Fredric Jameson – Gerçekçiliğin Çelişkileri (2018)

Önde gelen Marksist eleştirmenlerden Fredric Jameson elimizdeki çalışmasında, on dokuzuncu yüzyıl gerçekçi romanının üzerine derinlemesine bir sorgulama gerçekleştiriyor.

Bu sorgulamayı Balzac, Flaubert, Zola, Tolstoy, Pérez Galdós ve George Eliot gibi isimlerin eserleri üzerinden ilerleyerek yapan Jameson, gerçekçiliği ikili karşıtlıklar üzerinden irdeliyor.

Yazar, gerçekçiliği, gerçekçilik ve epik, gerçekçilik ve idealizm, gerçekçilik ve doğalcılık, gerçekçilik ve sosyalist gerçekçilik, gerçekçilik ve modernizm gibi ikili zıtlıklar bağlamında tartışıyor ve bunu yaparken söz konusu eserlerde gerçekçiliğin siyasal ve metafizik boyutları nasıl inşa edildiğini gözler önüne seriyor.

Gerçekçilikle modernizm arasındaki karşıtlığın içinde başından beri bir tarihsel tahkiye olduğunu belirten Jameson, bu eserleri ortaya çıkaran koşulları daha iyi kavramak için, kaçınılmaz olarak edebiyat tarihinin dışına çıkıp o dönemin kültürel tarihine ve üretim tarzlarına, başka bir deyişle söz konusu dönemin özgül kapitalist koşullarına odaklanmamız gerektiğini gösteriyor.

Jameson’a göre, gerçekçilik bir ideolojidir ve bunun da burjuvazi ve burjuva günlük hayatının ortaya çıkışıyla sıkı bir ilişkisi vardır.

Jameson kitabının ikinci bölümündeyse, gerçekçiliğin, ileri teknoloji savaşının sürdüğü bugünkü durumunu ele alıyor.

Kendisine göre bu yeni küresel gerçeklikte, tarih ve zaman algısını dönüştürmeyi dert edinmiş yazarlar, tarihsel veya bilimkurgu türleri aracılığıyla romana ve gerçekçiliğe yeni bir boyut kazandırıyorlar.

  • Künye: Fredric Jameson – Gerçekçiliğin Çelişkileri, çeviren: Orhan Koçak, Metis Yayınları, edebiyat inceleme, 360 sayfa, 2018
Reklamlar

Gustave Flaubert–Bibliyomani (2017)

Gustave Flaubert’in başyapıtı ‘Madame Bovary’den çok önce, henüz 14 yaşında iken yazdığı ilk öyküsü.

Gerçek bir olaydan yola çıkarak bu güzel öyküyü yazmış Flaubert, henüz çok erken yaşlarında olmasına rağmen geleceğin büyük bir kalemiyle karşı karşıya olduğumuzu müjdeliyor.

Öykü, Barcelona’nın dar bir sokağında kitap satan Giacomo’nun hikâyesini anlatıyor.

Giacomo, kitapları tutku derecesinde sevmektedir.

Fakat şimdi Giacomo’nun bu tutkusu öyle aşırı bir hal almıştır ki, artık kendisi kitapların niteliklerine bile bakmadan onları biriktirip durmaktadır.

Flaubert’in “Ketum olduğu kadar hayalperest, nemrut olduğu kadar mahzun bir adamdı; tek bir düşüncesi, tek bir sevdası, tek bir tutkusu vardı: Kitaplar.” şeklinde tanımladığı, insanlarla arası hiç iyi olmayan, asık suratlı ve çirkin, kitap biriktirme saplantısıyla boğuşan Giacomo’nun dünyasına hoş geldiniz.

  • Künye: Gustave Flaubert – Bibliyomani, çeviren: Ayberk Erkay, Sel Yayıncılık, öykü, 72 sayfa, 2017

Richard Palmer Blackmur – Avrupa Romanı Üzerine On Bir Makale (2017)

Richard Palmer Blackmur’un 1964 yılında yayımlanan ‘Avrupa Romanı Üzerine On Bir Makale’, Yeni Eleştiri akımının seçkin örneklerinden.

Kitap, ağırlıklı olarak Rus romanını merkeze alarak Avrupa edebiyatına yön vermiş kimi büyük yapıtlara dair analizlerden oluşuyor.

Blackmur bu makalelerinde, Avrupa romanının görenekleri, mitleri ve dinlerin gizemini hangi yollarla çözmeye çalıştığı; insanlığın hakikatinin Avrupa romanında kendine nasıl yer bulduğu ve Avrupa romanının hayat ve sanat ilişkisini nasıl çözümlediği gibi soruların yanıtlarını arıyor.

Yazarın ele aldığı romanlar ise şöyle:

  • Lev Tolstoy’un ‘Anna Karenina’sı,
  • James Joyce’un ‘Ulysses’i,
  • Gustave Flaubert’in ‘Madame Bovary’si,
  • Thomas Mann’in’Büyülü Dağ’ı ve ‘Doktor Faustus’u,

Kitabın ikinci bölümünün ise, tümüyle Fyodor Dostoyevski’nin romanlarını merkeze aldığını, burada, yazarın ‘Suç ve Ceza’, ‘Budala’, ‘Cinler’ ve ‘Karamazov Kardeşler’ine dair kapsamlı incelemeler yapıldığını da ayrıca belirtelim.

Kitapta, Barış Özkul’un Yeni Eleştiri akımını ve Blackmur’u irdelediği, aydınlatıcı bir sunuş yazısı da yer alıyor.

  • Künye: Richard Palmer Blackmur – Avrupa Romanı Üzerine On Bir Makale, çeviren: Müge Günay, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 319 sayfa