James George Frazer – Günah Keçisi (2019)

James George Frazer’ın en ilginç çalışmalarından olan bu kitap, Günah Keçisi olgusunu parçalarını oluşturan unsurlarına kadar ayırarak bu tuhaf fikrin kökenlerine iniyor.

Eski toplumlarda, kötülüğün cansız nesnelere, hayvanlara, insanlara, taş ve sopalara aktarılması geleneğini irdeleyerek başlayan kitap, devamında da,

  • Günah keçilerinin genel özellikleri,
  • Klasik Antik Çağ’da insan günah keçileri,
  • Meksika’da Tanrıyı öldürme anlayışını,
  • Satürnalya ve benzeri festivallerle günah keçisi olgusu arasındaki ilişkiyi,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konuları irdeliyor.

Frazer’ın çalışması, “maddi bir yükü başkalarının sırtına yükleme imkânı ile bedensel ve zihinsel rahatsızlıklarımızı bizim adımıza taşıyacak birine aktarma” olarak tanımladığı Günah Keçisi fikrini antropolojik, dini ve tarihsel açılardan irdelemesiyle çok önemli.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bakire Meryem görüşü gerçek anlamı unutulmuş eski bir putperest geleneğine getirilmiş bir Hıristiyan yorumundan başka bir şey değildir.”

“Avrupa değerlerine hayranlık duyan bir kabile mensubu Fransız bir seyyaha yalvararak kendisine sopayla sertçe vurmasını istedi. Seyyah çıplak sırtına vurdukça adamın yüzü minnetle ışıldıyordu.”

“1857’de Bolivya’nın Aymara Adaları ile Peru’da veba salgını çıkınca, vebaya yakalananların giysileri siyah bir lamaya yüklenip üstüne de brendi serpilmiş ve hayvan hastalığı da beraberinde götüreceği umuduyla dağlara götürülüp serbest bırakılmıştı.”

“1644 yılında İskoçya’yı ziyaret eden bir kişi Leith Links’te aynı anda dokuz kanlı canlı cadının yakıldığına tanık olmuştu.”

“İnsanlar kötü ruhlara iyi ruhlardan çok daha fazla boyun eğerler. Zira korku ve suçluluk duygusu aşk ve minnettarlık duygusundan çok daha güçlüdür.”

“Günah ve ıstıraplarımızı, bunları bizim yerimize üstlenecek olan başka bir varlığa aktarma ilkel zihne özgü bir kavramdır.”

  • Künye: James George Frazer – Günah Keçisi, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, Pinhan Yayıncılık, antropoloji, 408 sayfa, 2019

James George Frazer – Ruhun Tehlikeleri ve Tabu (2019)

İlksel toplumlarda tabu büyük bir etkiye sahipti.

Bir yandan toplumu dizginlemek, öte yandan iktidarı sağlam kılmak, tabunun birçok işlevinden ikisiydi.

Antropolojinin bir disiplin olarak gelişiminde büyük payı olan James George Frazer da bu kitabında, tabu olgusunu çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Frazer’ın burada asıl ilgilendiği konu, tabu olgusunu krallar ve rahipler gibi kutsal kişilikler üzerinden ele alması.

Kitap, eski toplumlarda tabunun ne denli çeşitli ve zengin bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymasıyla özellikle önemli.

Kitaptan birkaç alıntı:

Yahudi avcılar öldürdükleri hayvanın kanını akıtır ve üstünü toprakla örterlerdi. Hayvanın ruhunun ya da hayatının kanın içinde olduğuna, daha doğrusu kanın bizzat ruh ya da hayat olduğuna inandıkları için kanlı et yemezlerdi.

İskoçya’nın kuzeydoğusunda bir kişi ölür ölmez, “ölümün içlerine girmesini engellemek için” evdeki bütün yemeklerin, tereyağı, peynir, et ve viskinin içine çivi veya örme teli gibi bir demir parçası sokulurdu.

Hayal de insanı yerçekimi kadar etkilemekte olup en az siyanür asidi kadar öldürücüdür.

