Kolektif – İmparatorluğun Öteki Yüzleri (2020)

Çok güzel bir mikro-tarih çalışması olan ‘İmparatorluğun Öteki Yüzleri’, Osmanlı İmparatorluğu’nda sıradan insanın dünyasına iniyor.

Alanında uzman pek çok ismin katkıda bulunduğu ve yüzyıllarca önceki mahkeme kayıtlarında yapılan derinlikli incelemelere dayanan kitapta,

  • Kostaklanma biçimi olarak at sahipliği,
  • Dokuz canlı Deli Şaban’ın intihar teşebbüsleri,
  • Bursa’da köylülerin adeta baş belası haline gelen Divane Hamza ile imtihanı,
  • Yüzyıl Konya’sında kocalarını öldürtüp evinin zeminine gömen Mâryem Hanım,
  • yüzyılda tüm fertleri hırsızlık yapan bir ailenin düşündürdükleri,
  • Köle Selim’in mağduriyeti,
  • Osmanlı tebaasının bürokrasiyle sınavı,
  • Korsanlara esir düşen Üsküplü Alaeddin’in başından geçenler,
  • Osmanlı klasik dönem Rum cemaatinde seçme ve seçilme pratiği,
  • Şii Nureddin ve İbrahim’in sürgünden dönüş mücadelesi,
  • Bir okul kırma hadisesinin merkez-taşra ilişkileri üzerinden Osmanlı maarifi hakkında düşündürdükleri,
  • Ve şaibeli bir simsarın maceraları gibi ilgi çekici konular yer alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Suraiya Faroqhi, Nurcan Abacı, Zeynep Dörtok Abacı, Fırat Yaşa, Cemal Çetin, Saadet Maydaer, Emine Dingeç, Zübeyde Güneş Yağcı, Yasemin Beyazıt, Filiz Yaşar, Özlem Başarır, Faruk Yaslıçimen, İsmail Yaşayanlar ve Buket Kalaycı.

  • Künye: Kolektif – İmparatorluğun Öteki Yüzleri: Toplumsal Hiyerarşi ve Düzen Karşısında Sıradan Hayatlar, derleyen: Fırat Yaşa, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 320 sayfa, 2020

Anne Sverdrup-Thygeson – Böcekler Gezegeni (2020)

İnsan ekosistemin dengesiyle oynadıkça kendi geleceğini de tehlikeye atıyor.

Gezegeni plastiğe boğduk, her yıl büyük miktarda kimyasalı doğaya bırakıyoruz, türleri yerlerinden ediyoruz.

Sonuç, yeryüzünün tatlı su kaynaklarının tükenmesidir.

Bu durum, böcekler için de geçerli, çünkü bizim yaptıklarımız, onların gezegenini de tümüyle dönüştürüyor.

Başka bir deyişle, doğada dönüşen her şey, eninde sonunda gelip bizi de etkiliyor.

Böcek türlerinin sayısındaki azalma ya da böceklerin yok olması, ekosistemde sudaki halkalar gibi bir etkiyle çok büyük sonuçlara yol açacak mahiyette.

İşte, Norveç Yaşam Bilimleri Üniversitesi koruma biyolojisi profesörü ve aynı zamanda Norveç Doğa Araştırmaları Enstitüsü’nde bilim danışmanı olan Anne Sverdrup-Thygeson, bu küçük dostlarımızı daha yakından tanımamıza olanak sağlayacak güzel bir kitapla karşımızda.

‘Böcekler Gezegeni’, yeryüzünde 479 milyon yıldır bulunan, fakat bugün başları dertte olan böcekler hakkında enfes bir eser.

  • Künye: Anne Sverdrup-Thygeson – Böcekler Gezegeni: Tuhaf, Yararlı ve Hayranlık Uyandırıcı Dostlarımız Üzerine, çeviren: Dilek Başak, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 200 sayfa, 2020

Alexander Beecroft – Dünya Edebiyatının Ekolojisi (2020)

Farklı toplumların edebiyatları, birbiriyle nasıl etkileşime girer?

