Sigmund Freud – Amatör Psikanalizi (2015)

Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un, amatörlerin, yani hekim olmayanların psikanaliz yöntemiyle hasta tedavi etmelerine izin verilip verilmeyeceği konusundaki düşünceleri.

Tıbbi eğitimin psikanalistler için gerekmediğini düşünen Freud, kitabında bu fikrini ayrıntılı bir şekilde gerekçelendiriyor.

  • Künye: Sigmund Freud – Amatör Psikanalizi, çeviren: Kâmuran Şipal, Say Yayınları
Reklamlar

Elias Canetti – Marakeş’te Sesler (2015)

Batılı bir yazarın, kendisine tümüyle yabancı Doğu’yla karşılaşması ve bunun kendisinde uyandırdığı izlenimler, bu kitabın konusu.

Elias Canetti, neredeyse hiçbir görüntüyü, sesi ve kokuyu kaçırmayan bakışıyla Müslüman Arap şehri Marakeş’i sokak sokak, meydan meydan adımlıyor.

Ve bu geziden bize, çarşıların cıvıltısı, evlerin sessizliği, kafes ardındaki kadınların bakışları, öykücüler ve arzuhalciler yansıyor.

  • Künye: Elias Canetti – Marakeş’te Sesler, çeviren: Kâmuran Şipal, Sel Yayıncılık

Kâmuran Şipal – Gece Lambalarının Işığında (2009)

Kâmuran Şipal, Çağdaş Alman edebiyatından ve Franz Kafka’dan yaptığı özenli çevirileriyle bilinir.

‘Gece Lambalarının Işığında’ ise, bir öykücü olarak da bilinen Şipal’in toplu öykülerini bir araya getiriyor.

Toplu öykülerde, Şipal’in ‘Beyhan’, Elbiseciler Çarşısı’, ‘Büyük Yolculuk’, ‘Buhûrumeryem’ ve ‘Köpek İstasyonu’ başlıklı beş kitabı yer alıyor.

Orta sınıf insanlarının iç ve dış yaşamları arasındaki ilişkileri ve çatışmalarının, gerçekçi-düşçü bir yaklaşımla incelenmesi, Şipal’in öykülerinin asıl özgünlüğünü oluşturuyor.

Yazarın, ilki 1962, sonuncusu da 1988 yılında yayımlanan öykü kitapları, bu sefer de toplu bir basımla okurların karşısına çıkıyor.

  • Künye: Kâmuran Şipal – Gece Lambalarının Işığında, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 506 sayfa

Wolfgang Borchert – Ama Fareler Uyurlar Geceleyin (2017)

2017 Türkçede Wolfgang Borchert yılı desek abartmış olmayız.

Zira ‘Kapıların Dışında’, ‘Ama Fareler Uyurlar Geceleyin’ ve ‘Hayır De!’, bizde bu yıl peş peşe baskılarıyla yayımlandı.

Çok çok erken bir yaşta, henüz 26 yaşındayken aramızdan ayrılan Borchert, 2. Dünya Savaşı’nı bütün acımasızlığıyla resmeden, döneminin en iyi birkaç yazarından biri.

Borchert’in ‘Ama Fareler Uyurlar Geceleyin’i, yazarın sade bir üslupla savaşın ardında bıraktığı cehennemi çarpıcı ayrıntılarla resmettiği öykülerini bir araya getiriyor.

Kendisi de cephede savaşan ve sağlık sorunları nedeniyle ülkesi Almanya’ya geri dönen Borchert, kandırılmış, hayalleri ellerinden alınmış ve harcanmış bir genç olarak 2. Dünya Savaşı’nın enkazı altında kalmış Avrupa’ya isyan ediyor.

Her dönem okunacak, savaş ve şiddet karşıtı klasik bir kitap.

Kâmuran Şipal’in muhteşem çevirisiyle!

