Hamdi Özdiş – Osmanlı Mizah Basınında Batılılaşma ve Siyaset (2010)

Hamdi Özdiş ‘Osmanlı Mizah Basınında Batılılaşma ve Siyaset’te, Diyojen, Çaylak, Hayal, Çıngıraklı Tatar ve Kahkaha gibi dergiler aracılığıyla, imparatorluğun içinde bulunduğu dönüşüme karikatüristlerin ve yazarların nasıl baktığını irdeliyor.

Çalışma, 1870-1877 dönemi Osmanlı mizah basınında ağırlıklı yer tutan doğu meselesi, kapitülasyonlar, ilk milletvekili seçimleri, Kanun-ı Esasi, moda, kadın ve batılılaşma gibi temalara, karikatür ve mizahın nasıl yer verdiğini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Osmanlı basınında mizah, yeni yeni araştırılmaya ve değerlendirilmeye başlanan konulardan. Oysa mizah ve mizah basını, tarih araştırmaları açısından büyük öneme haiz.

Bu alanın yetkin örneklerinden diyebileceğimiz Özdiş’in çalışması, yazıları ve karikatürleriyle bir dönemi resmeden isimler aracılığıyla, Osmanlı’yı daha iyi anlamamızı sağlıyor.

  • Künye: Hamdi Özdiş – Osmanlı Mizah Basınında Batılılaşma ve Siyaset (1870-1877), Libra Kitap, inceleme, 262 sayfa

Diren Çakmak – Forum Dergisi (2010)

Yakın zamanda, Soğuk Savaş yılları gerginliğinin yoğun bir biçimde hissedildiği bir dönemde yayın hayatına başlayan Forum Dergisi’ne dair bir çalışmaya bu sayfada yer vermiştik.

Diren Çakmak imzalı elimizdeki eser de, Doğu-Batı kutuplaşmasında Türkiye’nin yerinin Batı bloğu içinde olduğunu savunan, farklı görüşlerden aydınları bir araya getiren Forum Dergisi’ni inceliyor.

Derginin kuruluşu ve genel yapısıyla çalışmasına başlayan Çakmak, ardından, derginin birey-toplum, ulus-temsil, devlet-iktidar, iktidarın denetlenmesi, ekonomi politikaları ve dış politika gibi konularda ne gibi fikirler öne sürdüğünü, dönemin siyasî ve toplumsal şartlarını gözeterek ortaya koyuyor.

  • Künye: Diren Çakmak – Forum Dergisi: 1954-1960, Libra Kitap, inceleme, 623 sayfa

Mevlüt Çelebi – Dünyanın En Uzun Yaşayan Adamı Zaro Ağa (2010)

Yaşadığı dönemde dünyanın en yaşlı adamı olarak ün salan Zaro Ağa, resmi kayıtlara göre 1777-1934 yılları arasında yaşadı.

Elimizdeki çalışmayı kaleme alan Mevlüt Çelebi, haklı olarak, Zaro Ağa’nın yakın tarihin ilk medya starı olduğunu söylüyor.

Özellikle yaşadığı son on yılda yakından takip edilen Zaro Ağa’nın, uzun yaşamının sırrı ve kadınlara ilgisine kadar hemen her şeyi merak edilmiş, bu ilgi dünya çapında yayılmış ve Zaro Ağa Avrupa ve Amerika seyatlerine dahi çıkarılmıştı.

1920 ve 1930’larda basında yer alan haberlerin derlemesinden ve bazı yabancı gazetelerde çıkan yazılardan oluşturulan çalışma, Zaro Ağa’yı yeniden ve doğru bir şekilde tanıtıyor.

  • Künye: Mevlüt Çelebi – Dünyanın En Uzun Yaşayan Adamı Zaro Ağa, Libra Kitap, biyografi, 338 sayfa

Cevdet Yılmaz – Risk Kapıyı Kırınca (2010)

Cevdet Yılmaz ‘Kentlerde Yoksulluk, Dayanışma, Güven ve Güvenlik’ alt başlığını taşıyan ‘Risk Kapıyı Kırınca’da, kentlerdeki risk durumunu, sistemin içinde yer almanın kurallarını ve yoksulluğu irdeliyor.

Yılmaz ilk olarak, risk kavramının tarihsel ve kavramsal kullanımlarının bir değerlendirmesini yaparak, Ulrich Beck, Zygmunt Bauman ve Anthony Giddens’in yaklaşımlarını tartışmaya açıyor.

Daha sonra, risk toplumu kuramsal çerçevesini Türkiye özelinde değerlendiren yazar, Türkiye’de göç, kentleşme ve geleneksel refah rejimini inceliyor.

Yılmaz ardından, İzmir’in Yeşilçam mahallesindeki alan araştırmalarının sonuçlarından hareketle, kentlerdeki dönüşümleri kuramsal bir çerçeveye oturtuyor.

  • Künye: Cevdet Yılmaz – Risk Kapıyı Kırınca: Kentlerde Yoksulluk, Dayanışma, Güven ve Güvenlik, Libra Kitap, sosyoloji, 303 sayfa

Mehmet Talha Paşaoğlu – Din, Devlet, Millet (2019)

Kendisini laik olarak tanımlayan bir ülkede Diyanet’in ne işi var?

