Arthur Conan Doyle – Dörtlerin İşareti (2015)

Usta dedektif Sherlock Holmes ile yardımcısı Dr. Watson, uğursuz bir hazinenin peşinde.

Hindistan’daki bir iç savaşta büyük bir hazineye el koyan dört askerin buradan başlayıp Londra’ya uzanan intikam hikâyesini araştıran ikili, kendilerini büyük tehlikelerin tam ortasında bulur.

  • Künye: Arthur Conan Doyle – Dörtlerin İşareti, çeviren: İlknur Özdemir, Kırmızı Kedi Yayınevi
Reklamlar

Jamal Mahjoub – Alametler Saati (2015)

1881’de, bugünkü Sudan’la Etiyopya’nın bir bölümünü içine alan Osmanlı ile İngilizlere başkaldıran Mehdi’nin hikâyesi.

Peygamberin elçisi olduğunu söyleyerek halkı örgütleyen, kendisine bir ordu kuran ve Hartum’da İngilizleri bozguna uğratan Mehdi’nin trajik ve görkemli ayaklanması, okurunu, Ortadoğu’nun kanlı tarihinde bir yolculuğa çıkarıyor.

Sudanlı Mehdi, İslam dünyasında düzene isyan edip halkı arkasına alan ilk liderlerdendi.

Dolayısıyla bu roman, böyle önemli bir tarihi aktörü işlemesiyle de ayrıca önemli.

‘Raşid’in Dürbünü’, Sudan kökenli İngiliz yazar Jamal Mahjoub’un bizde yayınlanan bir diğer romanı.

  • Künye: Jamal Mahjoub – Alametler Saati, çeviren: İlknur Özdemir, Kırmızı Kedi Yayınevi

 

Alex Capus – Bir Gün Buluşmak Üzere (2015)

Savaşın acımasızca ayırdığı iki aşığın, Léon ve Louise’in hikâyesi.

İki âşık, 1. Dünya Savaşı’nın Fransa’sında, Alman bombardıman uçaklarının saldırıları ardından birbirinin izini kaybeder.

Gençler, birbirlerinin öldüğünü düşünür.

Fakat yıllar sonra, garip bir tesadüf, iki sevgiliyi bir araya getirir.

  • Künye: Alex Capus – Bir Gün Buluşmak Üzere, çeviren: İlknur Özdemir, Kırmızı Kedi Yayınevi

Sylvia Plath – Kiraz Hanım’ın Mutfağı (2015)

Sylvia Plath bir zamanlar kendi çocukları için neşeli ve fantastik öyküler yazmıştı.

Bu kitapta bir araya getirilen bunlardan üç öykü, karakterlerinin yaşadığı ilginç olayları hikâye ediyor.

Çocukların, bir şairin özgün hayal gücüne tanık olmalarını sağlayacak kitap, David Roberts’in usta işi resimleriyle zenginleşmiş.

  • Künye: Sylvia Plath – Kiraz Hanım’ın Mutfağı, çeviren: İlknur Özdemir, Kırmızı Kedi Yayınevi

Ian McEwan – Sahilde (2008)

Ian McEwan ‘Sahilde’de, ikisi de birbirinden farklı toplumsal sınıflara ait bir kadınla erkek karakteri üzerinden, 1960’ların İngiltere’sinde aşka ve cinselliğe nasıl bakıldığını hikâye ediyor.

Varlıklı bir aileden gelen Florence ile babası bir kasaba okulunda müdür olan Edward, evlendikleri gün balayını geçirmek üzere bir sahil oteline giderler.

Burada geçirilen bir geceye dayanan roman, bu iki gencin evlilik ve cinsellik konusundaki farklı fikirlerine yer vermesinin yanı sıra, ikisinin kökenlerine ve geçmişlerine odaklanarak, bu farklılığın toplumsal/sınıfsal boyutunu analiz ediyor.

Beklenmedik bir sonla biten roman, birey ve toplum çatışmasının iyi kurgulayan metinlerden.

  • Künye: Ian McEwan – Sahilde, çeviren: İlknur Özdemir, Turkuvaz Kitap, roman, 152 sayfa

Jay Parini – Son İstasyon (2008)

Jay Parini’yi, daha ziyade John Steinbeck, Robert Frost ve William Faulkner gibi ünlü yazarlara dair biyografileriyle biliriz.

Yazarın ‘Son İstasyon’ başlıklı bu nitelikli romanında da, biyografi yazarlığının vermiş olduğu zenginliği görmek mümkün.

Tolstoy’un ölmeden önceki son yılında yaşadıklarını hikâyenin merkezine alan Parini, ünlü yazar hakkında hüzünlü bir çerçeveyle örülmüş pek çok biyografik ayrıntı sunuyor.

Parini’nin, Tolstoy’un, eşi Sofya Andreyevna’nın, doktorunun, çocuklarının, arkadaşı Çertkov’un ve sekreteri Bulgakov’un günlüklerinden, mektuplarından ve gerçek olaylardan yararlanarak yazdığı roman, Tolstoy’un son yılına ve genel olarak da onun özgün dünyasının nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Jay Parini – Son İstasyon, çeviren: İlknur Özdemir, Merkez Kitaplar, roman, 304 sayfa

Samed Behrengi – Tarhun (2014)

  • TARHUN, Samed Behrengi, çeviren: İlknur Özdemir, resimleyen: Serap Deliorman, Kırmızı Kedi Yayınevi, çocuk, 62 sayfa

Samed Behrengi ‘Tarhun’da, hayatı sorgulamasıyla kardeşlerinden ayrılan Tarhun’un, babasından beklenmedik bir hediye istemesinin ardından yaşadıklarını anlatıyor. Bir tüccarın kızı olan Tarhun, ablalarına hiç benzememektedir. Her birinin ayrı şımarıklıklara, çeşit çeşit isteklere sahip olduğu ablalarının aksine Tarhun, yalnızca kendisine verilenle yetinen, asla babasından hediye istemeyen bir karakterdedir. Günün birinde baba, büyük bir kutlama yapmaya karar verir. Tüccarın bütün kızları babalarından değerli hediyeler ister. Fakat Tarhun’un istediği hediye, o kadar sıra dışıdır ki, baba bunu tüm aramalarına rağmen bulamaz.