Paulo Freire – Özgürlüğün Pedagojisi (2019)

Paulo Freire’in son dönem çalışmalarından olan bu kitap, 1997’de Harvard’ta verilmesi düşünülen özgürleşme pedagojisi konulu seminer için yazıldı.

Freire burada, her öğretmenin sahip olması veya hiç olmazsa ders olarak görmesi gereken, ama öğretmenlik eğitimi sırasında nadiren öğretilen başka temel bilgilerin altını çiziyor.

“Öğretmek eğitimin ideolojik olduğunu bilmeyi de gerektirir.” diyen Freire, öğretmenin etikten ayrı düşünülemeyeceğini ve öğretmenin eleştirel olma becerisi gerektirdiğini belirtiyor.

Freire bu temel bilgilerin, dünyanın eleştirel bir okumasını yapabilmek için kesinlikle gerekli olduğunu çok ikna edici biçimde ortaya koyuyor.

Kitap, her şeyden önce özgürleştirici eğitim yolundaki mücadeleyi tazelemek için baskıcı eğitime alternatif arayanlara yapılmış güçlü bir çağrı.

‘Özgürlüğün Pedagojisi’, Freire’nin kült kitabı ‘Ezilenlerin Pedagojisi’nden uzun yıllar sonra yayımlandı ve bir yönüyle de o ünlü eserdeki temel kavramları zamanın süzgecinden geçirip yeniden yorumlamasıyla çok önemli.

  • Künye: Paulo Freire – Özgürlüğün Pedagojisi: Etik, Demokrasi ve Medeni Cesaret, çeviren: Gülden Kurt Gevinç, Yordam Kitap, eğitim, 188 sayfa, 2019

Paulo Freire – Kültür İşçileri Olarak Öğretmenler (2019)

Her şeyden önce güçlü bir kavrayışın ürünü olan bu kitap, bu yüzyılın son yarısındaki en önemli eğitimci olarak Paulo Freire’in tarihteki yerini bir kez daha ortaya koyan, çok önemli bir eser.

Büyük başarısızlıklara yol açan ve daha da büyüklerine yol açmayı sürdüren, kapitalist bankacı eğitim modeline verilmiş çarpıcı bir yanıt olan ‘Kültür İşçileri Olarak Öğretmenler’, pedagojik mücadele yoluyla ve yorulmak bilmeden bir hümanizm ve demokrasi öğretisi yayıyor, otoriterliğin ve baskının tiranlığını yıkmaya ve insanlığa eksiksiz bir şekilde sahip çıkan küresel yurttaşların kucaklayıcı ve çok renkli kardeşliğini sunuyor.

Kitap, öğretmenler bağlamında eleştirel pedagojiyi bir meslek olarak ele alırken, diyalektik bir biçimde öğretmen sorumluluğuna ilişkin tartışmaya derin bir felsefi kavrayış katıyor.

Freire öğretmenlerin rolünü anaç bir ebeveyn ya da teyze rolü olarak görmez.

Öğretmenler ideolojiden, ırkçılıktan, toplumsal sınıflardan arındırılmış saf bir dünyada yaşamazlar; onlar, “öğrencilerinin erken ve uygun bir yaştan itibaren oyunlarla, hikâyelerle, okumalarla söylemle pratiğin tutarlı olması ihtiyacını anlamalarını sağlayan” toplumsal ve siyasi faillerdir.

Sonuç olarak bu kitap da dâhil olmak üzere Freire’in bütün çalışmaları, pedagoji ile siyaset arasında eleştirel bir ilişki kurarak, pedagojik olanın siyasi veçhelerini öne çıkararak ve siyasetin içindeki açık ya da örtük pedagojiye dikkat çekerek çözülen toplumsal sözleşmeyi yeniden tasarlamakla ilgilenir.

Öğretmenlerin yanı sıra, eğitimle ilgilenen her okurun muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Paulo Freire – Kültür İşçileri Olarak Öğretmenler: Öğretmeye Cesaret Edenlere Mektuplar, çeviren: Çağdaş Sümer, Yordam Kitap, eğitim, 191 sayfa, 2019

Brad Evans ve Sean Michael Wilson – Şiddetin Eleştirel Tarihi (2018)

Cehaletin siyasal ve kültürel yaşamın belirleyici özelliklerinden birine dönüştüğü bir dönemde yaşıyoruz.

