Yeşim Dinçer – Ecinniler’in Gölgesinde (2009)

Roman ve öykü eleştirileriyle kitap tanıtım yazıları çeşitli dergilerde yayımlanmış Yeşim Dinçer ‘Ecinniler’in Gölgesinde’ başlıklı kitabında, dünya edebiyatının çığır açan eserlerinden, Dostoyevski’nin ‘Ecinniler’inin gölgesinde yazılan, bu eserden etkilenen Türk romanlarını inceliyor.

Orhan Pamuk’un ‘Kar’, Leyla Erbil’in ‘Mektup Aşkları’ ve Kaan Arslanoğlu’nun ‘İntihar’, romanlarının Dostoyevski’den açık etkiler taşıdığını söyleyen Dinçer, bu yazarların nereden ve hangi dertlerle yola çıkarak eserlerini kaleme aldıklarını irdeliyor.

Dinçer’in bunu, Dostoyevski’nin karakterlerini, kurgusunu, yaşamını ve polemiklerini de hatırda tutarak yapması, çalışmayı nitelikli kılan hususlardan.

  • Künye: Yeşim Dinçer – Ecinniler’in Gölgesinde, Yordam Kitap, inceleme, 190 Sayfa
Reklamlar

Kaan Arslanoğlu – Kayıp Devrimin Öncesinde (2013)

  • KAYIP DEVRİMİN ÖNCESİNDE, Kaan Arslanoğlu, Yazılama Yayınları, roman, 210 sayfa

KAYIP

Kaan Arslanoğlu, tefrika roman geleneğini yeniden canlandırmayı amaçladığı ‘Kayıp Devrimin Öncesinde’yi bir gazetede yayınlamıştı. Siyasi tefrika roman tarzında kaleme aldığı romanında Arslanoğlu, Gezi Direnişi’ni hareket noktası olarak alıp Türkiye siyasetinden farklı aktörleri karşımıza çıkarıyor. Roman, ülkenin içinde bulunduğu siyasi çıkmazları, ağırlıklı olarak medya ünlülerinin meslekleri ve kişilikleriyle yaşadıkları krize odaklanarak analiz ediyor. Alaycı üslubuyla öne çıkan ve bir medya eleştirisi olarak da okunabilecek roman, bilhassa Türkiye’nin güncel meselelerini takip etmek isteyenlere hitap ediyor.

Kaan Arslanoğlu – Sessizlik Kuleleri 2084 (2007)

  • SESSİZLİK KULELERİ 2084, Kaan Arslanoğlu, İthaki Yayınları, roman, 124 sayfa

Kaan Arslanoğlu’nun ‘Sessizlik Kuleleri 2084’ isimli bu romanında, fantastik, ütopik yönler ağır basıyor. Arslanoğlu’nun kurgusu, George Orwel’ın kara ütopyası olan ‘Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ünden yüz yıl sonrasını hikâye ediyor. Geçen bu yüzyıldan sonra, beden ve zihin teknolojileri akıl almaz ölçüde gelişmiş durumda ve insanların beyinleri tıpkı bilgisayarlar gibi yeniden yapılandırılmaktadır. Dolayısıyal kimlikler, deneyimler, düşler, anılar, kısacası tüm insani nitelikler değiştirilebilir özellikler kazanmıştır. Roman, bu değiştirilebilir insani özelliklerin, bireyi karşı karşıya bıraktığı kâbusu anlatıyor. Arslanoğlu’nun romanı, kara ütopyalara yeni örneklerden biri.

Kaan Arslanoğlu – Öteki Kayıp (2007)

  • ÖTEKİ KAYIP, Kaan Arslanoğlu, İthaki Yayınları, roman, 294 sayfa

Kaan Arslanoğlu’nun ‘Öteki Kayıp’ı, ilk olarak 2003 yılında yayımlanmıştı. Yazarın kendine has yönü, Psikiyatri bilgisini romanlarının psikolojik unsurlarını oluştururken iyi kullanmasıdır. Bu roman da, yabancılaşmayı, mültecileri ve kayıp ruhları hikâye ediyor. Gündelik hayatın beraberinde getirdiği sıkıntının, insanları hayatın öteki ucuna götürmesi ve insanların bu sıkıntıyı atlatmak için gösterdikleri çaba romanın asıl konusu. Yazarın, Türkiye’nin zihniyet yapısını da eleştirdiği bu romanda, kimlik, etnisite, mülteciler gibi sorunlara da, psikolojik ve kültürel açılardan odaklanıyor.