Tektaş Ağaoğlu – Almanya’da Faşizm (2019)

Almanya’da faşizmin serüveni, her otoriter rejimin kendine çokça pay çıkarabileceği derslerle doludur.

Tektaş Ağaoğlu’nun bu kitabı ise, Türkiye’de faşizmin kurumsallaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde, 1977’de yayımlanmıştı.

Yazarın Halim Togan takma adıyla yazdığı bu kitap, Nazilerin yükselişi ve düşüşünü ayrıntılı bir bakışla izliyor.

Kitap, yeteneksiz bir ressamın nasıl dünyanın başına bela olabileceğini ve daha da önemlisi, Adolf Hitler’in bir hiç olmasına rağmen, sanayicilerin, bankacıların ve büyük toprak sahiplerince kollanıp desteklenmesinin onu nasıl büyük bir canavara dönüştürebileceğini göstermesiyle dikkat çekiyor.

Bu yönüyle çalışma, Hitler’i kişi olarak merkeze almayıp, esas olarak onu iktidara getiren ve onu kullanan perde arkasındaki kişi ve kurumları çok iyi ortaya koymasıyla önemli.

Bu baskısında ayrıca 85 görselin de eklendiği kitaptan birkaç alıntı:

“Artık savaşmak kolay çünkü devletin bütün kaynaklarından yararlanacağız. Radyo ve basın elimizde. Bir propaganda şaheseri yaratacağız. Ve bu defa parasızlık da çekilmeyecek!”

“Bir kere iktidara geçtik mi, onu kimseye vermeyeceğiz. Bakanlıklara bir daha ancak ölülerimizin üzerine basarak girebilirler.”

“Krupp, Thyssen, Karl Bosch, Siemens, Dr. Oetker, Audi, BMW, Daimler, Volkswagen, Porsche, Hugo Boss ve diğerleri Hitler ve Nazilere bolca para, öğüt, destek verdi; yol haritasını çizdi; köle işçiler için toplama kamplarının yerlerini belirledi.”

  • Künye: Tektaş Ağaoğlu – Almanya’da Faşizm, h2O Kitap, tarih, 208 sayfa, 2019
Reklamlar

Michael Mann – Faşistler (2015)

Faşist ideolojiyi ve faşistleri, iki dünya savaşı arası Avrupa’da iktidara gelişlerine odaklanarak ele alan nitelikli bir çalışma.

Michael Mann’in kitabını, bu dönemdeki Almanya, Avusturya, Macaristan, Romanya, İtalya ve İspanya’da “kariyerlerinin” altın çağını yaşayan Naziler ve onların işbirlikçilerinin kapsamlı bir incelemesi olarak şiddetle öneriyoruz.

  • Künye: Michael Mann – Faşistler, çeviren: Ulaş Bayraktar, İletişim Yayınları

Reiner Möckelmann – Franz von Papen (2019)

Nazi Almanya’sının Ankara büyükelçisi Franz von Papen, Türkiye’nin Almanların yanında yer alması için elinden geleni yapmıştı.

von Papen bu amacına tam anlamıyla ulaşamasa da, Anadolu Ajansı’nda çalışan Türk vatandaşı Yahudilerin işlerinden çıkarılmalarını sağlamıştı.

Öte yandan Türkiye vatandaşı Yahudilerin resmi görevlere alınmaması ve Almanya’dan kaçan Yahudi ve Alman akademisyenlerin üniversitelerde görev almaması için de elinden gelen her şeyi yapmıştı.

İşte, kendisi de bir dönem Ankara’da Alman diplomatı olarak görev almış Reiner Möckelmann’ın bu enfes çalışması, von Papen’in Ankara’daki faaliyetlerini ve o dönemdeki muhataplarının buna karşı tutumlarını adım adım izliyor.

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Başvekil Refik Saydam, Hariciye Vekili Şükrü Saracoğlu, Hariciye Vekili Numan Menemencioğlu ve Türkiye’nin Alman Büyükelçisi Hüsrev Gerede, Franz von Papen’le bu dönem muhatap olmuş, dolayısıyla bu kitapta karşımıza çıkan belli başlı isimler.

Kitabın en önemli yönlerinden biri ise, bu aralar bizde filmi de gösterimde olan Çiçero olayını da aydınlatması.

Çiçero, İngiltere’nin Türkiye Büyükelçisi Hughe Knatchbull-Hugessen’in Kosova kökenli uşağı Elyeza Bazna’ydı ve von Papen kimliğini gizlemek için ona Çiçero adını vermişti.

Çiçero Almanlara kısa sürede dört yüzden fazla gizli belge aktarmış, bunun karşılığında da 300 bin Sterlin almıştı.

