Jack London – Demir Ökçe (2009)

Jack London ‘Demir Ökçe’de, on dokuzuncu yüzyılın sonuyla yirminci yüzyılın başında Amerika’da görülen işçi hareketlerini, kapitalizmin giderek vahşileşmesini ve ivme kazanan işçi savaşını hikâye ediyor.

London’ın ütopya tarzında kaleme aldığı roman, Amerika’daki sosyalist devrim sırasında Avis Everhard isimli kahramanının tuttuğu notlara dayanıyor.

Roman, kapitalizmin giderek vahşi bir hal alışını ve çeşitli halk tabakalarının buna karşı verdikleri mücadeleyi, Avis Everhard ile Ernst Everhard arasında yaşanan aşk ekseninde veriyor.

Burjuva bir ailenin kızı olan Avis, sosyalist lider Ernst’ten etkilenerek safını değiştirecek ve işçi mücadelesine katılacaktır.

  • Künye: Jack London – Demir Ökçe, çeviren: Şemsa Yeğin, Kavis Kitap, roman, 275 sayfa
Reklamlar

Erich Fromm – Özgürlükten Kaçış (2015)

Çağdaş insanın kendi özgürlüğünü diktatörlerin eline bırakmasının ardındaki ruhbilimsel etkenler nelerdir?

Erich Fromm’un bu klasik yapıtı, insanın kendi başına karar vermek yerine neden daha güçlü bir aktöre biat ettiğini ve sürü psikolojisinin insanın ilk atalarına uzanan inatçı köklerini tartışıyor.

  • Künye: Erich Fromm – Özgürlükten Kaçış, çeviren: Şemsa Yeğin, Say Yayınları

Howard Fast – Nisan Sabahı (2009)

Amerikalı edebiyatçı Howard Fast ‘Nisan Sabahı’nda, yokluk içerisinde bocalayan bir halkın, teknolojinin bütün olanaklarını kullanan emperyalist bir orduya direnmesini hikâye ediyor.

Fast bu direnişi, başkahramanı Adam Cooper üzerinden anlatıyor.

On beş yaşında bir genç olan Cooper, topraklarını ele geçirmeye çalışan emperyalist güçlerle savaşmak ister.

Fakat bundan önce, ailesiyle yaşadığı çelişkileri aşmalı ve tam olarak ne yapacağına karar vermelidir.

Howard Fast, karakterinin kendisiyle yüzleşmesini ve güçlü bir orduya karşı savaşa girişmesini, duyarlı bir üslupla kurguluyor.

  • Künye: Howard Fast – Nisan Sabahı, çeviren: Şemsa Yeğin, Evrensel Yayınları, roman, 151 sayfa

Elias Canetti – Kurtarılmış Dil (2018)

Elias Canetti, otobiyografik üçlemesinin ilk kitabı olan ‘Kurtarılmış Dil’de, çok kültürlü ve çok dilli bir ortamda geçen, göçlerle ve acılarla şekillenen çocukluk ve ilk gençlik yıllarına dair anılarını bizimle paylaşıyor.

Canetti’nin dil ve edebiyatla kurduğu organik ilişkinin gelişimini ve dönüşümünü canlı bir şekilde takip edebileceğimiz kitap, yazarın Rusçuk, Viyana, Zürich, Manchester gibi Avrupa şehirlerinde deneyimlediklerini ve bunların yarattığı büyük travmaları adım adım izliyor.

Edebi derinliğiyle dikkat çeken ‘Kurtarılmış Dil’, Elias Canetti’nin entelektüel gelişimini ve onu var eden toplumsal ve siyasi koşulları daha iyi kavramak için şahane bir fırsat.

Kitaptan bir alıntı:

Dünyaya geldiğim, aşağı Tuna üzerindeki Rusçuk, bir çocuk için harikulade bir kentti ve eğer yalnızca Rusçuk’un Bulgaristan’da bir kent olduğunu söylersem, onu yetersiz bir şekilde yansıtmış olurum. Çünkü orada, geçmişleri birbirinden çok farklı insan grupları yaşardı; tek bir gün boyunca, yedi sekiz dilin konuşulduğunu duyardınız. Genellikle kırsal kesimden gelen Bulgarlardan başka, kendi mahallelerinde oturan pek çok Türk vardı, onların mahallesinin yanında da İspanyol kökenli Yahudilerin oturduğu Sefardin ya da Sefaradlar mahallesi yani bizim mahalle bulunuyordu. Yunanlar, Arnavutlar, Ermeniler, Çingeneler vardı. Tuna’nın karşı kıyısından Romenler gelirdi; artık anımsamadığım bebeklik dadım Romendi. Orada burada Ruslar da vardı.

  • Künye: Elias Canetti – Kurtarılmış Dil: Bir Gençliğin Öyküsü, çeviren: Şemsa Yeğin, Sel Yayıncılık, anı, 344 sayfa, 2018

Şemsa Yeğin – Hayal Molaları (2013)

  • HAYAL MOLALARI, Şemsa Yeğin, İş Kültür Yayınları, anı, 454 sayfa

 HAYAL

Yayıncılık dünyasına uzun yıllardır emek veren Şemsa Yeğin, kırk yıla yakın meslek hayatında farklı alanlardan yetmişe yakın kitap çevirisi gerçekleştirmiş. Yeğin’in anılarından oluşan elimizdeki kitap da, kendisinin 1940’lardan bugüne tanık olduğu ilgi çekici olayları okurlarına sunuyor. Yazar, 1940’lardaki çocukluk dönemini, zorluklarla devam edebildiği okul hayatını, ailesini, yabancı dil ilgisinin uyanmasını, İstanbul Kız Lisesi’ndeki öğrencilik yıllarını, okula ara verip çalışmaya başladığı dönemleri, ABD, Kongo ve Kanada’da yaşadığı yılları ve uzun bir aradan sonra döndüğü Türkiye’de gözlemlediklerini anlatıyor.