Rıza Yıldırım – Bektaşiliğin Doğuşu (2019)

Bektaşilik, Yeniçeri Ocağı’nda egemen bir mezhepti.

Yeniçeri Ocağı da, bilindiği gibi, Osmanlı Devlet sistemindeki merkezî bir yere sahipti.

Bu durumda, Bektaşi Tarikatı ile Osmanlı Devleti arasında çok yakın ve güçlü bir bağdan bahsedilebilir.

Öte yandan devletle çok yakın bağı olan bu tarikat, aynı zamanda Osmanlı dinî-siyasal kültürünün çevresine itilmiş unsurların toparlandığı bir şemsiye kimlik işlevi de görüyordu.

Bu durumda, ilginç bir paradoksla karşı karşıya bulunuyoruz.

Bu durumda, asıl akla takılan sorular şunlar:

Birbirine taban tabana zıt görünen bu iki işlev aynı tarikatta nasıl bir araya geldi?

Bektaşi Tarikatı, bir yandan Osmanlı sisteminin dışladığı derviş dindarlığının birleşme ve kaynaşma platformu haline gelirken diğer yandan nasıl sistemin çekirdeği olan Yeniçeri ordusunun resmî tarikatı olabildi?

İşte Rıza Yıldırım’ın on yıllık araştırmasının meyvesi olan ‘Bektaşiliğin Doğuşu’ başlıklı bu çalışması, Bektaşi Tarikatı’nın Hacı Bektaş’tan başlayıp Balım Sultan’a kadar uzanan iki buçuk yüzyıllık kuruluş serüvenini inceleyen harika bir monografi.

Yıldırım bunu yaparken, Orta Çağ Anadolu’sunda İslâm Pratikleri, modern tarih yazıcılığında Hacı Bektaş Veli, Bektaşi Yolu’nun teşekkülü, Bektaşiler ve Rum abdalları ve Rum abdallarının tasavvuf anlayışı gibi pek çok önemli konuyu irdeliyor.

  • Künye: Rıza Yıldırım – Hacı Bektaş Veli’den Balım Sultan’a Bektaşiliğin Doğuşu, İletişim Yayınları, din, 368 sayfa, 2019
Reklamlar

Rıza Yıldırım – Geleneksel Alevilik (2018)

“Anadolu’nun bağrında, parça parça yok olan yitik bir hikâyeden bahsediyorum.”

Rıza Yıldırım bu kapsamlı incelemesinde, geleneksel Aleviliğin inanç yapısını ve kültürünü detaylı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kent düzeni ve modern hayat ile karşılaşma, geleneksel Aleviliği de büyük dönüşüme uğrattı ve Alevilik böylece kentli bir form ve içerik kazandı.

Başka bir deyişle geleneksel Alevilik modern Aleviliğe dönüştü.

İşte Yıldırım da, toplamda 170 günü bulmuş birebir görüşmeler yoluyla, kaybolmak üzere olan bu “geleneksel Alevilik bilgisini” kayıt altına almış.

Esas olarak Amasya, Tokat, Çorum ve Sivas’ta gerçekleştirilen bu görüşmeler,  okurunu Anadolu’nun bağrında saklayan dedelerin, babaların, aşıkların, anaların, kamberlerin, sofuların,

“Yol”un taliplerinin, Hak erenlerinin, Ehl-i Beyt aşıklarının, Ali muhiplerinin ve gelip geçmiş erenlerin geride kalan son temsilcilerinin dünyasına davet ediyor.

Çalışma, 2013-2016 yılları arasında yapılan bir projeye dayanıyor.

Proje kapsamında 670 Alevi köyünde 442 kişiyle yüz yüze derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve 295 görüşmenin kayıtları birebir deşifre edilmiş.

Elimizdeki kitabın kaynağı da, toplam 4700 sayfa civarında olan işte bu görüşmenin metinleri.

  • Künye: Rıza Yıldırım – Geleneksel Alevilik: İnanç, İbadet, Kurumlar, Toplumsal Yapı, Kolektif Bellek, İletişim Yayınları, inceleme, 411 sayfa, 2018

Rıza Yıldırım – Aleviliğin Doğuşu: Kızılbaş Sufiliğinin Toplumsal ve Siyasal Temelleri 1300-1501 (2017)

Alevi tarihi ve Aleviliğin inanç yapısı, ritüelleri ve toplumsal örgütlenmesi konularında pek çok çalışmaya imza atmış Rıza Yıldırım’dan, Kızılbaş-Aleviliğin doğuşuna dair önemli bir inceleme.

Kitap bir yönüyle 15. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı düzeninden dışlanmaya başlayan Türkmenlerin ve onlara katılan az sayıdaki Kürt aşiretinin hikâyesi, diğer yönüyle de Osmanlı rejimiyle özdeşleşerek daralan ve katılaşan Sünni pratiğe karşı Hz. Ali ve Ehl-i Beyt merkezli muhalif bir İslam yorumunun alternatif bir dindarlık modeli olarak ortaya çıkışının hikâyesi olarak okunmalı.

Kitap özellikle, Osmanlı-Safevi siyasal rekabeti ve bu bağlamda Kızılbaş sufiliğinin ortaya çıkış ve yükselişinin toplumsal ve siyasal dinamikleri hakkında aydınlanmak için çok iyi bir fırsat sunuyor demeliyiz.

  • Künye: Rıza Yıldırım – Aleviliğin Doğuşu: Kızılbaş Sufiliğinin Toplumsal ve Siyasal Temelleri 1300-1501, çeviren: Barış Yıldırım, İletişim Yayınları, din, 400 sayfa