Lewis Lyons – Cezalandırmanın Tarihi (2018)

Sicilya, Addaura’daki Yontma Taş Devri’ne ait mağaraların birinde, ayağa kalkmaya çalıştığı takdirde kendi kendisini boğacak şekilde bağlanarak yere oturtulmuş bir adam ve etrafında ayakta duran birkaç insanın bulunduğu bir sahne resmedilmiştir.

Bu oyma, cezalandırmanın en eski kaydı olarak değerlendirilir.

Başka bir deyişle bu oyma, cezalandırmanın tarihinin, insanın tarihi kadar eskiye dayandığının kanıtıdır.

İşte Lewis Lyons da bu önemli kitabında, insanlık tarihine koşut bir şekilde ortaya çıkmış ve gelişmiş cezalandırmanın tarihsel dönüşümünü kayda alıyor.

Kitabın ilk dört bölümü, modern zamanların hukuk ve ceza sisteminin temelini oluşturan cezalandırmaya dair eski fikir ve eylemlerin Avrupa, Orta Doğu ve Asya’daki ilk medeniyetlerden itibaren tarihi bir değerlendirmesini sunuyor.

Kitabın son dört bölümü ise, hapis, bedensel ceza, idam ve dünya çapında kullanımı kanundışı olarak kabul edilen, fakat bir dönemler yargı sürecinin temel unsurunu oluşturan işkence gibi, dört ana cezalandırma yöntemi üzerine araştırmalardan oluşuyor.

Günümüzde de Hammurabi döneminde olduğu gibi kısas, caydırma, engelleme ve ıslah; cezalandırmanın temel nedenlerini oluşturuyor.

Lyons’un kitabı ise, cezalandırmanın tarihsel serüvenini kapsamlı bir bakışla izlemesiyle büyük bir boşluğu dolduruyor.

  • Künye: Lewis Lyons – Cezalandırmanın Tarihi, çeviren: Silya Zengilli, Paris Yayınları, hukuk, 245 sayfa
Reklamlar

Hugo Ball – Zamanın Dışına Kaçış (2017)

Hugo Ball, 20. yüzyılın en önemli sanat hareketlerinden olan Dada’nın kurucularından ve etkili isimlerinden.

Ball’un Dada ile doğrudan ilişkisi sadece dokuz aylık bir süreç olsa da, bilindiği gibi hareketin asıl doğduğu yer Cabaret Voltaire’dir ve kabarenin kurucusu da Ball’dan başkası değildir.

Ball’un ruh hali, böylesi dikkat çeken bir hareketin önde gelen bir siması olmak ile kalabalıklardan kaçıp kendi içine çekilmek arasında sürekli gidip geldiğinden, iki kere Dada’yı ve Zürih’i terk etmişti.

Bu durum da, Dada’nın Tristan Tzara önderliğinde ortaya çıkan bir hareket olarak yayılmasına neden oldu.

Gelelim elimizdeki kitaba…

Hugo Ball’un 1910-1922 yılları arasında kaleme aldığı kişisel günlüğü ‘Die Flucht aus der Zeit’, Türkçe adıyla ‘Zamanın Dışına Kaçış’, ilk kez 1927’de yayınlandı.

Günlük, özellikle Ball’un, içinde bulunduğu Dada hareketi ile yaşadığı dönemin estetik ve siyasi başkaldırılarına odaklanıyor.

Kitabın en büyük katkısı, Dada’nın ortaya çıktığı siyaset, sanat ve düşünce atmosferini aydınlatan önemli olaylar, anılar ve değerlendirmeler barındırması.

Hans Richter, Dada’nın doğumunu ve gelişimini aktaran en güzel gözlemlerin Ball’un günlüğünde saklı olduğunu söylemişti.

Kitabın, Türkçeye ilk kez çevrildiğini de özellikle belirtmekte fayda var.

  • Künye: Hugo Ball – Zamanın Dışına Kaçış, çeviren: Sibel Erduman, Paris Yayınları, günlük, 344 sayfa, 2017

Brian Innes – İşkencenin Tarihi (2018)

İşkence bireyin haklarına ve itibarına ahlaksız ve alçakça bir müdahale, insanlık adına işlenen çok büyük bir suç ve hiçbir geçerli mazereti olmayan ve olamayacak bir eylemdir.

