Gareth Southwell – Marx Bu İşe Ne Derdi? (2020)

Bana göre et yemek yanlış. Herkesin de öyle düşünmesi gerekmez mi?

Oy kullanmak için zahmet etmeye değer mi?

Üç beş ağaç için hapse girsem mi?

İşim inançlarımla çatışıyor. Ne yapmalıyım?

Ülkemin savaşa girmesini desteklemeli miyim?

Bu kitabın yazarı Gareth Southwell, siyaset teorisinin önde gelen isimlerinin fikirlerinden yola çıkarak bu ve bunun gibi sorulara yanıt veriyor.

Dünya bugün, biraz da sosyal medya ve internetin getirdiği imkânlar sayesinde daha politik bir yer haline geldi.

İşte eşitlik, özgürlük, güç ve otorite, haklar ve adalet başlıklı beş bölümden oluşan bu kitap da, bugün yaşadığımız politik ikilemlere Marx, Platon, Mill, Aristoteles, Hegel ve daha pek çok düşünürün nasıl çözüm getirebileceğini tartışıyor.

İyinin, görevin ne olduğuyla ilgili etik tavır almak; ayrıca devletle ilişkisi içinde bireyin gücü ve özgürlüğü, neyin adil ve hakça olduğu, servetin ve mülkiyetin nasıl dağıtılacağı gibi konular üzerine düşünmek isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

  • Künye: Gareth Southwell – Marx Bu İşe Ne Derdi?, çeviren: Devrim Çetinkasap, İş Kültür Yayınları, siyaset, 192 sayfa, 2020

Kolektif – Pierre Bourdieu’nün Mirası (2019)

Pierre Bourdieu’nün sosyolojiye yaptığı özgün katkılar, yalnızca Avrupa değil, Atlantik ötesindeki sosyolojiyi de büyük oranda etkiledi.

İşte bu usta işi derlemede bir araya getirilen makaleler, Bourdieu sosyolojini çok farklı yönleriyle irdelemesiyle, bu alanda çalışanlar açısından bir başvuru kaynağı.

Bununla da yetinmeyerek Bourdieu’yü farklı isimlerle okuyan, ayrıca düşünürün ortaya koyduklarını sosyolojinin güncel gündemi bağlamında yeniden yorumlayan çalışma, böylece Bourdieu sosyolojisinin dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor.

Kitabın bir diğer dikkat çeken yanı ise, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış bir Bourdieu söyleşisine de yer vermesi.

Marx, Durkheim, Weber, Nietzsche, Norbert Elias ve Adorno ile Bourdieu arasındaki ilişkilenmenin de tartışıldığı kitapta,

  • Pierre Bourdieu’nün kültür sosyolojisi,
  • Ortodoks Marksizm ve Bourdieu,
  • Bourdieu’nün çalışmaları bağlamında pratik yapısalcılığın sorunları,
  • Modern toplumda kültürün dönüşümü,
  • Axel Honneth’in eleştirel kuramında Bourdieu’nün yeri,
  • Bourdieu ve din sosyolojisi,
  • Bourdieu’nün sosyolojik kurmacası “Habitus”un fenomenolojik yorumu,
  • Bourdieu’de dil ve habitus,
  • Bourdieu’nun toplum kuramına siyasetin etkisi,
  • Mayıs 1968 olaylarının Aron, Bourdieu ve Passeron’un kuramsal yaklaşımlarına etkileri,
  • Bourdieu ve iktisadi kriz,
  • Ve bunun gibi pek çok konu ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Hans Joas, Wolfgang Knöbl, Bridget Fowler, Bruno Karsenti, Loïc Wacquant, Bryan S. Turner, Franz Schultheis, Andreas Pfeuffer, Keijo Rahkonen, Bowen Paulle, Bart van Heerikhuizen, Mustafa Emirbayer, Simon Susen, Mauro Basaure, Bruno Frère, Hans-Herbert Kögler, Derek Robbins, Yves Sintomer ve Lisa Adkins.

