Saul Friedländer – Nazi Almanyası ve Yahudiler (2016)

Yahudi soykırımı ile Nazi ideolojisinin dinamikleri arasındaki ilişkiyi daha iyi kavramak açısından vazgeçilmez bir kaynak.

Saul Friedländer, çalışmasının, 1933-1939 arası dönemi ele alan bu ilk cildinde, Nazi Almanya’sında yaşamını sürdürmeye çalışan Yahudilerin etrafındaki çemberin gitgide daralışını anlatıyor.

Olguların kronolojik akışını izleyen çalışma, savaş öncesi gelişmeleri, anti-Yahudi yaptırımların doğuşu ve tatbikinde Hitler’in kişisel rolünü ve ideolojisinin işlevini ortaya koyuyor.

Friedländer, Alman nüfusunun büyük çoğunluğunun, savaştan çok daha önce Yahudilere karşı giderek artan şiddette uygulanan yaptırımların bütünüyle farkında olsa da, neredeyse tamamen ekonomik ve özellikle de dini-ideolojik sebeplere dayanan çok küçük itiraz alanları oluştuğunu ortaya koyuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Nazi rejiminin işlediği suçlar ne sadece bazı rastlantısal, istem dışı, fark edilemez, birbiri ile ilişkisiz olguların kaotik bir araya gelişidir ne de önceden belirlenmiş şeytani bir senaryodur; bir araya gelen unsurların sonucudur, bazı tasarılar ve beklenmedik durumların, elle tutulur sebepler ve tesadüflerin kesişmesinin sonucudur.”

  • Künye: Saul Friedländer – Nazi Almanyası ve Yahudiler, Cilt 1: Zulüm Yılları (1933-1939), çeviren: Ali Selman, İletişim Yayınları, tarih, 392 sayfa, 2016

William Sheridan Allen – Naziler İktidarı Nasıl Ele Geçirdi? (2016)

Weimar Cumhuriyeti’nin son yıllarında, 3. Reich’ın ilk yıllarında Nordheim adlı küçük ve durgun bir Alman şehrinde olup bitenler, nasıl oldu da Dünya’daki bütün taşları yerinden oynattı?

William Sheridan Allen bu kitabında, Nazilerin demokrasiyi bir araç olarak kullanıp ardından bunu nasıl demokrasiyi adım adım ortadan kaldırdıklarının sıkı bir incelemesini sunuyor.

Yasal kayıtlar ve birincil kaynaklarla yapılan röportajlara dayanan kitap, 20. yüzyılın en büyük ikilemlerinden birini ele alırken diktatörlüğün demokrasiyi nasıl sinsice ortadan kaldırdığını ve Nazilerin iktidarı ele geçirip nasıl kötüye kullandıklarını gösteriyor.

  • Künye: William Sheridan Allen – Naziler İktidarı Nasıl Ele Geçirdi?, çeviren: Zarife Biliz, Alfa Yayınları, tarih, 465 sayfa, 2016

Henrik Eberle – Hitler’e Mektuplar (2010)

Bir halk, diktatörüne yazıyor!

Henrik Eberle ‘Hitler’e Mektuplar’da, 1924’ten 1945’e kadar Alman halkından Hitler’e yazılan mektuplardan örneklere yer veriyor.

Savaş sonrasında Sovyet askerleri tarafından toplanarak Rusya’ya gönderilen binlerce mektup arasından Eberle’nin inceleyip tasnif ettiği mektuplar, Alman halkıyla Hitler arasındaki ilişkinin belgeleri olmalarıyla önemli birer tarihi kaynak niteliğinde.

“Saygıdeğer Bay Hitler!”, “Sevgili liderimiz!” ve “Saygıdeğer Reichkanzler” gibi hitaplarla başlayan mektupları yazanlar arasında öğretmenler, öğrenciler, işsizler, tüccarlar, yüksek rütbeli askerler ve basit SA subayları gibi, çok sayıda farklı kesimden insanlar yer alıyor.

  • Künye: Henrik Eberle – Hitler’e Mektuplar: Bir Halk Diktatörüne Yazıyor, çeviren: Deniz İkizler, Aykırı Yayınları, mektup, 312 sayfa

B. H. Liddel Hart – Hitler’in Generalleri Konuşuyor (2019)

Guderian, Manstein, Rundstedt, Student, Thoma, Bayerlein, Senger, Manteuffel, Heinrici, Kleist, Tippelskirch, Westphal, Blumentritt…

Bu kitapta, Hitler iktidarının önde gelen Alman general ve mareşalleri B. H. Liddel Hart’a enteresan açıklamalarda bulunuyor.

İkinci Dünya Savaşı’nı Alman ordusunun gözünden anlatmasıyla büyük önem arz eden çalışma,

Alman Silahlı Kuvvetleri’nin savaşın ilk safhasında kazandığı beklenmedik zaferleri ve bunu takip eden süreçte Almanya’nın yaşadığı büyük çöküşün nedenlerini aydınlatmasıyla önemli.

