Yalçın Çakmak – Sultanın Kızılbaşları (2019)

 

Yalçın Çakmak’ın kapsamıyla da dikkat çeken bu çalışması, II. Abdülhamid döneminde Osmanlı’da Kızılbaş/Alevi algısını çok yönlü bir şekilde ortaya koyuyor.

Alevilik meselesinin II. Abdülhamid döneminde nasıl algılandığını, Osmanlı Devleti’nin bu meseleyi nasıl gördüğünü ve değerlendirdiğini, bu konuda nasıl bir politika oluşturduğunu açıklığa kavuşturan Çakmak, Kızılbaş-Alevi zümreleri sadece devletle kurdukları ilişkisellik bağlamında değil cemaat içi dinamikler açısından da yatay ve dikey hiyerarşileri dikkate alarak analiz etmesiyle önemli bir esere imza atmış.

Kitapta ayrıca, Osmanlı taşra idarecilerinin kaleminden çıkma rapor ve layihalara yer veriliyor ve bu belgeler de, Aleviliğe yönelik merkezi bakışın çeşitliliğin göstermesiyle oldukça dikkat çekici.

Çakmak’ın burada yer verdiği, dönemin misyoner ve konsolosluk raporları ise, Alevi nüfusun sayısı ve kültürü kadar bizzat Anadolu’daki misyonerlerin yaşamına da ışık tutmasıyla önemli.

  • Künye: Yalçın Çakmak – Sultanın Kızılbaşları: II. Abdülhamid Dönemi Alevi Algısı ve Siyaseti, İletişim Yayınları, tarih, 472 sayfa, 2019

Refik Halit Karay – Üç Nesil Üç Hayat (2010)

‘Üç Nesil Üç Hayat’, Refik Halit Karay’ın Abdülaziz, II. Abdülhamid ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki İstanbul’a dair anlatımlarından oluşuyor.

Burada, Karay’ın yemek sofraları, ramazanlar, kadın-erkek ilişkileri ve sosyal konular gibi, söz konusu döneme dair gözlemleri ve yorumları yer alıyor.

Buradaki anlatımı ilgi çekici kılan hususlardan biri de, her biri kendine has nitelikler taşıyan üç dönemdeki kültürel, sosyal ve siyasal dönüşümleri ortaya koymalarıdır diyebiliriz.

Karay’ın renkli, mizahi ve keyifli bir üslupla kaleme aldığı kitap, 1850’lerden 1900 ve 1940’lara kadar, baş döndürücü bir hızla değişen sosyal yaşantıyı, gelenek ve görenekleri kaleme getiriyor.

  • Künye: Refik Halit Karay – Üç Nesil Üç Hayat, İnkılap Kitabevi, tarih, 230 sayfa

Edhem Eldem – V. Murad’ın Oğlu Selahaddin Efendi’nin Evrak ve Yazıları, 1. Cilt (2019)

Beşinci Murad’ın tek oğlu olan Selahaddin Efendi, II. Abdülhamid yönetiminin en karanlık, en kâbus dönemlerinde yaşadı.

Beşinci Murad henüz üç aylık saltanat sürmüşken tahttan indirilmişti ve Selahaddin Efendi de henüz on beş yaşındayken ailenin diğer fertleriyle birlikte gözetim altında yaşamak zorunda kalmıştı.

Bu acımasız tecrit, Beşinci Murad’ın öldüğü 1904 yılına kadar tam 28 yıl boyunca devam etti.

Selahaddin Efendi bu dönemde, zamanının önemli bir kısmını defterlere yazmaya ayırdı.

Edhem Eldem’in her bir bölümü döneme ilişkin analizlerle irdelediği yazıları eşliğinde sunulan bu kitap, Selahaddin Efendi’nin “Sada-yı Mahpus” (Hapisteki Ses) adı altında topladığı yazı ve kayıtlarına ek olarak günlüklerini de kapsıyor.

Son dönem Osmanlı tarihinin en ilginç ve özgün kaynaklarından birini oluşturan bu defterler, Eldem tarafından yeni harflere aktarılıp ayrıntılı açıklama ve yorumlarla bu kitapta sunuluyor.

Kitap, Selahaddin Efendi’nin metinlerinin tıpkıbasımlarının yanı sıra, Eldem’in her cildi tarihsel ve toplumsal bağlamı içine yerleştiren giriş yazılarıyla birlikte okuyuculara sunuluyor.

Dizinin bu ilk cildinde ise, Beşinci Murad ile Cléanthi Scalieri (1833-1892) arasındaki gizli yazışmanın kayıtları ele alınıyor.

Scalieri, Proodos (Terakki) mason locasının başındayken, o sırada henüz şehzade olan Murad’a yakınlığıyla bilinirdi.

Genç veliahdı 1872 yılında masonluğa kabul ettirmiş, kısa saltanatından sonra da onu tekrar tahta geçirmek için mücadele etmiş, 1878’de Atina’ya kaçtıktan sonra da Murad’la haberleşmeye devam etmişti.

1883 ile 1886 yılları arasındaki bu iki yönlü yazışmayı Çırağan cephesinde yürüten Selahaddin Efendi, bu deftere de kaydederek bugüne kadar gelmesini sağlamış.

Eldem’in yayına hazırladığı malzemenin bütününü tanıtıp dönemin genel bir değerlendirmesini yaptığı uzun giriş yazısıyla birlikte, Selahaddin Efendi’nin buradaki metinleri ve yazışmaları, II. Abdülhamid döneminin en karanlık süreçlerinden birine ışık tuttuğu gibi, dönemin siyasi ve zihniyet dünyasını daha iyi anlamamıza da vesile oluyor.