Alexander Beecroft, bu soruya doyurucu yanıtlar verdiği eldeki incelemesinde, modern öncesi metinlerin tarihsel olarak nasıl dolaştığını ve alımlandığını izliyor.

Beecroft’a göre herhangi bir edebiyat, yalnızca metin analiziyle anlaşılamaz.

Çünkü bir edebiyatı tam olarak anlamanın biricik yolu, onu siyasi, ekonomik, sosyokültürel ve dini çerçevede, aynı zamanda etkileşimde olduğu diğer diller ve edebiyatlarla ilişkisi içerisinde ele almalıyız.

İşte kitabında tam da bunu yapan Beecroft, edebi ekolojiler ile edebi metinlerin üretildiği ve dolaşıma girdiği çevreler arasında gezinerek disiplinlerarası bir okumaya koyuluyor.

Antik, modern, Batılı veya Batılı olmayan edebiyatları için zengin kuramsal değerlendirmeler arayanların özellikle ilgiyle okuyacakları bir çalışma.

  • Künye: Alexander Beecroft – Dünya Edebiyatının Ekolojisi: İlkçağlardan Günümüze, çeviren: Didem Dinçsoy, Koç Üniversitesi Yayınları, inceleme, 352 sayfa, 2020

Kolektif – Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları (2020)

‘Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları’, toplumsal cinsiyet olgusunu hukuk, felsefe, sosyoloji, ekonomi gibi farklı disiplinlerin bakış açılarıyla inceliyor.

Kapsamıyla dikkat çeken kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Türkiye’de kadının eğitimi,
  • İkinci dalga feminizmin feminist harekete katkıları,
  • Osmanlı kadın hareketi,
  • Felsefenin kadına bakışı,
  • Türkiye’de 1980 sonrası feminist hareket,
  • 2000’li yıllarda başlayan siyasi partilerde ve Meclis’te kadın kotası tartışmaları,
  • Uluslararası insan hakları hukuku merceğinden kadının siyasal hayata katılımı,
  • Kadınların mekânsal davranışlarının siyasal niteliği,
  • Anayasa’da kadın sorunsalı,
  • Medeni hukukta kadının cinsel ve ekonomik kimliği,
  • İstihdamda cinsiyetler arası eşitlik ve iş mevzuatında yapılması gereken değişiklikler,
  • Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitsizliği,
  • Bölgesel eşitsizlikler, yasal müdahaleler ve kısmi kazanımlar bağlamında Türkiye’de kırsal kadının toplumsal konumu,
  • Novamed grevi bağlamında küresel sermayeye karşı küresel kadın dayanışması,
  • Sosyal politika reformu çerçevesinde kadınlar ve vatandaşlık,
  • Türkiye’de fuhuş sektöründe çalışan göçmen kadınların çalışma koşulları…

Kitabın asıl önemi ise, yalnızca toplumsal cinsiyetin çok boyutluluğunu gözler önüne sermesi değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet ayrımcılığının yol açtığı problemlere yönelik çözümler de geliştirmesi.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları, derleyen: Hülya Durudoğan, Fatoş Gökşen, Bertil Emrah Oder ve Deniz Yükseker, Koç Üniversitesi Yayınları, kadın, 382 sayfa

Stephen Graham – Dikey Dünya (2020)

Stephen Graham’ın bu özgün çalışması, sınıf eşitsizliklerine yaşadığımız dikey mimarinin nasıl zemin hazırladığı üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Zenginlerin yüksek katlı rezidanslarına ulaştıran asansörler, nasıl oluyor da dünyanın zorlu çalışma koşullarına sahip maden işçilerini yeraltının derinliklerine indirebiliyor?

Gökdelenler, gösteriş ve şiddeti nasıl aynı anda üretebiliyor?

Lüks konutlar, var olan büyük yoksulluğun üstünü hangi yollarla örtmeye çalışıyor?

Kanalizasyonlar bir toplumun sosyolojisine dair bize neler söyleyebilir?

Dünyaya ve kente, üçüncü boyut olarak tanımladığı dikey eksenle bakan, böylece var olan eşitsizlik, siyaset ve coğrafyaya farklı bir perspektiften irdelemeye koyulan Graham, bu sorulara aydınlatıcı yanıtlar veriyor.