O yüzden, özellikle de bugün en acil ihtiyacımız, şiddetin çeşitli biçimlerini eleştirmek için elzem olan pedagojik araçların geliştirilmesi.

İşte bu harikulade grafik roman, tam da bu ihtiyaca yanıt veren eserlerden biri.

Kitap, düşünce tarihinin önde gelen isimlerinin eleştirel düşüncelerinden yola çıkarak şiddet döngüsünün nasıl kırılabileceğini anlatıyor.

Kitapta, Hannah Arendt, Frantz Fanon, Paulo Freire, Michel Foucault, Edward Said, Noam Chomsky, Judith Butler ve Giorgio Agamben’in düşüncelerine farklı çizerlerin çizimleri eşlik ediyor.

Kitabın çizerleri ise şöyle: Inko, Carl Thompson, Robert Brown, Chris Mackenzie, Michiru Morikawa ve Yen Quach.

Başka bir dünya mümkün diyenlerin, bunun için ısrar edenlerin ve her şartta mücadele devam diyenlerin keyifle, aydınlanarak okuyacağı, çizimleriyle de göz dolduran bir çalışma.

  • Künye: Brad Evans ve Sean Michael Wilson – Radikal Düşünürlerin Gözünden Şiddetin Eleştirel Tarihi, çeviren: Utku Özmakas, Dipnot Yayınları, grafik roman, 135 sayfa, 2018

Paolo Vittoria – Paulo Freire: Diyaloğun Pedagojisine Giden Yol (2017)

Paulo Freire’in, meşhur çalışması ‘Ezilenlerin Pedagojisi’nde kavramsallaştırdığı ve pratiğe döktüğü ekolü, Brezilya’da başlayıp adım adım tüm dünyayı etkileyen eğitim sistemlerinden.

1997 yılında hayata veda eden Freire, 20. yüzyılın en etkili eğitim düşünürlerinden biri olarak ardında muazzam bir miras bıraktı.

Neoliberal politikaların eğitim kurumlarını birer piyasa şirketine dönüştürdüğü, eğitim sistemlerinin dünya çapında tutucu bir biçim kazandığı günümüzde, Freire’in özgün sisteminin vazgeçilmez olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.

Paolo Vittoria’nın kaleme aldığı bu kitap, Freire’in düşünsel yolculuğunun nitelikli bir dökümü niyetine okunmalı.

Vittoria, Freire’in Brezilya’da eğitim sistemindeki sorunlara karşı eleştirel pedagoji sistemini nasıl ortaya çıkardığını, bunu yaparken hangi kaynaklardan yararlandığını ve bu sistemin eğitim alanına ne gibi katkılar sunduğunu detaylı bir bakışla serimliyor.

Freire’in eleştirel pedagoji akımı hakkında bilgilenmek isteyen her okura şiddetle tavsiye edilir.

  • Künye: Paolo Vittoria – Paulo Freire: Diyaloğun Pedagojisine Giden Yol, çeviren: Yasemin Tezgiden Cakcak ve Erdal Cakcak, Kalkedon Yayınları, eğitim, 178 sayfa

Adem Yıldırım – Eleştirel Pedagoji (2010)

  • ELEŞTİREL PEDAGOJİ, Adem Yıldırım, Anı Yayıncılık, eğitim, 230 sayfa

Radikal demokrasinin eğitimsel değişimini ve dönüşümünü öngören eleştirel pedagoji, demokrasi kültürünü zenginleştirmeyi ve aktif, sürekli bir yurttaşlık bilinci kazandırmayı amaçlar. Tarihsel köklerinde en güçlü geleneğin Marksizm olduğu bu akım böylece, kültürel ve sosyal politikaları izleyen, iyi okuyan ve eleştiren bir toplum oluşturmayı hedefler. İşte Adem Yıldırım elimizdeki çalışmasında, geleneğin kapsamlı bir çerçevesini, bu alanın bilinen iki ismi olan, Ivan Illich ve Paulo Freire’nin eğitim anlayışları üzerinden sunuyor. Yıldırım, bu iki düşünürün, eleştirel pedagoji konusundaki birbirinden farklı yorumları üzerine yoğunlaşırken, akımın temel kavramlarını da derli toplu bir şekilde okuyucularına sunuyor. Yazar böylece, son zamanlarda Türkiye’de tartışılan ekolün kapsamlı bir sunumunu yapmış oluyor.