Şefik Asan – Karadeniz Rapsodisi (2010)

Eğitimci ve yazar Şefik Asan ‘Karadeniz Rapsodisi’nde, kalabalıklardan kaçarak doğaya sığınan Şahbenderoğli’nin münzevi hayatını hikâye ediyor.

Hayatını doğa içinde sürdürmeye karar veren Şahbenderoğli ile kentten kaçarak köye yerleşen bir yazar olan Şadi Hoca’nın altı aylık sıkı arkadaşlığı ekseninde kurgulanan roman, ağırlıklı olarak doğaya âşık Şahbenderoğli’nin bilgelikle örülü hayatı etrafında dönüyor.

Şahbenderoğli’nin Moldovalı Gabriela ve Rus Oksana ile yaşadığı aşklar, Karadeniz’in kendine has zamanı, kültürü, folkloru ve insanına dair ayrıntılar romanın çerçevesini oluşturuyor.

Asan’ın ayrıca, bölgenin kendine has fıkralarını olay örgüsüne yedirmesi romanı eğlenceli kılıyor.

  • Künye: Şefik Asan – Karadeniz Rapsodisi, Heyamola Yayınları, roman, 332 sayfa
Reklamlar

Mustafa Okan Baba – Bayburtlu Zihni (2009)

Mustafa Okan Baba bu biyografi çalışmasında, on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında yaşamış en önemli halk şairlerinden, dönemin en sivri dilli edebiyatçılarından Bayburtlu Zihni’nin hayatını, sanatını ve etkisini anlatıyor.

Hem halk edebiyatı hem de divan edebiyatından eserler veren Bayburtlu Zihni, sivri dili yüzünden sürekli sürgün ve görev değişikliklerine uğradı.

Kitap, tüm baskılara rağmen muhalifliğinden taviz vermeyen bu edebiyatçıyı, Gülay Batur’un güzel çizimleri eşliğinde okura sunuyor.

Kitapta ayrıca, Zihni’nin ‘Sergüzeştame’ adlı eserinin Osmanlıca tam metni de yer alıyor.

  • Künye: Mustafa Okan Baba – Bayburtlu Zihni, Heyamola Yayınları, biyografi, 280 sayfa

Bülent Habora – Benim Başkentim: Adana (2009)

Yazar Bülent Habora, ‘Benim Başkentim Adana’da, bereketli topraklarıyla bilinen Adana’yı çok yönlü bir biçimde anlatıyor.

İstanbul doğumlu olan Habora, Adana’da ikinci doğumunu, kendisinin deyimiyle “gerçek doğumunu” gördüğünü ve hayatının “ilk”lerini hep Adana’da yaşadığını belirtiyor.

Seyhan ırmağı, Adana’da basın yayın, Adana sokakları, camileri, sinemaları, kentin önde gelen simalarından Hacı Ömer, Adana’nın sanatçıları, kentle özdeşleşen kebap kültürü, Adana’nın demiryolu ve Adanalı şairler, kitapta ele alınan birçok konudan sadece birkaçı.

Habora, tarihi bir Adana portresi sunmakla yetinmeyerek, bu şehirle iç içe geçen hayatını; dünün ve bugünün yaşayan Adana’sını anlatıyor.

  • Künye: Bülent Habora – Benim Başkentim: Adana, Heyamola Yayınları, şehir, 214 sayfa

Öksel Demir – Tekirdağ: Mavi Gözlü Kent (2009)

Düzyazı ve şiirleri birçok dergi ve yıllıkta toplanmış Öksel Demir’in, ‘Ölüm Biraz’ başıklı yayımlanmış bir kitabı da bulunuyor.

Tekirdağ’da doğan ve halen bu kentte yaşamaya devam eden Demir, elimizdeki eserinde, anılarından hareket ederek, “sarışın ve mavi gözlü kent” dediği Tekirdağ’ı anlatıyor.

