Demetrius Georgiades – Türkiye’nin İhyası Mümkün mü? (2019)

Abdülhamid rejiminin yılmaz muhaliflerinden olan yayıncı Demetrius Georgiades’in 1909 yılında kaleme aldığı ‘Türkiye’nin İhyası Mümkün mü?’, 1908 devriminden sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin iktidara geçmesinden sonra yaşanan süreç hakkında çok önemli değerlendirmeler barındırıyor.

Yazara göre, 1908 devriminin “Türkiye’nin ihyasına” dair yarattığı umutların hızla berhava olmasının en önemli nedeni bizzat İttihat ve Terakki Cemiyeti’ydi.

Zira Georgiades, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin sabık istibdat rejiminin tüm baskı mekanizmasını kendi elinde topladığını ve milliyetçi bir rotaya girerek liberal bir meşruti rejimin kurulmasını daha başta sakatladığını söylüyor.

Abdülhamid iktidarı dönemindeki baskı rejiminin başka bir ad altında, fakat aynı şekilde devam ettiğini belirten Georgiades’in kitabı, bu kritik süreç hakkında çok önemli bir politik tanıklık.

  • Künye: Demetrius Georgiades – Türkiye’nin İhyası Mümkün mü?, çeviren: Barış Alp Özden, İstos Yayın, tarih, 152 sayfa, 2019
Reklamlar

Kolektif – Yunankarası (2018)

İlk örnekleri 1913’e tarihlenen, daha sonra adım adım gelişen, asıl atılımını ise 1990’larda yapan Yunan polisiye yazını, bugün dünya polisiye literatürü içinde özgün bir yere sahip.

Ne yazık ki, kimi tarihsel ve siyasi nedenler, Türkiyeli okurun bu eserlere ulaşmasının önündeki en önemli engellerden biri olmaya devam ediyor.

İşte bu kitapta, on bir çağdaş Yunan polisiye yazarının öyküleri yer yer alıyor.

Kitabın asıl özgünlüğü, bu eserlerin sadece Türkiyeli okurlar için kaleme alınmış olması ve dünyada ilk kez Türkçede yayınlanıyor olması.

Yunan polisiye edebiyatının ve genel olarak Yunan edebiyatının kapısını aralamak için çok iyi fırsat diyebileceğimiz; gizem, suç ve ceza öykülerinden güzel bir derleme ile karşı karşıyayız.

Kitapta öyküleri yer alan isimler ise şöyle:

İeronimos Lykaris, Tefkros Michailidis, Marilena Politopoulou, Kostas Kalfopoulos, Hilda Papadimitriou, Thanos Dragoumis, Andreas Apostolidis, Kostas Mouzourakis, Filippos Filippou, Vassilis Danellis ve Neoklis Galanopoulos.

  • Künye: Kolektif – Yunankarası: Yunanistan’dan 11 Çağdaş Polisiye Öykü, editör: Vassilis Danellis ve Damla Demirözü, İstos Yayın, öykü, 224 sayfa, 2018

Mario Vitti – Doğduğum Şehir (2018)

İtalya’nın en tanınmış Çağdaş Yunan Edebiyatı uzmanlarından olan Mario Vitti, 1926 İstanbul doğumlu.

Vitti, 1946’da eğitim için Roma’ya gider ve bir daha İstanbul’a dönmez.

Vitti’nin elimizdeki anıları da, bir türlü dinmek bilmeyen İstanbul özlemiyle kaleme alınmış.

Yazar bu kısa ama güçlü metninde, doğup büyüdüğü İstanbul’un etkileyici bir fotoğrafını çekiyor.

  • İstanbul’da Levanten yaşamları,
  • Rum ailelerinde gündelik hayat,
  • İstiklal Caddesi,
  • Eminönü,
  • Hatice Sultan,
  • Cumhuriyet aydınlanmasının önde gelen simaları,
  • Yeni kurulan Cumhuriyet’in yarattığı heyecan,
  • Adalarda hayat,
  • Atatürk,
  • Mussolini,
  • Lebon Pastanesi,
  • Hachette Kitabevi,
  • İstanbul Borsası,
  • İstanbul’da ilk sesli filmler,
  • Şehirdeki çokkültürlü dostluklar…

Vitti, bu ve bunun gibi birçok konuya dair hatırladıklarını, kendine has etkileyici üslubuyla bizimle paylaşıyor.

Petros Markaris’in önsözüyle zenginleşen; geçen yüzyılın başlarındaki İstanbul hayatı hakkında aydınlatıcı olduğu kadar, oldukça güzel ve duygulu bir metin.

  • Künye: Mario Vitti – Doğduğum Şehir: İstanbul, 1926-1946, çeviren: Sula Bozis, İstos Yayın, anı, 144 sayfa, 2018

Damla Demirözü – İşgal, Direniş, İç Savaş (2015)

Yunanistan’ın II. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında yaşadığı zorlu yıllar Yunan edebiyatında nasıl yankı buldu?

