Lars Iyer – Kuşku (2013)

  • KUŞKU, Lars Iyer, çeviren: Elif Ersavcı, Kolektif Kitap, roman, 212 sayfa

KUSKU

Lars Iyer’in ilk romanı ‘Kuşku’ için, düşüncenin bizzat kendisiyle alay ediyor demek yerinde. Roman, özgün iki karakteriyle karşımıza çıkıyor. Başta çok zıt görünmelerine rağmen ikisinin de ortak yönü, düşünememektir. Bunlardan W.’nin düşünememesinin sebebi, bir yerde her yolun, hiç anlamadığı matematiğe ve hiç inanmadığı Tanrı’ya çıkıyor olması. Karşıtı diyebileceğimiz Lars ise, tabi daha mütevazı. Onun düşünememesinin asıl sebebi ise, tümüyle aptal olması. İşte iki karakter, hiçbir şey bekledikleri gibi gitmese de, düşünme eylemini icra edebilmek ve kendilerine yaşamak için amaçlar yaratmak niyetiyle yola koyulacaktır.

Michel Houellebecq – Temel Parçacıklar (2013)

  • TEMEL PARÇACIKLAR, Michel Houellebecq, çeviren: Osman Senemoğlu, Can Yayınları, roman, 306 sayfa

 TEMEL

Michel Houellebecq ‘Temel Parçacıklar’da, birbirine zıt karakterde iki kardeşin dünyasına iniyor. Kardeşlerden ilki, başarılı bir bilim insanı olmasına rağmen insanı sevmekten uzak   Michel, diğeri de vasat bir edebiyat öğretmeni olan ve saplantılı cinselliğinin esiri olmuş Bruno’dur. Birbirinden haberi olmayan iki kardeşin neredeyse ortak özelliği de, annelerinin onları terk etmesinin verdiği travmanın hayatlarında silinmez izler bırakışıdır. İki kardeş bir gün, rastlantı sonucu karşılaşacaktır. Houellebecq, bu karşılaşmanın yıkıcı sonuçları üzerine, tüketim toplumunu ve modern bireyin karmaşalarını inşa ediyor.

Isabel Allende – Maya’nın Günlüğü (2013)

  • MAYA’NIN GÜNLÜĞÜ, Isabel Allende, çeviren: İnci Kut, Can Yayınları, roman, 459 sayfa

 MAYA

Türkiyeli okurların beğeniyle takip ettiği Isabel Allende ‘Maya’nın Günlüğü’nde, bir genç kızın sancılı ve olağanüstü gelişmelerle dolu olgunlaşma macerasını anlatıyor. Romanın başkahramanı olan Maya Vidal, anne ve babası tarafından ihmal edilmiş, büyükannesi ve büyükbabası tarafından büyütülmüştür. Çok sevdiği büyükbabası öldükten sonra kendini uyuşturucu ve alkole veren Vidal, bir anda kendini suç dünyasının merkezinde bulacaktır. Vidal şimdi, yakalanmamak için büyükannesinin yardımıyla Şili’deki Chiloé adasına kaçmıştır. Genç kadın bu sûkunetle sarılmış son durağında, başından geçmiş olayları adım adım günlüğüne yazacaktır.

Mehmet Öklü – Kimseye Etmem Şikayet (2013)

  • KİMSEYE ETMEM ŞİKAYET, Mehmet Öklü, Doğan Kitap, roman, 240 sayfa

KIMSEYE

Mehmet Öklü ‘Kimseye Etmem Şikayet’te, Ahmet Haşim’in hece vezniyle milli şiir yazan bir isim dediği İhsan Raif Hanım’ın hayatını hikâye ediyor. Roman, İhsan Raif Hanım’ın hazin hayatını merkeze alırken, onun çocukluk dönemini, yetiştiği çevreyi ve ruh dünyasını ortaya koyuyor. “Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben halime”, “Neden gülmesin gül gibi yüzler” gibi pekçok şarkıdan da hatırlanacak İhsan Raif Hanım, konuşma, şiir ve yazılarıyla Kurtuluş Savaşı’na destek olmuştu. Romanda önemli yer edinen isimlerden biri de, “Sanat şahsi ve muhteremdir” sözüyle bilinen, İhsan Raif Hanım’ın eşi, Fecr-i Âtici Şahabettin Süleyman.

Henry Bauchau – Çevre Yolu (2013)

  • ÇEVRE YOLU, Henry Bauchau, çeviren: Sosi Dolanoğlu, Metis Yayınları, roman, 212 sayfa

CEVRE

Belçikalı romancı Henry Bauchau ‘Çevre Yolu’nda, yaşlı anlatıcısının geçmişiyle ve bu geçmişin içinde önemli yer tutan Nazi zulmüyle yüzleşmesini hikâye ediyor. Roman, günümüz Paris’inde yaşayan yaşlı bir anlatıcının anımsamaları üzerine kurulmuş. Anlatıcı, bir hastane odasında kanser tedavisi gören ve durumu kritik olan gelini Paule’yi her gün ziyaret etmektedir. Bu sıkıntılı ziyaretlerinde anlatıcı, geçmişinin belli belirsiz anılarına doğru yol alır. Yaşlı adamın hikâyesinde kaybettiği eşi, Naziler tarafından katledilen bir direnişçi ve kahramanımızın bugününe yansıyan geçmişinin kimi önemli kırılma anları yer alır.

Misha Defonseca – Kurtlarla Yaşam (2013)

  • KURTLARLA YAŞAM, Misha Defonseca, çeviren: Zehra Gencosman, Yapı Kredi Yayınları, roman, 231 sayfa

 KURTLARLA

Misha Defonseca ‘Kurtlarda Yaşam’da, 2. Dünya Savaşı’nın yarattığı büyük yıkımı, küçük Yahudi kız Misha’nın gözünden anlatıyor. Yedi yaşındaki Misha’nın anne ve babası, Naziler tarafından tutuklanmıştır. Yapayalnız kalan Misha’nın tek çaresi, anne ve babasını bulmak için yola koyulmaktır. Bu olağanüstü yolculuğunda savaşın Avrupa’da neden olduğu ateş ve kini, insanın ne denli vahşileşebileceğini o çocuk aklıyla çözmeye çalışan Misha, aynı zamanda doğanın kendine has dilini, toprağı ve her türden hayvanı anlamaya çalışacaktır. Tehlikelerin arasında, annesine duyduğu özlem ve kurtların desteği, Misha’yı ayakta tutacak tek şeydir.

H. G. Wells – Efendi Uyanıyor (2013)

  • EFENDİ UYANIYOR, H. G. Wells, çeviren: Egemen Yılgür, Maya Kitap, roman, 283 sayfa

 EFENDI

H. G. Wells, 1899’da yayınlanan distopya ve politik bilimkurgu romanı ‘Efendi Uyanıyor’da, halk ile dünyayı ele geçiren despot yönetim arasındaki savaşı hikâye ediyor. Romanın başkahramanı Graham, uzun zamandır uykusuzluk sorunu yaşamaktadır. Genç adam, bir gün nihayet uyur. Yalnız uyku, tam iki asır sürmüştür ve Graham, dünyanın tek efendisi olarak uyanmıştır. Fakat bu güçten kan damlamaktadır. Çünkü Graham uyuduğu sırada, onun servetinin koruyuculuğunu üstlenen Konsey, kurduğu acımasız sistemle halka büyük acılar çektirmektedir. Graham şimdi, halkın tarafını tutmak ile gücünden taviz vermek arasında bir karar vermelidir.