Fakat ne yazık ki, işkenceye bugün de, bir itiraf ettirme ve sindirme aracı olarak her fırsatta başvuruluyor.

Uluslararası Af Örgütü’nün sıklıkla ortaya koyduğu gibi, vahşet sadece devletin düşmanları üzerinde değil, bizzat devletin zorbalarının hedefi olmuş masumların üzerinde de uygulanıyor.

Brian Innes bu kapsamlı incelemesinde, eski Yunan ve Roma İmparatorluğu’nda işkenceden Guantanamo esir kampındaki işkencelere kadar, geniş bir zaman diliminde işkencenin tarihini anlatıyor.

Kitap, işkencenin tarihini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda düşünürlerin, siyasetçilerin, devletlerin ve sivil toplum kuruluşlarının işkenceye bakışlarındaki dönüşümü de kayıt altına alıyor.

Kitapta,

  • Eski Yunan ve Roma’da işkence,
  • Engizisyon mahkemelerindeki işkenceler,
  • İspanyol engizisyonu,
  • İngiltere ve sömürgelerindeki işkenceler,
  • Avrupa’da cadı avı dönemindeki kan donduran işkenceler,
  • Çin, Japonya ve Hindistan’da işkence,
  • yüzyılda işkence,
  • 11 Eylül saldırılarından sonra işkence,
  • IŞİD’in gerçekleştirdiği işkenceler
  • İşkencelerde kullanılan yöntemler,
  • İşkence aletleri,
  • Ve 20. yüzyılla birlikte geliştirilen psikolojik işkence yöntemleri gibi konular ele alınıyor.

İşkencenin tarihini, kurbanların çektiği eziyetleri ve yüzyıllar boyunca bu eziyeti ortaya çıkaran belirli aletleri ve yöntemleri anlatan önemli bir kitap.

  • Künye: Brian Innes – İşkencenin Tarihi, çeviren: Silya Zengilli, Paris Yayınları, tarih, 254 sayfa

Frank Bures – Deliliğin Coğrafyası (2017)

Kültür, hayatımızı ne kadar etkileyebilir?

Gazeteci Frank Bures, bu ilginç kitabında, kültürün bizi bunalıma sürükleyebilecek, hatta bizi delirtebilecek gerçek örneklerinin izini sürüyor.

Nijerya, Tayland, Borneo, Singapur, Japonya, Hong Kong, Çin ve daha pek çok coğrafyayı kapsayan araştırmalarında Bures, halk arasında yüzyıllara yayılan kültürel hurafelerin, ne denli sınır tanımaz boyutlar alabileceğini, daha da önemlisi, bu inanışların bireyin ruh sağlığı üzerinde nasıl derin izler bırakabileceğini gözler önüne seriyor.

Kitaptan birkaç örnek şöyle:

  • Büyüyle cinsel organın kaybedilmesi,
  • Amok diye bilinen Malezya’ya özgü cinnet hali,
  • Japon toplumunda, bazı kişilerin başkalarının utançlarından korktuğu “taijin kyufusho” durumu,
  • Malezya’da, ani bir korku sonrasında, çevrelerindekilerin sözlerini ve hareketlerini tekrar etme anlamına gelen “latah” hali,
  • Vudu ölümleri,
  • Japonya’da, özellikle genç bireyleri sosyalleşmekten aşırı derecede alıkoyan “sessiz salgın” furyası,
  • Kamboçya’da, insanlarda baş dönmesi, nefes alma zorluğu, uyuşukluk ve ateşlenmeye neden olduğuna inanılan “rüzgâr saldırısı” sendromu,
  • Hintli erkeklerin, fiziksel ve cinsel güçsüzlüğe uğradıklarını düşündükleri “dhat” sendromu…

Kitap, bu ve bunun gibi pek çok dikkat çekici örnek üzerinden, kültürün, algılamamızı ve davranışımızı nasıl güçlü bir biçimde şekillendirebileceğini gösteriyor.

  • Künye: Frank Bures – Deliliğin Coğrafyası, çeviren: Baysan Bayar, Paris Yayınları, kültür, 207 sayfa, 2017