Alain Badiou – Biliyorum, Çok kalabalıksınız (2019)

Bu kitabı oluşturan iki metin, Alain Badiou’nun çoğunlukla gençlerden oluşan bir kitleye hitap ettiği iki ayrı konferansa dayanıyor.

İlk metin “Öteki”, ikincisi ise “Siyaset” üzerine ve Badiou, bu iki konu arasında incelikli ve sıkı bağlar kuruyor.

Badiou’nun ‘Gerçek Yaşam’ adlı kitabının devamı olarak da okunabilecek bu eser, kendisinin deyimiyle “gençliği yoldan çıkarmak” amacını güdüyor.

Badiou burada, insanlığın tüm farklılıklarına rağmen müşterek özelliklere sahip olduğunun altını ısrarla çiziyor ve devamında da,

  • Irkçılık belasının müşterekliklerimizi nasıl aşındırdığını,
  • “Fark”ın kutsanıp “aynı”nın düşünce sahasının dışında bırakılmasına neden itiraz etmemiz gerektiğini,
  • Birini diğerine tercih etmektense ikisinin birlikte hareketine odaklanan bir düşünce kurmanın gerekliliğini ve özgürlüğe giden yolun neden bu diyalektik sayesinde inşa edilebileceğini,
  • Sermayenin ayakta kalmak için savaşa nasıl muhtaç olduğunu,
  • Ve olumsuz sloganlara sıkışmış muhalefetin eylem kapasitesini arttırmak için ne gibi taktikler geliştirilebileceğini tartışıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Umut edelim, eyleme geçelim. Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir kişi –mevcut metnin belirttiği anlamda– doğru siyaseti yapmaya başlayabilir. Sonra da bunun etrafında, yaptığının etrafında konuşabilir.”

“Devlet, hangi biçimde olursa olsun, hiçbir durumda özgürleşme siyasetini temsil edemez ya da tanımlayamaz.”

“Siyaset her koşulda insanlarla birlikte yapılır. Kapitalizmin örgütlediği çeşitli toplumsal ayrımcılık biçimlerine boyun eğilmesi kabul edilemez.”

“Yakın geçmişin en önemli deneyimlerini hatırlamak ve bunların yenilgileri üzerinde düşünmek gerekir.”

  • Künye: Alain Badiou – Biliyorum, Çok kalabalıksınız, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık, siyaset, 64 sayfa, 2019
Reklamlar

Hamit Bozarslan – Türkiye Tarihi (2015)

Osmanlı’dan günümüze uzanan, eleştirel Türkiye tarihi okuması.

Hamit Bozarslan, tamı tamına on beş bölümden oluşan kapsamlı çalışmasında, Osmanlı’da emperyal mühendislikten Osmanlı’yı güçlü ve aynı zamanda dezavantajlı kılan dinamiklere,  Osmanlı sisteminin çöküşünden Tanzimat ile devleti yeniden örgütleme çalışmalarına ve Kemalist Türkiye’nin doğuşundan başlangıcından bugüne çoğulcu demokrasideki süreklilik ve kopuşları ve bunun gibi pek çok önemli konuyu tartışıyor.

  • Künye: Hamit Bozarslan – Türkiye Tarihi: İmparatorluktan Günümüze, çeviren: Işık Ergüden, İletişim Yayınları, tarih, 444 sayfa, 2015

Martin Page – Samuel Beckett’a Göre Arıcılık (2015)

Kendini Samuel Beckett’ın asistanı olarak tanıtan, fakat yazarla yakından uzaktan ilgisi bulunmayan bir karakterin sıra dışı hikâyesi.

Kahramanımız, gerçekte oldukça kapalı bir hayat yaşamış Beckett’ın özel dünyasına inmekte, oradan onun hobilerine ve hastalıklarına uzanmakta.

Martin Page’in romanı kısa olmakla birlikte ironik yapısı ve çarpıcı cümleleriyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Martin Page – Samuel Beckett’a Göre Arıcılık, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık, roman, 85 sayfa, 2015

Pierre Dardot ve Christian Laval – Dünyanın Yeni Aklı (2018)

Bizde yeni baskısı yapılan ‘Dünyanın Yeni Aklı’, 2009’da ilk yayımlandığında, Fransa’da başlayarak bütün dünyada büyük tartışmalar yaratmıştı.

Pierre Dardot ve Christian Laval burada, neoliberalizmi yalnızca çağdaş kapitalizmin en güncel biçimi olarak değil, insanları evrensel rekabet ilkesi uyarınca yönetme eğiliminde olan ve toplumlarımızda baskın olan bir akılsallık biçimi olarak tanımlayıp çözümlemeye koyuluyor.

Başka bir deyişle neoliberalizmi, insanların kendileriyle kurduğu ilişkileri belirleyen bir “varoluş normu” olarak tanımlayan yazarlar, neoliberal aklın bir yandan yeni piyasalar oluştururken, öte yandan piyasa mantığını devletin yanı sıra, kişilerin kendileriyle kurdukları ilişkiye de sirayet edecek şekilde genişlettiğini belirtiyor.

