Edib Ahmed Yükneki – Atabetü’l-Hakayık (2016)

Hadis ve Arapça beyitlerle harmanlanmış şiirlerden oluşan, yazılı Türk edebiyatının ilk dönemlerinden günümüze ulaşabilmiş nadir bir eser.

Edib Ahmed Yükneki’nin 12. yüzyılda, Emir Dad Sipehsâlâr Bey’e armağan ettiği eser, ahlaklı ve erdemli olmanın yollarını anlatıp kimi ahlaki öğütlerde bulunmakta.

  • Künye: Edib Ahmed Yükneki – Atabetü’l-Hakayık, çeviren: Ayşegül Çakan, İş Kültür Yayınları
Reklamlar

Franz Martin Wimmer – Kültürlerarası Felsefe (2009)

Franz Martin Wimmer, harika çalışması ‘Kültürlerarası Felsefe’de, felsefeye, kültürlerarası perspektiften bir giriş yapıyor.

İlk olarak, “felsefe” kavramını netleştirmeye girişen Wimmer; felsefeyi bilim, sanat ve din gibi öteki zihinsel yaratımlardan ayırıyor.

Wimmer ardından, felsefenin Çin, Hint, Yunan, Batı, Afrika ve Latin Amerika gibi birçok toplumda ve kültürde gelişimini, felsefenin tarihle ilişkisini ve yabancı bir düşünceyle diyaloga girmenin neden elzem olduğunu tartışıyor.

Yazar buradan hareketle, felsefede kültürlerarası bir perspektifin neden haklı, hatta vazgeçilmez olduğu üzerine derinlemesine düşünüyor.

  • Künye: Franz Martin Wimmer – Kültürlerarası Felsefe, çeviren: Mustafa Tüzel, İş Kültür Yayınları, felsefe, 254 sayfa

Suraiya Faroqhi – Orta Halli Osmanlılar (2009)

Son dönemin en verimli Osmanlı tarihçilerinden Suraiya Faroqhi ‘Orta Halli Osmanlılar’da, 17. yüzyılda Ankara ve Kayseri’deki evleri, ev sahiplerini ve mülkiyet ilişkilerini inceliyor.

Faroqhi, söz konusu iki kentteki evlerin fiziksel şekilleri; bir ev satın almanın bedelleri; kentli mülk sahipleri ve kentli mülk sahibinin karşılaştığı zorluklar gibi konuları, kadı sicillerine dayanarak kapsamlı bir şekilde incelerken, Osmanlı tarihinin önemli bir evresine de ışık tutuyor.

Yazar bu esnada, “O dönemdeki Anadolu kentlerinin işleyişi nasıldı?”, “Söz konusu kentlerde ne tür binalar vardı?” ve “Bu binalar nasıl kullanılıyordu?” sorularının yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Suraiya Faroqhi – Orta Halli Osmanlılar, çeviren: Hamit Çalışkan, İş Kültür Yayınları, tarih, 312 sayfa

Sean O’Casey – Kırmızı Güller (2009)

‘Kırmızı Güller’, 20. yüzyılın başlarında W. B. Yeats ve Lady Gregory’nin önderliğinde adını duyuran İrlanda tiyatro hareketinin ikinci kuşak oyun yazarlarından Sean O’Casey’nin en başarılı oyunlarından.

Oyun, demiryolu işçisi olarak çalışan Ayamonn Breydon ve arkadaşlarının, ücretlerinin artırılması için sendika yoluyla harekete geçmelerini ve sonrasında yaşanan olayları anlatıyor.

İşçiler, herhangi bir anlaşmazlık sonunda grev yapmayı bile göze almıştır.

Bu işçilerden Breydon’ın, daha iyi bir hayatın yaratılabilmesi için ailesinden başlayarak çevresindeki koyu milliyetçiler ile bağnazları ikna etme çabası ise, oyunu heyecanlı ve ilgi çekici kılan hususlardan.