Dünyadaki yerimiz üzerine daha derin düşünmek isteyenlerin zevkle okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Stephen Graham – Dikey Dünya: Uydulardan Sığınaklara, çeviren: Ali Karatay, Koç Üniversitesi Yayınları, inceleme, 376 sayfa, 2020

Patricia Springborg – Batı Cumhuriyetçiliği ve Şark Hükümdarı (2020)

Patricia Springborg’tan, Batı siyasal ve kültürel cumhuriyetçiliğinin ve Şarki despotluk geleneğinin dolambaçlı tarihsel yapılanması üzerine dört dörtlük bir inceleme.

Batı kavramının nasıl oluştuğunu ve şarkiyatçılığın kökenlerini sorgulayarak çalışmasına başlayan Springborg, Doğu ile Batı arasındaki bir zamanlar belli belirsiz olan siyasi sınırın ne zaman ve neden belirgin hale geldiğini ortaya koyuyor.

Bunu yaparken Antik Yunan’dan Rönesans’a kadar uzanan döneme odaklanan yazar, demokrasinin Batı’ya despotluğun da Şark’a ait olgular olarak nasıl kodlanmaya başladığını irdeliyor.

Batı kimliğinin temelleri üzerine verili kabulleri sorgulamasıyla özellikle dikkat çekebilecek kitap, bu bağlamda hem temel Batılı metinleri hem de geleneksel siyaset kuramı yöntemlerine sıkı eleştiriler getiriyor.

Yunan polisi’nin Batı’dan ziyade Doğu’nun bir mahsulü olduğunu da savunan Springborg Batı siyaset tarihinin merkezine şehir devletlerini değil, krallığı koyuyor.

Yazarın antik Yunan ve Roma’yı yerine ise, Mısır ve Mezopotamya’yı koyuyor.

  • Künye: Patricia Springborg – Batı Cumhuriyetçiliği ve Şark Hükümdarı, çeviren: Ferit Burak Aydar, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 392 sayfa, 2020

Boris Groys – Yeni Üzerine (2020)

Sanatta “yeni” dediğimiz gerçek anlamda ne kadar yenidir?

Başka bir deyişle, “yeni olan”ı belirleyen ölçütler tam olarak nedir?

Boris Groys’un tam da bu sorunu merkeze alan elimizdeki çalışması, sanatta yeniliğin ve bunun algılanması ve tanınmasının ardındaki karmaşık süreçleri irdeliyor.

Yeninin ne olduğunu tartışmaya, öncelikle günümüzde sanatın ne anlama geldiğini irdeleyerek başlayan Groys, bu bağlamda zamanımızın kültürel yapılarının kendilerine özgü niteliklerini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Modern kültürün başlıca yönlendiricileri olan entelektüel piyasayı ve arşivi harekete geçiren değiş tokuş ve değerleme ekonomilerini mercek altına almasıyla da dikkat çeken kitapta irdelenen diğer konulardan bazıları şöyle:

  • Geçmiş ve geleceğin kesiştiği yerde yeni,
  • Yeninin kökeninin piyasa veya sahicilikle ilişkisi,
  • Yeni ve ütopya,
  • Yeni ve moda,
  • İnsan özgürlüğü ve yenilik talebi,
  • Değerlere yeniden değer biçilmesi anlamında yenilik,
  • Yenilik ve yaratıcılık,
  • Değiş tokuşun kültürel ekonomisi,
  • Yenilikçi değiş tokuş ve Hıristiyanlık,
  • Kültürel değer sınırları ve toplumsal eşitsizlik…

Kitabı özgün kılan hususlardan biri de, yazar ve sanatçı olgusunu merkeze alarak kültürel yapıtların kendilerine özgü niteliklerini kapsamlı bir şekilde analiz etmesi.

  • Künye: Boris Groys – Yeni Üzerine: Geçmişle Gelecek Arasında Kültürel Ekonomi, çeviren: Zeynep Baransel, Koç Üniversitesi Yayınları, sanat, 208 sayfa, 2020