Mehmet Doğan – Bilim ve Teknoloji Tarihi (2010)

Mehmet Doğan ‘Bilim ve Teknoloji Tarihi’nde, baş döndürücü bir hızla kaydedilen bilimsel gelişmelerin tarihini dünya ve Türkiye ekseninde araştırıyor.

Çalışmasına, bilimin dünyanın farklı medeniyetlerinde kaydettiği gelişmelerle başlayan Doğan, bazı teknolojiler ile bilim alanlarının gelişimini ve Cumhuriyet Türkiye’sinde ortaya konan bilimsel gelişmeleri anlatıyor.

Tüm çağları ve kültürleri kapsayan bilimsel olayların izini süren yazar, böylelikle kolay okunur ve bilim tarihinin özeti niteliğinde bir esere imza atmış.

Kitap, sadece fen ve teknik bilimler öğretimi alan öğrencilere değil, bilimsel/teknik gelişmeleri derli toplu bir kaynaktan öğrenmek isteyenlere de hitap ediyor.

  • Künye: Mehmet Doğan – Bilim ve Teknoloji Tarihi, Anı Yayıncılık, bilim, 296 sayfa

Michael Walzer – Haklı Savaş Haksız Savaş (2017)

Milliyetçilik, savaş ve ırkçılık üzerine eserler kaleme almış Michael Walzer, ‘Haklı Savaş Haksız Savaş’ta, saldırganlık, tarafsızlık, teslimiyet, siviller, misilleme gibi kavramlar üzerinden savaş ve ahlakın ana meselelerini irdeliyor.

Ele aldığı konuyu, Atinalıların Melos saldırısından ABD’nin Vietnam’daki katliamına kadar birçok örnek üzerinden inceleyen Walzer, savaşların, insanların yüzleşebileceği en ciddi ahlak sınavları olduğunu gözler önüne seriyor.

Yazarın, ele aldığı konuyu özellikle ahlaki bir çerçeveye oturtması ve çağdaş felsefeciler ile ilahiyatçılara sık sık ithafta bulunması, çalışmayı ayrıca sahici kılan unsurlardan.

Kitap, adil savaş fikrine dair modern çalışmaların en önemlilerinden biri.

  • Künye: Michael Walzer – Haklı Savaş Haksız Savaş: Tarihten Örneklerle Desteklenmiş Ahlaki Bir Tez, çeviren: Mehmet Doğan, Alfa Yayınları, siyaset, 440 sayfa, 2017

Alan Barnard – Tarihöncesinde Dil (2019)

 

İnsanlık ve medeniyet tarihi konusunda az çok bilgi sahibi olsak da, dilin evrimi hakkında bilgilerimiz halen yetersizdir.

Alan Barnard’ın bu ufuk açıcı çalışması da, bir antropoloğun gözünden dilin geçmişi hakkında dikkat çekici saptamalar sunuyor.

Barnard’ın dilin gelişimi konusuna daha yakından bakmak amacıyla, bugün hâlâ dünyanın farklı yerlerinde mevcut bulunan avcı-toplayıcı topluluklarının dillerini inceliyor.

Bu toplumların konuşma tarzları, dilleri, dillerden yararlanma biçimleri üzerine derinlemesine düşünen Barnard, buradan yola çıkarak dilin evrimi ve dille kurduğumuz ilişkinin tarihine ilişkin özgün tezler ortaya koyuyor.

Avcı-toplayıcı toplulukların okuma yazma bilmemelerine rağmen dili nasıl algıladıkları, dilbilgisine ilişkin bilgilerinin olup olmadığı, varsa da nasıl ve hangi amaçla kullanıldığı, kitapta yanıtı aranan ilginç sorulardan.

‘Tarihöncesi Dil’, dilin evrimi konusuna ilgi duyan her okurun severek okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: Alan Barnard – Tarihöncesinde Dil, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 220 sayfa, 2019

Wolfgang Rössler – Fizik İçin Serenad (2019)

Newton’un keşifleriyle asıl atılımını yapan fizik, en eski zamanlardan başlayarak bilim dünyasının çevremize getirdiği açıklamalar konusunda özgün bir yere sahip.

Wolfgang Rössler’in elimizdeki kitabı ise, antik dönemden bugüne fizik alanında yaşanan gelişmeler ve buna katkıda bulunmuş isimler hakkında arşivlik bir eser.

Rössler, fizikçe çığır açmış buluşları, büyük fikirleri ve bu alanın dönüm noktalarını kayıt altına alıyor.

Yazar bunu yaparken de, bu buluş ve fikirlere kaynaklık etmiş önemli isimlerin çalışmalarını da ele alıyor.

Newton’dan Galelio’ya, Einstein’dan Feynman’a, Bohr’dan Faraday’e, Maxwell’den Schrödinger’e pek çok ismin katkıları; uzay ve zamandan ışık ve ısıya, atomun keşfinden kuantum mekaniği formüllerine, astronomiden kozmolojiye, fiziğin en önemli konuları burada ayrıntılı şekilde açıklanıyor.

