üslubu ve okur için sürprizler sunmasıyla zevkli bir okuma vaat ediyor.

Eser, babasından geriye sadece bir anahtarın kaldığı Oscar’ın bu anahtarın açacağı kapının izini sürerken yaşadıklarına dayanıyor.

  • Künye: Jonathan Safran Foer – Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, çeviren: Algan Sezgintüredi, Siren Yayınları, roman, 367 sayfa