Dave Eggers – Müthiş Dâhiden Hazin Bir Eser (2009)

Amerikalı edebiyatçı ve dergici Dave Eggers, ‘Müthiş Dâhiden Hazin Bir Eser’de, popüler kültürün putlarıyla kıyasıya alay ediyor.

Yazarın hayatından izler taşıyan roman, annesi ve babasını kaybetmiş ve 7 yaşındaki kardeşinin sorumluluğunu üstlenen bir gencin ikilemini anlatıyor.

Gencin üstüne yüklenen sorumluluk, onun kendi hayallerinin peşinden gitmesinin, kendi dünyasını kurma çabasının da önüne geçmez.

Eggers, hayallerinden sorumlulukları için vazgeçmek istemeyen gencin, yaşadığı dünyaya karşı sonu gelmez muhalefetini hikâye ediyor.

  • Künye: Dave Eggers – Müthiş Dâhiden Hazin Bir Eser, çeviren: Duygu Günkut, Siren Yayınları, roman, 542 sayfa
Reklamlar

Joshua Ferris – Makul Bir Saatte Yeniden Uyansam (2015)

Diş hekimi Paul O’Rourke, sanal âlemde adına açılan hesaplar olduğunu fark eder.

Bu hesapların peşinden giden kahramanımız, kadim bir dine mensup olduğunu öğrenecek ve daha da önemlisi kendini, Tanrı ile karşılaşma fırsatını sunan bir dünyada bulacaktır.

Günümüz bireyini acımasızca hicveden, trajikomik bir varoluş öyküsü.

Romanın 2014 Dylan Thomas Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Joshua Ferris – Makul Bir Saatte Yeniden Uyansam, çeviren: Begüm Kovulmaz, Siren Yayınları

Etgar Keret ve Samir El-Youssef – Gazze Blues (2009)

İsrailli Etgar Keret, dünya edebiyatının genç yıldızlarından biri olarak kabul ediliyor.

Türkiyeli okurlar onu ilk kez, ‘Nimrod Çıldırışları’ isimli öykü kitabıyla tanımıştı.

Bir Filistin mülteci kampında büyüyen Samir El-Youssef’in ise, doksanlı yıllardan beri pek çok Arap ülkesinde yazıları yayımlanıyor.

İşte bu iki ismin ortak çalışması ‘Gazze Blues’, İsrail ve Filistin arasındaki siyasi ve kültürel sınırlamaları reddeden, bireyi ve onun karmaşalarını ele alan öykülerden oluşuyor.

Savaş, savaşla beraber gelen iç sıkıntısı, ümitsizlik, sancılı insanlık tecrübesi, iki yazarın kimi zaman hüzünlü kimi zaman esprili metinlerinde okurun karşısına çıkıyor.

  • Künye: Etgar Keret ve Samir El-Youssef – Gazze Blues, çeviren: Avi Pardo, Siren Yayınları, öykü, 110 sayfa

Catherine O’Flynn – Kaybolan (2008)

Catherine O’Flynn, psikolojik gerilim türündeki ilk romanı ‘Kaybolan’da, bir kızın kayboluşunun, insanların yaşamlarında nasıl yansımalara yol açtığını hikâye ediyor.

Küçük kız çocuğu Kate Meaney, 1983 yılında bir alışveriş merkezinde ortadan kaybolur.

Bu olayın yaşandığı andan başlayıp 2004 yılına uzanan kurgu, yitip giden şeylerin, insanların yaşamlarında nasıl bir iz bıraktığını, zengin karakterleri; zeki, sürükleyici ve heyecanlı gerilimiyle anlatıyor.

Romanın özellikle, kapitalist, çılgın tüketim toplumuna getirdiği eleştiriyle dikkat çekeceğini söyleyebiliriz.

Ayrıca, O’Flynn’ın eserinin, Whitbread İlk Roman Ödülü aldığını da belirtmekte fayda var.

  • Künye: Catherine O’Flynn – Kaybolan, çeviren: Algan Sezgintüredi, Siren Yayınları, roman, 246 sayfa

Jonathan Safran Foer – Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın (2008)

Jonathan Safran Foer, ikinci romanı ‘Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın’da, Babasını 11 Eylül saldırısında kaybetmiş Oscar ile dedesinin bazen hüzünlü bazen gülünç maceralarını anlatıyor.

Kurguyu ilgi çekici kılan unsur, yaşanan bu trajedi üzerinden Hiroşima ve Dresden’in bombalanması gibi başka trajik olaylarla kurduğu bağlantılardır diyebiliriz.

Gerçeklik ile hayal dünyasını harmanlayan roman, işlediği konulara samimi yaklaşımı, eğlenceli üslubu ve okur için sürprizler sunmasıyla zevkli bir okuma vaat ediyor.

Eser, babasından geriye sadece bir anahtarın kaldığı Oscar’ın bu anahtarın açacağı kapının izini sürerken yaşadıklarına dayanıyor.

  • Künye: Jonathan Safran Foer – Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, çeviren: Algan Sezgintüredi, Siren Yayınları, roman, 367 sayfa

Kiara Brinkman – Ağaçların Tepesinde Yükseklerde (2008)

Kiara Brinkman’ın Avrupa’da övgüyle karşılanan ‘Ağaçların Tepesinde Yükseklerde’ isimli bu romanı, sekiz yaşındaki otistik karakteri Sebby’nin yaşadıklarını hikâye ediyor.

Annesini bir trafik kazasında kaybeden Sebby, bu ölümle baş etmeye çalışırken dünyayı algılamaya, yorumlamaya ve öğrenmeye de devam etmelidir.

Brinkman, Sebby’nin yaşadıklarını hikâye ederken, otistik çocukların gerçek hayatta karşı karşıya kaldığı sıkıntıları anlatıyor.

Roman, özellikle Küçük Prens’e yaptığı göndermelerle de zenginlik kazanıyor.

Sebby’nin hikâyesini gerçekçi kılan en önemli unsurlardan biri de, Kiara Brinkman’ın uzun yıllar otistik çocuklarla çalışmış bir uzman olması.

  • Künye: Kiara Brinkman – Ağaçların Tepesinde Yükseklerde, çeviren: İrem Mirzai, Siren Yayınları, roman, 325 sayfa

Joshua Ferris – Ve İşimiz Bitti (2008)

Joshua Ferris’in ‘Ve İşimiz Bitti’si, kapitalist sistemin doruk noktasına ulaştığı iş dünyasını trajikomik yönleriyle hikâye ediyor.

Romanda karşımıza çıkan ve her biri diğerinden ilginç üç karakter şöyle:

İş nedeniyle düştüğü depresyonun tedavisi için doktora gitmektense küçük kızını vahşi bir cinayete kurban veren iş arkadaşının anti depresanlarını çalarak içen ve iyice kendini kaybeden Carl Garbedian,

Walt Whitman ve Ralph Waldo alıntılarıyla ofis yaşantısını sorgulayan Tom Mota,

Ve ofisten hiç ayrılmadığı izlenimini verecek denli kendini buraya adayan Jose Pope…

Modern toplumda ofis hayatının absürd yönlerini çalışanlar ve sistem ekseninde hicveden, muhalif duruşuyla ilgi çeken bir roman.

  • Künye: Joshua Ferris – Ve İşimiz Bitti, çeviren: Duygu Günkut, Siren Yayınları, roman, 414 sayfa