Alain Badiou – Biliyorum, Çok kalabalıksınız (2019)

Bu kitabı oluşturan iki metin, Alain Badiou’nun çoğunlukla gençlerden oluşan bir kitleye hitap ettiği iki ayrı konferansa dayanıyor.

İlk metin “Öteki”, ikincisi ise “Siyaset” üzerine ve Badiou, bu iki konu arasında incelikli ve sıkı bağlar kuruyor.

Badiou’nun ‘Gerçek Yaşam’ adlı kitabının devamı olarak da okunabilecek bu eser, kendisinin deyimiyle “gençliği yoldan çıkarmak” amacını güdüyor.

Badiou burada, insanlığın tüm farklılıklarına rağmen müşterek özelliklere sahip olduğunun altını ısrarla çiziyor ve devamında da,

  • Irkçılık belasının müşterekliklerimizi nasıl aşındırdığını,
  • “Fark”ın kutsanıp “aynı”nın düşünce sahasının dışında bırakılmasına neden itiraz etmemiz gerektiğini,
  • Birini diğerine tercih etmektense ikisinin birlikte hareketine odaklanan bir düşünce kurmanın gerekliliğini ve özgürlüğe giden yolun neden bu diyalektik sayesinde inşa edilebileceğini,
  • Sermayenin ayakta kalmak için savaşa nasıl muhtaç olduğunu,
  • Ve olumsuz sloganlara sıkışmış muhalefetin eylem kapasitesini arttırmak için ne gibi taktikler geliştirilebileceğini tartışıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Umut edelim, eyleme geçelim. Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir kişi –mevcut metnin belirttiği anlamda– doğru siyaseti yapmaya başlayabilir. Sonra da bunun etrafında, yaptığının etrafında konuşabilir.”

“Devlet, hangi biçimde olursa olsun, hiçbir durumda özgürleşme siyasetini temsil edemez ya da tanımlayamaz.”

“Siyaset her koşulda insanlarla birlikte yapılır. Kapitalizmin örgütlediği çeşitli toplumsal ayrımcılık biçimlerine boyun eğilmesi kabul edilemez.”

“Yakın geçmişin en önemli deneyimlerini hatırlamak ve bunların yenilgileri üzerinde düşünmek gerekir.”

  • Künye: Alain Badiou – Biliyorum, Çok kalabalıksınız, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık, siyaset, 64 sayfa, 2019
Reklamlar

Henri Lefebvre – Marksizm (2019)

Henri Lefebvre’in bu kitabı, Marksizmin felsefe, ahlak, sosyoloji, tarihsel materyalizm, ekonomi ve siyasete yaklaşımını dört dörtlük bir şekilde ortaya koyan, bu alanda klasikleşmiş bir yapıttır.

Vedat Günyol’un harika çevirisiyle Türkçeye kazandırılan yapıt, gerçekte çok geniş ve karmaşık olan bu doktrinin özünü açık bir şekilde ortaya koymasıyla öne çıkıyor.

Çalışmasını, Marksizmin incelemesine dair her türlü ayrıntıdan, alıntı ve referanslardan arındıran Lefebvre, Marksizmi tüm kapsamı ve bütün argümantasyon gücüyle sunuyor.

Lefebvre kitabında, Marksizm karşıtlarının argümanlarına da cevap veriyor.

Fakat bunu yapmaya çalışırken, tartışmayı en üst düzeye; nesnel, rasyonel ve duygulardan arındırılmış bir şekilde hakikat arayışı düzeyine yerleştiriyor.

Kitabın bu alanda en önemli çalışmalardan biri olmasının asıl nedeninin de, bu dogmatizme boğulmayan yönü olduğunu özellikle belirtmeliyiz.

Kitaptan bir alıntı:

“İnsan, ancak insanca bir dünya yaratarak insanlaşır. Eseriyle aynılaşmadan ama yine de ondan ayrılmadan, kendi eserinde ve eseri aracılığıyla insan olur.”

  • Künye: Henri Lefebvre – Marksizm, çeviren: Vedat Günyol, Sel Yayıncılık, siyaset, 104 sayfa, 2019

Kolektif – Kadın Öykülerinde İzmir (2009)

İstanbul, Ankara ve Karadeniz’den sonra yayımlanan ‘Kadın Öykülerinde İzmir’, bu sefer yüzyıllardır Batı Akdeniz kültürünün doğal bir parçası olan, Batı’nın Doğu’yla ilişki kurduğu ilk limanlardan biri olan İzmir’i, kadınların öyküleriyle dile getiriyor.

Kitapta yer alan öyküler, şehri, geçmiş zamanları, eski yüzleri, yakın tarihi, günümüz hayatı ve Doğu’dan aldığı göçler gibi izlekler üzerinden anlatıyor.

Yazarların tümünün kadın olmasından dolayı, öykülerde en çok aşk teması işleniyor diyebiliriz. Kitapta öyküleri yer alan isimler şöyle: Ferzan Gürel, İnci Aral, Gülseren Engin, Zeynep Avcı, Feyza Hepçilingirler, Lütfiye Aydın, Raşel Rakella Asal, Ferda İzbudak Akıncı, Şükran Yücel, Ayşe Kilimci, Gönül Çatalcalı, Hülya Soyşekerci, Yasemin Yazıcı, Jale Sancak, Selma Sancı, Birsen Ferahlı, Oya Uslu, Loren Edizel, Vicdan Efe, Emel Kayın, Mine Söğüt ve Deniz Gezgin.

