Hannah Arendt – Kötülüğün Sıradanlığı (2009)

Hannah Arendt ‘Kötülüğün Sıradanlığı’nda, Nazi Almanyası’nda Yahudilerin gettolara ve toplama kamplarına naklinden sorumlu Otto Adolf Eichmann’ın, Kudüs’teki yargı sürecini izliyor ve Eichmann’ın karakter özelliklerinin kendisinde düşündürdüklerini derinlemesine tartışıyor.

Arendt’in, kötülüğün sıradan hale gelmesini, Eichmann’ın kişiliği üzerinden izlemesi, okuru, normal veya sıradan görünen üzerine daha dikkatli düşünmeye davet ediyor.

Soykırımın mimarı olarak sunulan Eichmann’ın, sadist bir canavardan ziyade, normal bir insan olduğuna dikkat çeken yazar, düşünme ve muhakeme yetisinin ortadan kaybolmasıyla birlikte kötülüğün nasıl sıradanlaştığını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Hannah Arendt – Kötülüğün Sıradanlığı, çeviren: Özge Çelik, Metis Yayınları, sosyoloji, 315 sayfa

Hannah Arendt – Kant’ın Siyaset Felsefesi Üzerine Dersler (2019)

Kant’ta yargılama, kendisini “öğretilemeyen fakat sadece icra edilebilen hususi bir yetenek” olarak gösterir.

Hannah Arendt de, 1970 güz döneminde New School For Social Research’te verdiği ve bu kitapta bir araya getirilen derslerinde, zor bir konu olan Kant’ın siyaset felsefesini ustaca yaklaşımıyla soruşturuyor.

Arendt bu derslerinde, Kant’ın ‘Yargı Yetisinin Eleştirisi’ eserine odaklanıyor ve buradan yola çıkarak kendi siyaset felsefesini geliştiriyor.

Düşünür bunu yaparken de,

  • İnsan yaşamına anlam ve değer verenin ne olduğu,
  • Metafizik hakikatlerden yoksun oluşumuzun sonuçları,
  • Eleştirel düşüncenin neden vazgeçilmez olduğu,
  • İnsan onurunun ne demek olduğu,
  • Tarihsel düşünümün doğası,
  • İlerleme fikri ile bireyin otonomisi arasındaki gerilim,
  • Evrensel ile tikel arasındaki ilişki,
  • Ve yargı yetisinin kurtarıcı rolü gibi, önemli konuları tartışıyor.

Kitabın, Ronald Beiner’in açıklayıcı yorumları ve kitabın Türkçe baskısı için kaleme aldığı aydınlatıcı bir önsözle yayımlandığını da özellikle belirtelim.

  • Künye: Hannah Arendt – Kant’ın Siyaset Felsefesi Üzerine Dersler, derleyen: Ronald Beiner, çeviren: Devrim Sezer ve İsmail Ilgar, İletişim Yayınları, siyaset, 264 sayfa, 2019

Hannah Arendt – Sorumluluk ve Yargı (2018)

Hannah Arendt’in ahlak, sorumluluk, hakikat, ırkçılık, politik kriz, kötülük ve kolektif suç gibi pek çok güncel sorun üzerine derinlemesine düşündüğü makale, konuşma ve dersleri, bu kitapta.

“Hem ahlaki hem de politik olarak, kayıtsızlık en büyük tehlikedir.” diyen Arendt kitabında,

  • Yahudi soykırımının bugüne yansımalarını,
  • Vietnam savaşının dünyadaki politik krize etkilerini,
  • Politik krizle ahlaki çöküş arasındaki ilişkiyi,
  • Irkçılığın üstesinden nasıl gelebileceğimizi,
  • Diktatörlük koşullarında kişisel sorumluluğun önemini,
  • Ahlak felsefesinin tarihsel ve güncel sorunlarını,
  • Politik eylemin ve söylemin tezahür edeceği uygun bir uzam olarak kamusal alanı,
  • Ve bunun gibi birçok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Künye: Hannah Arendt – Sorumluluk ve Yargı, çeviren: Müge Serin, Sel Yayıncılık, siyaset, 264 sayfa, 2018

Kolektif – Doğumunun 100. Yılında Hannah Arendt (2009)

‘Doğumunun 100. Yılında Hannah Arendt’, düşünürün yüzüncü doğum yılı olan 2006 yılında İstanbul’da gerçekleşen ‘Yeni Bir Yüzyılın Başlangıcında Hannah Arendt’i Düşünmek: Şiddet Sorunu’ başlıklı uluslararası katılımlı konferansa sunulan tebliğlerden oluşuyor.

Jeffrey Andrew Barash, Jacques Taminiaux, Hans-Helmut Gander, Thomas Dürr, Sanem Yazıcıoğlu ve Seçkin Sertdemir’in kitapta yer alan tebliğleri, Hannah Arendt’in düşüncesinin çeşitli veçhelerini ele alırken, düşünürün akademik çevrelerde alımlanışına da tanıklık ediyor.