  • Künye: Edhem Eldem – V. Murad’ın Oğlu Selahaddin Efendi’nin Evrak ve Yazıları, 1. Cilt: V. Murad ile Cléanthi Scalieri, İş Kültür Yayınları, tarih, 224 sayfa, 2019

Hasip Saygılı – 1905 Rus Devrimi ve Sultan Abdülhamid (2016)

1905 Rus Devrimi’ni, Osmanlı ülkesindeki etkileri, Sultan Abdülhamid’in baskıcı rejimi ve muhalif Jöntürk hareketi bağlamında irdeleyen ilgi çekici bir inceleme.

Bu tarihten, Abdülhamid’in anayasayı tekrar yürürlüğe koyduğu 23 Temmuz 1908 tarihine değin sürmüş politik ve sosyal olaylara daha yakından bakmak için iyi bir kaynak.

  • Künye: Hasip Saygılı – 1905 Rus Devrimi Ve Sultan Abdülhamid, Ötüken Yayınları

Emre Gör – Abdülhamid Döneminde İstihbarat (2019)

İkinci Abdülhamid döneminin, akıl almaz bir istihbarat, hafiyelik ve jurnalcilik dönemi olduğu söylenir.

Emre Gör’ün bu ilginç çalışması ise, bu iddiaları çok yönlü bir bakışla tartışmaya açıyor.

Yazara göre, Abdülhamid’in iktidar sürdüğü yıllar imparatorluğun en zorlu ve kritik dönemleri olduğu için istihbarat faaliyetleri de bu süreçle uyumluydu.

Osmanlı’da bu dönemde kurulan istihbarat sisteminin, basit bir ispiyon ya da jurnalcilik sistemi olarak değil, devlet sisteminin bir bileşeni olarak ele alınması gerektiğini düşünen Gör, hem imparatorluğun içinde bulunduğu durumu, hem de 19. yüzyıl dünyasının tarihsel arka planını okuyarak bunu açıklıyor.

Dış baskıların arttığı, askeri tehditlerin ve savaş riskinin sürekli hissedildiği, yani kısaca “güvenlik kaygısının” gündemin zirvesinde bulunduğu bu dönem, yazara göre imparatorluğu her gelişmeden zamanında haberdar olmaya zorlamıştı.

Yazar ayrıca, bu dönemde Avrupa’da anarşist faaliyetlerin neden olduğu korkunun etkisiyle gözetleme, zapt etme, sansür ve pasaport gibi denetim ve güvenlik mekanizmalarının tüm dünyada canlanmaya başladığını da belirtiyor.

Çalışma, Abdülhamid dönemi istihbaratı konusunda aydınlanmak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Emre Gör – Abdülhamid Döneminde İstihbarat: Mutlakıyetten Meşrutiyete İmparatorluğun Haber Alma Faaliyetleri, 1876-1909, Kitap Yayınevi, tarih, 390 sayfa, 2019

Kolektif – Sultan II. Abdülhamid’in Aile Albümü (2009)

Osmanlı İmparatorluğu’nun tartışmalı padişahlarından Sultan II. Abdülhamid, fotoğrafa olan ilgisiyle de bilinir.

Abdülhamid’in hazırladığı aile albümü, Osmanlıların gündelik yaşantısından ayrıntıları belgelemesiyle, önemli bir tarihi belge niteliğinde.

Albümde giyim-kuşam, dekorasyon gibi alanlarda dönemin saray modası; hanedan üyelerinin yaşadığı Yıldız Sarayı ve köşler; saray görevlileri ve II. Abdülhamid’in çocukları yer alıyor.

Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan albümde ayrıca, fotoğrafçı Gültekin Çizgen ile sanat tarihçisi Nurhan Atasoy’un, albümü kendi uzmanlık alanlarına göre değerlendirdikleri yazıları da yer alıyor.

  • Künye: Kolektif – Sultan II. Abdülhamid’in Aile Albümü, editör: Hakan Yılmaz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A. Ş. Yayınları, albüm, 198 sayfa

Kolektif – Sultan’ı Öldürmek (2018)

Sultan II. Abdülhamid’e yönelik 21 Temmuz 1905 tarihli suikast girişimi modern tarihin en büyük siyasi komplolarından biriydi.

Yıldız Hamidiye Camisi’nde Cuma duasından sonra patlayan bombalı bir araç, 26 kişinin ölümüne 58 kişinin de yaralanmasına neden olmuştu.

  1. Abdülhamid, saldırıdan yara almadan kurtulmuştu.

İşte bu kapsamlı çalışma, söz konusu komplonun uluslararası tarihini zengin bir perspektifle irdeleyen makaleleri bir araya getiriyor.

Kitabın yazarları, olayı uluslararası hukuk, terörizm, Oryantalizm, diplomasi, anarşizm, emperyalizm ve milliyetçilik gibi farklı yönleriyle irdeliyor ve böylece dönemin Osmanlı İmparatorluğu kadar, Osmanlı’nın Avrupa ve genel olarak dünyanın diğer ülkeleriyle ilişkileri hakkında çok önemli ayrıntılar sunuyor.

Kitabın yazarları ise şöyle: Houssine Alloul, Toygun Altıntaş, Marnix Beyen, Edhem Eldem, Maarten Van Ginderachter, Will Hanley, Gaïdz Minassian, Henk de Smaele ve İpek K. Yosmaoğlu.

  • Künye: Kolektif – Sultan’ı Öldürmek: II. Abdülhamid’e Yapılan Suikast Girişiminin Uluslararası Tarihi (1905), çeviren: Derya Dinç, Salon Yayınları, tarih, 320 sayfa, 2018