  • Künye: Kolektif – Pierre Bourdieu’nün Mirası: Eleştirel Söylemler, editör: Simon Susen ve Bryan S. Turner, çeviren: A. Kadir Gülen, Phoenix Yayınevi, sosyoloji, 456 sayfa, 2019

Karl Marx – Louis Bonaparte’ın On Sekiz Brumaire’i (2010)

Karl Marx ‘Louis Bonaparte’ın On Sekiz Brumaire’i’nde, Fransa’da 19. yüzyıl ortasındaki sınıf mücadelelerini ve bu politik mücadelelerin bir hükümet darbesiyle nasıl kesintiye uğradığını irdeliyor.

Napoleon Bonaparte’ın yeğeni, Fransa cumhurbaşkanı Louis Bonaparte 1851’de, “18 Brumaire” olarak adlandırılacak bir darbe gerçekleştirerek ikinci cumhuriyete son vermiş ve bu darbe onun imparatorluğunu ilan etmesinin yolunu açmıştı.

Kitabını, darbeden hemen sonra kaleme alan Marx, Louis Bonaparte’ın zaaflarına karşın sınıfsal güç dengelerinden yararlanarak imparatorluk yolunu nasıl açtığını ve bunda burjuva cumhuriyetçilerinin ve küçük burjuva cumhuriyetçilerinin politikalarının etkilerini ayrıntılı şekilde irdeliyor.

Marx, bu örnekten yola çıkarak işçi sınıfının geleceğine dair çarpıcı öngörülerde de bulunuyor.

  • Künye: Karl Marx – Louis Bonaparte’ın On Sekiz Brumaire’i, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, siyaset, 188 sayfa

Jacques Attali – Karl Marx (2010)

Fransız ekonomist, yazar ve siyasetçi Jacques Attali ‘Karl Marx’ta, “Evrensel zihin” diye tanımladığı Karl Marx’ın yazgısını, entelektüel ve politik yörüngesini, yaşadığı yoksulluğu, parayla ve kadınlarla ilişkisini ve siyaseti kökten değiştiren eserlerini; bütün bir Marx ailesinin serüveni ekseninde anlatıyor.

Kitabın ilgi çeken yönlerinden biri, Marx’a daha çok kutsayıcı ya da düşmanca yaklaşan çalışmaların aksine, ona mesafeli kalmayı başarmasıdır diyebiliriz.

Attali, Marx’ın hayatını ve onun ortaya koyduğu çalışmaları irdelerken, günümüz dünyasını şekillendiren ve birçok dönüşümün yaşandığı 19. yüzyılı da yeniden yorumluyor.

  • Künye: Jacques Attali – Karl Marx, çeviren: Martı Şahin ve Melike Işık Durmaz, Turkuvaz Kitap, biyografi, 432 sayfa

Boris Nicolaievsky ve Otto Maenchen-Helfen – İnsan ve Savaşçı Karl Marx (2010)

Boris Nicolaievsky ve Otto Maenchen-Helfen’in kaleme aldığı ‘İnsan ve Savaşçı Karl Marx’, 1818’de Trier’de doğan Karl Marx’ın yaşam öyküsünü, dönemin Avrupa’sını, kapitalizmin şiddetini ve buna karşı geliştirilen olağanüstü örgütlenmeyi ve direnişi anlatıyor.

Kitapta, Marx’ın kökeni ve çocukluğu, Berlin’de öğrencilik yılları, Paris’te geçirdiği dönem, Friedrich Engels ile ölümüne kadar süren dostluğu, Brüksel’deki dönem, Michael Bakunin’le yollarının kesişmesi, sürgün dönemleri, eserlerini kaleme alış süreci ve eşi Jenny ile çocukları Caroline, Laura, Edgar, Edward ve Eleanor’la ilişkisine dair ayrıntılar yer alıyor.

Marx’ı ağırlıklı olarak savaşçı yönüyle ele alan yazarlar, onun sahip olduğu devrimci gücü gözler önüne seriyor.

  • Künye: Boris Nicolaievsky ve Otto Maenchen-Helfen – İnsan ve Savaşçı Karl Marx, çeviren: Özlem Gürkan, Akademi Yayın, biyografi, 430 sayfa

Gilbert Achcar – Marksizm, Oryantalizm, Kozmopolitanizm (2019)

Gilbert Achcar, Marksizm, oryantalizm ve kozmopolitanizmi çok yönlü bir bakışla tartıştığı dört enfes metinle karşımızda.