Kitap, düşünce tarzıyla konuları yeniden konumlandırarak, felsefede yenilik yapmış Arendt’i çok boyutlu tanımak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Kolektif – Doğumunun 100. Yılında Hannah Arendt, hazırlayan: Sanem Yazıcıoğlu, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 228 sayfa

Julia Kristeva – Hannah Arendt (2018)

Julia Kristeva’nın bu kitabı, Hannah Arendt’in eserlerinin dil, benlik, beden, politik mekân ve yaşam gibi felsefi kavramları derinlemesine sorguluyor.

Kristeva’nın çalışması, esasında, kendisinin Toronto Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Merkezi’nde yaptığı bir dizi konferansa dayanıyor.

Kristeva’nın, politik olmaktan ziyade felsefi olan bu çalışmasının, bilhassa Arendt hakkındaki bazı çelişkileri ve Arendt’in konumlarına dair yanlış anlaşılmaları netleştirmek bakımından faydalı olduğunu düşünüyoruz.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Anlatı derhal paylaşılan eylemdir ve dolayısıyla ilk politik eylemdir.”

“Düşünce, irade gösterme ve muhakeme onu felsefi gibi görünen tefekkürlere, tıpkı politikanın kendisine yaptığı gibi felsefeyi parçalarına ayıran tefekkürlere yöneltir ve bunlar, özgürlüğe bakmak için yeni bir yol, bilhassa Arendtçi olan yeni bir yol tasarlamaya devam eder.”

“Bağışlama eyleme değil, kişiye hitap eder. Birisi cinayeti ya da hırsızlığı bağışlayamaz, sadece katili ya da hırsızı bağışlayabilir. Bağışlama, bir şeyi değil de birisini amaçlayarak, kendisini bir sevgi eylemi olarak açığa vurur; fakat sevgi olsun ya da olmasın, bağışladığımız kişiyi dikkate alır.”

  • Künye: Julia Kristeva – Hannah Arendt: Yaşam Bir Anlatıdır, çeviren: Necdet Dümelli, İletişim Yayınları, felsefe, 80 sayfa, 2018

Barbara Cassin – Nostalji (2018)

Kendimizi ne zaman evimizde hissederiz?

Nostalji içimizde ne zaman doğar?

Fransız felsefeci Barbara Cassin, bu ilgi çekici kitabında, kök salmanın, köklerinden kopmanın, nostaljinin, kendini bir yerlere ait hissetmenin veya hissetmemenin, göçmen olmanın ve yersiz yurtsuzluğun felsefi ve politik izlerini sürüyor.

Bunu yaparken, Homeros’un karakteri Odysseus’a, Vergilius’un kahramanı Aeneas’a ve Almanya’dan kaçmak zorunda kalarak bu duyguların tümünü bizzat deneyimlemiş Hannah Arendt’in başından geçenlere bakarak ev ve evsizliğin tam olarak ne anlama geldiğini sorguluyor.

Nostalji üzerine derin bir tefekkür arayanlar kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Barbara Cassin – Nostalji: İnsan Ne Zaman Evindedir?, çeviren: Seçil Kıvrak, Kolektif Kitap, felsefe, 112 sayfa, 2018

Brad Evans ve Sean Michael Wilson – Şiddetin Eleştirel Tarihi (2018)

Cehaletin siyasal ve kültürel yaşamın belirleyici özelliklerinden birine dönüştüğü bir dönemde yaşıyoruz.

O yüzden, özellikle de bugün en acil ihtiyacımız, şiddetin çeşitli biçimlerini eleştirmek için elzem olan pedagojik araçların geliştirilmesi.

İşte bu harikulade grafik roman, tam da bu ihtiyaca yanıt veren eserlerden biri.

Kitap, düşünce tarihinin önde gelen isimlerinin eleştirel düşüncelerinden yola çıkarak şiddet döngüsünün nasıl kırılabileceğini anlatıyor.

Kitapta, Hannah Arendt, Frantz Fanon, Paulo Freire, Michel Foucault, Edward Said, Noam Chomsky, Judith Butler ve Giorgio Agamben’in düşüncelerine farklı çizerlerin çizimleri eşlik ediyor.

Kitabın çizerleri ise şöyle: Inko, Carl Thompson, Robert Brown, Chris Mackenzie, Michiru Morikawa ve Yen Quach.

Başka bir dünya mümkün diyenlerin, bunun için ısrar edenlerin ve her şartta mücadele devam diyenlerin keyifle, aydınlanarak okuyacağı, çizimleriyle de göz dolduran bir çalışma.

  • Künye: Brad Evans ve Sean Michael Wilson – Radikal Düşünürlerin Gözünden Şiddetin Eleştirel Tarihi, çeviren: Utku Özmakas, Dipnot Yayınları, grafik roman, 135 sayfa, 2018