Yıldızların rotasını ve hızını ne kadar değiştirebilirsek, ahlaki değişimin sürecini de ancak o kadar değiştirebiliriz.

Hiçbir dikkatli ve tarafsız gözlemci bir halkın yasal kodları gibi etik kodlarının da sürekli bir değişim ihtiyacı içinde olduğunu tartışma konusu yapmayacaktır.

  • Künye: James George Frazer – Ruhun Tehlikeleri ve Tabu, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, Pinhan Yayıncılık, antropoloji, 392 sayfa, 2019

James George Frazer – Adonis, Attis, Osiris (2018)

James George Frazer’ın iki ciltlik, ‘Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları’, karşılaştırmalı din ve mitolojiden yola çıkarak edebiyat, felsefe, antropoloji, psikoloji ve psikanaliz literatürüne uzanan, alan için altın değerinde bir kaynak.

Daha önce ilk kitabı yayınlanan bu seri, Adonis, Attis ve Osiris mitlerinden, geleneklerinden ve ritüellerinden yola çıkarak Doğu inanç ve uygulamalarının kaynaklarını keşfetmesiyle büyük öneme haiz.

Frazer, serinin ilk cildinde Adonis ve Attis’e yoğunlaşmıştı.

Şimdi de elimizde, Frazer’ın antik Mısır tanrısı Osiris’e odaklandığı serinin ikinci kitabı yer alıyor.

Kitapta, Osiris ile İsis arasındaki ilişkinin kökenlerinden Osiris’e ait birkaç mezarın bulunuşunun ardındaki gizemlere kadar pek çok konu ele alınıyor.

Frazer ayrıca, antik Mısır’da takvim meselesini, zamanın ölçüm şeklini; Avrupa’nın yaygın olan Bütün Ruhlar Günü festivallerinin Osiris ayinleriyle, Afrika ve İran gibi çeşitli coğrafyalardaki çeşitli ritüellerle benzerliğini; kralların, kabile şeflerinin ve benzeri yöneticilerin öldürülme geleneklerini; anne-kadın üzerinden işleyen toplumsal sistemleri yahut hem yöneticiliğin hem de mirasın anne üzerinden devredildiği toplumsal yapıları ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

  • Künye: James George Frazer – Adonis, Attis, Osiris: Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları 2, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, Pinhan Yayıncılık, mitoloji, 344 sayfa, 2018

James George Frazer – Ateşin Kökenine Dair Mitler (2018)

Ateşin icadı, insanlık tarihine yön verdi.

Kuşkusuz ateş olmasaydı, medeniyet asla ilerleyemezdi.

Ateş tarihin katalizörü olduğu kadar, ortaya çıktığı andan başlayarak tek tek insanların hayatlarında da olağanüstü dönüşümler yarattı.

Onu şimdi büyük oranda ehlileştirdik, fakat çok eski zamanlardaki insanlar için ateş heyecan verici, hatta oldukça korkutucuydu.

İşte antropoloji alanındaki öncü çalışmalarıyla bilinen James George Frazer, şimdi bizi ateşin ilk ortaya çıktığı zamanlara ve bunlarla ilgili mitlere götürüyor.

İlkel doğa felsefesinde yürütülen mantığın kusursuz olduğunu belirten Frazer, dünyanın dört bir yanından insan, hayvan ve doğa gözlemleriyle harmanlanan sayısız mit sunuyor.

Ateşin insanlık tarihindeki çarpıcı etkilerini görmek açısından bu mitlerin muhteşem bir fırsat olduğunu söylemeliyiz.

Kitaptan bir alıntı:

“Her gün bazı erkekler, kadınlar ve çocuklar göğe tırmanırlar ve yeniden ağacın dallarını kullanarak geri inerlermiş. Bir gün yukarı doğru tırmanırlarken Kakan adlı yaşlı bir şahin bir çubuğu diğerinin üzerinde hızla döndürerek ateş yakmanın yolunu bulmuş. Fakat bu kuş ile beyaz bir şahinin arasındaki sürtüşmeden ötürü tüm bölgeyi ateş sarmış ve ne yazık ki çam ağacı yanmış; bu yüzden yukarı çıkan insanlar yeniden yeryüzüne dönememiş ve bu hadiseden sonra gökyüzünde kalmışlar. Yukarıda kalan insanların kafalarında, dirseklerinde, dizlerinde ve diğer eklem yerlerinde kristaller oluşmuş; geceleri bu kristaller parlıyormuş. Bu parıltılar aslında bizlerin yıldız olarak adlandırdığı şeylermiş.”

