Boris Nicolaievsky ve Otto Maenchen-Helfen – İnsan ve Savaşçı Karl Marx (2010)

Boris Nicolaievsky ve Otto Maenchen-Helfen’in kaleme aldığı ‘İnsan ve Savaşçı Karl Marx’, 1818’de Trier’de doğan Karl Marx’ın yaşam öyküsünü, dönemin Avrupa’sını, kapitalizmin şiddetini ve buna karşı geliştirilen olağanüstü örgütlenmeyi ve direnişi anlatıyor.

Kitapta, Marx’ın kökeni ve çocukluğu, Berlin’de öğrencilik yılları, Paris’te geçirdiği dönem, Friedrich Engels ile ölümüne kadar süren dostluğu, Brüksel’deki dönem, Michael Bakunin’le yollarının kesişmesi, sürgün dönemleri, eserlerini kaleme alış süreci ve eşi Jenny ile çocukları Caroline, Laura, Edgar, Edward ve Eleanor’la ilişkisine dair ayrıntılar yer alıyor.

Marx’ı ağırlıklı olarak savaşçı yönüyle ele alan yazarlar, onun sahip olduğu devrimci gücü gözler önüne seriyor.

  • Künye: Boris Nicolaievsky ve Otto Maenchen-Helfen – İnsan ve Savaşçı Karl Marx, çeviren: Özlem Gürkan, Akademi Yayın, biyografi, 430 sayfa

Gilbert Achcar – Marksizm, Oryantalizm, Kozmopolitanizm (2019)

Gilbert Achcar, Marksizm, oryantalizm ve kozmopolitanizmi çok yönlü bir bakışla tartıştığı dört enfes metinle karşımızda.

Kitabın “Marksist Bir Perspektiften Günümüzde Din ve Politika” başlıklı ilk makalesi, Hıristiyan kurtuluş teolojisi ve İslami köktendinciliğin karşılaştırmalı bir değerlendirilmesine yapıyor.

Yazar buradan yola çıkarak Marksist bir perspektiften karşılaştırmalı dinler sosyolojisi bağlamında, Marx’ın dine bakışını ele alıyor.

İkinci makale, İslama dair alışılmamış bir “Oryantalizm” örneği sunan Saidci perspektiften hareket ediyor.

“Marx, Engels ve Oryantalizm: Marx’ın Epistemolojik Evrimi Üzerine” başlıklı üçüncü makale, Edward Said’in meşhur kitabında kendisinin başlattığı, Saidci anlamdaki Oryantalistlerin Marx’ı sınıflandırma konusunda yaşadıkları ihtilafları tartışıyor.

Bu makalenin asıl katkısı, Said’deki Marx eleştirilerine karşı eleştirilerle cevap vererek Marksizmin radikal özcülük eleştirisini gözler önüne sermesi.

Kitaptaki son makale “Marksizm ve Kozmopolitanizm” ise, kozmopolitanizm fikrinin genel bir değerlendirmesiyle başlayıp konuyla ilgili yaygın olarak kullanılan dört kavram arasındaki farkları belirtir.

Yazar ardından, bu mefhumun Marx ve Engels’in yazılarındaki kullanımı ve gelişimini inceliyor, ayrıca günümüz küreselleşme çağındaki sol içi güncel tartışmalara varana kadar kavramın Marksizm tarihindeki aşırı kullanımlarını da sorguluyor.

  • Künye: Gilbert Achcar – Marksizm, Oryantalizm, Kozmopolitanizm, çeviren: Engin Abat, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 176 sayfa, 2019

William Outhwaite – Sosyal Teori (2019)

Sosyal teori neden vazgeçilmezdir?

Çünkü tam da siyasi ve ekonomik sorunlarla, kültürle, toplumsal cinsiyetle ya da etnik ilişkilerle ilgilenenler için biçilmiş kaftandır.

Zira bu alanların ve sorunların “hepsini birden” kapsar.

Örneğin küreselleşmeye bakalım.

Küreselleşmeye yönelik ilk açıklamalar, ekonomik boyutların ve ulus devletlere ilişkin siyasi meselelerin üzerinde durmuştu.

Oysa sosyologlar, kültürün küreselleşmesinin aynı derecede önemli ve hayati bir biçimde diğer boyutlarla ilişkili olduğuna hiç zaman kaybetmeden dikkati çektiler.

Aynısı kapitalizm, modernleşme, ulus devlet, toplum, siyaset ve akla gelebilecek daha birçok konu için de geçerli.

Sosyal teorisyenler büyük sorular sorup nesiller boyunca farklı biçimlerde tekrar tekrar bunlara geri dönerler.

William Outwhite’ın bu kısa ama yetkin çalışması da, sosyal teorinin niçin dünyayı anlamanın vazgeçilmez bir parçası olduğunu çarpıcı bir biçimde açıklıyor.

Bunu yaparken Rousseau, Marx, Simmel, Freud ve Butler gibi pek çok düşünürün fikirlerini masaya yatıran Outwhite, aynı zamanda sosyoloji, psikoloji, siyasetbilim, psikanaliz, felsefe gibi farklı disiplinlerin ortaya koyduğu birikimlerden mümkün mertebe yararlanıyor.

