Mustafa Baydar – Edebiyatçılarımız Ne Diyorlar (2015)

“Edebiyat, o güzel sanattır ki, bir milletin, madde ve mana bakımından dünyayı görüş, hayatı kendi kişiliğine göre seziş, yorumlayış ve anlatış biçimini nazım ve nesir yoluyla belirtip bildirmeyi yüzyıllar boyunca iş edinmiştir.”

1960’ta yayımlanmış bu kitap, dönemin önde gelen ya da henüz isimlerini duyurmaya başlamış yazarlarıyla yapılmış söyleşiler sunuyor.

Bunların içinde adı unutulmuş olanlar kadar; Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Haldun Taner, Kemal Tahir ve Tahsin Yücel gibi daha sonra ülke edebiyatının unutulmazları arasına girecek yazarlar da var.

  • Künye: Mustafa Baydar – Edebiyatçılarımız Ne Diyorlar, İletişim Yayınları
Reklamlar

Kemal Tahir – Körduman (2009)

Kemal Tahir’in ‘Sağırdere’ ve ‘Körduman’ isimli romanları, Türkiye köy romancılığının kilometre taşlarından olarak kabul edilir.

Türkiye köyünü ve köylüsünü gerçekçi bir tarzla kaleme alan bu romanlar, halkbilimi açısından büyük zenginlikler barındırmalarıyla da, birer kaynak eser niteliğinde.

Kemal Tahir’in bu romanlarından ‘Körduman’, 2. Dünya Savaşı öncesinde, Anadolu insanının içinde bulunduğu durumu hikâye ediyor.

Bu dönemde, hem dünya hem de Türkiye büyük dönüşümlerin eşiğindedir.

Yazar, tarımda traktörün kullanılmasına başlanmasına az bir zamanın kaldığı o dönemde, Anadolu köylüsünün yaşadıklarını anlatıyor.

  • Künye: Kemal Tahir – Körduman, İthaki Yayınları, roman, 481 sayfa

Sezai Coşkun – Esir Şehrin Hür İnsanı: Kemal Tahir (2012)

  • ESİR ŞEHRİN HÜR İNSANI: KEMAL TAHİR, Sezai Coşkun, Dergâh Yayınları, biyografi, 664 sayfa

 

Sezai Coşkun elimizdeki kitabında, roman ve öykü alanında ortaya koyduğu eserlerle Türkiye edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olmayı başarmış Kemal Tahir’in hayat hikâyesini sunuyor. Üç bölümden oluşan kitabında Coşkun, ilk olarak, Kemal Tahir’in mektuplarından, dostlarının kaleme aldığı anılardan ve röportajlarından yararlanarak yazarın hayatını kronolojik olarak ortaya koyuyor. Kitabının ikinci bölümünde Kemal Tahir’in şiir, öykü ve romanlarını içerik ve yapı yönleriyle değerlendiren Coşkun, son bölümde de, yazarın gerek roman ve öykülerinde konu ettiği gerekse notlar halinde kalmış fikirlerini irdeliyor.

Tamer Erdoğan – Türk Romanında Mütareke İstanbul’u (2012)

  • TÜRK ROMANINDA MÜTAREKE İSTANBUL’U, Tamer Erdoğan, Everest Yayınları, inceleme, 212 sayfa

 

Tamer Erdoğan, yeni bir baskıyla yayımlanan elimizdeki çalışmasında, bir yandan İstanbul’un işgal edildiği, öte yandan Anadolu’da Kurtuluş Savaşı’nın başladığı Mütareke döneminde, Türk romanında İstanbul’un nasıl işlendiğini inceliyor. Beş yıl boyunca sürmüş bu işgalin, o dönemi deneyimlemiş yazarların eserlerine nasıl yansıdığı, çalışmanın odak noktasını oluşturuyor. Ercüment Ekrem Talu, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Âgah Sırrı Levend, Mehmet Rauf, Peyami Safa, Şükûfe Nihal, Hilmi Ziya Ülken, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cevdet Kudret Solok ve Kemal Tahir, bu bağlamda ele alınan yazarlardan birkaçı.

Semih Gümüş – Yazının Sarkacı Roman (2011)

  • YAZININ SARKACI ROMAN, Semih Gümüş, Can Yayınları, eleştiri, 289 sayfa

 

‘Yazının Sarkacı Roman’, eleştirmen Semih Gümüş’ün edebiyatın en vazgeçilmez türü olan romanı irdelediği yazılarından bir derleme. Gümüş burada, Kemal Tahir, Selim İleri, Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Latife Tekin, Hasan Ali Toptaş gibi pekçok önemli ismin eserleri aracılığıyla yazarı, onun kurduğu dünyayı ve bu dünyanın barındırdığı gizli ve açık anlamları incelemeye koyuluyor. Ayrıca, romancıların Türkiye’deki sosyal hayata bakışı, roman karakterlerinin temsil ettiği sınıfların yazar tarafından aktarılış biçimi ve bir tür olarak romanın başlangıçtan bugüne Türkiye edebiyatında geçtiği yol, Gümüş’ün ele aldığı ilginç konulardan birkaçı.

Kemal Tahir – Üstadın Ölümü (2007)

  • ÜSTADIN ÖLÜMÜ, Kemal Tahir, İthaki Yayınları, öykü, 190 sayfa

Kemal Tahir, Türkiye edebiyatının en çok yazmış isimlerinden biri. Yazarın, birbirinden çok farklı birçok dergide yayımlanmış öyküleri bulunuyor. ‘Üstadın Ölümü’ndeki öyküler de, kendisinin farklı dergilerde yayımlanmış otuz kısa öyküsünü bir araya getiriyor. Bir araya getirilen bu öyküler iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, Tahir’in 21 Ekim 1936-5 Temmuz 1938 tarihleri arasında yayımlanan öyküleri yer alıyor. İkinci bölümdeyse, yazarın Karikatür Dergisi’nde, 13 Şubat 1937-3 Şubat 1938 tarihleri arasında yayımlanmış öyküleri yer alıyor. Yazarın TİPİ ve TA-KA takma isimleriyle kaleme aldığı bu öykülerinin, mizahi yönlerinin baskın, melodramik bir yapıda olduğunu belirtelim.