Donatella della Porta – Demokrasi Seferberliği (2019)

1989’da Orta ve Doğu Avrupa’da ve 2011’de Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da gerçekleşen iki demokrasi protestosu dalgası, demokrasinin gelişimine katkıda bulundu mu?

Donatella della Porta, bu iki süreçte deneyimlenmiş vakaları ayrıntılı bir bakışla karşılaştırarak demokrasi seferberliklerinde ortaya çıkan nedensel mekanizmaları gözler önüne seriyor.

Kitap, protesto olaylarının demokrasi için ne gibi fırsatlar yarattığını irdeleyerek çalışmasına başlıyor ve devamında da, toplumsal hareketlerin nasıl bir kaynak seferberliğine gittiklerini, sivil toplum örgütlerinin ne zaman ve nasıl protestoya katkıda bulunduklarını, protestolarda çeşitli aktörlerin etkileşimini ve milliyetçiliğin demokratikleşmeden ziyade onun aleyhine kullanıldığı durumları kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

Porta’nın söz konusu demokratikleşme girişim ve seferberliklerini Macaristan, Polonya, Fas, Türkiye, Romanya, Arnavutluk, Libya ve Suriye gibi pek çok ülke üzerinden izlemesi de, çalışmayı ayrıca önemli kılıyor.

Künye: Donatella della Porta – Demokrasi Seferberliği: 1989 ile 2011 Yıllarının Karşılaştırması, çeviren: Aslınur Akdeniz Brehmer, Kafka Kitap, siyaset, 496 sayfa, 2019

Chris Harman – Doğu’da Fırtına Koptu (2019)

1917-18’de üç büyük imparatorluk dört yıllık toptan savaşın yükü altında çöktüğünden bu yana, Elbe nehrinin doğusunda 1989’un son döneminde yaşananlara benzer bir politik kargaşaya tanık olunmadı.

1989 yılı sosyalist hareket için çok ama çok zor bir yıldı.

O yıl sosyalist hareketin ezici çoğunluğunun şaşkınlık dolu bakışları altında on binlerce insan “gerçekleşmiş sosyalizm ülkesi” Doğu Almanya’dan, çürüyen kapitalizmin ülkesi emperyalist Almanya’ya kaçmak için adeta birbirlerini ezerek tel örgüleri ve duvarları aşmaya başladılar.

Nihayet Batı’nın çürümüşlüğünden Doğu’yu koruyan Berlin Duvarı da bando, mızıka ve bayram havası içinde yıkıldı, parçalandı ve kapitalizmin ebedi zaferinin bir sembolü olarak küçük parçalara bölünüp parça parça satıldı.

Polonya, Macaristan, Çekoslovakya, Doğu Almanya, Bulgaristan ve Romanya’yı yaklaşık 45 yıldır yöneten tek partili politik yapılar ekonomik kriz ve halk hareketinin baskısı altında yıkıldı.

Bu öyle şiddetliydi ki, bu ülkelerin dev komşusu SSCB de bu yıkıcı dalgadan kurtulamadı.

Ünlü İngiliz Marksist Chris Harman’ın, bu süreçten bir süre önce yayımladığı bu makalesi ise, hem Stalinist rejimleri derinlemesine bir sorgulamaya tabi tutmuştu hem de bu rejimlerin aşağıdan mücadele ile devrilip küresel kapitalizme entegre olacaklarını öngörmüştü.

Bu devletlerin çöküşü hakkında o dönem yazılmış en iyi analizlerden biri olan kitap, Berlin Duvarı’nın yıkılışına giden sürecin harika bir analizini sunuyor ve bunu yanı sıra, Gorbaçov’un o zaman pek bilinmeyen ve pek yüzeye çıkmamış hesaplarını da gözler önüne sermişti.

‘Doğu’da Fırtına Koptu’ uzun zamandır temin edilemiyordu.

Kitap şimdi, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

  • Künye: Chris Harman – Doğu’da Fırtına Koptu: Doğu Avrupa’da Stalinizmin Çöküşü, çeviren: Betül Dilan Genç, Z Yayınları, siyaset, 128 sayfa, 2019