Karl Mannheim – Bilgi Sosyolojisi (2018)

Bilginin toplumsal alandaki üretimi konusunda değerli bir çalışma.

Karl Mannheim, burada salt bir epistemoloji eleştirisiyle yetinmiyor, kuramsal ve sistematik düşüncenin çeşitli toplumsal katmanlarda ortaya çıkış ve gelişme dinamiklerini ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • Georg Lukacs’ın ‘Roman Kuramı’ adlı yapıtının eleştirisi,
  • Tarihselcilik,
  • Bilgi sosyolojisinde belli başlı sorunlar,
  • Kültürel bir fenomen olarak rekabet,
  • Ekonomik hırsın özü ve anlamı,
  • Ve bunun gibi birçok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Bilim, kültürün bütünselliğine insan ‘eseri’ olarak açıklama getirmenin peşindedir; onu yeniden yaratmanın değil. Kültür bilimlerinden geçmişi ne yeniden yaratmayı ne de onu rasyonelleştirmeyi umabiliriz.”

  • Künye: Karl Mannheim – Bilgi Sosyolojisi, çeviren: Mustafa Yalçınkaya, Pinhan Yayıncılık, sosyoloji, 376 sayfa, 2018
Reklamlar

Georg Lukács – Toplumsal Varlığın Ontolojisi (2018)

Georg Lukács’ın ölümünden sonra yayınlanma olanağı bulmuş ‘Toplumsal Varlığın Ontolojisi’, aradan geçen yıllara rağmen Marksist literatürün en verimli tartışmaları hakkında halen muhteşem bir kaynak.

Ateş Uslu’nun, esere ve etkilerine dair sağlam bir çerçeve sunduğu sunuş yazısıyla açılan bu kitabında Lukács,

  • Hegel’in doğru ve yanlış ontolojileri,
  • Marx’ın temel ontolojik düşünceleri,
  • Emek,
  • Neo-pozitivist ontoloji,
  • Mekanik materyalist ontoloji,
  • Yeni-Kantçı ontoloji,
  • Neo-pozitivizm ve varoluşçuluk,
  • İdeal ve ideoloji,
  • Yabancılaşma,
  • Emek dışında yeniden üretim dinamikleri,
  • Ve bunun gibi, pek çok önemli konu ve kavramı tartışıyor.

Künye: Georg Lukács – Toplumsal Varlığın Ontolojisi: Hegel, Marx, Emek, çeviri editörü: Doğan Barış Kılınç, Nota Bene Yayınları, felsefe, 416 sayfa, 2018

Kolektif – Faşizm Üzerine (2018)

Faşizm Avrupa’da Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkımın ardından ortaya çıktı ve tüm dünyayı kendi halklarını da kapsayan daha da yıkıcı ve canice bir savaşa sürükledi.

Peki, faşist hareketlerin doğuşunun altında hangi güçler yatar?

Küreselleşmeyle ve eski Yugoslavya’daki, Afganistan’daki, Irak’taki savaşlarla açıkça sergilenen yeni emperyalist saldırıyla nasıl bir ilişki kuruyorlar?

İşte elimizdeki bu harika derleme, bu iki soruya da tatmin edici yanıtlar veren makaleler sunmasıyla alan için altın değerinde bir kaynak.

Kitabın birinci kısmındaki yazılar, Alman faşizmi üzerine savaş sonrası Marksist akademik yazının belli başlı isimlerinden bazılarını bir araya getiriyor.

İkinci ve üçüncü kısımlar, iki savaş arası döneme odaklanıyor.

İkinci kısım, komünist hareketin önde gelen figürlerinin, İtalyan, Macar ve Alman faşizmini veya genel olarak faşizm olgusunu analiz eden yazılarını bir araya getiriyor.

Üçüncü kısım ise, faşist ideolojinin görünürde masum ve kuşku uyandırmayan yollarla insanların zihinlerini ele geçirmeye başladığı bir mecra olan “kültür” alanına bakıyor.

Derlemenin önemli katkılarından biri de, genel olarak faşizmi tarihsel bir perspektifle irdelese de, günümüzdeki faşist hareketler ve rejimlerin olasılık ve nitelikleriyle ilgili bazı soruları da ortaya koyması.

Kitapta makaleleri bulunan isimler ise şöyle: Anson G. Rabinbach, Antonio Gramsci, August Thalheimer, Bertolt Brecht, Daniel Guérin, Ernst Bloch, Georg Lukács, Georgi Dimitrov, Clara Zetkin, Kurt Gossweiler, Kurt Pätzold, Michal Kalecki, Palmiro Togliatti, Reinhard Kühnl, Robert Erlinghagen ve Tim Mason.

  • Künye: Kolektif – Faşizm Üzerine: Önlenebilir Yükseliş, hazırlayan: Margit Köves ve Shaswati Mazumdar, çeviren: Ezgi Kaya, Yordam Kitap, siyaset, 366 sayfa, 2018

 

Paul Blackledge – Marksist Tarih Kuramı Üzerine (2017)

Karl Marx, kapitalizmin kalıcı olmadığını, kendisinden önceki köleci ve feodal toplumlar gibi tarihsel bir sürecin olduğunu ve misyonunu üstlenince tarih sahnesinden çekileceğini öngörmüştü.

