Emirhan Oğuz – Ateş Hırsızları Söylencesi (2009)

Emirhan Oğuz’un ‘Ateş Hırsızları Söylencesi’, yirmi yıl önce bir ilk kitap olarak yayımlanmıştı.

Oğuz’un yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan eseri yayımlandığı dönem, Akademi Kitabevi ve Ceyhun Atuf Kansu şiir ödüllerine değer görülmüştü.

Pablo Neruda’nın ‘Canto General’ adlı kitabından bir alıntıyla başlayan kitabında Oğuz, kendi ülkesinden yola çıkarak özgürlük mücadelelerine sahne olmuş ülkelere doğru bir yolculuğa çıkıyor.

“ateşi çalmaya gittim… / ateşi çalmaya gittim gizleme ölüm vaktimi ey ateş ülkesi şiiri / umudun ateş ülkesiyim küllerimin haritasında ateş söylencesi” diyen Oğuz, uzun ölümlerin ortasında kalmış bir kuşağın hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Emirhan Oğuz – Ateş Hırsızları Söylencesi, Kırmızı Yayınları, şiir, 141 sayfa

Aloysius Bertrand – Gaspard de la Nuit (2009)

Aloysius Bertrand’ın ‘Gaspard de la Nuit’si, düzyazı şiirinin ilk örneği olarak kabul ediliyor.

Bertrand, yeni bir düzyazı deneme niteliğinde olan kitabıyla, şiirde modern dönemin başlamasına öncülük etmiş.

Edebiyat tarihinde önemli bir yere sahip Bertrand, 1807’de dünyaya geldi ve kitabının yayımlanışını göremeden, 1847 yılında hayata veda etti.

Charles Baudelaire gibi büyük bir şairi de etkileyen Bertrand, düzyazı şiir, özgür koşuk, modern şiir gibi, o zamana kadar denenmemiş bir tarzın öncülüğünü üstlendi.

Kitabın, Özdemir İnce tarafından kaleme alınan kapsamlı önsözünde ise, düzyazı şiirin özellikleri ve tarihselliği gibi önemli konular irdeleniyor.

  • Künye: Aloysius Bertrand – Gaspard de la Nuit, çeviren: Özdemir İnce, Kırmızı Yayınları, şiir, 231 sayfa

Anatoli Vasilyeviç Lunaçarski – Sanat ve Edebiyat Üzerine (2009)

Döneminin önde gelen ideolog, eleştirmen ve gazetecilerinden Anatoli Vasilyeviç Lunaçarski, Sovyetler Birliği’nin ilk Halk Eğitim Komiseri olarak görev yaptı.

Sovyet sanat ve kültürünün geçmişin zengin mirası üzerinde yükselmesi ve devrimci kadroların klasik kültür mirasını çok yönlü özümsemesi gerektiğini savunan Lunaçarski’nin bir özgünlüğü de, sanat ve edebiyatı sadece siyaset açısından değil, alanın kendine özgü sorunları çerçevesinde ele almasıydı.

Yazarın bu eseri, Shakespeare, Marcel Proust, Heine, Jonathan Swift, Dostoyevski, George Bernard Shaw ve Richard Wagner gibi isimlerin sanatı konusundaki düşüncelerinden oluşuyor.

  • Künye: Anatoli Vasilyeviç Lunaçarski – Sanat ve Edebiyat Üzerine, çeviren: Ülker İnce, Kırmızı Yayınları, inceleme, 166 sayfa

Rabindranath Tagore – Firari (2009)

‘Firari’, Hintli şair, mistik, filozof, romancı, denemeci, oyun yazarı, müzisyen, ressam ve eğitim reformcusu Rabindranath Tagore’un, üç bölümden oluşan aynı isimli şiirinden oluşuyor.

Edebiyatının yanı sıra, siyasi tutumuyla da iz bırakan Tagore’un ‘Firari’sinden bir alıntı:

“Gölge gibi kayıp gidiyorsun, Ebedî Firârî, senin bu cisimsiz hücumun, etraftaki durgun mekândan bir ışık anaforu koparıyor.

