Zeki Oğuz – Sedef Saplı Bıçak: Miço (2010)

Öykücü, amatör fotoğraf sanatçısı Zeki Oğuz ‘Sedef Saplı Bıçak’ta, Konya’nın ünlü kabadayılarından Mustafa Saldı (Miço) ile değişik zamanlarda yaptığı konuşmaları öyküleştirerek anlatıyor.

Kitabın son bölümünde de, bir öyküsü nedeniyle aldığı cezayı çektikten sonra sürgün cezasını çekmek üzere Konya’ya gelen Yılmaz Güney’e dair anlatımları yer alıyor.

Yılmaz Güney 1962 yılında aldığı altı aylık sürgünlük cezasını Konya’da çekmiş ve o günlerde Miço ile arkadaş olmuş, bu arkadaşlık Yılmaz Güney’in ölümüne kadar sürmüştü.

Ağırlıklı olarak 1960’lı yılların Konya’sını anlatan Zeki Oğuz, her bölümün sonuna o yıllara ilişkin ilginç bilgileri de meraklısına notlar şeklinde aktarıyor.

  • Künye: Zeki Oğuz – Sedef Saplı Bıçak: Miço, Çalı Yayınları, anı, 136 sayfa
Reklamlar

Harun Şeker ve Mehmet Şeker – Korualan (Gezlevi) (2009)

Korualan, ya da diğer adıyla Gezlevi, Konya’nın Hadım ilçesine bağlı bir köy.

Harun Şeker ve Mehmet Şeker’in kaynak kişilerden yaptığı elimizdeki derleme, aynı zamanda Âşık Ömer’in de köyü olan Korualan’ın sözlü hayatını yazıya aktararak geleceğe taşıyor.

Derlemede, Gezlevi’nde halkın inanışları; yemek çeşitleri; bayramlar, özel günler, evlilik, ölüm ve doğum ile ilgili ritüeller; masallar ve beddualar, çocuk oyunlarının neler olduğu anlatılıyor.

Kitap, iç bölgeyle Akdeniz’i bağlayan bir geçit bölgesi olan yöreyi tarihi, folklorik ve kültürel yönleriyle okurlara sunuyor.

  • Künye: Harun Şeker ve Mehmet Şeker – Korualan (Gezlevi), Tebeşir Yayınları, tarih, 184 sayfa

Barış Sarıköse – Sille (2009)

Barış Sarıköse, alt başlığı ‘Bin Yıllık Birliktelik’ olan elimizdeki kitabında, Konya çevresindeki en eski yerleşim yerlerinden biri olan Sille’yi, tarihçesi ve sosyo-ekonomik yapısıyla anlatıyor.

Selçuklular ve Osmanlılar döneminde Konya ile birlikte her alanda önemli gelişmeler gösteren Sille, Selçuklu hükümdarı Sultan Alaeddin Keykubat’ın vakfı içinde yer alıyordu.

Bu yerleşim yeri, sahip olduğu ekonomik potansiyelin yanı sıra, farklı kültürel yapısıyla da Konya ve çevresinin sosyal ve kültürel hayatını etkilemiş.

Sarıköse’nin çalışması, Sille’nin Osmanlı döneminde geçirmiş olduğu sosyal, ekonomik, demografik ve kültürel değişimi, arşiv ve kütüphanelerden yararlanarak değerlendiriyor.

Bölgenin tarihçesi; askeri ve idari yapılanması; ekonomik durumu; tarım, hayvancılık, ticaret ve küçük sanayi grupları; aile yapısı, vakıfları ve Sille’de yetişen önemli isimler, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

  • Künye: Barış Sarıköse – Sille, Çizgi Kitabevi, şehir, 710 sayfa

Yusuf Küçükdağ – Bozkır Armutlu (2008)

Yusuf Küçükdağ ‘Bozkır Armutlu’da, 13. yüzyılın başlarında kurulan Konya’nın Bozkır ilesine bağlı Armutlu Köyü’nün tarihi ile sosyo-ekonomik yapısını anlatıyor.

Çalışma, son zamanlarda arttığı gözlenebilen şehir, kasaba ve köy eserlerine iyi bir örnek olarak gösterilebilir.

Kitapta, Armutlu köyü ile bu köyün sakinleri ve kökenini bu köyden alan bilim adamı, şair ve yazarlara dair bilgiler yer alıyor.

Kitabın girişi ile ilk bölümünde köyün tarihi, ikinci bölümünde de coğrafi konumu, nüfus durumu ve idari yapısı anlatılıyor.

Üçüncü bölümde kültürel durumu ile folkloru, beşinci bölümde de köydeki ekonomik etkinlikler değerlendiriliyor.

Kitabın son bölümünde de köyle ilgili belgeler sunuluyor.

  • Künye: Yusuf Küçükdağ – Bozkır Armutlu, Çizgi Kitabevi, tarih, 358 sayfa

William John Childs – Yürüyerek Anadolu: Samsun-Halep, 1911-1912 (2017)

William John Childs, ilginç bir sima.

Kendisi, Britanya Amirallik Dairesi’nde istihbarat subayıydı.

Childs’ın asıl ilginç yanı ise, kendisinden önceki seyyahların aksine, Anadolu yolculuğunu yürüyerek gerçekleştirmesi.

Yazarın ‘Yürüyerek Anadolu’ isimli bu kitabı, onun 1911-1912 yılları arasında beş aylık bir dönemde yaklaşık 2 bin kilometreyi bulan Anadolu yolculuğuna dair izlenimlerinden oluşuyor.

Trablusgarp Savaşı’nın yaşandığı bu dönemde Childs, önce bir gemiyle Samsun’a gider ve oradan da yanında eşyalarını taşıyan bir yük beygiri ve onun sürücüsüyle birlikte Anadolu’nun içlerine, oradan Halep’e ve Kırıkhan’a doğru yol almaya başlar.

Childs’ın asıl amacı elbette Britanya adına istihbarat toplamaktı.

Fakat kitap hem renkli anlatımı hem de dönemin iyi bir tanıklığına sunmasıyla, her şeyden önce değerli bir tarihi belge.

Yazar anlatısında, dönemin Osmanlı kent ve kasabalarına, toplumsal hayatına dair gözlemlerini paylaştığı gibi, Türklerin Çerkez, Laz, Ermeni ve Rum halklarıyla ilişkilerinin nitelikli bir fotoğrafını da çekiyor.

Kitabı önemli kılan bir diğer husus da, o dönemde etkileri yoğun olarak hissedilen Müslüman-Hıristiyan ve özellikle de Müslüman-Ermeni ilişkilerindeki gerilimleri saptaması.

Kitapta, Childs’ın kendi çektiği 62 fotoğrafın yer aldığını da belirtelim.

  • Künye: William John Childs – Yürüyerek Anadolu: Samsun-Halep, 1911-1912, çeviren: Füsun Tayanç ve Tunç Tayanç, Kitap Yayınevi, tarih, 438 sayfa