Suraiya Faroqhi – Orta Halli Osmanlılar (2009)

Son dönemin en verimli Osmanlı tarihçilerinden Suraiya Faroqhi ‘Orta Halli Osmanlılar’da, 17. yüzyılda Ankara ve Kayseri’deki evleri, ev sahiplerini ve mülkiyet ilişkilerini inceliyor.

Faroqhi, söz konusu iki kentteki evlerin fiziksel şekilleri; bir ev satın almanın bedelleri; kentli mülk sahipleri ve kentli mülk sahibinin karşılaştığı zorluklar gibi konuları, kadı sicillerine dayanarak kapsamlı bir şekilde incelerken, Osmanlı tarihinin önemli bir evresine de ışık tutuyor.

Yazar bu esnada, “O dönemdeki Anadolu kentlerinin işleyişi nasıldı?”, “Söz konusu kentlerde ne tür binalar vardı?” ve “Bu binalar nasıl kullanılıyordu?” sorularının yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Suraiya Faroqhi – Orta Halli Osmanlılar, çeviren: Hamit Çalışkan, İş Kültür Yayınları, tarih, 312 sayfa
Reklamlar

Gürsel Korat – Sokakların Ölümü: Kayseri’de ve Şehirlerimizde… (2009)

Gürsel Korat imzalı ‘Sokakların Ölümü’nün ilk baskısı 1997 yılında yapılmıştı.

Gözden geçirilmiş, genişletilmiş bir baskıyla yeniden raflardaki yerini alan çalışmasında Korat’ın, Kayseri, Kapadokya ve Akdeniz havzasında buralara benzeyen başka şehirler üzerine kaleme aldığı yazılardan oluşuyor.

Buradaki yazıları özgün kılan bir hususun da, görülen yerleri tasvir etmekle yetinmeyip, önemli birer abide olan sokakların yok edilmesine duyulan bir tepkiyi ve öfkeyi dile getirmeleridir diyebiliriz.

“Sokakların sözünün” izini süren Korat, kayıp geçmişimizin izlerini bulmak için Kayseri’den yola çıkarak, Akdeniz havzasındaki Pompoei’ye kadar uzanıyor.

  • Künye: Gürsel Korat – Sokakların Ölümü: Kayseri’de ve Şehirlerimizde…, İletişim Yayınları, şehir, 189 sayfa

William John Childs – Yürüyerek Anadolu: Samsun-Halep, 1911-1912 (2017)

William John Childs, ilginç bir sima.

Kendisi, Britanya Amirallik Dairesi’nde istihbarat subayıydı.

Childs’ın asıl ilginç yanı ise, kendisinden önceki seyyahların aksine, Anadolu yolculuğunu yürüyerek gerçekleştirmesi.

Yazarın ‘Yürüyerek Anadolu’ isimli bu kitabı, onun 1911-1912 yılları arasında beş aylık bir dönemde yaklaşık 2 bin kilometreyi bulan Anadolu yolculuğuna dair izlenimlerinden oluşuyor.

Trablusgarp Savaşı’nın yaşandığı bu dönemde Childs, önce bir gemiyle Samsun’a gider ve oradan da yanında eşyalarını taşıyan bir yük beygiri ve onun sürücüsüyle birlikte Anadolu’nun içlerine, oradan Halep’e ve Kırıkhan’a doğru yol almaya başlar.

Childs’ın asıl amacı elbette Britanya adına istihbarat toplamaktı.

Fakat kitap hem renkli anlatımı hem de dönemin iyi bir tanıklığına sunmasıyla, her şeyden önce değerli bir tarihi belge.

Yazar anlatısında, dönemin Osmanlı kent ve kasabalarına, toplumsal hayatına dair gözlemlerini paylaştığı gibi, Türklerin Çerkez, Laz, Ermeni ve Rum halklarıyla ilişkilerinin nitelikli bir fotoğrafını da çekiyor.

Kitabı önemli kılan bir diğer husus da, o dönemde etkileri yoğun olarak hissedilen Müslüman-Hıristiyan ve özellikle de Müslüman-Ermeni ilişkilerindeki gerilimleri saptaması.

Kitapta, Childs’ın kendi çektiği 62 fotoğrafın yer aldığını da belirtelim.

  • Künye: William John Childs – Yürüyerek Anadolu: Samsun-Halep, 1911-1912, çeviren: Füsun Tayanç ve Tunç Tayanç, Kitap Yayınevi, tarih, 438 sayfa