Orhan Gökdemir – Pike (2008)

Orhan Gökdemir, ilk baskısı 2000 yılında yapılan ‘Pike’de, 90’lı yılların simge isimlerinden Mehmet Ağar’ı ve onun simgelediği dönemin Türkiye’sinin hikâyesini anlatıyor.

Mülkiye’de okurken yıllıktaki lakabı “Pike” olan Ağar, hatırlanacağı gibi Susurluk kazasıyla tüm kirli çamaşırları ortalığa saçılan ve Özel Harp, Kontrgerilla, Gladio ve Çete gibi isimlerle anılan karanlık bir örgütlenmenin kilit isimlerinden.

Gökdemir, bu nitelikli çalışmasında, Ağar hakkında ayan beyan olanları, her şeyin unutulmuşluk halesiyle çerçevelendiği veya görmezden gelindiği günümüzde, hatırlatmaktan vazgeçmiyor: “Kendisi gibi polis olan babası 27 Mayıs’ın mağdurlarındandı, belki bu yüzden sola hep düşman oldu. Ülkenin içine düştüğü uzun iç savaş içinde kariyerini yaptı. Kimine göre acımasız ve gözü kara bir polis müdürü, kimine göre ilişkilerini hep sağlam tutmaya çalışan işbilir bir bürokrattı. Ama her halükarda Pike iç savaşın polisiydi.”

  • Künye: Orhan Gökdemir – Pike, Güncel Yayıncılık, biyografi, 272 sayfa

Orhan Gökdemir – Faili Meçhul Cinayetler Tarihi (2011)

  • FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER TARİHİ, Orhan Gökdemir, Destek Yayınları, siyaset, 384 sayfa

 

Bilindiği gibi Türkiye, “faili meçhul” cinayetler ülkesi. Orhan Gökdemir bu kitabında, Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze, bir “tarz-ı siyaset” olarak cinayetleri araştırıyor. Çalışma en çok, eski deyişle katl, yenisi ile cinayetin, mutlaka bir “siyaset” yapış tarzına tekabül ettiğini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz. Kitap, Osmanlı’da işlenen cinayetlerle açılıyor ve bu dönemin öne çıkan infaz tarzlarını ele alıyor. Yazar, Cumhuriyet dönemindeki cinayetleri de, 33 Kurşun olayı ile Sabahattin Ali’nin katli üzerinden anlatıyor. Gökdemir ardından 27 Mayıs sonrası, 1980 sonrası ve 1990 sonrası faili meçhul cinayetlere uzanıyor.