Mahvish Rukhsana Khan – Guantánamo Günlüğüm (2009)

‘Guantánamo Günlüğüm’ kitabının yazarı Mahvish Rukhsana Khan, Afgan asıllı göçmen bir aileye mensup.

2005 yılında Miami Üniversitesi’nde öğrenciyken Guantánamo Körfezi’ndeki Afgan tutsaklara tercümanlık yapmak için gönüllü olur.

Khan kitabında, burada gördüklerinin yanı sıra, tutsakların ailelerinin hikâyesini de anlatıyor.

Kitabına bir pediatri uzmanı olan Dr. Ali Şah Musavi’nin hikâyesi ile başlayan Khan, kampa gerçekleştirdiği ziyaretlerden sonra, çoğunun buraya getirilmiş masum insanlar olduklarını öğrenir.

Khan anılarında, tutsakların anlatımıyla, Amerikan askerlerinin bu kampta yaptıkları insanlık dışı muameleyi ve işkenceyi de gözler önüne seriyor.

  • Künye: Mahvish Rukhsana Khan – Guantánamo Günlüğüm, çeviren: Başak Akın, Literatür Yayıncılık, anı, 220 sayfa
Reklamlar

Geert Mak – Avrupa’da Yirminci Yüzyıl Boyunca Seyahatler (2009)

Hollandalı yazar Geert Mak’ın büyük bir ilgiyle karşılanan ‘Avrupa’da Yirminci Yüzyıl Boyunca Seyahatler’i, Avrupa’nın tarihsel anılarına kaynaklık etmiş kentlerdeki izlenimlerini barındırıyor.

Hem bir seyahatname hem de bir tarihi çalışma niteliğindeki eserinde Mak, Amsterdam, Vichy, Dunkirk, Guernica, İstanbul, Kiev, Ypres, Berlin, Viyana, Riga, Stalingrad, Cassino, Çernobil ve Prag gibi kentleri, tarihi ve güncel bir bakışla tasvir ediyor.

On iki bölümden oluşan kitabında Mak, güncel olayları, geçmişin bireysel tecrübeleriyle harmanlayarak anlatıyor.

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan kitap, yazarın özgün anlatım tarzıyla dikkat çektiğini de ayrıca belirtmeliyiz.

  • Künye: Geert Mak – Avrupa’da Yirminci Yüzyıl Boyunca Seyahatler, çeviren: Mürset Topçu, Literatür Yayıncılık, anlatı, 1042 sayfa

David Parkinson – Sinemayı Değiştiren 100 Fikir (2015)

Sinemanın yan gösterimlerden kurumsallaşmasına giden süreci mümkün kılan ana kuramları, teknikleri ve stratejileri ele alan ufuk açıcı bir çalışma.

Büyülü fenerler, görüntünün sürekliliği, kinetoskop, yakın planlar, gerçeküstücülük, optik geçişler, metot oyunculuğu ve daha fazlası.

Hollywood sinemasının da kapsamlı bir şekilde ele alındığı kitapta, “Alman Dışavurumculuğu”, “Auteur Kuramı” ve “Üçüncü Sinema” gibi konular da ihmal edilmiyor.

  • Künye: David Parkinson – Sinemayı Değiştiren 100 Fikir, çeviren: Yeşim Burul, Literatür Yayıncılık, sinema, 216 sayfa, 2015

Harun Karadeniz – Olaylı Yıllar ve Gençlik (2015)

Kırk dört yıl önce kaybettiğimiz, 68 kuşağının simge isimlerinden Harun Karadeniz’den, bir dönemin gençlik hareketinin geniş bir panoraması.

Karadeniz, öğrenci derneklerinde başlayan politik dönüşümü, Amerikan 6. Filo’suna karşı yapılan gösterileri, üniversite reformu eylemlerini ve işçilerin, köylülerin, tarım emekçilerinin direnişleri gibi konularda önemli bilgiler veriyor.

Türkiye’de toplumsal mücadele tarihinin önde gelen isimlerinden biri olan Harun Karadeniz, 12 Mart askeri darbesinin sistemli şiddetine maruz kalarak, tutuklandı ve tedavi imkânları bilinçli olarak ortadan kaldırıldı.

Ölüme terkedilen Karadeniz’in, yaşama veda etmeden önce kaleme aldığı ‘Olaylı Yıllar ve Gençlik’, 60’lı yılların başından 70’lere uzanan gençlik hareketlerinin geniş bir panoramasını tüm ayrıntılarıyla birlikte bulacaksınız.

