Orhan Koçak – Modern ve Ötesi (2010)

Orhan Koçak imzalı ‘Modern ve Ötesi’, santralİstanbul’da 8 Eylül 2007-29 Şubat 2009 tarihleri arasında gerçekleşen aynı adlı sergiye eşlik etmesi amacıyla hazırlanmış.

Türkiye’de sanatın son elli yıllık bir dökümünü vermeyi amaçlayan kitap, ele aldığı dönemi üslûp ve temalara göre değil, kronolojik bir yaklaşımla ele alıyor.

Analizini üç döneme ayıran Koçak, 50’li ve 60’lı yılları kapsayan ilk dönemin, soyutlama eğiliminin güçlendiği dönem olduğunu söylüyor.

Koçak, 1960’ların bir noktasında, soyutlamaya bir tepki olarak da görünebilen “yeni figüratif” dönemi ikinci ve 1980’lerin sonunda yaygınlaşmaya başlayan kavramsal sanatı da üçüncü dönem olarak tanımlıyor.

  • Künye: Orhan Koçak – Modern ve Ötesi: Elli Yılın Sanatına Kenar Notları, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sanat, 218 sayfa
Reklamlar

Orhan Koçak ve Yücel Göktürk – Turgut Uyar ve başka şeyler (2018)

Orhan Koçak ile Yücel Göktürk’ün ilk kez Bir+Bir Dergisi’nde yayınlanan bu söyleşileri, hakikaten kitabın alt başlığının da hakkını verdiği gibi, birçok konuya açılan çok zengin bir diyalog sunuyor.

Şimdi ikinci baskısına ulaşan kitap, Turgut Uyar’ın şiirini merkeze alarak cinselliğe, demokrasi ve devrime, İkinci Yeni’ye, ODTÜ’ye, romana, varoluşçuluğa, yenilgiye ve daha pek çok konuya uzanıyor.

Söyleşi bunun yanı sıra, Walter Benjamin’den Sartre’a, Marcuse’ten Žižek’e Ulus Baker’den Deleuze’e pek çok düşünürün fikirlerini de kat ediyor.

Tabi söylemeye dahi gerek yok; burada Edip Cansever, Orhan Veli, Cemal Süreya, Melih Cevdet ve Ece Ayhan gibi Türkiye şiirine yön vermiş pek çok aktör de karşımıza çıkıyor.

‘Turgut Uyar ve başka şeyler’ çok iyi bir söyleşi kitabı olmasının yanı sıra, şiir, edebiyat, felsefe ve siyasetin yetkin bir bireşimi olarak muhakkak okunmalı.

  • Künye: Orhan Koçak ve Yücel Göktürk – Turgut Uyar ve başka şeyler: A’dan Z’ye Bir Konuşma, Metis Yayınları, şiir eleştiri, 133 sayfa, 2018

Fredric Jameson – Gerçekçiliğin Çelişkileri (2018)

Önde gelen Marksist eleştirmenlerden Fredric Jameson elimizdeki çalışmasında, on dokuzuncu yüzyıl gerçekçi romanının üzerine derinlemesine bir sorgulama gerçekleştiriyor.

Bu sorgulamayı Balzac, Flaubert, Zola, Tolstoy, Pérez Galdós ve George Eliot gibi isimlerin eserleri üzerinden ilerleyerek yapan Jameson, gerçekçiliği ikili karşıtlıklar üzerinden irdeliyor.

Yazar, gerçekçiliği, gerçekçilik ve epik, gerçekçilik ve idealizm, gerçekçilik ve doğalcılık, gerçekçilik ve sosyalist gerçekçilik, gerçekçilik ve modernizm gibi ikili zıtlıklar bağlamında tartışıyor ve bunu yaparken söz konusu eserlerde gerçekçiliğin siyasal ve metafizik boyutları nasıl inşa edildiğini gözler önüne seriyor.

Gerçekçilikle modernizm arasındaki karşıtlığın içinde başından beri bir tarihsel tahkiye olduğunu belirten Jameson, bu eserleri ortaya çıkaran koşulları daha iyi kavramak için, kaçınılmaz olarak edebiyat tarihinin dışına çıkıp o dönemin kültürel tarihine ve üretim tarzlarına, başka bir deyişle söz konusu dönemin özgül kapitalist koşullarına odaklanmamız gerektiğini gösteriyor.

Jameson’a göre, gerçekçilik bir ideolojidir ve bunun da burjuvazi ve burjuva günlük hayatının ortaya çıkışıyla sıkı bir ilişkisi vardır.

Jameson kitabının ikinci bölümündeyse, gerçekçiliğin, ileri teknoloji savaşının sürdüğü bugünkü durumunu ele alıyor.

Kendisine göre bu yeni küresel gerçeklikte, tarih ve zaman algısını dönüştürmeyi dert edinmiş yazarlar, tarihsel veya bilimkurgu türleri aracılığıyla romana ve gerçekçiliğe yeni bir boyut kazandırıyorlar.

  • Künye: Fredric Jameson – Gerçekçiliğin Çelişkileri, çeviren: Orhan Koçak, Metis Yayınları, edebiyat inceleme, 360 sayfa, 2018