Fikret Adil – Beyaz Yollar, Mavi Deniz (2018)

Beyoğlu’nun bohem hayatını anlatan eserleriyle bildiğimiz Fikret Adil, şimdi de bir Ege-Akdeniz yolculuğuna dair izlenimleriyle karşımızda.

Adil’e bu yolculuğunda, Halikarnas Balıkçısı ve Sabahattin Eyüboğlu da eşlik edecektir.

Adil, kendine has tarzıyla bu yolculuğu ve bu yolculukta karşılaştıklarını keyifli bir üslupla aktarıyor ve böylece gezi edebiyatının en güzel örneklerinden birini ortaya koyuyor.

Yazar bunu yaparken de, bir yandan Halikarnas Balıkçısı’nın hikâyelerine öte yandan da Sabahattin Eyüboğlu’nun yoldaşlığına uğruyor.

İstanbul’dan İzmir’e, İzmir’den Bodrum’a uzanan; doğa, çam ağaçları, yıldızlı geceler, edebiyat ve sanatın hemhal olduğu bir gezi.

  • Künye: Fikret Adil – Beyaz Yollar, Mavi Deniz, Sel Yayıncılık, gezi, 94 sayfa, 2018
Reklamlar

Hakan Kâzım Taşkent – Kemeraltı’nın İzmir’i (2008)

Hakan Kâzım Taşkıran ‘Kemeraltı’nın İzmir’i’nde, bir dönem İzmir’in ticari kalbi olarak bilinen Kemaraltı’nı tarihi, kültürel ve turistik yönleriyle, derli toplu bir biçimde anlatıyor.

Antik dönem İzmir’inin önemli yerleşim bölgelerinden olan Kemeraltı çarşısı, geleneksel yapısını uzun yıllardır yaşatmasıyla dikkat çekiyor.

Taşkent’in uzun soluklu çalışmasının ürünü olan ve görsel malzemesiyle de ilgi çekeceğini düşündüğümüz çalışma, Kemeraltı çarşısını tarihsel, kültürel, dinsel özellikleri; öne çıkan insan portreleri ve folkloruyla anlatılıyor.

Taşkent’in, sadece çarşının değil, bir yönüyle tarihi İzmir’in de izini sürdüğü çalışması, aynı zamanda kapsamlı bir gezi rehberi niteliğinde.

  • Künye: Hakan Kâzım Taşkent – Kemeraltı’nın İzmir’i, Tepekule Kitaplığı, şehir, 386 sayfa

Marie-Carmen Smyrnelis (der.) – İzmir: 1830-1930 (2008)

İzmir, 1922 yılındaki yakılışından önce, Osmanlı’nın en parlak şehirlerinden biriydi.

Yangından önce şehir, Ortodoks ve Katolik Hıristiyanların, Yahudilerin ve Müslümanların bir arada yaşadığı, Avrupa’ya doğrudan açılan bir ticaret şehriydi.

İşte Marie-Carmen Smyrnelis’in derlediği elimizdeki kitap, Osmanlı’nın bu önemli liman kentinin daha çok yangından önceki dönemine odaklanan yazıları bir araya getiriyor.

Bir dönem “Doğu’nun küçük Paris’i” olarak tanımlanan İzmir’deki ortak yaşam; ticaret ve deniz yollarının şehre kazandırdıkları; şehrin modern ve kozmopolit yapısı, savaşla beraber yaşanan kopmalar, kitaptaki yazıların odaklandığı konularından.

  • Künye: Kolektif – İzmir: 1830-1930, derleyen: Marie-Carmen Smyrnelis, çeviren: Işık Ergüden, İletişim Yayınları, tarih, 280 sayfa

Kolektif – İzmir Ermenileri (2017)

İzmir’in Ermenileri hakkında neler biliyoruz?

Neredeyse hiçbir şey!

Onlardan kalan izler, bugün artık tümüyle yitip gitmek üzere.

İşte, Mimar Zakarya Mildanoğlu tarafından derlenen bu kitapta yer alan makaleler, bu izlere farklı yönlerden bakıyor.

Kitapta karşımıza çıkan kimi dikkat çeken konular şöyle:

  • Geç dönem Osmanlı İzmir’inde Ermenilerin toplumsal ilişkileri,
  • İzmir’in Ermeni yapıları ve dokumacılık sanatı,
  • İzmir Ermeni Hastanesi’nin tarihi,
  • Aydın vilayetinde yapılan tehcirler ve katliamlar,
  • İzmir ve çevresindeki Ermeni cemaati,
  • İzmir’de Ermenice basın ve yayın,
  • İzmir’de Ermenilere ait eğitim ve hayır kurumları,
  • İzmir ticaret hayatında Ermeniler,
  • İzmirli bazı tanınmış Ermeniler…

Kitap, bu güzel şehrin ve çevresindeki bazı yerleşim yerlerinin tarihine, özellikle Ermenilerin orada nasıl yaşadığı çerçevesinden ve yoğunluklu olarak Ermenice kaynaklardan yararlanarak bakan yazıları bir araya getirmesiyle önemli bir boşluğu dolduruyor.

Kitabın kapağındaki zeybeğin adı ise, Haçadur Şahinyan.

  • Künye: Kolektif – İzmir Ermenileri, derleyen: Zakarya Mildanoğlu, Aras Yayıncılık, 264 sayfa