  • Künye: Kolektif – Kadın Öykülerinde İzmir, hazırlayan: Yasemin Yazıcı, Sel Yayıncılık, öykü, 183 sayfa

Kate Schatz – Radikal Kadınlar (2019)

Gözlerinizi kapatın ve hayal edin:

Korsan bir kadın.

Casus, başkan, savaşta asker ya da ressam olarak bir kadını düşünün.

Veya bilgisayar programcısı, doktor, futbolcu, firavun bir kadını.

İşte bu kitapta, kelimenin gerçek anlamıyla radikal kadınlar anlatılıyor.

Her kıtadan ve binlerce yıllık bir zaman diliminin içinden kırk hikâye anlatan Kate Schatz, her biri hayranlık uyandırıcı, heyecan verici, devrimci, tarihi öneme sahip ve dünyayı değiştiren yaşamlar sürdürmüş güçlü ve cesur kadınların, başka bir deyişle radikal kadınların hayatlarını ve başarılarını anlatıyor.

Miriam Klein Stahl’in zengin çizimleriyle de göz dolduran buradaki hikâyeler, bir bütün olarak ele alındığında kadınların yaptıklarının ve yapabileceklerinin aslında ne kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını bize bir kez daha gösteriyor.

  • Künye: Kate Schatz – Radikal Kadınlar, resimleyen: Miriam Klein Stahl, çeviren: Utku Özmakas, Sel Yayıncılık, kadın, 112 sayfa, 2019

Gustav Davidson – Melekler Sözlüğü (2009)

Gustav Davidson, Amerikan şiiri üzerine birçok çalışması bulunmasına karşın, daha çok ‘Melekler Sözlüğü’ ile ünlendi.

Davidson on beş yıl gibi uzun bir süre üzerinde çalıştığı ve alanının en yetkin kaynaklarından olan bu sözlüğünde, iyi ve kötü meleklerin yanı sıra, gözden düşmüş melekleri de anlatıyor.

Yazar, sözlüğünün başında da, meleklerin adları, iyi ve kötü melekler, meleklerin ödevleri ve güçleri, meleklerin sayısı, meleklerin dili, meleklerin ölümsüzlüğü, meleklerin bedeni ve cinsiyeti, meleklerin üremesi ve meleklerin mekânıyla ilgili konularda detaylı bilgiler veriyor.

Ananel’den Chafriel’e Peri’den Tir’e, Pişmanlık Meleği’nden Uykusuzluk Meleği’ne, meleklerin gizli yaşamından pek çok karakter burada.

Sözlüğün çok sayıda illüstrasyonla zenginleştiğini de ayrıca belirtelim.

  • Künye: Gustav Davidson – Melekler Sözlüğü, çeviren: İsmail Yerguz, Sel Yayıncılık, sözlük, 461 sayfa

Jeanette Winterson – Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın (2015)

Jeanette Winterson’dan, samimi bir yüzleşme ve hesaplaşma metni.

Yazar buradaki otobiyografik denemelerinde, doğar doğmaz evlatlık verildiği tutucu aileyi, kendisini sevgisiz büyüten annesini, büyümenin sancılarını, özgürlüğe ulaşmak için verdiği olağanüstü mücadeleyi bizimle paylaşıyor.

Duygulu, mahrem ve mizahi bir büyüme hikâyesi.

  • Künye: Jeanette Winterson – Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın, çeviren: Püren Özgören, Sel Yayıncılık, deneme, 215 sayfa, 2015

David Harvey – Neoliberalizmin Kısa Tarihi (2015)

Neoliberalizmin tarihsel gelişimini izleyen, sistemin dünya çapında zenginler lehine ve yoksullar aleyhine sebep olduğu büyük yıkımı gözler önüne seren bir eser.

Kitap, neoliberalleşmenin nereden geldiğinin ve dünya sahnesini nasıl bu kadar kuşatıcı bir şekilde istila ettiğinin politik-ekonomik öyküsü.

David Harvey, bununla da yetinmeyerek, bu öyküyü eleştirel bir şekilde ele alıyor; alternatif politik ve ekonomik düzenlemelerin tespiti ve inşası için bir çerçeve de sunuyor.

Harvey, neoliberalizmi aşmanın tek yolunun da, sadece neoliberalizmin değil, genelde sermayenin çelişkilerine otoriter değil sosyalist bir çözüm üretecek yerel muhalefet güçlerinin ve küresel bir toplumsal hareketin ortaya çıkmasıyla mümkün olduğunu belirtiyor.

Rızanın inşası, neoliberal devletin oluşumu, eşitsiz coğrafi gelişmeler ve Çin tarzı neoliberalizm üzerine yeniden ve derinlemesine düşünmek için birebir.

  • Künye: David Harvey – Neoliberalizmin Kısa Tarihi, çeviren: Aylin Onacak, Sel Yayıncılık, iktisat, 256 sayfa, 2015