P. M. – Akiba (2010)

‘Akiba’, sigorta müfettişi Marco Vilini’nin Akiba olarak adlandırılan neo-gnostik komünle bağlantı kuruşunu ve ardından yaşadığı maceraları hikâye ediyor.

Bilimkurgu ve fantastik yönleriyle öne çıkan roman, bir bozuk paranın üzerindeki küçük bir meşe palamudunun ortadan kaybolmasının ardından dünyanın kaderinin değişmesiyle başlıyor.

Olaya tanık olan Vilini, kız arkadaşı Sandra ile birlikte ‘Akiba’ komünü üyeleriyle iletişime geçer.

İlerleyen zamanlarda ikili, Akiba’nın, gelecekteki olası evrenleri yaratmak üzerine çalıştığını öğrenir.

Marco ve Sandra, tam anlamıyla cenneti simgeleyen bu öte-dünyalardan bir olan Arafdiyarı’na doğru bir yolculuğa çıkacaktır.

Kitabın yazarı P. M.’nin Bolo’Bolo’da kurduğu kültürel çeşitliliğe, ekolojik sürdürülebilirliğe ve düşük yoğunluklu çalışmaya dayalı ütopya tahayyülüyle yeni otonom projeler için ilham kaynağı olduğunu da belirtelim.

  • Künye: P. M. – Akiba, çeviren: İnan Mayıs Aru, Kaos Yayınları, roman, 400 sayfa

Rudolf Rocker – Milliyetçilik ve Kültür (2019)

Nazilerin tüm Avrupa’yı esir aldığı bir dönemde Amerika’ya kaçmak zorunda kalmış Rudolf Rocker, hayatı boyunca uluslararası anarşist hareketin ve anarko-sendikalizmin yetenekli bir propagandisti oldu.

Yazarın bizde daha önce ‘Anarko Sendikalizm’ adlı önemli kitabı yayımlanmıştı.

Şimdi de yine kendisine ait kült bir yapıtla, ‘Milliyetçilik ve Kültür’le karşı karşıyayız.

Rocker’in bu yapıtı, altı yıl süren çeviri, redaksiyon ve kontrol aşamalarının ardından yayımlanabildi.

1930’lar Almanya’sının felakete götüren koşullarında yazılan kitap, milliyetçiliğin kültür içindeki izlerini kılcal damarlarına kadar sürerken bütün bir Batı dünyasının kültür ve düşünce tarihini liberter bir gözle analiz ediyor.

Uzun bir tarihsel alanda gezinen çalışma, olağanüstü aydınlatıcı olmasının yanı sıra,  dönem Avrupa’sının iyi bir fotoğrafını çekmesi, devlet tapıncına sıkı eleştiriler getirmesi ve despotizmin insanlık için nasıl bir felaket anlamına geldiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

Bir halkta siyasî iktidar arzusu ne kadar az gelişmişse kültürel yaşam biçimleri o kadar zengindir.

En iyi devlet anayasası bile kaçınılmaz olarak özgürlüğün deli ceketidir. Anayasaları yapan kodaman terziler, özgürlük kumaşını o kadar kırpmışlar ki, geriye kalandan giyilebilir bir gecelik bile çıkmaz.

Sorun nasıl yönetildiğimiz değil yönetiliyor olmamızdır.

  • Künye: Rudolf Rocker – Milliyetçilik ve Kültür, çeviren: Ali Çakıroğlu, Kaos Yayınları, inceleme, 704 sayfa, 2019

Wolfgang Hertle – Larzac (2017)

Bu kitap, Güney Fransa’daki Larzac Kıta Tatbikat Alanı’na karşı 1971-1981 arasında köylülerce yürütülen efsane şiddetsiz direnişin başından sonuna bir hikâyesini anlatıyor ve bu direnişin ekoloji ve barış hareketi için ne anlama geldiğini irdeliyor.

1970’de Fransa’da hükümet, bölgedeki küçük bir tatbikat alanını, çevresindeki köy ve meraları da içine alacak şekilde genişletme kararı alır.

Fakat bu durum, civardaki köylülerin on yıla yayılacak efsanevi direnişinin fitilini ateşlemekte gecikmez.

103 çiftçi ailenin çekirdeğini oluşturacağı direniş, 70’ler boyunca çevrenin ve yaşam kalitesinin korunmasına yönelik süren parlamento dışı pek çok kampanya içinde birçok bakımdan özel bir konuma sahip olacaktı.

Kitapta,

  • Larzac çiftçilerinin yalnızca şiddetsiz eylem biçimleri seçmelerine yol açan saikleri,
  • Çiftçilerin yasallık ile ilişkisini,
  • Çiftçilerin etkileyici popülaritelerini sağlayan koşulları,
  • 103 çiftçi ailesinden oluşan çekirdek grubun iç yapılanmasını, demokratik teamüllerini ve irade inşa etme süreçlerini,
  • Ve on yıllık direnişin, projeden etkilenen çiftçilerin sosyal davranışları üzerinde yarattığı aşınma, yıpranma ve diğer olumsuz etkileri kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitap bunun yanı sıra, Larzac hareketinin güncel ekoloji ve barış hareketleri için nasıl bir miras bıraktığına odaklanmasıyla da önemli.

  • Künye: Wolfgang Hertle – Larzac, 1971-1981, çeviren: Osman Murat Ülke, Kaos Yayınları, siyaset, 436 sayfa, 2017

Masanobu Fukuoka – Doğal Tarımın Yolu (2011)

  • DOĞAL TARIMIN YOLU, Masanobu Fukuoka, çeviren: Meltem Altan, Kaos Yayınları, ekoloji, 295 sayfa

 

Masanobu Fukuoka ‘Doğal Tarımın Yolu’nda, kendine yeten ve kendini yenileyen; sürdürülebilir yaşamın temel taşı olarak gördüğü doğal tarımın felsefesini ve uygulamasını anlatıyor. “Doğal Köyü” esas alarak, doğa ile ruhani uyum temelinde tarımın yol ve yordamını irdeleyen Fukuoka, toprağı sürmeden, gübrelemeden, ağacı budamadan ve eğip bükmeden; meyve, sebze ve tahılı ilaçlamadan, doğal bir tarımın ne şekilde yapılabileceğini ayrıntılarıyla ele alıyor. Fukuoka’nın bunu yaparken, her sebze ve meyveyi yetiştiği yerde ve ihtiyacımız kadar yetiştirmenin gereği ve ahlâkı üzerine düşünmesi de, çalışmayı daha derinlikli kılan hususlardan biri.