Terry Eagleton – Kültür (2019)

Kültür çok yönlü bir kavram, dolayısıyla bu konu üzerine bütünlüklü bir tez ortaya koymak zor.

Terry Eagleton da bu kitabında, sömürgecilikten günümüze uzanarak kültürün serüvenini kapsamlı bir bakışla izliyor ve bir değil, birkaç tez sunuyor.

“Kültür” teriminin çeşitli anlamlarını inceleyerek çalışmasına başlayan Eagleton, ardından kültür fikri ile uygarlık kavramı arasındaki birtakım temel farklılıkları mercek altına alıyor.

Sonra kültürü insan varoluşunun temeline oturtan postmodern kültürelcilik öğretisini inceleyen yazar, bunu yaparken de çeşitlilik, çoğulculuk, melezlik ve kapsayıcılık gibi kavramları eleştiriyor, ayrıca kültürel görecelik öğretisine karşı çıkıyor.

Kültürü bir bakıma toplumsal bilinçdışı olarak tanımlayan Eagleton, bu görüşü savunan iki önemli ismin çalışmalarını ele alıyor.

Bunlardan ilki siyaset felsefecisi Edmund Burke’ün kültür kavramıyla pek bağdaştırılmayan eserleri ve ikincisi de Alman filozof Johann Gottfried Herder’in kültürel meseleler üzerine yorumları.

Eagleton, çoğunlukla kültürsüzlük çağı olarak tanımlanan modern çağda kültür meselesine neden bu kadar önem verildiği sorusunu da tartışıyor.

Yazara göre bunun nedenlerinin başında, kültürün sanayi kapitalizminin estetik ya da ütopyacı bir eleştirisi olarak görülmesi;  devrimci milliyetçiliğin, çokkültürlülüğün ve kimlik politikalarının yükselişi; dinin yerini alacak bir alternatif arayışı ve kültür endüstrisi denen olgunun ortaya çıkışı geliyor.

Yazar ayrıca, kültürü insan varoluşunun özü olarak değerlendiren kültürelcilik öğretisini ve kültürel görecelik konusunu eleştirel bir açıdan irdeliyor.

Künye: Terry Eagleton – Kültür, çeviren: Berrak Göçer, Can Yayınları, kültür, 152 sayfa, 2019

Stephen Kern – Zaman ve Uzam Kültürü (2013)

  • ZAMAN VE UZAM KÜLTÜRÜ, Stephen Kern, çeviren: Ali Selman, İletişim Yayınları, inceleme, 463 sayfa

 ???????????????????

Stephen Kern, modernizmi konu edinen birçok derste kaynak olarak gösterilen elimizdeki oylumlu çalışmasında, 1880-1918 arasında zaman ve uzam kültürüne odaklanıyor. Kitabın ilgi çeken yönlerinden biri, söz konusu dönem aralığında zaman ve uzamı felsefe, bilim, edebiyat ve sanat gibi farklı alanlarda yaşanan dönüşümler üzerinden izlemesi. Kern, bu dönemde zaman ve uzam deneyiminde yaşanan büyük devrimi, Einstein’ın görelilik kuramı, Freud’un bilinç dışı zihinsel süreçleri, Durkheim’ın zaman ve mekanın sosyal göreceliliği, Picasso’nun kübizmi, Joyce’un bilinç akışı tekniği ve Proust’un kayıp zaman arayışına odaklanarak saptıyor.

Nina Ergin (der.) – Anadolu Medeniyetlerinde Hamam Kültürü (2012)

  • ANADOLU MEDENİYETLERİNDE HAMAM KÜLTÜRÜ, kolektif, derleyen: Nina Ergin, çeviren: Ayşe Özbay Erozan, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 414 sayfa

 ANADOLU

Aynı adlı bir sempozyuma sunulan bildirilerden derlenen elimizdeki çalışma, Anadolu tarihi ve mimarisiyle popüler ve sanatsal imgeleminde geniş yer tutan hamamları, mimari, kültürel, sosyal ve ekonomik yönleriyle ele alıyor. Selçuklu, Osmanlı, Safevi ve Babür dönemlerine ait hamamların incelendiği kitapta, Emevi Suriyesi’nde hamam kompleksleri, Anadolu Selçuklu kervansaraylarında hamamlar, Osmanlı İstanbulu’nda hamam işletmeciliği, Balkanlar’da az bilinen birkaç hamam, Yunanistan’daki Osmanlı hamamları, Osmanlı İmparatorluğu’nun Arap eyaletlerindeki hamamları ve ressamların gözüyle Türk hamamı gibi ilgi çekici konular yer alıyor.

