Robert Jordan ve Brandon Sanderson – Fırtına Toplanıyor (2010)

‘Fırtına Toplanıyor’, Robert Jordan tarafından kaleme alınan ‘Zaman Çarkı’ isimli fantastik dizinin on ikinci kitabı.

Serinin bu romanı, demirci Thulin’in yaşlı Renald’a, kendilerini yok etmek için kuzeyden başlayarak toplanan korkunç bir fırtınadan bahsetmesiyle başlar.

Thulin, kendilerini savunmak için bir araya gelen insanlara katılacaktır.

Bu fırtına, sonun başlangıcı anlamına gelir ve gündelik hayatını yaşayan insanların, ailelerini yok olmaktan kurtarmak için zorlu bir mücadeleye girmeleri gerekmektedir.

Yörede bulunanlar, kısa bir süre içinde, fırtınanın geçip gitmeyeceğini ve bu nedenle onunla yüzleşmeleri gerektiğini anlayacaktır.

  • Künye: Robert Jordan ve Brandon Sanderson – Fırtına Toplanıyor, çeviren: Niran Elçi, İthaki Yayınları, roman, 941 sayfa

Veysel Atayman – Şiddetin Mitolojisi (2019)

Şiddet sinemada kendine nasıl yer buluyor?

Daha da önemlisi, filmler şiddeti onu gerçek bağlamından koparıp nasıl estetikleştiriyor?

Veysel Atayman’ın yeni bir baskıyla yayımlanan ve bu alanda bizde yayımlanmış en nitelikli çalışmalardan olan ‘Şiddetin Mitolojisi’, kimi yönetmen ve onların yapımlarından yola çıkarak bu soruya tatmin edici yanıtlar veriyor.

Atayman burada, Martin Scorsese, Sergio Leone, Oliver Stone, David Lynch, Quentin Tarantino ve Stanley Kubrick filmlerinin sosyolojik ve eleştirel bir okumasını yapıyor.

Sinemada şiddetin kendine nasıl yer bulduğu ve bunun bazen açık bazen kapalı yöntemlerle nasıl uygulandığını daha iyi kavramak isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

Atayman’ın kitabı ayrıca, ana akım sinema ve sinema terimleri hakkında ek metinlere de yer veriyor.

  • Künye: Veysel Atayman – Şiddetin Mitolojisi, İthaki Yayınları, sinema, 248 sayfa, 2019

C. Cengiz Çevik – Roma’da Siyaset ve Felsefe (2019)

Roma’da önceleri yabancı ve tehlikeli görülen felsefe zamanla imparatorluğun siyasi şartlarıyla nasıl uyumlu hale geldi?

Cengiz Çevik’in bu özenli incelemesi, özellikle Roma’nın Cumhuriyet döneminde (İÖ 509-İÖ 27), siyaset ve felsefe ilişkisinin nasıl şekillendiğini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor.

Çevik kitabına, Pythagorasçı öğretinin Roma’daki etkilerine dair rivayetler ile felsefeye karşı siyasî nitelikli ilk olumsuz tepkilerle başlıyor.

Kitabın devamında ise,

  • Scipio Çevresi’nde felsefenin siyasî açıdan nasıl kabul edildiği,
  • Siyasetçi ve filozof etkileşiminin gelişimi ve örnekleri,
  • Cicero’nun siyaset ile felsefeyi nasıl uzlaştırdığı,
  • Roma’da felsefenin siyasî ideallerle birlikte nasıl dönüştüğü,
  • Felsefenin siyasî figürleri nasıl dönüştürdüğü,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular irdeleniyor.

Çevik’in çalışması, Roma’nın felsefi gelenekle ilişkisinin nasıl dönüştüğüne yakından bakmak isteyenler için çok önemli bir kaynak.

  • Künye: C. Cengiz Çevik – Roma’da Siyaset ve Felsefe, İthaki Yayınları, felsefe, 240 sayfa, 2019

Simon Beckett – Ölümün Kimyası (2010)

2006’da yayınlanan ‘Ölümün Kimyası’, Simon Beckett’in David Hunter serisinin ilk romanı. Roman, adli tıp uzmanı Hunter’ın, üst üste işlenen kadın cinayetlerinin izini sürüşünü hikâye ediyor.

Yaşadığı üzüntü verici bir olaydan sonra eski hayatını arkasında bırakmaya karar veren Hunter, Norfolk’un ücra bir köyünde doktor olarak çalışmaya başlar.

Burada, vahşice bir cinayete kurban giden Sally Palmer’ın cesedi bulunur.

Hunter, köşesine çekildiğinden, bu olayın izini sürmeye pek hevesli değildir.