  • Künye: Sean O’Casey – Kırmızı Güller, çeviren: Cevat Çapan, İş Kültür Yayınları, oyun, 118 sayfa

Kolektif – Osmanlılardan Günümüze Doğu Akdeniz Kentleri (2015)

Osmanlı’nın Akdeniz’deki liman kentleri üzerinden, 1350-1850 arası Doğu Akdeniz’in ekonomik ve toplumsal yapısındaki dönüşümleri saptayan sağlam bir derleme.

Çalışma, temelde,

  • “Dünyanın en işlek ve canlı ticaret yollarının bulunduğu bölge olan Akdeniz’deki bu etkinliğin toplumsal, kültürel ve siyasal düzlemlerdeki olaylarla ilişkisi nasıldı?”,
  • “Akdeniz’in sosyal tarihini liman kentleri üzerinden okuyabilir miyiz?”
  • Ve “Bir bütün olarak Akdeniz bölgesi, siyasal iktidarlardan ve kültürel kimliklerden görece bağımsız yapısal bir birlik sunuyor mu?” gibi sorulara yanıt arıyor.

Yazarların bunu yaparken kozmopolitizm kavramını da tartışmaya dahil etmesi, kitabı ayrıca dikkat çekici kılan husus.

Son olarak çalışmanın, İzmir, Selanik, Beyrut, İskenderun ve İstanbul’un tarihine yeni bir perspektif sunduğunu da özellikle belirtmeliyiz.

  • Künye: Kolektif – Osmanlılardan Günümüze Doğu Akdeniz Kentleri, hazırlayan: Biray Kolluoğlu ve Meltem Toksöz, çeviren: Neyyir Berktay, İş Kültür Yayınları, tarih, 312 sayfa, 2015

Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi – Malta Mektupları (2015)

İttihat ve Terakki partisinin önde gelen isimlerinden, Ahmet İzzet Paşa kabinesinde Adliye nazırı görevini yürütmüş Şeyhülislam Mustafa Hayri Efendi’nin, yaklaşık bir buçuk sene sürmüş Malta sürgünü zamanındaki mektupları.

Bu mektuplar, Osmanlı’nın bir dönemine ışık tutmasıyla önemli.

Malta’dan ayrıldığı 18 Kasım 1920 tarihine kadar tutuklu kaldığı yaklaşık bir buçuk sene boyunca eşi Unise Hanım’a, oğulları Suat, Münip ve Hakkı’ya gönderdiği mektuplarda Mustafa Hayri Bey, esaret hayatının güçlüklerinden bahsediyor ve ailesine nasihatlerde bulunuyor.

1914’te şeyhülislam olan Mustafa Hayri Efendi, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Harbi’ne girmesine dinen cevaz veren ünlü Cihad-ı Ekber Fetvası’nı hazırlayan isimdi.

İşgal döneminde sürüldüğü Malta’dan Kuva-yı Milliye ve Hint Müslümanlarının girişimleri sonucu kurtulan Mustafa Hayri Efendi, vatana döndükten sonra Mustafa Kemal Paşa’nın siyasete davetini kabul etmedi.

  • Künye: Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi – Malta Mektupları, hazırlayan: Ali Suat Ürgüplü, İş Kültür Yayınları, anı, 232 sayfa, 2015

Aydın Boysan – Ayıp Olmadan (2009)

Aydın Boysan, ‘Ayıp Olmadan’ isimli elimizdeki eserinde, neşeli ve ufuk açıcı sohbetlerine okurlarını bir kere daha ortak ediyor.

Kitapta, demlenme, İstanbul, zaman, dünyanın kentleri, portreler, sanat, kadınlar, mimarlık ve şehir, Asya ve Pasifik kıyılarından gezi izlenimleri gibi birçok konu yer alıyor.

Kitabına “Niçin içilir?” sorusunun yanıtını aramakla başlayan Boysan, bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

“Çoğu kişi, zorlandığı için, başarısız olduğu için, ya da başına gelen sıkıntılı işler, olaylar yüzünden, içer. Kurtulacağını sanır, büsbütün zora girer. ‘Kendini tutmasını’, kendine hâkim olmasını başaramayan kişi, avunmayı içkide ararsa, bulması bulamamasından beter olur.”

  • Künye: Aydın Boysan – Ayıp Olmadan, İş Kültür Yayınları, mizah, 214 sayfa