 

Ölçülemez bir yalnızlığın ötesinden seni çağıran Sevgili için kalbin kayıplarda mı?

 

Saçlarının girift buklelerinin fırtınalı bir kargaşaya sürüklenmesi ve bir kolye parçalanırmış gibi yoluna alevli incilerin saçılması için yegâne neden, hevesindeki o sancılı acelecilik mi?

(…)”

  • Künye: Rabindranath Tagore – Firari, çeviren: Aytek Sever, Kırmızı Yayınları, şiir, 237 sayfa

Pierre-Jean Amar – Basın Fotoğrafçılığı (2009)

Pierre-Jean Amar ‘Basın Fotoğrafçılığı’nda, fotografik görüntünün yalnızca bir belge oluşturmakla kalmayıp, dünyadaki önemli olayları resimlemeye ve onlar hakkında bilgi vermeye nasıl yaradığını gösteriyor.

İmgenin belgesel amaçla kullanımının tarihçesini okurlara sunan Amar, bu kullanımın baskı teknikleriyle aldığı yeni biçimi de değerlendiriyor.

Amar, fotoğrafın önce belge, sonra da enformasyon aracı olarak kullanımını, fotoğrafın icadından İkinci Dünya Savaşı’na kadar yayılan bir dönemde inceliyor; bunun sosyal, ekonomik ve siyasal bağlamını irdeliyor.

  • Künye: Pierre-Jean Amar – Basın Fotoğrafçılığı, çeviren: İnci Çınarlı, Kırmızı Yayınları, fotoğrafçılık, 132 sayfa

Ali Cengizkan – Kırmızı Gün, Beyaz Gece (2009)

1977 yılında aylık dergilerde şiirlerini yayımlamaya başlayan Ali Cengizkan, Türkiye şiirinin özgün isimlerinden.

Eserleriyle birçok ödül kazanmış Cengizkan’ın elimizdeki kitabı, 1977-2009 yılları arasında yayımladığı şiirlerini bir araya getiriyor.

Cengizkan, kitapta yer alan ‘Şiirimiz’ başlıklı eserinde şöyle diyor:

“Gözönüne asılmalı kavganın şiiri

Yüreklerde okunmalı her zaman,

ki ben seni bir mayısta sevdim.

Makinalıyla yaşıyorsa insan,

Çiçek gibi koklamalı şiiri.

 

Ölülerimizden söz ederken şiir

Mutlu doğumları da anımsatmalı,

Namludaki çiçekleri anlatmalı

Dağlarda koparılanların şiiri

Yeşeren sevgilerden sözetmeli.

 

Ki bebeklerimiz güçlü yetişsin.”

  • Künye: Ali Cengizkan – Kırmızı Gün, Beyaz Gece, Kırmızı Yayınları, şiir, 589 sayfa

Louis Aragon – Aşk Şiirleri (2009)

Kuşkusuz aşk şiirleri dendiği zaman, Louis Aragon akla ilk gelen şairlerdendir.

Aragon’un aşk şiirlerinin yer aldığı elimizdeki kitap, şairin Türkçeye kazandırılan şiirlerinin farklı çevirilerine de yer veriyor.

Aragon’un, meşhur ‘Elsa’nın Gözleri’ şiirinin, Orhan Veli çevirisinden bir alıntı:

“Öyle derin ki gözlerin içmeye eğildim de

Bütün güneşleri pırıl pırıl orada gördüm

Orada bütün ümitsizleri bekleyen ölüm

Öyle derin ki her şeyi unuttum içlerinde

 

Uçsuz bir denizdir bulanır kuş gölgelerinde

Sonra birden güneş çıkar o bulanıklık geçer

Yaz meleklerinin eteklerinden bulutlar biçer

Göklerin en mavisi buğdayların üzerinde (…)”

  • Künye: Louis Aragon – Aşk Şiirleri, yayıma hazırlayan: Fahri Özdemir, Kırmızı Yayınları, şiir, 142 sayfa