Aiskhylos – Zincire Vurulmuş Prometheus (2013)

  • ZİNCİRE VURULMUŞ PROMETHEUS, Aiskhylos, çeviren: Azra Erhat ve Sahabattin Ali, İş Kültür Yayınları, tragedya, 78 sayfa

 ZINCIRE

Aiskhylos’un, tarihe direnen tragedyası ‘Zincire Vurulmuş Prometheus’, Prometheus’un Tanrılardan ateşi çalmasını ve bunun için çarptırıldığı cezayı hikâye ediyor. Titanlar soyundan gelen ve bilinç ile özgürlüğü her şeyden değerli gören Prometheus, baştan beri Tanrılara düşman insanlara da dost olmuştur. Günün birinde Prometheus, ateşi, yani bilgiyi ve gücü Tanrılardan çalıp insanlara verecektir. Fakat Tanrısal düzene karşı çıktığı için ağır bir şekilde cezalandırılacaktır. Zincire vurulup bir kayaya mıhlanacak Prometheus, eylemini, eyleminin uyandırdığı tepkiyi dile getirir, böylece insanın ezeli ve ebedi dramını anlatır.

Anton Çehov – Ayı (2012)

  • AYI, Anton Çehov, çeviren: Tansu Akgün, İş Kültür Yayınları, tiyatro, 212 sayfa

 AYI

Elimizdeki kitapta, Anton Çehov’un ‘Şehir Yolunda’, ‘Ayı’, ‘Tütünün Zararları’, ‘Kuğunun Şarkısı’, ‘Evlenme Teklifi’, ‘Düğün’, ‘Tatyana Repina’, ‘Zoraki Trajedi Aktörü’ ve ‘Yıldönümü’ gibi, komedi ve dram türünde yazdığı dokuz klasik oyunu yer alıyor. Çehov bu oyunlarından ‘Evlenme Teklifi’nde, komşusu Stepan Stepanoviç Çubukov’un kızı Natalia’ya evlenme teklif etmeyi düşünen İvan Vasilyeviç Lomov’un başından geçen gülünç olayları anlatıyor. Hastalık hastası İvan için, evlenme teklifinde bulunmak başlıbaşına zorken, üç kişi arasında yaşanan karşılıklı yanlış anlamalar, bir yerden sonra asıl sorun haline gelecektir.

Calderon de la Barca – Hayat Bir Rüyadır (2011)

  • HAYAT BİR RÜYADIR, Calderon de la Barca, çeviren: Başar Sabuncu, İş Kültür Yayınları, oyun, 105 sayfa

 

İspanyol edebiyatının altın çağının önemli yazar ve şairlerinden Calderon de la Barca, ‘Hayat Bir Rüyadır’da, bireyin ezeli ve ebedi varoluş krizini, felsefi bir bakışla çerçeveleyerek anlatıyor. Oyunun bir yerinde, Prens Segismundo’nun ağzından “Hayat dediğin nedir? / Gelip geçici bir yanılsama, / bir gölge oyunu, bir düzmece; / en yüce sayılanın hiç değeri yok. / Çünkü bir rüyadır hayat, / ve rüya da rüyadır sadece.” diyen de la Barca, Polonya kralı Basilio, Prens Segismundo, Moskova Dükü Astolfo, yaşlı saraylı Clotaldo, uşak Clarin, Prenses Estrella ve soylu kadın Rosaura gibi karakterleri aracılığıyla, kaderi ve iradeyi sorguluyor.

Adalet Ağaoğlu – Çağımızın Tellâlı (2011)

  • ÇAĞIMIZIN TELLÂLI, Adalet Ağaoğlu, İş Kültür Yayınları, oyun, 301 sayfa

 