Anlaşılabilir bir üslupla kaleme alınmış çalışmayı, fizik alanına iyi bir giriş yapmak isteyenler bu kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Wolfgang Rössler – Fizik İçin Serenad: Büyük Fikirler ve Yaratıcıları, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, bilim, 347 sayfa, 2019

Matt Ridley – Gen Çeviktir (2009)

Bilim yazarı Matt Ridley ‘Gen Çeviktir’de, insan davranışlarının kökeninde doğuştan gelen özelliklerin mi, çevresel etkenlerin mi belirleyici olduğu konusunu irdeliyor.

İnsan davranışlarının hem doğayla hem de yetiştirmeyle açıklanması gerektiğini savunan Ridley, insanın hem özgür irade sahibi hem de içgüdüler ve toplumun etkisi altında olduğunu söylüyor.

Ridley, insan doğasının, Darwin’in evrimi, Galton’un kalıtımı, James’in içgüdüleri, Piaget’nin gelişimi, Watson’ın bağdaştırma yeteneği, Pavlov’un refleksleri, Freud’un bilgilendirici deneyimleri, Boas’ın kültürü, Durkheim’ın iş bölümü gibi birçok yaklaşımın kombinasyonu olduğunu savunuyor.

  • Künye: Matt Ridley – Gen Çeviktir, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, bilim, 341 sayfa

Jennifer A. Doudna ve Samuel H. Sternberg – Yaratılıştaki Çatlak (2018)

Amerikalı biyokimyacı Jennifer Doudna, gen düzenleme alanında yaptığı çalışmalarla dünya çapında üne sahip isimlerden.

Bu kitap ise, gen düzenleme hakkında merak edilen hemen her şeyi aydınlatmasıyla, konuya ilgi duyanlar için kaçırılmaması gereken bir rehber.

Gen düzenlemesi ya da tam adıyla “CRISPR-Cas9 Gen Düzenleme Yöntemi”, bilimde devrim olarak tanımlanıp hararetle selamlanan teknolojilerden.

Örneğin gen düzenlemesi ile her canlı varlığın genetik kodu istenen biçimde değiştirilebiliyor.

Ölümcül genetik hastalıklar iyileştirilebiliyor ve örneğin domuzlar birer organ fabrikasına dönüştürülebiliyor.

Doudna, gen düzenlemesi yöntemine giden oldukça uzun ve meşakkatli yolun nasıl kat edildiğini ve bu yöntemin biyokimyada, tıpta, teknolojide, kültürde, hukukta, siyasette ve demografik alanda ne gibi sonuçlar yaratacağı üzerine, bizi derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Hatta Doudna, bu yöntemin yalnızca hastalıkların iyileştirilmesi konusunda değil, iklim değişikliği, çevresel yıkımlar ve gıda güvenliği gibi güncel sorunlarımıza çare olabileceğini de düşünüyor.

  • Künye: Jennifer A. Doudna ve Samuel H. Sternberg – Yaratılıştaki Çatlak: Gen Düzenlemenin Evrime Hükmeden İnanılmaz Gücü, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 248 sayfa, 2018

Gary B. Gorton – Finansal Krizleri Yanlış Anlamak (2018)

Bugünün ekonomistleri, krizlerin gelişini neden göremiyor?

Ekonomistler, 2007’den önce ABD’de bir daha finansal krizlerin yaşanmayacağını savunuyorlardı.

Fakat daha sonra ABD ekonomisinde büyük bir gedik yaratması yetmiyormuş gibi bütün dünya ekonomilerine de yansıyan 2008 krizi yaşandı.

Peki, ekonomistler nerede yanıldı?

Gary Gorton, tam da bu konunun izinde 1934-2007 arasında ABD’de neden hiç kriz yaşanmadığı olgusunu kapsamlı bir şekilde açıklıyor.

Gorton burada, 1934’ten beri krizleri önleyen başarılı düzenlemelerin finans sektöründeki yeniliklere yeterince ayak uyduramadığını, bunun sebebinin de bir yönüyle ekonomistlerin yanlış anlamaları olduğunu savunuyor.

Krizlerin hangi şartlarda ortaya çıktığı ve birbirini nasıl etkileyip tetiklediğini irdeleyen Gorton, ekonomistlerin, pek çok önemli hususu; örneğin sermaye piyasalarında ve bankacılık sisteminde yaşanan evrimi, yeni finans enstrümanlarını ve yeni para piyasalarının boyutunu ıskaladığını söylüyor.

Banka borcu ve likidite, kredilerde ani artışlar, ahlaki tehlikeler ve kurumların devasa büyüklükte olması gibi kilit meseleleri, krizin önemli faktörleri olarak ele alan Gorton, hem bugünün piyasalarını anlamamıza olanak verecek hem de gelecekteki olası finansal felaketleri öngörmemizi sağlayacak sağlam bir bakış açısı sunuyor.

  • Künye: Gary B. Gorton – Finansal Krizleri Yanlış Anlamak, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 280 sayfa, 2018