Kitapta,

  • Versay Antlaşması’nın sınırlayıcı hükümlerinin, Alman ordusunu Avrupa’daki diğer orduların aksine nasıl profesyonelleştirdiği,
  • Almanların, Avrupa’nın büyük bölümünü hızla ele geçirmelerine olanak veren Yıldırım Savaşı’nın, yani Blitzkrieg doktrinini nasıl benimsediği,
  • Fransız ordusu ve Majino Hattı’nın nasıl darmadağın olduğu,
  • Hitler’in, İngiliz ordusunun Dunkirk’ten kaçmasına neden izin verdiği,
  • Moskova banliyölerine kadar girmeyi başaran Alman ordusunun Stalingrad, Kuzey Afrika ve Normandiya’da nasıl mağlup olduğu,
  • Hitler ve generallerinin ihtilafa düştükleri hususların neler olduğu,
  • Hitler’in zafer ve yenilgilerdeki payının ne olduğu,
  • Hitler’e suikast girişiminde bulunulduğu 20 Temmuz günü orduda neler yaşandığı,
  • Ve bunun gibi çok önemli konular ele alınıyor.

Askerî tarih ve strateji konularına ilgi duyanların severek okuyacağı bir kitap.

Künye: B. H. Liddel Hart – Hitler’in Generalleri Konuşuyor: Askerî Hadiselere İlişkin Kendi Anlatımlarıyla, Alman Generallerin Zafer ve Yenilgileri 1939-1945, çeviren: Selçuk Uygur, Kronik Kitap, tarih, 528 sayfa, 2019

Ian Kershaw – Hitler 2 (2009)

İngiliz tarihçi Ian Kershaw’ın Adolf Hitler hakkında başvuru niteliğindeki iki ciltlik biyografisinin 1889-1936 dönemini ele alan ilk cildi 2007 yılında yayımlanmıştı.

Kershaw ilk ciltte, Nemesis’in idareyi ele almaya başladığı 1936 yılına kadarki zaman dilimini, yani Hitler’in yenilmez olduğunu düşündüğü Hubris (Kibir) dönemini anlatıyordu.

Biyografinin şimdi yayımlanan ikinci cildi ise, Hitler’in hayatının 1936-1945 arasındaki çöküş sürecini anlatıyor.

Yazarın bu cilt için seçtiği Nemesis ismi, Yunan mitolojisinde cezalandıran tanrıça demek ve tanrıların aşırı kibir ya da “hubris”e yol açan insan budalalığını cezalandırması anlamına geliyor.

  • Künye: Ian Kershaw – Hitler 2, 1936-1945: Nemesis, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları, biyografi, 1164 sayfa

Tektaş Ağaoğlu – Almanya’da Faşizm (2019)

Almanya’da faşizmin serüveni, her otoriter rejimin kendine çokça pay çıkarabileceği derslerle doludur.

Tektaş Ağaoğlu’nun bu kitabı ise, Türkiye’de faşizmin kurumsallaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde, 1977’de yayımlanmıştı.

Yazarın Halim Togan takma adıyla yazdığı bu kitap, Nazilerin yükselişi ve düşüşünü ayrıntılı bir bakışla izliyor.

Kitap, yeteneksiz bir ressamın nasıl dünyanın başına bela olabileceğini ve daha da önemlisi, Adolf Hitler’in bir hiç olmasına rağmen, sanayicilerin, bankacıların ve büyük toprak sahiplerince kollanıp desteklenmesinin onu nasıl büyük bir canavara dönüştürebileceğini göstermesiyle dikkat çekiyor.

Bu yönüyle çalışma, Hitler’i kişi olarak merkeze almayıp, esas olarak onu iktidara getiren ve onu kullanan perde arkasındaki kişi ve kurumları çok iyi ortaya koymasıyla önemli.

Bu baskısında ayrıca 85 görselin de eklendiği kitaptan birkaç alıntı:

“Artık savaşmak kolay çünkü devletin bütün kaynaklarından yararlanacağız. Radyo ve basın elimizde. Bir propaganda şaheseri yaratacağız. Ve bu defa parasızlık da çekilmeyecek!”

“Bir kere iktidara geçtik mi, onu kimseye vermeyeceğiz. Bakanlıklara bir daha ancak ölülerimizin üzerine basarak girebilirler.”

“Krupp, Thyssen, Karl Bosch, Siemens, Dr. Oetker, Audi, BMW, Daimler, Volkswagen, Porsche, Hugo Boss ve diğerleri Hitler ve Nazilere bolca para, öğüt, destek verdi; yol haritasını çizdi; köle işçiler için toplama kamplarının yerlerini belirledi.”

  • Künye: Tektaş Ağaoğlu – Almanya’da Faşizm, h2O Kitap, tarih, 208 sayfa, 2019

Michael Mann – Faşistler (2015)

Faşist ideolojiyi ve faşistleri, iki dünya savaşı arası Avrupa’da iktidara gelişlerine odaklanarak ele alan nitelikli bir çalışma.

Michael Mann’in kitabını, bu dönemdeki Almanya, Avusturya, Macaristan, Romanya, İtalya ve İspanya’da “kariyerlerinin” altın çağını yaşayan Naziler ve onların işbirlikçilerinin kapsamlı bir incelemesi olarak şiddetle öneriyoruz.

  • Künye: Michael Mann – Faşistler, çeviren: Ulaş Bayraktar, İletişim Yayınları