Kitabın “Marksist Bir Perspektiften Günümüzde Din ve Politika” başlıklı ilk makalesi, Hıristiyan kurtuluş teolojisi ve İslami köktendinciliğin karşılaştırmalı bir değerlendirilmesine yapıyor.

Yazar buradan yola çıkarak Marksist bir perspektiften karşılaştırmalı dinler sosyolojisi bağlamında, Marx’ın dine bakışını ele alıyor.

İkinci makale, İslama dair alışılmamış bir “Oryantalizm” örneği sunan Saidci perspektiften hareket ediyor.

“Marx, Engels ve Oryantalizm: Marx’ın Epistemolojik Evrimi Üzerine” başlıklı üçüncü makale, Edward Said’in meşhur kitabında kendisinin başlattığı, Saidci anlamdaki Oryantalistlerin Marx’ı sınıflandırma konusunda yaşadıkları ihtilafları tartışıyor.

Bu makalenin asıl katkısı, Said’deki Marx eleştirilerine karşı eleştirilerle cevap vererek Marksizmin radikal özcülük eleştirisini gözler önüne sermesi.

Kitaptaki son makale “Marksizm ve Kozmopolitanizm” ise, kozmopolitanizm fikrinin genel bir değerlendirmesiyle başlayıp konuyla ilgili yaygın olarak kullanılan dört kavram arasındaki farkları belirtir.

Yazar ardından, bu mefhumun Marx ve Engels’in yazılarındaki kullanımı ve gelişimini inceliyor, ayrıca günümüz küreselleşme çağındaki sol içi güncel tartışmalara varana kadar kavramın Marksizm tarihindeki aşırı kullanımlarını da sorguluyor.

  • Künye: Gilbert Achcar – Marksizm, Oryantalizm, Kozmopolitanizm, çeviren: Engin Abat, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 176 sayfa, 2019

William Outhwaite – Sosyal Teori (2019)

Sosyal teori neden vazgeçilmezdir?

Çünkü tam da siyasi ve ekonomik sorunlarla, kültürle, toplumsal cinsiyetle ya da etnik ilişkilerle ilgilenenler için biçilmiş kaftandır.

Zira bu alanların ve sorunların “hepsini birden” kapsar.

Örneğin küreselleşmeye bakalım.

Küreselleşmeye yönelik ilk açıklamalar, ekonomik boyutların ve ulus devletlere ilişkin siyasi meselelerin üzerinde durmuştu.

Oysa sosyologlar, kültürün küreselleşmesinin aynı derecede önemli ve hayati bir biçimde diğer boyutlarla ilişkili olduğuna hiç zaman kaybetmeden dikkati çektiler.

Aynısı kapitalizm, modernleşme, ulus devlet, toplum, siyaset ve akla gelebilecek daha birçok konu için de geçerli.

Sosyal teorisyenler büyük sorular sorup nesiller boyunca farklı biçimlerde tekrar tekrar bunlara geri dönerler.

William Outwhite’ın bu kısa ama yetkin çalışması da, sosyal teorinin niçin dünyayı anlamanın vazgeçilmez bir parçası olduğunu çarpıcı bir biçimde açıklıyor.

Bunu yaparken Rousseau, Marx, Simmel, Freud ve Butler gibi pek çok düşünürün fikirlerini masaya yatıran Outwhite, aynı zamanda sosyoloji, psikoloji, siyasetbilim, psikanaliz, felsefe gibi farklı disiplinlerin ortaya koyduğu birikimlerden mümkün mertebe yararlanıyor.

Sosyal teorinin kökenlerinden sosyal teorinin ilgilendiği kapitalizm, toplum, kapitalizmin kökenleri ve siyaset gibi pek çok konuyu açıklayan yazar, kitabının sonunda, çokça faydalı ek okuma önerileri de sunuyor.

  • Künye: William Outhwaite – Sosyal Teori, çeviren: Ümit Hüsrev Yolsal, Sel Yayıncılık, sosyoloji, 124 sayfa, 2019