Sean Carroll – Higgs: Evrenin Sonundaki Parçacık (2019)

Tanrı parçacığı gibi havalı bir adı da olan Higgs bozonu hem bulunması güç hem de anlaşılması oldukça zordur.

Sean Carroll’ın açık ve anlaşılabilir elimizdeki kitabını ise, konu hakkında harika bir rehber olarak öneriyoruz.

Higgs ne olduğuyla değil ne yaptığıyla önem kazanır.

Higgs parçacığı uzayı kaplayan, adına “Higgs alanı” denen bir alandan doğar.

Bilinen evrendeki her şey, uzayda ilerlerken, Higgs alanı içinde hareket eder; hep oradadır, ardalanda görünmez bir şekilde dolanır ve önem taşır: Higgs olmadan, elektronlarla kuarklar, tıpkı ışık parçacığı olan foton gibi kütlesiz olurdu.

Onlar da ışık hızında hareket eder ve bırakın bildiğimiz anlamıyla yaşamı, atomlarla moleküllerin oluşması bile mümkün olmazdı.

Özetle Higgs alanı, sıradan maddenin dinamikleri açısından etken bir oyuncu değildir ama ardalandaki mevcudiyeti yaşamsaldır.

Carroll kitabında, 1962’de ortaya atılan Higgs parçacığının 50 yıl sonra 2012’de CERN’de saptanmasına uzanan süreci başından sonuna izliyor.

Günümüz parçacık fiziğinin geldiği son nokta olan Standart Modelin son parçasını oluşturan bu parçacığın neden bu kadar önemli olduğu ve Higgs parçacığının keşfinden sonraki adımın ne olacağı, kitapta ayrıntılı şekilde açıklanan diğer önemli konular.

  • Künye: Sean Carroll – Higgs: Evrenin Sonundaki Parçacık, çeviren: Mehmet Moralı, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 332 sayfa, 2019

Martin Meisel – Kaos İmgelemi (2019)

Düzen arayışımızın altında düzensizlik korkumuz yatar.

Martin Meisel’den, kaos imgesinin 18. ve 19. yüzyıllardan günümüze nasıl dönüştüğünü kapsamlı bir şekilde izleyen dikkat çekici bir inceleme.

Meisel, kaos imgesinin toplumsal, psikolojik ve kozmolojik dönüşümünü irdeliyor ve bu esnada, edebiyattan, sanattan, felsefeden, bilimden, resimden, grafik sanatından, dilbilimden, müzikten ve filmlerden yararlanıyor.

Kitap, Sophokles, Platon, Lucretius, Calderon, Milton, Haydn, Blake, Faraday, Çehov, Faulkner, Wells ve Beckett okumalarıyla olduğu kadar, Brueghel, Rubens, Goya, Turner, Dix, Dada ve fütürist ressamların tablolarının yorumlarıyla da zenginleşmiş.

  • Künye: Martin Meisel – Kaos İmgelemi: Edebiyatta, Sanatta, Bilimde, çeviren: Mehmet Moralı, Koç Üniversitesi Yayınları, felsefe, 432 sayfa, 2019

Jack London – Makaloa Hasırı Üzerinde (2015)

Jack London’ın usta işi kaleminden aşk, macera, hüzün, mizah ve doğanın acımasızlığıyla örülü hikâyeler.

Hawaii’yi farklı karakterler ve olaylar ekseninde anlatan yedi öykü barındıran kitap, yazarın Pasifik denizi ile Hawaii’nin sıcak atmosferine ilişkin tasvirlerinden hoşlanan okurları cezbedecek cinsten.

  • Künye: Jack London – Makaloa Hasırı Üzerinde, çeviren: Mehmet Moralı, Alfa Yayınları

Jack London – Güney Denizi Hikâyeleri (2015)

Deniz hikâyelerinin piri London’dan, her biri inci değerinde sekiz öykü.

1900’lerin başındaki Güney Pasifik’te geçen öyküler, okurunu deniz akıntıları, köpekbalıkları, fırtınalar, kelle avcıları ve yamyamlarla dolu bir dünyaya çağırıyor.

Macera meraklıları ve deniz hayranları kaçırmasın.

  • Künye: Jack London – Güney Denizi Hikâyeleri, çeviren: Mehmet Moralı, Alfa Yayınları

Carole Hillenbrand – Malazgirt Muharebesi (2015)

Bu çalışma, Türklere Anadolu’nun kapılarını aralayan Malazgirt Muharebesi üzerine Müslüman tarih yazılarının sağlam bir incelemesi.

Kitabın bir artısı da, muharebeyi öncesi ve sonrasıyla bağlamına yerleştirebilmek adına Selçuklu, Bizans, Mısır gibi aktörlerden oluşan 11. yüzyıl Ortadoğu’sunun karmaşık siyasi yaşamını detaylıca betimlemesi.

  • Künye: Carole Hillenbrand – Malazgirt Muharebesi, çeviren: Mehmet Moralı, Alfa Yayınları

Ray Bradbury – Sonbahar Ülkesi (2015)

Fantazi, korku ve bilimkurgu edebiyatın ustasından, hayatın son durağına, ölüme adanmış öyküler.

Ray Bradbury’nin diğer metinlerinden kısmen farklı olarak, çoğunlukla insanın karanlık dünyasını mercek altına alan öyküler, yüzleşemediğimiz korkularımızın, masumiyetimizi kaybedişimizin ve hızla sona doğru yol alışımızın trajik hikâyesi.

Bradbury hayranları kaçırmasın.

  • Künye: Ray Bradbury – Sonbahar Ülkesi, çeviren: Mehmet Moralı, İthaki Yayınları

Mark Mazower – Dünyayı Yönetmek (2015)

Dünyayı yönetme fikri ile iktidarlar arasındaki çekişmenin tarihi gelişimine dair bir analiz.

Mark Mazower, Napoléon’un dünyayı fethetme fikrinin fiyaskoyla sonuçlanmasından dünya savaşlarına, Milletler Cemiyeti ve Birleşmiş Milletlerin doğuşundan Soğuk Savaş’a ve küresel ölçekteki güç dengelerine bu çekişmenin bir tarihini sunuyor.

  • Künye: Mark Mazower – Dünyayı Yönetmek, çeviren: Mehmet Moralı, Alfa Yayınları