Wolfgang Schivelbusch – Keyif Verici Maddelerin Tarihi (2012)

  • KEYİF VERİCİ MADDELERİN TARİHİ, Wolfgang Schivelbusch, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Genesis Kitap, inceleme, 240 sayfa

 

Wolfgang Schivelbusch ‘Keyif Verici Maddelerin Tarihi’nde, bir sömürgecilik okuması ekseninde, keyif verici maddelerin tarihini Ortaçağ’dan günümüze, Avrupa’dan Çin’e uzanan geniş bir bağlamda inceliyor. Keyif verici maddelerin modern insanın tarihinde nasıl bir rol oynadığı; Ortaçağ’da Doğu’dan gelen baharatlarla çeşnilendirilmiş yemeklere karşı iştahın neden 17. yüzyılda aniden kapandığı ve afyon ile esrarın yıllar boyunca serbest bir şekilde kullanılırken 19. yüzyılın sonuna doğru neden birdenbire “uyuşturucu zehirler” diye nitelenip yasaklandığı, Schivelbusch’ın yanıtını aradığı ilginç sorulardan birkaçı.

Kudret Emiroğlu – Gündelik Hayatımızın Tarihi (2012)

  • GÜNDELİK HAYATIMIZIN TARİHİ, Kudret Emiroğlu, İş Kültür Yayınları, kültür, 678 sayfa

 

Kudret Emiroğlu, ilkin 2001’de yayımlanan kültür tarihi alanındaki nitelikli çalışmasında, günlük yaşamda yer eden birçok eşya, gelenek ve âdetin, karanlık ve ilginç tarihine iniyor. Kitapta, inançlar, büyüler, gelenekler, takvim, görgü kuralları, mutfak kültürü, ev, banyo, giyim kuşam, süslenme, sağlık, yeme içme, çocukluk, cinsellik, iş kültürü, oyun, eğlence, spor, keyif ve hobi başlığı altında, çoğu zaman üzerinde fazla düşünülmeyen; bazılarının toplumsal zorunluluk kabul edildiği ve kısmen de kişisel kimliğin ifade edilmesinde birincil derecede rol oynayan, kültür ve uygarlık ürünlerinin tarihi anlatılıyor.

Cafer Tiryaki – İnsan ve Uygarlık (2012)

  • İNSAN VE UYGARLIK, Cafer Tiryaki, Berfin Yayınları, inceleme, 510 sayfa

Cafer Tiryaki ‘İnsan ve Uygarlık’ta, insanın uzun yıllar süren biyolojik evriminden günümüze kadar geçen dönemde yaşanan doğal ve toplumsal değişimleri, ayrıntılı bir bakışla izliyor. Yazar, uygarlık aşamalarındaki siyasal, kültürel, psikolojik dönüşümleri; genetik, kozmoloji, fizik, psikoloji gibi farklı disiplinlerin verileri ışığında değerlendirirken, aynı zamanda Charles Darwin, Karl Marks, Friedrich Engels, Gregor Mendel, Sigmund Freud ve Jean-Baptiste Lamarck gibi düşünürlere sık sık göndermelerde bulunuyor. Tiryaki’nin nitelikli çalışması, insanlığın trajik ve görkemli hayatının dönüm noktalarını saptıyor.

Bryan D. Palmer – Karanlığın Kültürleri (2011)

  • KARANLIĞIN KÜLTÜRLERİ, Bryan D. Palmer, çeviren: Şebnem Kaptan, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 608 sayfa

 

Kitaplarında sol ve devrimci hareket üzerine yoğunlaşan Bryan D. Palmer, ilgi çekici kitabı ‘Karanlığın Kültürleri’nde,  gecenin tarihi, siyasî ve kültürel yönlerini araştırıyor. Gece ve karanlığın, iktidarın kısıtlamalarından uzak ve güçsüzlüğün arzularını dile getirmeye uygun bir zaman yarattığı kadar, gündüzün umumi şeffaflığından uzakta yaşanan hakimiyet ve tabiyet ilişkilerini de yeniden ürettiğini belirten Palmer, buradan yola çıkarak karanlığın içinden doğan farklı kültürlerin izini sürmeye koyuluyor. Kitapta, eski zamanların köylü gecelerinden blues ve cazın doğduğu, neşeli ve hüzünlü “soul geceleri”ne; pornografinin yeraltı dünyasındaki varlığından dünyanın gidişatını tümden değiştiren devrim gecelerine ve meyhane kültürünün beraberinde getirdiği gece sosyalleşmelerine kadar birçok konu ele alınıyor.