John Cheever – Boşanma Mevsimi (2013)

  • BOŞANMA MEVSİMİ, John Cheever, çeviren: Roza Hakmen, Everest Yayınları, öykü, 311 sayfa

 BOSANMA

‘Boşanma Mevsimi’, usta yazar John Cheever’ın toplu öykülerinin üçüncü cildi. Cheever burada, Amerikan orta sınıfından bireylerin hayatından kesitler sunuyor. Yazar kitaba adını veren öyküsünde ise, rutinin hızla bunalıma sürüklediği bir çiftin hikâyesini anlatıyor. Kocanın gözünden anlatılan öykü, kendini ailesine adamış bir annenin yaşadığı bunalım üzerine inşa edilmiş. Her günü, bir önceki günün birebir tekrarı olan kadının hayatı, sıra dışı bir olayla dönüşecektir.

Reklamlar

Juan Rulfo – Ova Alev Alev (2013)

  • OVA ALEV ALEV, Juan Rulfo, çeviren: Süleyman Doğru, Doğan Kitap, öykü, 167 sayfa

 OVA

‘Ova Alev Alev’, Juan Rulfo’nun daha önce Türkçeye ‘Kızgın Ova’ olarak çevrilmiş ve uzun zamandır da baskısı tükenmiş öykülerini bir araya getiriyor. Meksika edebiyatının en önemli yazarlarından olan Juan Rulfo, yalnızca iki kitap yayımlayıp Latin Amerika edebiyatını güçlü bir şekilde etkileyen ender isimlerden. Yazarın gerek kurgu ve gerekse şiirsel üslubu açısından özgün bir atmosfer yarattığı tek romanı ‘Pedro Páramo’ ile yıkımları, ölümleri, acıları ve sevdaları damıtılmış kelimelerle dile getirdiği buradaki on yedi öyküsü, bunda büyük paya sahip. Öykülerin yeni baskısı, Juan Rulfo hayranları için müjde niteliğinde.

Erendiz Atasü – Taş Üstünde Gül Oyması (2013)

  • TAŞ ÜSTÜNDE GÜL OYMASI, Erendiz Atasü, Everest Yayınları, öykü, 125 sayfa

 TAS

Erendiz Atasü, ilk baskısı 1997’de yapılan ‘Taş Üstünde Gül Oyması’nda, temel izlekler üzerinden ilerleyen altı öyküsünü okurlarına sunuyor. Atasü öykülerinde, varlık, sanat, yaratıcılık, zaman ve insan gibi, felsefeye içkin konulara odaklanıyor. Yazar bunu yaparken de, “tarihin yüzünü örten peçe” olarak tanımladığı, geçmişten bugüne kalmış insan üretimlerine başvuruyor. Geçmişin izlerini, kimi zaman eski bir mezar taşı, kimi zaman terk edilmiş bir taş konak, bir ağıt, arya ve kimi zaman da Mısır piramitlerinde süren yazar, bunları insanın hayatla macerasını derin bir sorgulamaya tabi tuttuğu öyküler şeklinde tasarlıyor.

Ayşe Başak Kaban – Ben, Kendim ve Bergen (2012)

  • BEN, KENDİM VE BERGEN, Ayşe Başak Kaban, Ayizi Kitap, öykü, 144 sayfa

 BEN

‘Ben, Kendim ve Bergen’, Ayşe Başak Kaban’ın ilk kitabı. Kendisini kutluyoruz. Kaban buradaki öykülerinde, varoluşa, modern bireyin çıkmazlarına odaklandığı kadar, toplumun mağdur kesimlerinin dertlerini de konu ediniyor. Yazar, kitaba adını veren öyküde ise, iki kadının yaşadıkları yoluyla Türkiye’de kadın olmanın zorluklarını trajikomik bir üslupla anlatıyor. “Acıların kadını” Bergen ile anlatıcının esprili diyaloglarıyla ilerleyen öykü, iki kadının, bir yandan televizyon izlerken, öte yandan erkeklerden yana pek şanslı olmayan geçmişleri konusunda dertleşmelerini, yaşadıkları ataerkil toplumla yüzleşmelerini işliyor.

David Vann – Bir İntihar Efsanesi (2012)

  • BİR İNTİHAR EFSANESİ, David Vann, çeviren: Esra Birkan, Can Yayınları, öykü, 238 sayfa

 BIRINTIHAR

David Vann, bu yıl içinde yayınlanan ‘Caribou Adası’nda, yaşadıkları şehri geride bırakıp Alaska’nın buzul göllerinden birindeki Caribou Adası’nda yaşamaya başlayan bir çiftin, burada geriye dönülemez bir biçimde birbirinden kopuşunu anlatmıştı. Vann’ın yarı otobiyografik öykülerinden oluşan ‘Bir İntihar Efsanesi’ ise, intihar eden babasını ve bunun kendi üzerinde bıraktığı silinmez izleri konu ediniyor. Buradaki öykülerinde, intiharın yanı sıra, ailesinin trajik geçmişini de irdeleyen ve bununla yüzleşen Vann, aynı zamanda, yalnızlık içinde yaşayan, kendini dış dünyadan yalıtmış modern Amerikan bireyinin ruhuna da iniyor.

Alice Munro – Çocuklar Kalıyor (2012)

  • ÇOCUKLAR KALIYOR, Alice Munro, çeviren: Cem Alpan, Can Yayınları, öykü, 390 sayfa

 

‘Çocuklar Kalıyor’, 2009 Man Booker Uluslararası Ödülü sahibi Alice Munro’nun sekiz öyküsünü bir araya getiriyor. Kitapta, Kanadalı eleştirmenlerin “Bizim Çehovumuz” diye tanımladığı Munro’nun ‘İyi Kadının Sevgisi’, ‘Cakarta’, ‘Cortes Adası’, ‘Bir Tek Orakçılar’, ‘Bok Gibi Parası Var’, ‘Değişimden Önce’ ve ‘Annemin Rüyası’ adlı öyküleri yer alıyor. Yazar, kitaba adını veren ‘Çocuklar Kalıyor’ öyküsünde ise, Brian ve Pauline’in istikrarsız, bunalımlı evlilik hayatını hikâye ediyor. Kafası karışık Pauline’in ruh dünyasını merkeze alan hikâye, bir aldatma olayının ardından, evlilik kurumunun adım adım çözülüşünü anlatıyor.

Hermann Hesse – Gençlik Güzel Şey (2012)

  • GENÇLİK GÜZEL ŞEY, Hermann Hesse, çeviren: Behçet Necatigil ve Kâmuran Şipal, Can Yayınları, öykü, 278 sayfa

 

Alman yazar Hermann Hesse’in, melankolik-romantik bir havanın egemen olduğu yapıtlarına, yaşamın çelişkileri de eşlik eder. Yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Gençlik Güzel Şey’ ise, yazarın sözkonusu üslunu, kendisinin ilk dönem on öyküsü üzerinden izlemek için iyi bir fırsat. Hesse, kitaba adını veren öyküsünde de, yetişkinlik çağına girmekte olan başkahramanının, gençliğinde ülkenin kırsalına doğru yaptığı yolculuğa ve yaz boyu sürecek bir tatile dair anımsayışlarına dayanıyor. Hermann’ın  burada, Anna adlı genç bir kızla yakınlaşması ve beraberinde yaşadığı ilginç olaylar, öykünün omurgasını oluşturuyor.