Necip Mahfuz – Aynalar (2010)

Mısırlı romancı, öykü, oyun ve senaryo yazarı Necip Mahfuz ‘Aynalar’da, kendisine çok benzeyen bir yazarın çocukluğundan itibaren tanıdığı, ilişkide bulunduğu elli beş farklı karakteri tasvir ediyor.

Kurgusal bir eser olmasına rağmen, canlı karakterleriyle dikkat çeken kitap, bir portreler galerisi olarak düşünülebilir.

Her bir karakterini, gerçek kişiler gibi tasvir eden Mahfuz, bu karakterleri aracılığıyla, Mısır’ın yakın tarihi içinde yaşanan olaylarla birlikte aydınları ve sanatçıları anlatıyor.

‘Aynalar’, 1988 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Mahfuz’un, yaratıcılığının özgün örneklerinden.

Meşhur ressam Seif Vanlı’nın, Mahfuz’un karakterlerini resimlediğini de belirtelim.

  • Künye: Necip Mahfuz – Aynalar, çeviren: Işıl Alatlı, Hit Kitap, roman, 256 sayfa
Reklamlar

Necip Mahfuz – Şevk Sarayı (2008)

‘Şevk Sarayı’, Necip Mahfuz’un meşhur ‘Kahire Üçlemesi’nin ikinci romanı.

Serinin ikinci romanında, ilkinde olduğu gibi, Ahmet Abdülcevat ve ailesinin hikâyesi devam ediyor.

Aileye katılan yeni kuşak ve bunun etrafında yaşananlar, ikinci romanın ana gövdesini oluşturuyor.

Kurgu, Ahmet Abdülcevat gibi daha eski kuşaklar yerine, Yasin, Hatice, Kemal ve Ayşe’den oluşan yeni kuşağın hayat hikâyesiyle örülür.

Bu karakterlerden Yasin’in evinin bulunduğu Şevk Sokağı’ndan adını alan roman, 1920’lerin sonundaki Mısır ve Kahire’deki sosyal ve siyasal havayı anlatıyor.

Mahfuz’un kurgusu, tam da kendisine yakışacak şekilde, görkemli karakterlerinin etkileyici öyküleriyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Necip Mahfuz – Şevk Sarayı, çeviren: Işıl Alatlı, Hit Kitap, roman, 448 sayfa

Lisa Fittipaldi – Karanlıkla Göz Göze (2007)

  • KARANLIKLA GÖZ GÖZE, Lisa Fittipaldi, çeviren: Mercan Yurdakuler Uluengin, Hit Kitap, otobiyografi, 213 sayfa

karanlikla-goz-goze

Lisa Fittipaldi, kırk yedi yaşındayken görme duyusunu kaybetti. Görmemenin tarif edilemez bir duygu olduğunu, bunu ancak görmeyen kişinin anlayabileceğini söyleyen Fittipaldi, bir yandan da  “Gözlerimi geri kazanmak uğruna şimdiki hayatımı eskisine asla değişmezdim,” diyor. Fittipaldi gözlerini kaybettikten sonra resim yapmaya başlamış. Kendisi, günümüzün sanat camiasında, görme yeteneğini kaybetmiş yetkin bir gerçekçi ressam olarak tanınıyor. Fittipaldi’nin otobiyografisi, hayatını büyük bir dönüşüme uğratan bu talihsizliği ve bunun ardından gerçekleşen mucizeyi, inancın her zorluğun üstesinden geleceği temasıyla çerçeveleyerek anlatıyor.

Isaac Asimov – Dolu Dolu Yaşadım (2007)

  • DOLU DOLU YAŞADIM, Isaac Asimov, derleyen: Janet Jeppson Asimov, çeviren: Asena Devlet, Hit Kitap, otobiyografi, 320 sayfa

dolu-dolu

‘Dolu Dolu Yaşadım’, son yıllarda Türkiye’de de kendine has okuyucu kitlesi oluşturan biyografi ve otobiyografi kitaplarına son örneklerden biri. Özellikle yazarının bilimkurgu türünün önemli isimlerinde biri olması, kitabın içeriğini daha da ilgi çekici kılıyor. Daha önce Asimov’un sağlığında kaleme aldığı çeşitli yazılar, mektuplar ve üç büyük bölümden oluşan ayrıntılı bir otobiyografisi bulunuyordu. Janet Jeppson Asimov’un bu çalışması ise, yazarın biyografisini tarihi gelişim sırasına göre değil, daha çok Asimov’un bir yazar ve hümanist olarak kendi hayatı hakkında anlattıklarını öne çıkararak aktarıyor.

Necip Mahfuz – Muhterem Efendim (2012)

  • MUHTEREM EFENDİM, Necip Mahfuz, çeviren: Işıl Alatlı, Hit Kitap, roman, 136 sayfa

 

Mısırlı yazar Necip Mahfuz, kısa romanı ‘Muhterem Efendim’de, devlete tapınma ve iktidar hırsını, küçük bir insanın hayatı üzerinden izliyor. Romanın merkezindeki Osman Bayyumi, önemsiz bir arşiv memuru olarak çalışmaktadır. Yoksul olduğundan eğitimini yarıda bırakan Bayyumi’nin tek hedefi, çalıştığı kuruma genel müdür olabilmektir. Bu konum, Bayyumi için sadece kariyer hedefinin en önemli durağı değildir. Kendisi, devlete hizmet etmenin, neredeyse yaşamanın biricik amacı olduğuna gönülden inanmaktadır. Roman, bunun için her şeyden vazgeçen ve böylece yozlaşıp kendine yabancılaşan Bayyumi’nin hikâyesini sunuyor.