Kitapta, denizle iç içe geçmiş Tekirdağ’ın iskeleleri ve limanları, gündelik yaşamı, insanları, Ertuğrul Mahallesi, kentte yaşayan Musevi ve Ermeniler, coşkuyla kutlanan deniz bayramları, Eski İskele ile Çukur Çeşme gibi meydanları, Efe Kemalettin ve Ömer Faruk Öztoprak gibi şahsiyetleri, Oyan Pastanesi ve kentte yayımlanan Özekin Dergisi gibi, Tekirdağ’a dair birçok ayrıntı yer alıyor.

  • Künye: Öksel Demir – Tekirdağ: Mavi Gözlü Kent, Heyamola Yayınları, şehir, 232 sayfa

Orhan Şevki – Gölge Adam (2009)

Orhan Şevki, Türkiye popüler müziğinin yakın tarihine tanıklık etmiş önde gelen isimlerden.

Şevki’yi önemli kılan hususlardan biri, 60, 70 ve 80’li yılların popüler müzik dünyasının içinde yer almış olması.

Örneğin Sezen Aksu, Cem Karaca, İlhan İrem, Nazan Şoray, Barış Manço, Kayahan, Nilüfer ve Yeliz, Orhan Şevki’nin menajerliğini yaptığı müzisyenlerden birkaçı.

Şevki’nin ‘Gölge Adam’ başlıklı elimizdeki kitabı, o dönem popüler müzik dünyasında yaşananları canlı bir biçimde okurlara sunuyor.

Kitapta, magazin dünyasında yaşananlar kadar, Türkiye yakın tarihinin sosyal, siyasî ve ekonomik süreçleri irdeleniyor; bu süreçlerin magazin dünyasındaki yansımaları tahlil ediliyor.

  • Künye: Orhan Şevki – Gölge Adam: Bir Menajerin Anıları, Heyamola Yayınları, anı, 680 sayfa

Hidayet Karakuş – Sılam Isparta (2009)

‘Sılam Isparta’da, şiirleri, romanları ve çocuk kitaplarından bildiğimiz Hidayet Karakuş, doğduğu ve büyüdüğü Isparta’yı, çok yönlü bir biçimde anlatıyor.

Edip Cansever’in o meşhur dizesinde söylediği “insan yaşadığı şehre benzer” gerçeğinden hareket eden Karakuş, çocukluğunun geçtiği yerlerin, tarihsel ortamından coğrafyasına, kişiliğini nasıl oluşturduğunu okurla paylaşıyor.

Kitabının kurgusunu yaşantılar üzerine kuran yazar, oradan kentin tarihine, kültürüne ve coğrafyasına uzanan bir anlatıma başvuruyor.

Edebi bir anlatımın egemen olduğu kitabın, Isparta’ya dair ayrıntılı bilgiler sunarken, yazarın kişisel tarihine dair zevkli bir okuma sunduğunu da söyleyelim.

  • Künye: Hidayet Karakuş – Sılam Isparta, Heyamola Yayınları, şehir, 383 sayfa

Bilge Akçakoca Öngöre – Nazlı Nilüfer Bolu (2009)

Edebiyatçı Bilge Akçakoca Öngöre ‘Nazlı Nilüfer Bolu’da, bu kentin çok yönlü kimliğini çizerken, okuru geçmişten günümüze uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.

Anılarından hareket ederek şehrin tarihini yazmaya koyulan Öngöre, eskiye ve yeniye ait pek çok kaynağı taramış, Bolu’nun tarihi ve sosyal yaşamına dair önemli ayrıntılar barındıran eserini meydana getirmiş.

Bolu’nun binlerce yıllık tarihini, kültürünü ve insanlarını anlatan yazarın, bunu, günümüzün Bolu’sunun kapsamlı bir tasviriyle de zenginleştirdiğini söyleyebiliriz.

Yazar, doğduğu kenti anıları yoluyla yeniden hatırlamaya çalışırken, ortaya, sosyal tarih türünde de zevkle okunacak bir eser çıkarmış.

  • Künye: Bilge Akçakoca Öngöre – Nazlı Nilüfer Bolu, Heyamola Yayınları, şehir, 238 sayfa