Sosyal teorinin kökenlerinden sosyal teorinin ilgilendiği kapitalizm, toplum, kapitalizmin kökenleri ve siyaset gibi pek çok konuyu açıklayan yazar, kitabının sonunda, çokça faydalı ek okuma önerileri de sunuyor.

  • Künye: William Outhwaite – Sosyal Teori, çeviren: Ümit Hüsrev Yolsal, Sel Yayıncılık, sosyoloji, 124 sayfa, 2019

Gregory Elliott – Tarihin Sonları (2010)

Gregory Elliott, özgün çalışması ‘Tarihin Sonları’nda, yeni muhafazakâr Francis Fukuyama ile sosyalistler Karl Marx, Eric Hobsbawm ve Perry Anderson’ın, tarihin sonu ile ilgili öngörülerine odaklanıyor.

Elliott, kitabının ilk bölümünde, ‘Komünist Manifesto’yu tarihsel materyalizmin kurucu metni olarak kabul ederek, Marx’ın insanlığın “tarihöncesinin” komünizm ile sonlanacağı kurgusuna odaklanıyor.

İkinci bölüm, Fukuyama’nın, Marx’ın “materyalist tarih anlayışını” baş aşağı ettiği ‘Tarihin Sonu’ ve ‘Son İnsan’ı ele alıyor.

Üçüncü bölüm, Hobsbawm’ın Fukuyama’yı kayda değer bulmayarak verdiği tepkiyi; son bölüm ise, Anderson’ın  Fukuyama ve Hobsbawm’a dair önemli yorumlarını inceliyor.

  • Künye: Gregory Elliott – Tarihin Sonları, çeviren: Deniz Keskin, Versus Kitap, siyaset, 134 sayfa

Ali Akay – Felsefe Yazıları (2019)

Felsefe tarih boyunca gelişir ve bu süreçte hem ortaya çıktığı çağın, hem geçmişin hem de geleceğin sorunlarına yanıt verir.

Ali Akay’ın buradaki yazıları da, felsefe ve edebiyat tarihinin önde gelen kimi düşünürlerinin fikirlerinin bugün bizim için neden önemli olduğunu sorguluyor.

Yazar burada Spinoza, Marx, Foucault, Deleuze ve Kafka gibi isimleri yeniden okuyarak bir anlamda bu düşünür ve yazarların yaşadığımız çağın belli başlı sorunlarına ne gibi çözümler sunabileceğini tartışıyor.

Kitapta fenomenoloji ve ontolojiden Foucault ve Karşı-Tarih’e, anlam ontolojisinden Spinoza’nın mantosuna, Marx’ın bugünkü öneminden 19. yüzyılda “Ceza Toplumu” ve Aydınlanma reformlarına, Kafka’nın atletlerinden faşist yaşamdan nasıl uzaklaşabileceğimize pek çok konu ele alınıyor.

  • Künye: Ali Akay – Felsefe Yazıları, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 148 sayfa, 2019

Karl Marx – Kapital Manga, 2. Cilt (2010)

‘Kapital Manga’nın ilk cildinin, şu ana kadar Türkçede yayımlanmış en iyi siyasi çizgiroman uyarlamalarından biri olduğu söylenebilir.

Kapital’in barındırdığı tezleri bir peynir fabrikasında gelişen olaylar üzerinden anlatan uyarlama, Batı’da da ilgi görmüştü.

Marx yerine Engels’in anlatıcılığa soyunduğu ‘Kapital Manga’nın ikinci cildi, kapitalizm eleştirisine kaldığı yerden devam ediyor.

Bu sefer, peynir fabrikasında çalışan ve kapitalizmin genel yasalarını anlayarak onunla mücadele etmeye çalışan Robin ve Daniel’e, Marx’ın ölümünden sonra ‘Kapital’in ikinci ve üçüncü ciltlerini hazırlayan Engels rehberlik ediyor.

  • Künye: Karl Marx – Kapital Manga, 2. Cilt, mangalaştıran: East Press, çeviren: H. Can Erkin, Yordam Kitap, çizgiroman, 192 sayfa

Edward Hallett Carr – Karl Marx (2010)

Edward Hallett Carr, bizde de iyi tanınan 20. yüzyılın en önde gelen tarihçilerindendir.

Carr’ın on dört ciltten oluşan 1917 sonrası Rusya siyasî tarihini ele alan dev eserinin yanı sıra, Dostoyevski, Karl Marx ve Mikhail Bakunin gibi ünlü isimler üzerine yazdığı biyografileri de bulunuyor.

İşte bu nitelikli biyografilerden olan elimizdeki çalışma, Marx’a dair pekçok bilgi aktarması, Marx’ın çoğu kez haklı olduğu “huysuz yanını” sergilemesi ve ayrıca zevkle okunan bir eser olmasıyla önemli.

“Marx hakkında biyografi yazan hiç kimse Marksizmi görmezlikten gelemez.” diyen Carr, ele aldığı portrenin hakkını vererek, Marx’ın hayatı ve kişiliği ile yaşadığı dönemdeki olaylar arasındaki bağlantıları hassas bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Edward Hallett Carr – Karl Marx, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları, biyografi, 367 sayfa