Diyanet kurulduğu tarihten bu yana, iktidara gelmiş sağcıların ideolojilerini meşrulaştırma işlevini üstlendi.

Özellikle 1970’lerde Diyanet Gazetesinde çıkmaya başlayan milliyetçi-muhafazakâr ve devletçi yazılarla birlikte kurumun siyasallaşma süreci başlar.

1980 öncesi süreç, aynı zamanda Diyanet’in siyasi kutuplaşma ve çatışma ortamına verdiği yanıtlarla da hatırlanır.

Sonrasında, Diyanet’i tutabilene aşk olsun.

1980 sonrası “milletçe dayanışma ve bütünleşme” rolü tanınan Diyanet İşleri Başkanlığı kurumsallaşmasını tamamlayıp toplumsal bir aktör olarak öne çıktı.

Dini alanda tek resmî otorite, başka bir deyişle tekel olan kurum, aynı zamanda Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla da ekonomik bir güç halini aldı ve böylece kamusal alanda giderek büyüdü.

Bugün Türkiye’de din ve devlet işlerinin tümüyle iç içe geçtiği bugüne baktığımızda ise, Diyanet’in AKP ile paralel söylem üreten ve giderek ona bağlı bir kurum haline geldiği görülüyor.

Bunun en iyi örneğini ise, 15 Temmuz sürecinde dinî otoritesini kolektif otorite ile birleştirmesiyle gördük.

İşte Mehmet Talha Paşaoğlu’nun bu kitabı da, kuruluşundan bugüne Diyanet’in geçirdiği dönüşümü kayda alan enfes bir çalışma.

Türkiye’de din ve siyaset ilişkisinin tarihselliğini irdeleyerek çalışmasına başlayan Paşaoğlu, devamında da,

  • Tek parti döneminin din politikası,
  • Diyanet İşleri Reisliği’nin birinci dönemi (1924-1950),
  • Çok partili dönemde din politikaları,
  • Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ikinci dönemi (1950-1965),
  • 1980 sonrası din politikası,
  • Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurumsallaşmasını tamamladığı dördüncü dönemi, (1982-2003),
  • Kurumsal söylemin sürekliliğinde hutbelerin rolü,
  • Diyanet’in özerkleşmenin alameti olarak Türkiye Diyanet Vakfı,
  • AKP iktidarında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yenilenen konumu,
  • Diyanet İşleri Başkanlığı’nın beşinci dönemi (2003-2019),
  • Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü bağlamında, Diyanet’in kurumsallaşma sonrası yayın politikası,
  • Milli birlik ve beraberlik söyleminin taşıyıcısı olarak Diyanet İşleri Başkanlığı,
  • Ve milli birlik ve beraberlik söyleminin uygulanma alanı olarak 15 Temmuz örneği gibi pek çok önemli konuyu irdeliyor.

Künye: Mehmet Talha Paşaoğlu – Din, Devlet, Millet: Diyanet İşleri’nin 95 Yıllık Hikâyesi, Libra Kitap, din, 312 sayfa, 2019

İlyas Yazar – Kânî Dîvanı (2010)

İlyas Yazar ‘Kânî Dîvanı’nda, divan şiirinin temsilcilerinden Tokatlı Ebû Bekir Kânî’ye ait divanın tenkitli metnini ve tahlilini sunuyor.

Üç bölümden oluşan kitabın girişinde, Kânî’nin yetiştiği 18. yüzyılın tarihi, siyasî, sosyal ve kültürel açıdan genel çizgileri ele alınıyor.

Kânî’nin hayatı, görevleri, Mevleviliği, edebi kişiliği, eserleri ve Divân’ın, şairin edebi kişiliğine katkısı, kitabın birinci bölümünün konusu.

Çalışmanın ikinci bölümünde, Dîvân’ın şekil özellikleri değerlendiriliyor ve bu eserden hareketle Kânî’nin sanatı dil üslup özellikleri açısından ortaya konmaya çalışılıyor.

Son bölümde ise, Dîvân’ın yazma nüshaları değerlendirilerek tenkitli metin veriliyor.

  • Künye: İlyas Yazar – Kânî Dîvanı, Libra Kitap, inceleme, 760 sayfa

Mehmet Çelik – Balkanlar’da Tanzimat (2010)

Mehmet Çelik ‘Balkanlar’da Tanzimat’ta, 1864-1868 yılları arasında Tuna Vilâyeti’nde valilik yapmış Midhat Paşa’nın reformlarını ve Rusya’nın Panislavist politikalarıyla yükselen Bulgar ihtilal hareketiyle mücadelesini analiz ediyor.

Çalışma buradan hareketle, Midhat Paşa’nın bu pilot bölgedeki imparatorluk içerisindeki diğer vilâyetlere de örnek oluşturacak reformlarını, milli ayaklanmalara karşı mücadelesiyle karşılıklı bir ilişki ekseninde ele alıyor.

Bu incelemeyi de, 19. yüzyıl Balkan dünyasının bir panoramasını çizerek yapması ise, çalışmanın en özgün katkılarından.

  • Künye: Mehmet Çelik – Balkanlar’da Tanzimat: Midhat Paşa’nın Tuna Vilâyeti Valiliği, Libra Kitap, tarih, 150 sayfa