Kitabın asıl vuruculuğu da burada yatıyor.

Zira Dardot ve Laval, neoliberal dünyada devletin bir şirket gibi yönetilmesi kadar, her birimiz de kendimizi bir şirket gibi yönetmeye itiliyoruz.

Kitapta, Ferhat Taylan’ın yazarlarla yaptığı bir söyleşi yer alıyor.

Bu söyleşi de, kitabın Fransa’da yayımlanmasından sonraki tartışmalar ve sonrasında yaşananlar hakkında okuru aydınlatmasıyla önemli.

Özellikle, neoliberal dünyada beyaz yakalıların işletme mantığı ve onun getirdikleri üzerine düşünmek isteyenlerin muhakkak okumaları gereken bir eser.

  • Künye: Pierre Dardot ve Christian Laval – Dünyanın Yeni Aklı: Neoliberal Toplum Üzerine Bir Deneme, çeviren: Işık Ergüden, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 476 sayfa, 2018

Pierre Macherey – Edebi Üretim Teorisi (2019)

Louis Althusser ekolünden gelen Pierre Macherey, bilindiği gibi ünlü ‘Kapital’i Okumak’ adlı çalışmanın Althusser’den başka, Étienne Balibar, Jacques Rancière ve Roger Establet gibi isimleriyle birlikte yazarlığını da üstlenmişti.

Macherey’nin, Althusserci ideoloji yaklaşımını edebi üretime uyguladığı bu çalışması ise, edebiyat incelemelerinde bir dönüm noktasıdır.

Macherey, artık bize aşina gelen bir tanım olsa da, “edebiyat (sanat) bir üretimdir” diyerek, o zamana kadar üzerinde hakkıyla durulmamış bir konuyu tartışmaya açmıştı.

Macherey burada, ideolojinin edebiyat alanında nasıl çalıştığını, başka bir deyişle bir yazarın yazma ediminde ideolojinin bu sürece hangi aşamada dâhil olduğunu gözler önüne seriyor.

Sanatçı ya da edebiyatçının, insanların anlam ve değer dünyalarında olup bitenleri verili ideolojinin verili örtülerini sıyırarak keşfettiğini belirten Macherey’nin öncü çalışması, edebiyat ve sanatı kendi maddi bağlamında kavramak isteyenler için harika bir kaynak.

Kitabın Türkçe çevirisi, Murat Belge’nin önsözüyle açılıyor.

  • Künye: Pierre Macherey – Edebi Üretim Teorisi, çeviren: Işık Ergüden, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 342 sayfa, 2019

Robert Deliège – Gandhi (2015)

Pasif direniş dehası, Hindistan’ın bağımsızlığının mimarı Gandhi’nin hayatı, mücadelesi ve mirası bu kitabın konusu.

Gandhi’yi yücelten biyografilerin aksine, ona oldukça nesnel bir çerçeveden bakan kitap, bir yandan onun hayatının dönüm noktalarını takip ediyor, diğer yandan da Gandhi’nin muhaliflerine yönelik tavizsiz tavrını belirgin kılıyor.

  • Künye: Robert Deliège – Gandhi, çeviren: Işık Ergüden, Dost Kitabevi

Pierre Bourdieu – Karşı Ateşler 2 (2018)

“Neoliberal İncil, ekonomik gelenekçilik öylesine evrensel olarak aşılanmış ve öylesine oybirliğiyle kabul edilmiştir ki tartışma ve karşı çıkış etkilerinin dışında görünür.”

Daha önce burada yer verdiğimiz ve Bourdieu’nün neoliberal felakete karşı direnme yolları üzerine düşündüğü ‘Karşı Ateşler’, şimdi ikinci cildiyle karşımızda.

Bourdieu, bugün, 19. yüzyılda bilimsel alanda kendini gösteren ve dünyayı ekonominin kör güçlerine bırakmayı reddederek, ülküselleştirilmiş bir dünyanın değerlerini toplumsal dünyanın bütününe yaymayı isteyen geleneği yeniden canlandırmak gerektiğini özellikle vurguluyor.

‘Karşı Ateşler’in asıl amacı da, bu.

Bourdieu özerkliklerini korumak ve mesleklerine bağlı değerleri aşılamak için araştırmacıları, yani akademisyenleri harekete geçmeye çağırıyor.

Yazar, akademisyenlerden başlayıp militanlara uzanan muhalefet hattını, yeni seferberlik ve eylem biçimleri etrafında bir araya getirecek alternatif örgütlenmelerin neler olabileceğini derinlemesine bir bakışla irdeliyor.

İlk yayımlanışının üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen ‘Karşı Ateşler’, neoliberal hegemonyanın dayatmalarına karşı neler yapılabileceği üzerine düşünmek konusunda çok iyi bir rehber olmaya devam ediyor.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Karşı Ateşler 2: Avrupa Sosyal Hareketi İçin, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık, siyaset, 100 sayfa, 2018