Adalet Ağaoğlu, Cumhuriyet dönemi edebiyatının en önemli modern klasiklerinden biri. Yazarın radyo ve sahne oyunlarını romanları, öykü, deneme kitapları ve günlükleri izledi. Elimizdeki kitapta da, Ağaoğlu’nun 1952-1971 yılları arasında yazdığı ‘İki Kişi Arasında’, ‘Vakitsiz Misafir’, ‘Yaşamak’, ‘Evimizin Saatleri’, ‘Karabataklar’ ve ‘Köpeğin Ölümü’ adlı radyo oyunları ile ‘Gitme Kal’ isimli bir radyo skeci yer alıyor. Bilindiği gibi, bir dönemin en önemli yayım aracı olan radyoda, arka plandaki ses efektlerinden yararlanılarak bazı tiyatro oyunları sunuluyordu. Zamanında oldukça ilgi çeken bu oyunlar, dinleyicilerin tiyatro beğenisinin gelişmesine önemli katkıda bulunmuştu. Kitapta, Ağaoğlu’nun ilk kez bir araya getirilen bu oyunlarının yanı sıra, yazarın “Radyo Günleri”ni anlattığı bir yazısı da yer alıyor.

Aleksandr Sergeyeviç Griboyedov – Akıldan Bela (2011)

  • AKILDAN BELA, Aleksandr Sergeyeviç Griboyedov, çeviren: Cenk Gündoğdu ve Engin Toprak, İkaros Yayınları, oyun, 204 sayfa

Modern Rus şiirinin önemli isimlerinden Aleksandr Sergeyeviç Griboyedov ‘Akıldan Bela’ adlı oyununda, soylu sınıf aydınının kendi sınıfına karşı verdiği savaşı hikâye ediyor. Oyunun baş kahramanı, soylu sınıftan gelen bir aydın olan Çatski’dir. Griboyedov, soylu sınıfın adetleri ve alışkanlıklarını, kendi içlerinden gelen Çatski’nin sert bir dille alaya alarak eleştirmesine dayanır. Oyun, Çatski’nin ikiyüzlülüklerin egemen olduğu bu dünyaya daha fazla dayanamayarak çekip gitmesiyle sonlanır. İlk gerçekçi yapıtlardan biri olarak kabul edilen oyun, yayımlandığı dönemde asilzadelerin, yüksek memurların ve sosyetenin huzurunu kaçırmıştı.

Anton Çehov – Bütün Oyunları (2007)

  • BÜTÜN OYUNLARI, Anton Çehov, Çeviren: Mehmet Özgül, Cem Yayınevi, tiyatro, 3 Cilt, 635 sayfa

Anton Çehov’un ‘Bütün Oyunları’, üç ciltten oluşuyor. İlk kitap, Çehov’un 1886-1889 yılları arasında yazdığı, ‘Tütünün Zararları’, ‘Ayı’, ‘Bir Evlenme Teklifi’ adlı tek perdelik oyunlarla, ‘İvanov’ ve ‘Vanya Dayı’ adlı dört perdelik oyunlarına yer veriyor. İkinci kitap, Çehov’un 1889-1896 yılları arasında yazdığı, ‘Anayol Kıyısında’, ‘Yazlıkçı’, ‘Düğün’ ve ‘Jübile’ adlı tek perdelik oyunuyla, ‘Martı’ adlı dört perdelik oyununu barındırıyor. Son kitapta ise, Çehov’un 1901 yılında yazdığı ‘Üç Kızkardeş’ ile 1904’te yazdığı ‘Vişne Bahçesi’ bulunuyor. Kitapta, Levent Yılmaz imzalı, Çehov oyunlarının Türkiye serüvenini kuşatıcı bir bakışla ele alan bir yazının bulunduğunu da belirtelim.

William Shakespeare – Macbeth (2006)

  • MACBETH, William Shakespeare, çeviren: Sabahattin Eyüboğlu, İş Kültür Yayınları, oyun, 108 sayfa

William Shakespeare, oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır dünyayı etkilemeye devam ediyor. Shakespeare’in 1606 yılında yazıldığı tahmin edilen ve 1623’te ilk baskısı yapılan ‘Macbeth’ oyunu ise temelde insanı yozlaştıran hırsın izini sürer. Yaklaşık iki bin satır olan ve kendisinin en kısa trajedisi olan bu eserinde Shakespeare, yükselme arzusu ve politik hırsın kişiyi nereye götürebileceğini, hırsın ne kadar güçlü olabileceğini kahramanı Macbeth üzerinden kurar. Kitabın Cevza Sevgen tarafından kaleme alınan önsöz ise, Shakespeare’in bilhassa bu oyunu hakkında iyi bir analiz olması yönüyle önemli.