Damla Demirözü, savaş öncesi ve sonrası Yunan toplumunu etkileyen belli başlı siyasal ve toplumsal olayları özetledikten sonra, bu zorlu dönemin Yunan edebiyatında roman, öykü ve deneme türlerine nasıl yansıdığını saptıyor.

  • Künye: Damla Demirözü – İşgal, Direniş, İç Savaş: Yunan Edebiyatında II. Dünya Savaşı Yılları, İstos Yayın

Kolektif – Arapdilli Doğu Ortodoksları (2018)

Antakya’nın Arapdilli Doğu Ortodoksları, şu ana kadar akıl almaz bir şekilde uluslararası bilim camiasında ciddi çalışmalara konu olamadı.

Oysa bu kadim topluluk, Bizans, Osmanlı, Suriye ve Türkiye kültürlerine önemli katkılarda bulundu.

Farklı alanlardan gelen uzmanların katkıda bulunduğu bu çalışma ise, topluluk hakkında yapılan bilimsel incelemelerin önünü açmaya aday.

Kitapta,

  • Arapdilli Doğu Ortodoksların kimliklerinin tarihsel oluşumu,
  • Bu topluluğun kimliğinin oluşumunda Kemalizm ve Baasçılık gibi iki modern siyasi hareketin etkileri,
  • Topluluk mensuplarının, topluluğun tarihsel vatanı olan Antakya’daki güncel durumu,
  • Topluluğun İstanbul’da bulunan mensuplarının aidiyet biçimleri ve onların İstanbul Rum toplumuna sancılı entegrasyon süreci,
  • Ve bu topluluğun yaşadığı Tokaçlı köyündeki maddi kültür, mutfak pratikleri ve aidiyet duyguları gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Topluluk mensuplarıyla yapılmış birebir görüşmelere dayanmasıyla da dikkat çeken çalışmaya katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Haris Theodorelis-Rigas, Özgür Kaymak, Anna Maria Beylunioğlu, Polina Gioltzoglou, Şule Can ve Zerrin Arslan.

  • Künye: Kolektif – Üç Milliyetçiliğin Gölgesinde Kadim Bir Cemaat: Arapdilli Doğu Ortodoksları, derleyen: Haris Theodorelis-Rigas, İstos Yayın, inceleme, 160 sayfa, 2018

Stefo Benlisoy – İstanbul’un Irgatları (2018)

“Türkiye işçileri, Ermeniler, Yahudiler, Rumlar ve Türkler, elinizi verin, iş kollarınızdaki sendikalarda sosyalistçe birleşin; çünkü o görkemli çıkarlarınızı ancak böyle müdafaa edebileceksiniz.” – O Ergatis Gazetesi, 1910

İkinci Meşrutiyet döneminde örgütlenmiş, ağırlığını Rumların oluşturduğu Türkiye Sosyalist Merkezi, İstanbul’un ilk sosyalist kurumu sayılır.

Stefo Benlisoy’un elimizdeki nitelikli incelemesi, söz konusu örgütün kuruluşu ve çalışmalarını kapsamlı bir bakışla irdeliyor, ayrıca dönemin siyasi ve toplumsal bir fotoğrafını da çekerek önemli bir boşluğu dolduruyor.

Çalışmanın odağında ise, Türkiye Sosyalist Merkezi’nin Haziran 1910’da yayımlamaya başladığı on beş günlük O Ergatis (Irgat) adlı gazete yer alıyor.

Türkiye Sosyalist Merkezi’nin önemi, İstanbul’da dikkat çekici bir işçi mücadelesi yaratmasının yanı sıra, Osmanlı’nın başkentinde güçlü bir grev dalgasının ortaya çıkışında önemli rol üstlenmesi, ayrıca daha sonra Türkiye ve Yunanistan’da güç kazanacak bir işçi kuşağını yaratmayı başarmasıdır.

Benlisoy, bu özgün hareketi merkeze alarak İstanbul’daki ilk 1 Mayıs kutlamasını, Osmanlı meclisindeki sosyalizm tartışmalarını, Bomonti çocuk işçilerini, ilk sosyalist kadın örgütlenmesini ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Ezilenlerin geleneğinde önemli yer tutan bu hareketi ve ülkenin işçi mücadele tarihinin önemli bir aşamasını merak edenler bu çalışmayı sevecektir.

  • Künye: Stefo Benlisoy – İstanbul’un Irgatları: II. Meşrutiyet’te Sosyalist Bir İşçi Örgütü, İstos Yayın, tarih, 200 sayfa, 2018

Yorgo Seferis-Mithistorima (2014)

İzmirli hemşerimiz Yorgo Seferis’ten, klasik tragedyalar tadında bir nehir şiir.

“Yalnızlığımız gibi, sevdamız gibi, / bedenlerimiz gibi durgun ve kof uğultular” diyen Seferis, Antik Yunan mitleri ile Çağdaş Yunan ve Avrupa tarihinin kesitlerini de kullanarak bütün bir kuşağın, ulusun ve hatta insanlığın deneyimlerini şiirine katık ediyor.

  • Künye: Yorgo Seferis – Mithistorima, çeviren: Ari Çokona, İstos Yayın