  • Künye: Harun Karadeniz – Olaylı Yıllar ve Gençlik, Literatür Yayıncılık, siyaset, 224 sayfa, 2015

Harriet Worsley – Modayı Değiştiren 100 Fikir (2018)

Bugün kadın giyimine baktığımızda, bize tuhaf gelen pek çok detay vardır.

Örneğin kombinasyonlar, inanılmaz çeşitliliktedir.

Veya stil, bazen akıl almaz boyutlara ulaşır.

Oysa moda, çok abartılı örnekleri olsa da, önemli bileşeni olduğu kültür gibi daima değişip dönüşen, zincir gibi birbirine eklenen halkalardan oluşmuştur.

Modadan bahsederken bu önemli olguyu hiçbir zaman akıldan çıkarmamak lazım.

Çünkü moda demek kültür demektir, daha da önemlisi modern hayatın en önemli başlıklarından biri demektir.

İşte Harriet Worsley’nin bu enfes kitabı da, 20. yüzyılın başlarından günümüze modaya yön vermiş fikirlerin usta işi bir kaydı.

Özellikle belirtelim ki kitap, kadın giyimindeki dönüşümü anlatmakla yetinmiyor.

Worsley,

  • Bu süre zarfında tasarımcıların en etkileyici tasarımlarının neler olduğunu,
  • Moda fikirlerinin yerleşik algıya nasıl meydan okuduğunu,
  • Modadaki değişimlerin arka planında yatan dinamiklerin neler olduğunu,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Kitap vesilesiyle, tişörtlerin ilk başta erkek iç çamaşırı olarak ortaya çıktığı ve kot pantolonlarda bulunan rivetlerin altına hücum dönemindeki işçi kıyafetlerini güçlendirmek için geliştirildiği gibi günlük kıyafetlerimiz üzerine farklı bir gözle bakmamızı sağlayacak ilginç bilgiler de yer alıyor.

  • Künye: Harriet Worsley – Modayı Değiştiren 100 Fikir, çeviren: Begüm Başoğlu, Literatür Yayıncılık, kültür, 216 sayfa, 2018

David Ball – Çöl İmparatorluğu (2009)

‘Hac ve Hilal’in yazarı David Ball ‘Çöl İmparatorluğu’nda, iki toplum arasında sıkışmış Moussa isimli karakterinin hikâyesini anlatıyor.

Fransız kontu Henri deVries, balonla Sahra Çölü’nü geçmeyi planlar. Kısa bir süre sonra balonu arızalanan kont, çöle zorunlu iniş yapar. deVries, burada tanıştığı Tuareglerden Serena’ya âşık olur.

Âşıklar Fransa’da, Serena kiliseye biat etmediğinden sivil bir evlilik yapar.

Hikâyenin devamı, çiftin çocuğu Moussa üzerinden gelişir.

Moussa, annesi kiliseye biat etmediği için Fransa’da tanrısızlıkla; anne tarafından Tuareglerce de kâfir olarak suçlanacaktır. Böylece iki dünya arasında sıkışmak, onun kaderi olacaktır.

  • Künye: David Ball – Çöl İmparatorluğu, çeviren: Süha Sertabiboğlu, Literatür Yayıncılık, roman, 819 sayfa

Talip Apaydın – Köy Enstitüsü Yılları (2009)

2009, Köy Enstitülerinin kuruluşunun 69. yıldönümü.

17 Nisan 1940 yılında bir yasayla kurulan Köy Enstitüleri, Türkiye’ye özgü eğitim kurumlarıydı. Üretime dayalı bir anlayışla kurulan enstitülerde, okuma yazmanın yanı sıra, iş eğitimi de veriliyordu.

Türkiye edebiyatının önemli kalemlerinden olan ve Köy Enstitüleri’nde yetişmiş Talip Apaydın ‘Köy Enstitüsü Yılları’ isimli elimizdeki eserinde, bu eğitim kurumunda geçen öğrencilik yıllarını anlatıyor.

Köy Enstitüleri’nin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç’un “Enstitüye nasıl girdiniz, nasıl okudunuz, bu duruma nasıl geldiniz biriniz bunu anlatın” sözü üzerine kitabını kaleme alan Apaydın, sıcak bir dille, köyünden üstü başı yırtık, ne yapacağını bilemez halde ayrılan çocuklardan, disiplinli, çalışkan, üretken, müzikle ilgilenen, kitap okuyan, yazmaya merak saran Türkiye’nin aydınlık gençlerinin nasıl yaratıldığını anlatıyor.

  • Künye: Talip Apaydın – Köy Enstitüsü Yılları, Literatür Yayıncılık, anı, 202 sayfa