Fakat kısa bir süre sonra işlenen başka cinayetler, insanlarda büyük bir panik yaratacak ve Hunter da ister istemez, kendini olayların içinde bulacaktır.

  • Künye: Simon Beckett – Ölümün Kimyası, çeviren: Nur Küçük, İthaki Yayınları, roman, 392 sayfa

Marcus Steinweg – Tutarsızlıklar (2019)

Marcus Steinweg, içinde bulunduğumuz tutarsızlık çağında yönümüzü nasıl bulacağımız üzerine derinlemesine düşünüyor.

Aforizma, vecize ve notların şahane bir bireşimini sunan ‘Tutarsızlıklar’, çok uzun bir geçmişi olan felsefi bir sorunu, bilincimiz ve gerçeklikle ilgili deneyimimizin tutarsız, çelişkili ve dengesiz olduğu sorununu ele alıyor.

Yeni tanrılara ya da sahte rasyonaliteye tutunmayan yeni bir düşünce tarzını nasıl kurabileceğimizi tartışan Steinweg, bununla da yetinmeyerek realitemizin tutarsızlığını ifade eden ve etkileyen bir düşünce felsefesini formüle etmeye koyuluyor.

Steinweg bunu yaparken de, cinsellik, arzu, gerçeklik, dünya, güncel sanat, eleştirel düşünce ve güzellik gibi pek çok kavramı yeni bir bakışla yorumluyor.

  • Künye: Marcus Steinweg – Tutarsızlıklar, çeviren: Erkal Ünal, İthaki Yayınları, felsefe, 127 sayfa, 2019

Haluk Hergün – Lefter (2019)

Büyükada doğumlu Lefter Küçükandonyadis, yalnızca Fenerbahçe’nin değil, Türkiye futbolunun da efsane oyuncusudur.

Usta spor yazarımız İslam Çupi, onunla ilgili “Kadıköy vapur iskelesinden indikten sonra o tüm zamanların en büyük futbolcusu Lefter’in adadan gelişini beklemek ve onunla birlikte Kadıköy toprağında birkaç adım atma hangi futbol hazzı ile değişilebilirdi” der.

Lefter, 17 yıl taşıdığı Fenerbahçe forması altında yaptığı 615 maçla kırılması çok güç bir rekorun sahibi olurken, sarı lacivertli forma ile 423 de gol attı.

Milli takım forması ile 50 maç oynadı ve rakip fileleri 22 kez havalandırdı.

İşte, futbol otoritelerinin “Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük oyuncusu” dediği Lefter Küçükandonyadis’in hayatı, Haluk Hergün’ün bu kapsamlı çalışmasının konusu.

Bilhassa arşivlerden ve pek çok tanıklıktan yararlanmasıyla büyük önem arz eden çalışma, Fenerbahçe ve Türkiye futbol tarihi açısından bir referans kaynak olma özelliğine sahip.

  • Künye: Haluk Hergün – Lefter: Futbolun Ordinaryüsü, İthaki Yayınları, biyografi, 400 sayfa, 2019

Kolektif – Kelimelerin Kıyısında (2019)

Halide Edip Adıvar, Sabiha Sertel, Azra Erhat, Mina Urgan, Tomris Uyar ve Pınar Kür, Türkiye’de kadın çevirmenler dendiğinde ilk akla gelecek isimlerdendir.

Kuşkusuz bu isimler, bu alanda en çok tanınan kişilerdir, fakat emeği hiç görünmeyen pek çok kadın çevirmenden de bahsedilebilir.

Bu derleme de, Cumhuriyet tarihinin özellikle birinci ve ikinci kuşak kadın çevirmenleri hakkında muazzam bir tarih çalışması oluşuyla büyük önem arz ediyor.

Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nün doktora programında Şehnaz Tahir Gürçağlar’ın rehberliğinde başlayan çalışma, pek çok kadın çevirmenin portresini sunuyor ve bunları, somut bir tarihsel-kültürel bağlam içinde, sosyolojinin ve çeviribilimin gözünden inceliyor.

Cumhuriyet tarihi boyunca, kültür hayatımıza büyük katkılarda bulunmuş kadın çevirmenlerin olağanüstü emeğini görünür kılan kitapta, yukarıdaki isimlerin yanı sıra ele alınan kadın çevirmenler şöyle:

Seniha Bedri Göknil, Melahât Togar, Adalet Cimcoz, Güzin Dino, Nihal Yeğinobalı, Gönül Suveren, Gülten Suveren, Belgin Dölay, Fatma Artunkal ve Zeynep Bekdik.

  • Künye: Kolektif – Kelimelerin Kıyısında: Türkiye’de Kadın Çevirmenler, İthaki Yayınları, derleyen: Şehnaz Tahir Gürçağlar, İthaki Yayınları, inceleme, 382 sayfa, 2019