  • Künye: Reiner Möckelmann – Franz von Papen: Hitler’in Türkiye Büyükelçisi, çeviren: Selma Türkis Noyan, Kitap Yayınevi, tarih, 405 sayfa, 2019

Stefan Ihrig – Naziler ve Atatürk (2015)

Hitler zamanında, Atatürk’ün kendisi ve Mussolini’nin ustası olduğunu söylemişti.

Bu fikrin tarihsel bağlamı nedir?

Nazilerin, yeni siyasal dünyayı Kemalist rejimin temsil ettiğini düşündüklerini belirten Stefan Ihrig bu çalışmasında, Atatürk’ün baskıya dayalı yönetiminin, Nazi ideolojisi ve stratejisine büyük etkide bulunduğunu iddia ediyor.

  • Künye: Stefan Ihrig – Naziler ve Atatürk, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları

Irene Gut Opdyke ve Jennifer Armstrong – Ellerimde (2009)

‘Ellerimde’, birçok insanı soykırımdan kurtaran Irene Gut Opdyke’in anılarından oluşuyor.

Opdyke, 1939’da Alman ordusunun Polonya’ya saldırmasıyla Polonya ordusuna katılmak için gönüllü olur.

Alman mühimmat fabrikasında ve ardından Nazi subaylarının yemek salonunda garson olarak çalışmaya zorlanan Opdyke, Almanların Yahudileri yok etmekle ilgili niyetinden haberdar olunca, olabildiğince çok Yahudiyi kurtarmaya karar verir.

Çitlerin altından Yahudilerin olduğu bölgeye yiyecek bırakmakla işe başlayan Opdyke, bunu, 12 Yahudiyi bir Alman binbaşının evinde saklamaya kadar vardırır.

Kitap, cesur bir kadının savaşa ve soykırıma tanıklığını anlatılıyor.

  • Künye: Irene Gut Opdyke ve Jennifer Armstrong – Ellerimde, çeviren: Zeynep Heyzen Ateş, Say Yayınları, anı, 280 sayfa

Alan D. Beyerchen – Nazi Döneminde Bilim (2015)

Nazi iktidarının bilime ayrıca ilgi gösterdiği ve bu yolda pek çok etik dışı, insanlık dışı uygulamaya imza attığı biliniyor.

Bu kitap ise, Nazilerin bilime karşı tutumunu, bilime vurduğu darbeyi ve bilim insanlarının bu koşullar altındaki davranışlarını irdeleyen nitelikli bir çalışma.

Alan Beyerchen’in kitabı, kendine has bir “bilim” (“Ari fiziği”) oluşturmayı amaçlayan Nazizmin üniversitelerdeki fizik kürsüleri üzerindeki baskılarını aydınlatmasıyla da çok önemli.

  • Künye: Alan D. Beyerchen – Nazi Döneminde Bilim, çeviren: Haluk Tosun, Say Yayınları

Robert K. Wittman ve David Kinney – Şeytan’ın Günlüğü (2018)

Hitler, Goebbels, Himmler ve Göring…

Nazilerin bu ünlü liderleri hakkında yeteri derecede bilgi sahibi sayılırız.

Fakat Nazilerin iktidarının en büyük ideolojik mimarı olan Alfred Rosenberg hakkında neler biliyoruz?

Neredeyse hiçbir şey!

Robert Wittman ve David Kinney’nin bu önemli çalışması, Nazilerin olanca caniliğinin arka planındaki maneviyatı besleyen, şeytani zekâya sahip Rosenberg’in dünyasına daha yakından bakmamızı sağlıyor.

Yirmi birinci yüzyılda Robert Wittman ve arkadaşları tarafından keşfedilen ve bu kitapta karşımıza çıkan yeni belgeler, Nasyonal Sosyalist ideolog Rosenberg ile Naziler arasındaki kilit ilişkiyi bütün çıplaklığıyla ortaya döküyor.

Kitap, bu ilişkiyi adım adım aydınlatırken, Nazilerin ve onların akıl hocalarının yaptıkları kötülüklerin ne kadar inceden inceye hesaplanmış, ne kadar kötü niyetli ve uygarlık üzerinde ne denli yıkıcı etkiye sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

Alfred Rosenberg ile ilgili farklı bir kaynak arayanlar, Irvin Yalom’un güzel çalışmalarından ‘Spinoza Problemi’ni de edinmeli.

  • Künye: Robert K. Wittman ve David Kinney – Şeytan’ın Günlüğü, çeviren: Mert Doğruer, Epsilon Yayıncılık, siyaset, 450 sayfa, 2018