  • Künye: James George Frazer – Ateşin Kökenine Dair Mitler, çeviren: Deniz Uludağ, Doğu Batı Yayınları, antropoloji, 289 sayfa, 2018

James George Frazer – İnsan, Tanrı ve Ölümsüzlük (2015)

Sir James George Frazer’dan erken toplumları din, insan, doğaüstü ve ölümsüzlük çerçevelerinden irdeleyen öncü bir antropoloji çalışması.

Yazar, insanın ve kültürün evrimi, totemcilik, batıl inançlar, insanlardaki tanrı kavramının kökeni, doğanın din üzerindeki etkisi ve ölümsüzlük inancı gibi konuları tartışıyor.

Antropoloji meraklılarına, alanın bir kült çalışması olarak bu kitabı muhakkak öneriyoruz.

  • Künye: James George Frazer – İnsan, Tanrı ve Ölümsüzlük, çeviren: Onur Aydın ve İrem Demirel, Altın Bilek Yayınları

James George Frazer – Psişik İşler (2017)

Batıl inançlar, hem insanın hem de onun yarattığı kurumların gelişimini nasıl etkiledi?

George James Frazer elimizdeki çalışmasında, bu sorunun yanıtını ararken, insan gelişiminin arka planındaki psişik karmaşanın perdesini aralıyor.

Frazer, insanoğlunun ortaya koyduğu kurumlarının çürük temelini; akıldışı ahmakça ve saçma olanın insanın, uygarlığın ve modern kurumların oluşumundaki rolünü zengin ayrıntılar eşliğinde tartışıyor.

Yazar, insanın canlıların en rasyoneli olduğunu, fakat bunun yanı sıra, akıl sır erdirilemez şekilde saçma bir psikolojik yapıya sahip olduğunu belirtiyor.

Fakat Frazer, insanın ilk başta olumsuz gibi görünen bu yönü sayesinde, yani bizzat irrasyonel ve saçma karakteri sayesinde, var olageldiği zamandan bugüne ilerleme kaybedebildiğini savunuyor.

Bu kitap, ahmaklıktan bilgeliğe sapan bu tuhaf yolları daha görünür kılıyor.

  • Künye: James George Frazer – Psişik İşler, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, Pinhan Yayıncılık, psikoloji, 104 sayfa

James George Frazer – Altın Dal: Dinin ve Folklorün Kökleri (2017)

Antropolojinin kurucu isimlerinden Sir James George Frazer’dan, toplumların barbarlıktan uygarlığa geçiş sürecinin enfes bir hikâyesi.

Hem adını hem de çıkış noktasını Joseph Mallord William Turner’ın meşhur tablosu ‘Altın Dal’dan alan çalışma, insanlığın bugünkü duruma erişmesinde yabanılların ne denli önemli ve belirleyici roller üstlendiğini gözler önüne sermesiyle önemli.

Yazar çalışmasında, insanlığın uzun yıllara yayılan barbarlıktan uygarlığa geçme hikâyesinde düşünme biçiminin, insanla ve doğayla ilişki kurma şeklinin nasıl gelişip dönüştüğünü ve bu hikâye içinde mitoloji, din, folklor, büyü, ölüm ve tanrının nasıl kendi rollerini üstlendiklerini araştırıyor.

İlk kez 1890 yılında yayımlanan kitap, antropoloji alanında bir klasik.

  • Künye: James George Frazer – Altın Dal: Dinin ve Folklorün Kökleri, çeviren: Mehmet H. Doğan, Yapı Kredi Yayınları, antropoloji, 468 sayfa