Paul Blackdale de, bu şekilde özetlenebilecek Marksist tarih anlayışına, yeni siyasal ve toplumsal gelişmelerle değerlendirerek katkıda bulunuyor.

Blackdale, tarihin incelemesini amaçlayan Marksist yaklaşımı anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Marx ve Engels’in ölümünden sonra başta Lenin, Troçki ve Lukács olmak üzere, Marksist kuramcıların bu yaklaşıma getirdikleri özgün bakış açılarını da kapsamlı bir biçimde ortaya koyuyor.

Yazar bununla da yetinmeyerek tarihin hareketinde yapı ve öznenin etkinliği sorununa dair Sartre ve Althusser arasında geçen tartışmadan günümüzün dönemleştirilmesi konusunda Marksistlerin yürüttüğü güncel yaklaşımlara kadar uzanıyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Marx, Engels ve tarihsel maddecilik,
  • Kautsky, Plehanov, Lenin, Troçki, Lukács ve Boris Hessen’in Marksist tarihçiliğe katkıları,
  • Üretim tarzları ve toplumsal geçişler,
  • Sartre’ın mekanik maddeciliğe karşı varoluşçu isyanı,
  • Edward Thompson’da etkin öznenin yeniden vurgulanması,
  • MacIntyre ve Callinicos’ta etkin öznenin sentezi,
  • Postmodern süreçte Marksizm…

Tarih meraklılarının yanı sıra, siyaset bilimine ilgi duyanların ve genel olarak da tüm kapitalizm karşıtlarının muhakkak okuması gereken bir eser.

  • Künye: Paul Blackledge – Marksist Tarih Kuramı Üzerine, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, tarih, 336 sayfa, 2017

İlkay Sunar – Düşün ve Toplum (2008)

Felsefe profesörü İlkay Sunar’ın ‘Düşün ve Toplum’ isimli bu çalışmasının ilk baskısı 1979 yılında yapılmıştı.

Aradan geçen yaklaşık otuz yıllık süre içerisinde kitabın kendi alanında önemli bir eser niteliği kazanması insan, toplum ve doğa ilişkileri üzerine geliştirilen görüşleri yetkin bir şekilde irdelemesinde saklı.

Başta Platon olmak üzere Thomas Hobbes, David Hume, John Locke, Karl Marx, Ludwig Wittgenstein, Karl Popper, György Lukacs, Louis Althusser ve Jürgen Habermas’a kadar uzanan düşünürleri ile ve bu düşünürlerin temsil ettiği natüralist ve sembolik toplum modellerini değerlendiren eser, ele aldığı konuyu derli toplu bir şekilde ve anlaşılabilir bir dille okuyucuya aktarıyor.

  • Künye: İlkay Sunar – Düşün ve Toplum, Doruk Yayınları, felsefe, 227 sayfa

György Lukacs – Avrupa Edebiyatı ve Varoluşçuluk (2012)

  • AVRUPA EDEBİYATI VE VAROLUŞÇULUK, György Lukacs, çeviren: Vural Yıldırım, Epos Yayınları, inceleme, 279 sayfa

 

Macar filozof, estetikçi ve edebiyat eleştirmeni György Lukacs, elimizdeki çalışmasında, Avrupa edebiyatında eser vermiş önde gelen kimi yazarları değerlendiriyor, devamında da Avrupa edebiyatında ortaya çıkarak dünyaya yayılmış varoluşçu damarı irdeliyor. Yazar burada, Hölderlin, Gorki, Dostoyevski, Goethe, Zola, Novalis, Balzac, Stendhal ve Tolstoy gibi yazarları ve onların üretimlerini, dönemin edebiyat atmosferinden detaylarla zenginleştirerek irdeliyor. Lukacs, devamında da, yakında  burjuva aydınları arasında başat bir felsefi akım olacağını söylediği varoluşçuluğun Avrupa edebiyatındaki izlerine odaklanıyor.

Georg Lukács – Goethe ve Çağı (2011)

  • GOETHE VE ÇAĞI, Georg Lukács, çeviren: Ferit Burak Aydar, Sel Yayıncılık, inceleme, 299 sayfa

 

Georg Lukács, 20. yüzyılın en önemli felsefeci, edebiyat eleştirmeni, estetikçi ve Marksist teorisyenlerinden. Lukács’ın edebiyat incelemelerindeki yetkinliğinin en iyi örneklerinden biri olan elimizdeki eser, düşünürün 1930 ve 1940’lı yıllarda kaleme aldığı makalelerden oluşuyor. Lukács burada, Alman edebiyatının önde gelen yazarlarından Goethe’nin çalışmalarını ve onların Alman kültüründeki rolünü tartışıyor. Goethe’nin yanı sıra, Schiller, Hölderlin, Schelling ve Lessing gibi Alman yazarlarının da incelendiği kitap, Alman kültürünün ve sosyal düşüncesinin evrimleşme dinamiklerini özgün bir bakış açısıyla yorumlamasıyla dikkat çekiyor.