Kolektif – İran’ın Tarafsızlığı (2009)

‘İran’ın Tarafsızlığı’, İran İmparatorluğu Dışişleri Bakanlığı diplomatik belgelerinden oluşuyor.

Kitabın girişini kaleme alan David Gaunt, Osmanlı İmparatorluğu’nun, 1. Dünya Savaşı sırasında, 1915 ve 1918’de olmak üzere iki kez kuzeybatı İran’ın bazı kısımlarını, yani Azerbaycan Vilayeti’ni işgal ettiğini belirtiyor.

Osmanlıların Almanya ve Avusturya-Macaristan ile ittifak halinde savaşa girer girmez bu saldırıyı gerçekleştirdiğini söyleyen Gaunt, kitaptaki belgelere dayanarak, İran Şahı’nın ülkesinin tarafsızlığını ilan etmesine rağmen bunun gerçekleştiğini, böylece silahsız sivillerin katledildiğini ve misyonlara sığınan kişilerin de ele geçirilip infaz edildiğini savunuyor.

  • Künye: Kolektif – İran’ın Tarafsızlığı, çeviren: Bilge Bulut, Pencere Yayınları, tarih, 243 sayfa
Reklamlar

Andre Sernin – Tokatlı Yetvart’ın Anıları (2009)

‘Tokatlı Yetvart’ın Anıları’, 1915 olaylarından kurtulan Yetvart Kederyan’ın anılarından oluşuyor.

1907 yılında Tokat’ta dünyaya gelen Kederyan, 1915 olaylarında öksüz ve yetim kalır. Ardından Paris’e göç eden Kederyan, burada elmas traşçılığına başlayacak ve inişli çıkışlı hayatında saygın bir elmas ustası olarak ün yapacaktır.

Kederyan elimizdeki anılarında, çocukluğunun Tokat’ını, ailesini, kentteki demografik yapıyı, Birinci Dünya Savaşı’nın beraberinde getirdiği acıları, 1915 olaylarını doğuran etkenleri, tehcirde ailesini kaybetmesini, işgal kuvvetleri içinde bulunan Fransızlardan yardım alarak Paris’e kaçışını, burada yeni bir hayat kurmasını ve meslek yaşamını anlatıyor.

“İnsanoğlunun yüreği doğduğu ve gençliğini geçirdiği yerlerde sonsuza değin kalıyor,” diyen Kederyan’ın belge niteliğindeki anıları, bir dönemin tanıklığını sunuyor.

  • Künye: Andre Sernin – Tokatlı Yetvart’ın Anıları, çeviren: Anais Martin, Pencere Yayınları, anı, 116 sayfa

Alice Taşcıyan – Bağrıma Taş Bastım (2009)

Alice Taşcıyan ‘Bağrıma Taş Bastım’da, Anadolu’da doğup Fransa’da hayata gözlerini yuman annesi Varvar Hanım’ın hayat hikâyesini anlatıyor.

Varvar Hanım’ın hayatı, 1915’te gerçekleşen acı olayları da barındırdığı için ayrıca önem arz ediyor diyebiliriz.

Anadolu’da, günümüz Türkiye’sinde bulunan Sebaste (Sivas) yakınlarındaki küçük bir köy olan Ulaş’ta 1909 yılında doğan Varvar Hanım, Tehcir esnasında köylerinden sürüldüklerini, babasının ve ağabeylerinin katledildiğini, annesini bu esnada kaybettiğini ve Sivas’taki kimsesizler yurdunda dört yıl kaldığını söylüyor.

Kitabın devamında, Varvar Hanım’ın yurt dışına sığındıktan sonraki hayatına dair anlatımları yer alıyor.

  • Künye: Alice Taşcıyan – Bağrıma Taş Bastım, çeviren: Meryem Mine, Pencere Yayınları, anı, 164 sayfa

Vasilis Kiratzopulos – Kayıt Olunmamış Soykırım (2009)

Vasilis Kiratzopulos ‘Kayıt Olunmamış Soykırım’da bizi, çok uzak olmayan bir tarihe, 6-7 Eylül olaylarının yaşandığı 1955 yılındaki İstanbul’a götürüyor.

Yazar, 6-7 Eylül olayları için, “Eylül’de olanlar” anlamına gelen “Septemvriana” kavramını kullanıyor.

Olayların yaşandığı dönemin öncesi ve sonrasını kapsamlı bir bakışla irdeleyen Kiratzopulos’un, uluslararası hukukun soykırım kavramına da daha yeni ve daha geniş bir anlam vermesi ise, dikkat çeken bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor.

Zira yazar, Septemvriana’nın İstanbul Rum Cemaatine karşı yapılmış ve halen cezasız kalmış bir soykırım hareketi olduğunu savunuyor.

  • Künye: Vasilis Kiratzopulos – Kayıt Olunmamış Soykırım: İstanbul Eylül 1955, çeviren: Sonya Özzakar, Pencere Yayınları, siyaset, 201 sayfa

Julia Voznesenskaya – Kadınlar Dekameronu (2009)

Rus Şair ve yazar Julia Voznesenskaya ‘Kadınlar Dekameronu’nda, on kadının kadınlık durumuna dair farklı öykülerini anlatıyor.

Leningrad’da bir doğum kliniğinde yatan on kadın, hastanenin karantina altına alındığını öğrenir.

Kadınlardan birinin önerisi, herkesin bir öykü anlatmasıdır.

Bu öneriyi kabul eden kadınlar, karantina boyunca kadınlık hallerini tasvir ettikleri öyküler anlatır.

İlk aşk; baştan çıkarılanlar ve terk edilenler; komik durumlarda sevişmek; halk dilinde cadı, canavar, lanet diye adlandırılan kadınlar; ihanet ve kıskançlık; sapıklar ve kurbanlar; paranın neden olduğu şeyler; intikam ve mutluluk, öykülerin konularını oluşturur.

  • Künye: Julia Voznesenskaya – Kadınlar Dekameronu, çeviren: Çağlayan Aksoley, Pencere Yayınları, roman, 342 sayfa

Harun Mutluay – Aşkla Savaş Genel Müdürlüğü (2015)

Diktatörlüğün hüküm sürdüğü distopik bir dünyada, hayatlarının her alanına nüfuz etmiş sistemle mücadele edenlerin yaşadıkları.

Eğitim kurumlarında flört ilişkilerine göz açtırmayan, gizli polislerin, ajanların kirli tezgâhlar kurduğu, üniversitelerdeki proje ve bilimsel çalışmaların sıkı sıkı denetlendiği, kâbus gibi bir dünya.

  • Künye: Harun Mutluay – Aşkla Savaş Genel Müdürlüğü, Pencere Yayınları

Arşaluys Mardiganyan – Parçalanmış Ermenistan (2015)

Ermeni soykırımından mucize eseri kurtulan bir Ermeni kızının hikâyesi.

Amerika’da Ermeni Jan d’Ark’ı olarak anılan Mardiganyan’ın, soykırımın iki yıllık kâbuslarının tüm dehşetini taşıyarak uzun bir süre dolandıktan sonra, 1917’de Erzurum’a, oradan ABD’ye uzanan yolculuğu.

  • Künye: Arşaluys Mardiganyan – Parçalanmış Ermenistan, çeviren: Diran Lokmagözyan, Pencere Yayınları