  • Künye: Wolfgang Borchert – Ama Fareler Uyurlar Geceleyin, çeviren: Kâmuran Şipal, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 336 sayfa

Alfred Adler – Eşcinsellik Üzerine (2017)

Eşcinsellik, uzun bir mücadele tarihinin sonucu olarak, artık günümüzde bir cinsel sapkınlıktan ziyade, bir cinsel yönelim olarak kabul ediliyor.

Uzun bir mücadele tarihinden bahsediyoruz, zira bundan önce eşcinsellik bir suç, sapkınlık ve günah olarak algılanıyordu.

Psikoloji ve psikanalize getirdiği muazzam katkılarıyla bildiğimiz Alfred Adler’in eşcinselliğe dair tavrı da, pek çok çağdaşının yaklaşımından farklıydı.

Adler, eşcinselliği bir sapkınlık, ahlaksızlık veya günah olarak tanımlayacak denli ileri gitmez, fakat onun doğuştan gelen bir yönelimden ziyade edinilen, takınılan bir tavır olduğunu savunur.

Yazar, eşcinselliğin hayata dair cesaret kaybı olduğu, başka bir deyişle cinsellik rolünün hakkıyla üstlenilememesinden kaynaklandığı iddiasında.

Yine Adler’e göre sadizm, mazoşizm, fetişizm ve eksibisyonizm birer cinsel sapıklıktır ve bunlar tedavi edilmeleri gereken birer sorundur.

  • Künye: Alfred Adler – Eşcinsellik Üzerine, çeviren: Kâmuran Şipal, Say Yayınları, psikoloji, 152 sayfa

Hermann Hesse – Klein ve Wagner (2017)

  • KLEIN VE WAGNER, Hermann Hesse, çeviren: Kâmuran Şipal, Yapı Kredi Yayınları, roman, 92 sayfa

klein-ve-wagner

Hermann Hesse’den kısa fakat etkileyici bir roman. Banka memuru Friedrich Klein kırklı yaşlarında, saygın bir aile babasıdır. Günün birinde bu huzurlu hayat, affedilemez suçlarla sarsıntıya uğrar. Klein evrakta sahtecilik yaparak bir miktar parayı zimmetine geçirir ve İtalya’ya kaçar. Fakat kahramanımızın asıl sıkıntısı burada ortaya çıkmaya başlar. Zirâ aslında rüyalarındaki gibi güzel olan bu yeni hayatında Klein, cinnet getirip ailesini yok eden öğretmen Ernst Wagner’in hikâyesiyle fazlasıyla meşgul olmaya başlayacak, hatta bunu, Wagner’in işlediği suçta payı varmış gibi düşünecek denli abartacaktır. Kahramanımız bu olaydan parçalanmış bir kişilikle çıkabilecektir.

Kâmuran Şipal – Demir Köprü (2011)

  • DEMİR KÖPRÜ, Kâmuran Şipal, Yapı Kredi Yayınları, roman, 106 sayfa

 

Hatırlanacağı gibi Kâmuran Şipal, ‘Sırrımsın Sırdaşımsın’ adlı romanıyla 2011 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazanmıştı. Yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Demir Köprü’ ise, Şipal’ın 1998’de yayımlanan ilk romanı. Roman, doğup büyüdüğü kente yıllar sonra dönen bir adamın, uçak yolculuğu esnasında çocukluğuna doğru yaptığı bir yolculuk üzerine kurulu. Kahramanımız, uzun yıllardır yüreğinin derinliklerine gömdüğü çocukluğuna, belleğini zorlayarak ulaşmaya çalışırken, bir anlamda geçmişi ve şimdisiyle de hesaplaşacaktır. Hikâyenin merkezinde de, dokunaklı bir anne-oğul ilişkisi vardır. Bu ilişki, aradan geçen uzun zamana rağmen, eksikliğini her daim hissettirmektedir. Şipal’in, karakterinin bu trajik yolculuğunu, kendine has yoğun ve etkileyici üslubuyla kaleme getirmesi, kitabı ayrıca ilgi çekici kılıyor.